İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/466 E. 2026/728 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/466
- Karar No
- 2026/728
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/466 Esas - 2026/728 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/466 KARAR NO: 2026/728
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLLERİ: DAVALI : VEKİLİ :
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/06/2025 KARAR TARİHİ : 22/09/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 19/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalının gönderdiği numune ve ürün spesifikasyonunun uygun bulunması üzerine 18/02/2025 tarihinde 1.250 kg kurutulmuş kültür mantarının 1.250,00 TL/kg + KDV bedelle sipariş edildiğini ve toplam 1.562.500,00 TL bedelin ödendiğini, 27/02/2025 tarihinde teslim edilen ürünlerin kalite kontrolünde numuneye göre daha iri, kararmış ve spesifikasyona aykırı olduğunun, özellikle nem oranının %17,44 çıktığının tespit edildiğini, ürünlerin ertesi gün reddedilerek ayıbın davalıya bildirildiğini ileri sürmüştür. Davalının üretim sırasında yaşanan aksaklık nedeniyle ürünlerin dışarıda doğratılıp kurutulduğunu ve numuneye uygun olmayabileceğini bildirerek ürünleri değiştirmeyi teklif ettiğini, ancak 05/03/2025 tarihinde sunulan yeni ürünlerin de numune ve spekteki nitelikleri taşımaması üzerine bunların da reddedildiğini; zorunlu olarak başka firmadan 1.350,00 TL/kg bedelle ürün temin edildiğini belirtmiştir. 17/03/2025 tarihli ihtarname ile sözleşmeden dönüldüğünü ve bedelin iadesinin talep edildiğini belirterek 1.562.500,00 TL satış bedeli ile 200.000,00 TL zararın faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacıya sipariş öncesinde numune gönderildiğini, numunenin davacı tarafından onaylanması üzerine 1.250 kg ürün için anlaşma yapıldığını ve ürün spesifikasyonunda azami %7 nem oranının taahhüt edildiğini, malların 27/02/2025 tarihinde eksiksiz ve sipariş miktarından fazla olarak teslim edildiğini savunmuştur. Davacının ürünleri sonradan keyfi biçimde reddettiğini, buna rağmen ürünlerin geri alınarak Tarım ve Orman Bakanlığı........ Gıda Kontrol Laboratuvarında analiz ettirildiğini, 13/03/2025 tarihli analizde nem oranlarının %5,87 ve %6,80 çıktığını ve ürünlerin renk, tat, koku ve görünüş itibarıyla uygun bulunduğunu; ayrıca 07/05/2025 tarihli bilirkişi incelemesinde bozulma, küf, kötü koku veya benzeri uygunsuzluk tespit edilmediğini ileri sürmüştür. Ayıp iddiasının teknik delille kanıtlanmadığını, süresinde ve usulüne uygun ayıp ihbarı yapılmadığını, özel üretim niteliğindeki mallar yönünden bedel iadesi talep edilemeyeceğini; davacının başka firmadan yaptığı alımdan kaynaklanan 200.000,00 TL fiyat farkının da davalıya yüklenemeyeceğini savunarak davanın tamamen reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki ticari satım ilişkisi kapsamında teslim edilen kurutulmuş kültür mantarlarının ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak sözleşmeden dönme nedeniyle ödenen satış bedelinin iadesi ile ayıplı ifa sebebiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Dosya kapsamı, tarafların ticari defter ve kayıtları ile bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; tarafların 1.250 kg kurutulmuş kültür mantarının 1.250,00 TL/kg birim fiyat üzerinden satışı konusunda anlaştıkları, davalının sipariş öncesinde davacıya numune ve ürün spesifikasyonu gönderdiği, davacının bu numune ve spesifikasyona uygun ürün teslim edileceği kabulüyle sipariş verdiği, toplam 1.562.500,00 TL satış bedelinin davalıya ödendiği, satışa ilişkin faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Davalı tarafından 27/02/2025 tarihinde davacıya 1.319 kg ürün teslim edildiği, teslim edilen ürünlerin davacının kalite kontrol birimince incelendiği ve 28/02/2025 tarihinde ürünlerin gönderilen numune ve spesifikasyona uygun olmadığı gerekçesiyle reddedildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından ayıbın elektronik posta yoluyla davalıya bildirildiği, devamında davalının ürünlerdeki uygunsuzluğu gidermek üzere yeniden ürün hazırladığını bildirdiği, 05/03/2025 tarihinde davacı yetkililerince davalının işyerinde yapılan kontrolde bu ürünlerin de numune ve spesifikasyona uygun bulunmayarak kabul edilmediği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK’nın 23/1-c maddesi uyarınca, tacirler arasındaki satışlarda ayıbın teslim sırasında açıkça belli olması hâlinde iki gün, açıkça belli olmaması hâlinde ise teslimden itibaren sekiz gün içerisinde inceleme yapılarak ayıbın satıcıya bildirilmesi gerekmektedir. Somut olayda malların 27/02/2025 tarihinde teslim edildiği ve ertesi gün yapılan kalite kontrolü sonucunda reddedilerek uygunsuzluğun davalıya bildirildiği gözetildiğinde, davacının muayene ve ayıp ihbarı yükümlülüğünü süresinde yerine getirdiği sonucuna varılmıştır. Davalının ilk bildirimden sonra ürünleri yeniden hazırlayarak davacının incelemesine sunmuş olması da ayıp bildiriminin kendisine ulaştığını doğrulayan bir olgu olarak değerlendirilmiştir. 6098 sayılı TBK’nın 219. maddesi gereğince satıcı, alıcıya bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmamasından ve satılanın kullanım amacı bakımından değerini veya beklenen faydasını ortadan kaldıran yahut önemli ölçüde azaltan ayıplardan sorumludur. Somut olayda sipariş öncesinde davalı tarafından davacıya gönderilen numune ve ürün spesifikasyonu, satılanın taşıması kararlaştırılan nitelikleri belirlemektedir. Ürünlerin teknik niteliğine ilişkin dosyada birden fazla inceleme yapılmış olup son olarak alınan gıda mühendisi bilirkişi raporunda; dosyada bulunan analizlerden birinde nem oranlarının %5,87 ve %6,80 olarak belirlendiği, bu değerlerin ürün spesifikasyonundaki en fazla %7 nem kriterine uygun olduğu, buna karşılık diğer analizde %17,44 nem oranı tespit edildiği, bu değerin ürün spesifikasyonuna uygun olmadığı, yüksek nem oranının maya ve küf gelişimine elverişli olduğu ve ürünün öngörülen bir yıllık raf ömrünü sağlamasını olumsuz etkileyebileceği değerlendirilmiştir. Bilirkişi, bir analiz sonucu uygun olmakla birlikte diğer analiz sonucunun spesifikasyona aykırı olması nedeniyle ürün hakkında “ayıpsız ve uygun” değerlendirmesi yapılamayacağını, uygunluğun kabulü için analizlerin tamamının aranan kriterleri sağlaması gerektiğini belirtmiştir. Her ne kadar bilirkişi raporunda numune alma yönteminin tarafsızlığı yönünden birtakım çekincelere yer verilmiş ise de, %17,44 nem oranına ilişkin numunenin davacı tarafından tek taraflı olarak oluşturulmuş bir incelemeye değil, bilirkişi raporunda açıklandığı üzere davalı Kurune Gıda tarafından özel istekle Bakanlık laboratuvarına gönderilen numuneye ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Bu husus; teslimin hemen ertesi günü yapılan ret, davalının ürünleri yeniden hazırlayarak uygunsuzluğu gidermeye yönelik davranışı, ikinci kez sunulan ürünlerin de davacı tarafından kabul edilmemesi ve tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde, teslim edilen malın kararlaştırılan numune ve ürün spesifikasyonuna uygun olmadığı ve dolayısıyla ayıplı olduğu kanaatine varılmıştır. TBK’nın 227. maddesi uyarınca alıcı, satıcının ayıptan sorumlu olduğu hâllerde satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Davacı, Bakırköy... Noterliğinin 17/03/2025 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile açıkça ayıplı ifa nedeniyle sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullandığını bildirerek satış bedelinin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içerisinde iadesini talep etmiştir. Dosya kapsamında dava konusu malların davalıya iade edildiği ve halen davalının deposunda bulunduğu hususunun da çekişmesiz olduğu gözetildiğinde, dönmenin karşılıklı iade yükümlülüğü bakımından davacı üzerine düşen edimin fiilen yerine getirilmiş olduğu anlaşılmıştır. İhtarnamen davalı tarafa 23/03/2025 tarihinde tebliğ edilmiş, temerrüdün 3 gün sonra yani 27/03/2025 tarihinde oluştuğu anlaşılmıştır. tir. TBK’nın 229. maddesi uyarınca sözleşmeden dönen alıcı, ödediği satış bedelinin faiziyle birlikte iadesini ve ayıplı maldan doğan doğrudan zararlarının giderilmesini isteyebilir. Bu nedenle davacının ödediği ve ticari kayıtlarla da doğrulanan 1.562.500,00 TL satış bedelinin iadesi talebinin yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. Davacının 200.000,00 TL zarar talebi yönünden ise; davacının sözleşme konusu hammaddenin üretimde kullanılması zorunluluğu nedeniyle aynı ürünü üçüncü bir firmadan 1.350,00 TL/kg birim fiyatla temin ettiği, SMMM bilirkişi raporunda davalı ile kararlaştırılan 1.250,00 TL/kg fiyat ile ikame alım bedeli arasındaki 100,00 TL/kg farkın, sözleşmedeki 1.250 kg miktar üzerinden hesaplanması sonucunda davacının gerçek fiyat farkı zararının 125.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi hesabının dosyadaki faturalar ve miktarlar ile uyumlu olduğu ve denetime elverişli bulunduğu anlaşılmakla, 125.000,00 TL’nin ayıplı ifa nedeniyle oluşan doğrudan zarar kapsamında davalıdan tahsiline, ispatlanamayan 75.000,00 TL’lik fazlaya ilişkin talebin ise reddine karar vermek gerekmiştir. Sonuç olarak; teslim edilen ürünlerin davalı tarafından gönderilen numune ve spesifikasyonda taahhüt edilen nitelikleri taşımadığı, davacının ayıp ihbarını süresinde yaptığı, davalıya ayıbı giderme/değiştirme imkânı verilmesine rağmen uygun ürün tesliminin gerçekleştirilemediği, davacının noter ihtarnamesiyle sözleşmeden dönme hakkını geçerli biçimde kullandığı, dava konusu malların da davalıya iade edilmiş olduğu anlaşılmakla; davanın 1.562.500,00 TL satış bedeli ile 125.000,00 TL doğrudan zarar yönünden kabulüne, 75.000,00 TL zarar talebi yönünden reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 1-1.562.500,00TL satış bedeli 125.000,00 TL uğranılan zarar bedeli olmak üzere toplam 1.687.500,00 TL' nin temerrüt tarihi olan 27/03/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Alınması gereken 120.396,38-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 30.099,10-TL harcın mahsubu ile bakiye 90.297,28-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 30.099,10-TL peşin harç ile 615,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 30.714,50 TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan ve takdir olunan 254.250,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafça yapılan 32.146,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 30.778,09 -TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, 8-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin 4.404,26 TL' sinin davalıdan 195,74 TL 2sinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.22/09/2026
Katip .... E-imzalıdır Hakim ....E-imzalıdır