Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/969 E. 2026/1518 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/969
- Karar No
- 2026/1518
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/969 Esas
KARAR NO : 2026/1518
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: (kapatılan) İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 03/12/2024
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
Tarafların İddia ve Savunmaları:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 2013-2014 yılında davalılardan ..... Ltd. Şti'ne ... Şubesine ait ... seri nolu, 05/12/2013 keşide tarihli, 4.500,00 TL tutarlı çeki verdiğini, çekte lehdar gözüken ...'ın bu şirketin hem ortağı hemde şirket müdürü olduğunu, söz konusu çeki alan davalının çek üzerinde tahrifat yaptığını, çekin orjinal keşide tarihi 05/12/2013 iken davalı şirket bu tarihi 15/06/20114 olarak değiştirdiğini ve bu değişikliği keşideci yerine sahte olarak paraf ettiğini, çekin orijinal miktarının 4.500,00 TL iken, rakam ve yazı başına ilave yapılarak çek tutarının 34.500,00 TL imiş gibi tahrifat yapıldığını, çek üzerinde bulunan yazı ve rakamlar davalı şirket yetkilisince yazılmış olduğundan çekin ilk teslimindeki orijinal kısımlar aynı kişi tarafından değiştirildiğini, çıplak gözle bakıldığında çekte tahrifatın kolayca anlaşılamadığını, çekte tahrifat yapan davalı şirketin bu çeki muhtemelen kredi temini amacıyla diğer davalı bankaya devir ettiğini, banka tarafından çek bu haliyle takasa verilince kendi bankasının haberdar etmesi sonucu çekteki bu tahrifatlardan müvekkilin haberdar olduğunu, bunun üzerine banka şubesine yazı yazılarak çek üzerinde tahrifat yapıldığını bu yüzden çekin takastan geri çekilmesini istediğini, müvekkilinin davalılardan ... şirketiyle görüşerek çekte neden tahrifat yaptıklarının sorulduğunu, şirket yetkilisinin nakit sıkıntısından dolayı bankalardan kredi temin etmek amacıyla ellerindeki çeklerin bedellerini yükselterek bankalardan çek tutarınca kredi kullandıklarını, davacıya bu işten bir zarar gelmeden banka ile konuyu çözeceklerini söylediklerini, müvekkilinin 25/06/2014 günü Bankasya Nakit Yönetimi Müdürlüğüne yazılı bir ihtarname gönderdiğini, çekte tahrifatlar olduğundan çekin arkasının yazılmamasını, çek sebebiyle işlem yapılmamasını ihtar edildiğini, müvekkilinin Gebze'de mahalle arası bir yerde küçük bir bakkal işlettiğini, bu bakkal dükkanında satmak üzere davalı ... şirketinden 10/06/2013 tarihinde 10.680,75 TL'lik 07/04/2014 tarihinde ise 21.674,60 TL'lik zeytin aldığını, satın alınan zeytin bedelleri için değişik zamanlarda muhtelif çekler verildiğini, ... nolu çek 20/11/2013 tarihli ve 5.000,00 TL tutarlı çekin ödendiğini, ... nolu çek 05/12/2013 tarihli ve 4.500,00 TL tutarlı iken tahrifat yapıldığını, bu çeke karşı ayrıca menfi tespit davası açıldığını, ... nolu çek 05/12/2013 tarihli ve 4.500,00 TL tutarlı iken tahrifat yapıldığını, bu davaya konu edildiğini, davalı şirketten satın alınan zeytin bedellerinin toplam tutarının 32.355,35 TL olduğunu, buna karşılık davalı şirkete toplam tutarı 333.000,00 TL olan 6 adet çek verildiğini, çek üzerindeki keşideci imzası ile tarih değişikliği yanına atılan keşideci imzasının aynı elin mahsulü olmadığını, çek üzerinde tahrifat yapan davalı şirket yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunulacağını iddia ederek; davaya konu deline ve tahrifat sonucu 15/06/20114 tarihli ... seri nolu ve 34.500,00 TL tutarlı çekin 30.000,00 TL kısmından dolayı davacının borçlu olmadığının tespitini, bu çek sebebiyle yapılması muhtemel icra takiplerinin tedbiren durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... .... Ltd. Şti vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Açılan menfi tespit davasını kabul etmediklerini, davacı şirket ile aralarında ticari ilişki olduğunu, bu ticari ilişki dolayısıyla yapılan mal alım satımlarında zaman zaman çek kullanıldığını, davacının çek üzerinde tahrifat yapıldığını ileri sürdüğünü, çekler üzerinde davacı vekilinin iddia ettiği gibi davacı aleyhine ve davacı bilgisi dışında yapılan herhangi bir düzeltme söz konusu olmadığını, dava dilekçesinde bedeli 4.500,00 TL olan çekin borç 4.500,00 TL olmasına rağmen tahrif edilerek 34.500,00 TL olarak değiştirildiğinin ileri sürüldüğünü, borcun 34.500,00 TL olmasının sebebinini davcının davalı ... ....Ltd. Ştir'nin kardeş şirketi olan ... ... ile alışveriş yapması ve bu alışverişten kaynaklanan borcun da davacı bilgisi ile çek bedelinin değşitirilerek taraflar arasında zaten var olan çek ilişkisine dahil edilmesi gerektiğini, çekler üzerinde yapılan değişikliklerin davacı asil tarafından paraflandığını savunarak; davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Davanın KABULÜ ile, dava konusu ... Şubesi'ne ait, ...-... çek numaralı, 15/06/2014 keşide tarihli, 34.500,00 TL bedelli çekin 30.000,00 TL'lik kısmından dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının TESPİTİNE" karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davalı Tasfiye Halinde ... A.Ş. vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/41 Esas sayılı dosyasından ... A. Ş. ’nin iflasına ve iflas tasfiyesinin TMSF tarafından yürütülmesine karar verildiğini, İstanbul 1. İflas Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile tasfiye işlemlerinin başlatıldığını, 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesinin 9. fıkrası uyarınca Fon bankalarının her türlü vergi, resim ve harçtan istisna tutulduğunu, müvekkili bankanın yargılama giderleri ve harçlardan muaf olduğunu, yerel mahkemece görülen menfi tespit davasında çek üzerinde tahrifat yapıldığının tespit edildiğini, dava konusu çekin müvekkili müflis bankaya diğer davalı ... ... Ltd Şti tarafından kredi borcuna mahsuben ciro edilerek teslim edildiğini, müvekkili bankanın taraflar arasındaki ilişkiyi veya çekteki tahrifatı bilmesinin mümkün olmadığını, davanın açılmasına sebebiyet verecek herhangi bir kusurlu iş veya işleminin bulunmadığını, aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemenin yargılama gideri ve karşı vekalet ücretini davalılardan müteselsilen tahsil etme kararının aykırılık teşkil ettiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:
Dava, çekte tahrifat yapıldığı iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı vekili; müvekkilinin davalı ... Şirketinden aldığı ürünlerin bedeli karşılığında ... Şubesine ait, ...-... seri numaralı, 05.12.2013 keşide tarihli ve 4.500,00 TL bedelli çeki verdiğini, çekin lehdarı ...’ın davalı şirketin ortağı ve müdürü olduğunu, çekin keşide tarihinin 15.06.2014 ve bedelinin 34.500,00 TL olarak değiştirildiğini, değişikliklerin davacının bilgisi ve rızası dışında yapıldığını ileri sürerek çekin artırılan 30.000,00 TL’lik kısmı yönünden davalılara borçlu olmadığının tespitine ve muhtemel icra takiplerinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili; taraflar arasında mal alım satımına dayalı ticari ilişki bulunduğunu, çek üzerindeki değişikliklerin davacının bilgisi dışında yapılmadığını, davacının davalı şirketin kardeş şirketi ... ... yaptığı alışverişten kaynaklanan borcunun da çek ilişkisine dahil edildiğini ve değişikliklerin davacı tarafından paraflandığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne; ... Şubesine ait, ...-... seri numaralı, 15.06.2014 keşide tarihli ve 34.500,00 TL bedelli çekin 30.000,00 TL’lik kısmı nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Karara karşı davalı Tasfiye Hâlinde ... A.Ş. İflas İdaresi vekili, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Dava konusu çekin , ... Şubesine ait ...-... seri numaralı olduğu, 05.12.2013 keşide tarihli ve 4.500,00 TL bedelli olarak düzenlendiği, keşide tarihinin 15.06.2014, bedelinin ise yazı ve rakamla 34.500,00 TL olarak değiştirildiği, çekin lehdarı ve birinci cirantası, davalı ... şirketinin ortağı ve müdürü olan ... olduğu, çekin davalı şirket tarafından kredi borcuna mahsuben diğer davalı ... A.Ş.’ye ciro edildiği anlaşılmaktadır.
Orhangazi 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/09/2022 tarihli 2021/164 Esas ve 2022/422 Karar sayılı ilamı ile, çeklerde davacının bilgisi ve rızası dışında değişiklik yapıldığı kabul edilerek ... ve ...’ın resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmasına, ...’ın ise beraatine karar verildiği, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesince mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurusu üzerine sonuç cezanın eksik hesaplandığı gerekçesiyle hükmün kaldırıldığı bozma sonrası kurulan mahkumiyet hükümlerinin 25.02.2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, istinaf eden davalı bankanın çek üzerindeki tahrifatı bilmemesi ve davanın açılmasına kusuruyla sebebiyet vermemesi nedeniyle yargılama giderleri ile karşı vekâlet ücretinden sorumlu tutulup tutulamayacağı ve 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesindeki istisnanın somut davadaki karar ve ilam harcı, diğer yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretini kapsayıp kapsamadığı noktalarında toplanmaktadır.
Dava konusu çekin düzenleme tarihinde ve bedelinde tahrifat yapıldığı ceza dosyasında kesinleşen maddi vakıalarla sabittir. Çek bedelinde ve düzenleme tarihinde tahrifat, mutlak defi niteliğinde olduğundan, iyiniyetli olan hamile karşı da ileri sürülebilir. Bu nedenle davalı bankanın çek üzerindeki tahrifatı veya taraflar arasındaki temel ilişkiyi bilmediğine dair istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Yargılama giderlerinden sorumluluk bakımından HMK’nin 326/1. maddesi uyarınca kanunda aksine hüküm bulunmadıkça yargılama giderleri aleyhine hüküm verilen taraftan alınır. HMK’nin 327/1. maddesinde düzenlenen istisnanın uygulanabilmesi için davalının davanın açılmasına kendi hal ve davranışıyla sebebiyet vermemiş olmasının yanında, yargılamanın ilk duruşmasında davacının talep sonucunu kabul etmiş olması gerekir. Davalı banka davayı kabul etmediğinden bankanın çek üzerindeki tahrifatı bilmediği ve kusurunun bulunmadığı yönündeki savunması, harç dışındaki yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinden sorumluluğunu kaldırmaz.
Davalı bankanın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140/9. maddesi uyarınca vergi, resim ve harçtan istisna olduğu yönündeki istinaf sebebine gelince; ... A.Ş.’nin TMSF ye devredildiği, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/41 Esas sayılı dosyasında iflasına karar verildiği ve kesinleştiği anlaşılmıştır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesinde, Fon bankaları ile faaliyet izni kaldırılan veya tasfiyesi Fon eliyle yürütülen bankaların ilgili işlemlerinin “her türlü vergi, resim, harç ve fonlardan” istisna olduğu belirtilmiş, bu düzenlemenin yargı harçlarını da kapsadığı görülmüştür. Bu nedenle davalı bankanın 5411 sayılı Kanun’un 140. maddesi kapsamında harçtan muaf olduğu buna karşılık yargılama giderleri ve karşı vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiği anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı Tasfiye Hâlinde ... A.Ş. İflas İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun harç yönünden kabulüne, harç dışındaki yargılama giderleri ve karşı vekâlet ücretine ilişkin istinaf sebeplerinin reddine; ilk derece mahkemesi kararının harca ilişkin hüküm bentleri düzeltilmek üzere HMK’nin 353/1-b-2. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davalı Tasfiye Hâlinde ... A.Ş. İflas İdaresi vekilinin vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,
2- (kapatılan) İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/12/2024 tarih, 2014/756 E., 2024/896 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
3- Davanın KABULÜ ile,
-Dava konusu ... Şubesi'ne ait, ...-... çek numaralı, 15/06/2014 keşide tarihli, 34.500,00 TL bedelli çekin 30.000,00 TL'lik kısmından dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının TESPİTİNE,
4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.049,30 TL karar harcından peşin alınan 512,35 TL'nin mahsubu ile 1.536,95 TL harcın davalı Tasfiye Hâlinde ... A.Ş. İflas İdaresi harçtan muaf olduğundan davalı .... Ltd. Şti.'den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
4/b-Davacı tarafça yapılan 541,35 TL dava açma masrafı, 8,50 TL vekalet harcı ve 108,50 TL posta masrafından ibaret 658,35 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,
4/c-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına,
4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
5/a-Davalı Tasfiye Hâlinde ... A.Ş. İflas İdaresi harçtan muaf olduğundan karar verilmesine yer olmadığına,
5/b-İstinaf yargılaması için davalı Tasfiye Hâlinde ... A.Ş. İflas İdaresi tarafından yapılan 2.000,00 TL tebligat, müzekkere ve posta giderinin davacıdan tahsiliyle davalı Tasfiye Hâlinde ... A.Ş. İflas İdaresine verilmesine,
5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 01/10/2026