İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/650 E. 2026/565 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/650
Karar No
2026/565
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/650 Esas KARAR NO : 2026/565

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/09/2025 KARAR TARİHİ : 17/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 15/09/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, 16.07.2021 tarihinde ...A.Ş. İzmir Bornova Şubesi’nden ...marka 2021 yılı Taycan 4S model ... şase numaralı ve ... Plakalı aracı 2.100.000,00 TL bedelle sıfır km olarak satın almış ve araç, 28.07.2021 tarihinde müvekkile teslim edildiğini, müvekkili aracı satın aldıktan henüz üç ay sonrasında 30.10.2021 tarihinde fren tutmaması sebebiyle trafik kazası geçirmiş, bunun üzerine yetkili servise başvurduğunu, yetkili serviste aracın ön tamponu değiştirilse de müvekkilin söylemlerine rağmen frenlere ilişkin bir inceleme yapılmadığını, müvekkili şirket yetkilisi olan araç sürücüsü ise sanki frene basmakta gecikmiş gibi inandırıldığını, bu kapsamda yalnızca ücretli olarak gerekli parça değişimleri yapılarak araç müvekkile teslim edildiğini, söz konusu kazadan sonra müvekkili özellikle şehir içi kullanımlarda fren süresinin diğer araçlardan uzun olduğunu ve zaman zaman frenin geç tuttuğunu fark etse de yetkili servis çalışanlarının söylemleri sebebiyle bu durumun aracın özelliği ile ilgili olduğunu zannettiğini, 14.11.2022 tarihinde yine fren süresinin uzaması sebebiyle müvekkil şirket yetkilisi trafik kazası geçirdiğini, bu sefer ise yetkili servisin yüksek meblağ talep etmesi sebebiyle harici bir firmada aracın onarımı gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketin çarptığı aracın zararı ise müvekkilin sigorta şirketi tarafından giderildiğini, haklı davanın talepleri gibi kabulünü, dava konusu aracın ayıplı olduğunun tespiti ile tbk m. 227 f.1 b. 4 uyarınca ücretsiz olarak aracın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini, mahkemece bu talebimizin yerinde görülmemesi durumunda, ayıplı bir biçimde satışı gerçekleştirilen aracın satıcı firmaya iadesi ile, müvekkili tarafından satıcı firmaya ödenen bedelin denkleştirici adalet prensibi göz önünde bulundurularak iadesini, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekâletin davalı taraflar üzerinde bırakılmasına

karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Oto vekilinin cevap dilekçesinde özetle; huzurda görülmekte olan dava belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğini, işbu davanın hukuki menfaat yokluğundan reddini, bunun yanı sıra harca esas değer eksik gösterildiğini, eksik harcın süresi içerisinde tamamlatılmasını, aksi halde davanın usulden reddine karar verilmesini, davanın belirsiz alacak davası türünde açılabilmesi için, davanın açıldığı tarih itibariyle uyuşmazlığa konu alacağın miktar veya değerinin tam ve kesin olarak davacı tarafça belirlenemiyor olması gerektiğini, taraflar arasında alacak miktarı bakımından uyuşmazlık bulunmasını, davacı tarafça talep sonucunun belirlenemeyeceği anlamına gelmeyeceğini, davacının aracı ne kadara aldığını bilmemesi hayatın olağan akışına açıkça aykırı olduğunu, nitekim davacı yan tarafından, dava dilekçesinde bu husus net bir şekilde belirtilmiş ve dilekçenin ekinde aracın satış faturası sayın mahkemenize sunulduğunu, huzurdaki davada harca esas değer, aracın satış fatura bedeli olduğunu, huzurdaki davaya konu araç 4 yılı aşkın süre ile ve son servis kaydına göre 55.189 km'yi aşan süre boyunca kullanıldığını, halen kullanılmaya devam edildiğini, aracın garanti süresinin de dolduğunu, davacı tarafından derhal süresi içerisinde yapıldığını, bir ayıp ihbarı davacı taraf türk ticaret kanunu uyarınca ticaret şirketi olarak faaliyette bulunduğunu, bu konuda herhangi bir ihtilaf da bulunmadığını, bu halde davacının tabi olduğu mevzuat türk ticaret kanunu (ttk) ve türk borçlar kanunu (tbk)’dur. davacı yan tüketici olmadığını, söz konusu iş ticari iştir dolayısıyla işbu dava bakımından uygulanması gereken kanunlar türk ticaret kanunu ve türk borçlar kanunu olduğunu, işbu dava bakımından tüketicinin korunması hakkında kanun'a göre çıkarılan satış sonrası hizmetler yönetmeliği ve garanti belgesi yönetmeliği hükümlerinin uygulanması mümkün olmadığını, dolayısıyla davacının iddia ettiği gibi tüketiciler için uygulanan azami tamir süresi ve/veya ikame ürün sağlanması hususu somut dava bakımından uygulanamaz.dava konusu araçta ayıp/gizli ayıp bulunmadığını, davacı taraf aracı kullanmaya devam etmekte olup, araçtan faydalanamama söz konusu olmadığını, ücretsiz onarım talebi için de yasal koşulların oluşmadığına ilişkin beyanlarımızı yinelediğini, tafsilatlı olarak arz ve izah edilen nedenlerle haklı bir nedene dayanmayan hukuka aykırı davanın reddedilmesi gerektiğini, anılan teknik ve yasal nedenlerle davanın reddini talep etmiştir. Davalı ...Oto vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının iddiaları gerçeğe aykırı olduğunu, haksız ve mesnetsiz olarak ikame edilen davanın usul ve esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın her ne kadar işbu davayı belirsiz alacak davası olarak açtığını beyan etmiş ise de, dava konusu aracın satış bedeli belirli ve sabit olduğunu, davacı aracın ayıplı olduğunu iddia ederek misli ile değişimini talep etmekte olup bu durumda davanın konusunu oluşturan parasal değer açıkça belirli olduğunu belirsiz alacak davası açılmasına hukuken imkan bulunmadığını, HMK uyarınca, belirlenebilir taleplere ilişkin belirsiz alacak davası açılması mümkün olmadığını, dava dilekçesinde yer verilen karar, işbu dava bakımından emsal teşkil etmediğini, söz konusu karar haricen yapılan taşınmaz satış sözleşmesinin geçersiz olması sebebiyle satış bedelinin denkleştirici adalet ilkesine göre belirlenmesine ilişkin olduğunu, taraflar arasında geçerli bir satış sözleşmesi kurulduğunu, taraflar edimini ifa ettiğini, ayıp iddiası ile seçimlik hakların kullanılması halinde, sözleşme geçersiz hale gelmediğini, davanın usulden reddini, yetki itirazı olduğunu, dikkate alınarak yetkisizlik kararı verilmesini, dosyanın İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edilen işbu davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, taraflar arasındaki 16/07/2021 tarihli satış işlemine konu, davacıya teslim edilen araçta gizli ayıp bulunup bulunmadığı ile davalıların ayıptan dolayı TBK gereğince sorumlu olup olmadığına ilişkin misli ile değişim veya bedel iadesi talepli terditli alacak davasıdır. 6100 Sayılı HMK' nın 150. Maddesi uyarınca: "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir." Davacı taraf 16/04/2026 tarihli duruşmaya katılmamış olup, davacının davayı takip etmemesi üzerine mahkememiz dosyası 16/04/2026 tarihinde HMK 150/1 maddesi uyarınca işlemden kaldırılmıştır. 6100 sayılı HMK'nun 150. maddesinde "Tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması" konusu düzenlenmiştir. Dava basit yargılama usulüne tâbidir. Mahkemece bu hususta re'sen karar verilerek kayıt kapatılır. Bu açıklama ışığında dosya incelendiğinde HMK 150. Maddesi gereğince takip edilmeyen davanın işlemden kaldırıldığı, bu tarihten itibaren 17/07/2026 tarihine değin davanın yenilenmesi gerekirken yenilenmediği anlaşıldığından açılmamış sayılmasına dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere; 1-Dava dosyasının 16/04/2026 tarihinde müracaata bırakıldığı, aradan üç aydan fazla zaman geçmesine rağmen taraflarca yenilenmediğinden, HMK'nun 150/5. ve müteakip maddeleri gereğince AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Alınması gereken 732,00 TL karar harcının dava açılırken yatırılan 3.415,50 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye kalan 2.683,50 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK madde 333 uyarınca yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' nin 7/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 4.800,00TL nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/07/2026

Katip ¸

Hakim ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/650, K. 2026/565, T. 17.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-650-e-2026-565-k-2bdb1bd0a5be