İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/983 E. 2026/675 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/983
- Karar No
- 2026/675
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/983 Esas KARAR NO : 2026/675
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/08/2025 KARAR TARİHİ : 22/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... İli ... İlçesi ... Mahallesi, ... adresinde davalının yaptığı kazı çalışması sebebiyle Polietilen içmesuyu şube yolu borusunda hasar meydana geldiğini, hasar nedeniyle müvekkil kamu kurumu kayıtlarında davalı adına ... müracaat hesap kartı alacağı ile borç tahakkuku yapıldığını, 10/01/2025 tarihli ... yazılı ile davalıya bildirildiğini, 29/01/2025 tarihli son ödeme tarihi itibariyle borcun ödenmediğini, müvekkil çalışanları ... ile ... tarafından Hasar Tespit Tutanağı düzenlendiğini, onarım gerçekleştirildiğini, davalının icra takibine ve borca haksız şekilde itiraz ettiğini, dava şartı olan zorunlu ticari arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ... Arabuculuk Bürosu ... Dosya No ve ... büro numarası tahtında yapılan görüşmeler sonucunda anlaşmaya varılamadığını belirterek alacağın tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...adresinde 22.08.2024 tarihinde müvekkilin yaptığı iddia olunan altyapı çalışması sebebiyle içmesuyu şebeke hattında hasar meydana geldiği ve 4.936,08 TL hasar bedelinin ödendiği iddialarına karşı öncelikle davanın zamanaşımına uğradığını, uyuşmazlık konusu tarih ve adreste müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilmiş herhangi bir çalışma bulunmadığını, hasarın şirketin çalışmalarından kaynaklanmadığını belirterek husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiği savunulduğunu, davacının iddiasını ispata yarar somut delil sunamadığını, hasar tespit tutanağının tek taraflı tanzim edildiğini, olayda illiyet bağının bulunmadığını, müvekkile yüklenebilecek kusur olmadığını, talep edilen zarar bedelinin neye göre hesaplandığının belli olmadığını, hesaplama yapılırken amortisman ve yıpranma payı gibi indirimlerin dikkate alınması gerektiğini, fahiş hasar bedelini ve faiz oranını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun... tarih ve ... sayılı kararı ile ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/07/2026 tarihi itibariyle faaliyetinin durdurulmasına ve ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devrine karar verilmiş olup söz konusu karar uyarınca ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devredilerek söz konusu dava dosyasının ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmüştür. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. HMK'nın 320/2. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; davalı tarafından davacıya ait içme suyu hattına hasar verilip verilmediği, verildi ise davacının söz konusu hasar nedeni ile talep edebileceği tazminat miktarı, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, nihayetinde davacının davacıdan alacaklı olup olmadığı hususlarında toplandığı tespit edildi. Mahkememizin 12/05/2026 tarihli celsesinde dinlenilen davacı tanığı ... ifadesinde; en ...'de saha kontrol personeli olarak çalışmaktayım, bana göstermiş olduğunu 22/08/2024 tarihli tutanaktaki imza bana aittir, söz konusu tutanak içeriği doğrudur, davalı ... tarafından yapılan çalışma esnasında ...'ye ait su hattına zarar verilmiştir, beyanında bulunmuştur, Mahkememizin 12/05/2026 tarihli celsesinde dinlenilen davacı tanığı ... ifadesinde; ben ...'de kontrol mühendisi olarak çalışmaktayım, kurumumuza gelen hasar ihbarlarını bir kısmını ben almaktayım, hasar ihbarı geldiğinde ilgili birimdeki arkadaşları olay mahalline yönlendirmekteyim, olayın üzerinden uzun zaman geçtiği için dava konusu olayın detaylarını hatırlamıyorum, beyanında bulunmuştur. Mahkememiz dosyasına 01.06.2026 tarihinde ... tarafından sunulan bilirkişi raporunda; ...'nin dava tarihinde davalı şirketten 4.936,08 TL tutarında alacağının bulunduğu, davacı tarafın 29.01.2925 tarihinden itibaren bu alacağa ticari faiz işletilmesi talebinin mahkeme hakiminin yetkisinde olduğu, davalı vekilinin amortisman uygulanması yönündeki itirazlarının yerinde olmadığı, davacının gerekli tüm bilgi ve belgeleri dosyaya sunduğu, davalı tarafından verilen hasarın hizmetin aksamaması için davacı tarafından giderildiği, bu nedenle yerinde inceleme yapılmasına gerek duyulmadığı ve tüm bu hususlar neticesinde görüş ve kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; huzurda görülen dava haksız fiile dayalı tazminat davasıdır. Davacı vekili tarafından davalının yaptığı kazı çalışması sırasında müvekkili şirkete ait altyapı tesisatının zarar gördüğü ve bu zarar nedeniyle 4.936,08 TL tutarında hasar oluştuğu iddiası ile huzurda görülen alacak davası açılmıştır. Her ne kadar davalı vekili tarafından söz konusu kazının müvekkili tarafından yapılmadığı iddia edilmiş ise de müzekkere cevapları, mahkememiz huzurunda dinlenilen tanık ...'nün ifadesi, hasar tespit tutanağı ve hasara ilişkin dosyaya sunulan fotoğraflar bir arada değerlendirildiğinde dava konusu hasarı meydana getiren kazı çalışmasının davalı tarafça yapıldığı mahkememizce kabul edilmiştir. Uyuşmazlığın çözümünün uzmanlık gerektirmesi nedeniyle bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup yapılan inceleme sonunda düzenlenen bilirkişi raporunda;...Altyapı Koordinasyon Şube Müdürlüğü'nün ve ... Belediye Başkanlığı’nın mahkemeye hitaben yazılan müzekkere cevaplarında “... adresi için herhangi bir gerçek veya tüzel kişilere ALTYAPI KAZI RUHSATI verilmediği ancak ... adına ... numaralı kazı ruhsatı olduğu bildirildiğinden, davalının hasar konusu olan sokakta herhangi bir çalışması olmadığı yönündeki itirazının yerinde olmadığı, davacının meydana gelen hasardan herhangi bir kusurunun bulunmadığı ancak davalının yaptığı kazı nedeniyle hasarın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu; diğer kuruluşlarda olduğu gibi istihdamı artırmak ve abonelerine gereken hizmeti gecikmeden vermek adına ...’nin de başkaları tarafından yapılan hasarları taşeron aracılığı ile yaptırmasının mevcut kanunlara ve yönetmeliğe uygun olduğuİ KDV’nin en son kullanıcı tarafından ödenmesi, ...’nin hasar bedelini hasar veren kuruluşa fatura etmesi ve her kuruluşun veya ticaretle uğraşan her özel kişinin KDV BEYANNAMESİNİ bağlı olduğu Vergi Dairesine bildirmek zorunda olduğu göz önüne alındığında ...’nin alacaklarına KDV uygulamasının yerinde olduğu hususlar değerlendirilmiştir. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar görenin zararı giderebilmek ve montaj için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez. Haksız fiil sebebiyle dışarıdan işçi tutulup zararın giderildiği kanıtlanmadığı takdirde maddi hasar, montaj bedeli, araç eleman bedeli, etüt koordinasyon bedeline dair bu giderleri istenemez. (Aynı yönde karar için bknz; Yargıtay 4. H.D'nin E. ..., K....sayılı ilamı). Somut olayda davacı tarafça dosyaya sunulan belgeler kapsamında davacının hasarın onarımı için kendi işçileri dışında adam tuttuğunu ispat ettiği mahkememizce kabul edilmiştir. Tekniğine uygun ve denetime eşverişli düzenlendiği kabul edilen bilirkişi raporu doğrultusunda davalının, davacıya ait altyapı tesisatına zarar verdiği, davalının TBK'nın 49. ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız fiil hükümleri uyarınca söz konusu zarardan sorumlu olduğu, davacının zararının 4.936,08 TL olduğu anlaşıldığından açılan davanın kabulü ile 4.936,08 TL'nin taleple bağlı kalınarak 29/01/2025 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda işleyecek avans faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-AÇILAN DAVANIN KABULÜ ile 4.936,08 TL'nin taleple bağlı kalınarak 29/01/2025 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarıca değişen oranlarda işleyecek avans faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 732,00-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 615,40-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 116,60-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 4.936,08-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 615,40-TL Peşin/Nisbi Harç,10.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 2.000,00 TL tanıklık ücreti, 1.328,70-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 14.559,50-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nın 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE, 6-6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca dava değeri dava tarihindeki istinaf sınırı altında kalmakla KESİN olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/09/2026
Katip e-imzalı
Hakim e-imzalı