İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1417 E. 2026/673 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1417
- Karar No
- 2026/673
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1417 Esas KARAR NO : 2026/673
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/05/2026 KARAR TARİHİ : 22/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi .... Sokak adresinde 07/06/2023 tarihinde davalı şirket tarafından içme suyu hatlarına zarar verildiğini, ... numaralı müracaat kartı ile kayıt altına alınan hasar bedelinin davalı tarafından ödenmediğini, Tahakkuk Edilen Hasar Bedeli Davalı Asilden ... 5. İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibine davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, 31/03/2026 tarihinde ... Arabuluculuk Bürosu ...büro ve ...arabuluculuk numarası ile yapılan başvurudan 17/04/2026 tarihinde anlaşamama ile sonuçlanan son tutanağın düzenlendiğini, haksız fiil sorumluluğu kapsamında davalının kusurlu eylemi ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağı bulunduğunu, alacağın likit ve muayyen olduğunu belirterek davalının ... 5. İcra Dairesi ... Esas sayılı icra takip dosyasına yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına, 7.029,50 TL tutarındaki asıl alacağın yasal faiziyle tahsiline ve alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın 07.06.2023 tarihinde meydana geldiğini iddia ettiği hasarın müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen bir çalışmadan kaynaklanmadığını, müvekkili şirketin ilgili tarihte söz konusu mahalde herhangi bir kazı çalışması yapmadığını, davacının iddialarını ispatlayacak somut bir delil sunamadığını, hasar tespit tutanaklarının tek taraflı düzenlendiğini ve objektif delil niteliği taşımadığını, dava konusu alacağın likit olmadığını, bu nedenle icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, müvekkili şirketin adresinin Kağıthane/İstanbul olması sebebiyle yetkili mahkemelerin İstanbul mahkemeleri olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın talep ettiği tazminat bedelinin gerçek zararı yansıtmadığını, amortisman ve yıpranma paylarının hesaplamaya dahil edilmediğini, talep edilen faiz türü ve oranının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin hukuka aykırı bulunduğunu, davacının kötü niyetli icra takibi başlattığını belirterek davanın reddini, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. HMK'nın 320/2. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davalı tarafından davacının altyapısına zarar verilip verilmediği, verildi ise zararın miktarı, davacının bu zararı davalıdan talep edip edemeyeceği, davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan alacaklı olup olmadığı (alacağın var olup olmadığı), tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği, düştü ile temerrüt tarihinin, uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve nihayetinde toplam alacağın ne olduğu, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ile icra inkar ve kötü niyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplandığı tespit edildi. Davacıya ve ... Şube Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerelere cevap verilmiştir. UYAP sistemi üzerinden ... 5. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasının bir suretinin dosyamız arasına alınmıştır. Huzurda görülen dava, haksız fiile dayalı itirazın iptali davası olup, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan normal bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde vereceği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi davanın kabulü halinde borçlu da alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenle mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafından yapılan kazı çalışmaları sırasında davacının altyapısına zarar verildiği iddiası ile davalı hakkında öncelikli olarak icra takibi başlatılmıştır. Davalı tarafından süresi içerisinde icra takibinde yetkiye ve borca itiraz edilmesi üzerine huzurda görülen itirazın iptali davası açılmıştır. Davalı tarafından süresi içerisinde verilen cevap dilekçesi ile mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş olup ayrıca zamanaşımı itirazında bulunulmuştur. Mahkememizce yapılan inceleme sonunda huzurda görülen davanın haksız fiile dayandığı, haksız fiilden kaynaklanan davalarda haksız fiilin meydana geldiği yer mahkemesinin de yetkili olduğu, dava konusu hasarın Bağcılar, İstanbul adresinde meydana geldiği, söz konusu adresin takip tarihi itibariyle Bakırköy İcra Müdürlüğü'nün yetki sınırları içerisinde olması nedeni ile HMK'nın 16. maddesi uyarınca davalının icra müdürlüğünün yetkisine ilişkin itirazının reddine karar verilmiştir. Yine Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun ...tarih ve ... sayılı kararı ile İstanbul'da faaliyet gösteren tüm Ticaret Mahkemelerinin, İstanbul Adliyesi'nde birleştirilmesi ve ... Ticaret Mahkemelerinin yetkisinin İstanbul ilinin mülki sınırları olarak belirlenmiş olması nedeniyle davalının mahkemenin yetkisine ilişkin itirazı konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davacı tarafından dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulan Saha Tespit Tutanağı ile takibe ve davaya dayanak yapılan hasarın 07/06/2023 tarihinde meydana geldiği belirtilerek zarara davalı ...'ın sebebiyet verdiği tespit edilmiştir. Davacı tarafından haksız fiil hükümlerine dayanılmış olup TBK'nın 72. maddesi ile haksız fiile dayalı tazminat istemlerinin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. Davacı tarafından zararın ve zarar yükümlüsünün 07/06/2023 tarihinde öğrenildiği ve 2 yıllık zamanaşımı süresinin bu tarihten itibaren başlayacağı açıktır. Davacı tarafından 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra 08/09/2025 tarihinde icra takibi başlatılmış olup takip tarihi itibariyle alacağın zamanaşımına uğradığı tespit edildiğinden açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN zamanaşımı nedeniyle REDDİNE, 2-Dava açılırken alınması gerekli harç peşin alındığından tekrar harç tayinine yer olmadığına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 7.029,50-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına, 6-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatırılan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333. Maddesi uyarınca yatıranlarına iadesine, 7-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 6.000,00 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca dava değeri dava tarihindeki istinaf sınırı altında kalmakla KESİN olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/09/2026
Katip e-imzalı
Hakim e-imzalı