Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2001 E. 2026/1589 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2001
Karar No
2026/1589
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO :2023/2001

KARAR NO :2026/1589

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:(KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:24/11/2022

NUMARASI:2020/137 Esas - 2022/755 Karar

DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

DAVA TARİHİ:16/01/2020

İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/09//2026

Davanın kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA:Davacı vekili; dava dışı sigortalısı .... AŞ ile davalı taşıyıcılar arasında uluslararası karayolu taşıma ilişkisi kurulduğunu, taşınacak emtiadan birinin tenteli, diğerinin frigo araçla taşınması gerektiğinin taşıyıcılara ayrı ayrı bildirildiğini, buna rağmen talimata aykırı olarak her iki yükün de frigolu araçla taşındığını ve emtianın donmak suretiyle zarar gördüğünü, sigortalısına ödediği 12.021,55-Euro tazminat sebebiyle halefiyet gereği davalılara rücu ettiğini, İstanbul Anadolu 14. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalılar vekili, taşımanın uluslararası nitelikte olduğunu ve uyuşmazlığa CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanması gerektiğini, CMR'nin 30. maddesinde öngörülen yedi günlük yazılı ihbar koşulunun yerine getirilmediğini, tazminatın CMR'nin 23. maddesi uyarınca hasar gören kısmın eksik brüt ağırlığının beher kilogramı için 8,33 SDR hesap birimini aşamayacağını, ekspertiz raporlarındaki %10 ilave bedelin sigorta sözleşmesinin tarafı olmayan müvekkilini bağlamadığını, sigortacının gerçek zarardan fazlasını rücu edemeyeceğini, CMR'nin 27.maddesi uyarınca faizin yıllık %5 oranında olması gerektiğini, takibe itirazlarının haklı olduğunu, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını ve ödemenin hatır ödemesi niteliğinde olduğunu belirterek davanın reddini ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece, davalıların taşıma talimatına aykırı davranmak suretiyle zarara sebebiyet verdikleri, davalıların ağır kusurlu olduğu,davacının halefiyet ilkesi uyarınca ödediği tazminatı rücu edebileceği gerekçesiyle itirazın iptaline karar verilmiştir.Mahkemece, davacı vekilinin tashih ve tavzih taleplerine ilişkin 19/07/2023 tarihli kararla, hükmün 1 ve 5 nolu bendende yazılı "davalı" ibarelerinin "davalılar" olarak düzeltilmesine; 1 nolu bendinde yer alan faizin türü ve oranının düzeltilmesi taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:1-Davacı vekili; dava dışı sigortalı tarafından emtia türlerine göre davalı taşıyıcılarla ayrı ayrı görüşme yapıldığını, "..." emtiasının tenteli, "..." emtiasının frigo araçla taşınması yönünde açık talimat verildiğini ve bu talimatın taşıyıcılarca kabul edildiğini, hatta taşıyıcının tenteli araç organize edeceğini bildirmesi üzerine mevsim şartları sebebiyle mutlaka frigo araç kullanılması gerektiği hususunda uyarıldığını ve taşıyıcının "frigo araç olarak organize ediyoruz" cevabını verdiğini, bu hâlin davalıların ağır kusurunu ortaya koyduğunu belirterek kararın kaldırılmasını ve talebinin tümü yönünden kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2-Davalılar vekili; dosyada CMR'nin 30/1. maddesine uygun bir hasar bildirimi bulunmadığını, CMR belgesine herhangi bir kayıt düşülmediğini ve yükü hasarsız teslim alan müvekkilinin varma yerinde de aynı şekilde teslim ettiğine ilişkin karinenin aksinin ispat edilemediğini, sigortacının gerçek zarardan fazlasını rücu edemeyeceğini, CMR'nin 27. maddesi uyarınca faizin yıllık %5 oranında uygulanması gerektiğini, tazminatın hasarlı kısmın brüt ağırlığı esas alınarak 8,33 SDR sınırı içinde belirlenmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını, davanın reddini ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

GEREKÇE:Dava, sigortacının halefiyete dayalı rücu alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davaya konu taşıma Türkiye-Fransa arasında gerçekleştiğinden, uyuşmazlığın CMR Konvansiyonu hükümlerine göre çözümü gerekmekte olup, sigorta hukukundan kaynaklanan halefiyet ve rücu konularında ise 6102 sayılı TTK hükümleri esas alınacaktır.TTK'nın 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır.Uyuşmazlık, yükün özelliğine uygun araçla taşıma yükümlülüğünün kime ait olduğu, davalı taşıyıcıların kusur derecesi ve buna bağlı olarak CMR'de öngörülen sınırlı sorumluluk hükümlerinin somut olayda uygulanıp uygulanmayacağı, tazminatın hesabı ve faiz oranı noktalarında toplanmaktadır.Taşıyıcının sorumluluğu CMR'nin 17. maddesinde düzenlenmiş olup, taşıyıcı yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar malların kısmen veya tamamen kaybından, hasarından yahut gecikmesinden sorumludur; taşımayı üstlendiği malları alıcıya tam ve sağlam teslim etmek zorunda olup aksi hâlde sorumluluğu esastır. CMR'nin 17/2. maddesi uyarınca taşıyıcı ancak zararın gönderenin hata veya ihmalinden, onun verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan ya da önlenmesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmesi hâlinde sorumluluktan kurtulabilir.Taşıma işini meslek olarak yapan taşıyıcı, taşıma organizasyonunu üstlenmekle birlikte, taşınacak eşyanın niteliğine ve bildirilen koşullara uygun araç tahsis etmek ve emtiayı bu koşullara uygun biçimde taşımak; yani yükün özelliğine uygun araçla taşıma yapmak zorundadır. Emtia araca yüklendikten sonra malların istifi, kontrolü ve taşınmasına ilişkin özen borcu taşıyıcıya aittir. Bu yükümlülük, araç seçimini organize eden ve teknik imkânları bilen taraf olması sebebiyle taşıyıcıdan beklenen basiretli tacir özeninin doğal sonucudur.Somut olayda, dava dışı sigortalı tarafından Fransa'dan "sicomin" emtiası,İtalya'dan "..." emtiası olmak üzere iki farklı kimsayal maddenin Türkiye'ye taşınması için anlaşma yapılmıştır.Taşıtan ile taşıyan arasında yazılı bir sözleşme yapılmamışsa da, taraflar arasındaki e-posta yazışmalarından, düzenlenen CMR senedinden taşıma ilişkisinin esaslı unsurlarıyla kurulduğu sabittir.Dava dışı sigortalının sicomin emtiası için 07/05/2018 tarihinde yaptığı yazışmalarla emtianın tenteli araçla taşınması talimatını verdiği; ... emtiası içinse 16 ve 17 Mayıs 2018 tarihinde yapılan yazışmalarla parsiyel olarak frigo araçla taşınması, taşımanın sıfır derecede olması gerektiğini vurguladığı anlaşılmaktadır. Fransa'da 24/05/2018 tarihinde yüklenen emtia, İtalya'da yüklenen emtia ile taşıyıcı tarafından, gönderenin bilgisi ve izni dışında,Yalova aktarma merkezinde birleştirilmiş, 30/05/2018 tarihinde teslim edilmiş, teslim sırasında 2 varil sicomin emtiasının -8 derecede taşınarak donduğu hususu tutanağa şerh düşülmüş; tutanak dava dışı sigortalının teslim alma sorumlusu ... ve araç şoförü ... tarafından imzalanmıştır. CMR'nin 30. maddesi gereğince, hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden itibaren yedi gün içinde ziya veya hasarın taşıyıcıya ihbar edilmemesi halinde, taşıyıcının emtiayı sağlam olarak teslim ettiği hususunda karine oluşacaktır. Somut olayda teslim sırasında hasar tutanakla tespit edilmekle ayrıca taşıyıcıya öngörülen 7 günlük sürede bir bildirim yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Hasarın süresinde ihbar edilmediğine yönelik davalılar istinafı yerinde değildir.Taşıyıcı, yüke uygun olmayan araç ve sıcaklığın hasara yol açacağı mesleki bilgisine sahip olmalıdır. Buna rağmen İtalya'dan ve Franda'dan teslim alınan ve farklı ısılarda taşınması gereken emtialar taşıyıcı tarafından, gönderenin bilgisi veya rızası dışında aktarma merkezinde frigo cinsi tek araçta birleştirilmiştir.Bu itibarla zarar, gönderenin talimatından veya yüke has bir kusurdan değil, doğrudan taşıyıcının kendi araç seçimi ve özen yükümlülüğüne aykırılığından kaynaklanmış olup CMR'nin 17/2. maddesindeki sorumluluktan kurtulma hâlleri somut olayda gerçekleşmemiştir. Farklı araç türlerinde farklı ısılarda taşınacak ürünlerin bir araca yüklenerek taşınması sonucu oluşan hasarda taşıyıcının ağır kusurlu olduğunu kabul etmek gerekir.Yükün özelliğine uygun araçla taşıma yapma yükümlülüğünün ihlali, taşıyıcının kasta eşdeğer ağır kusurunu oluşturduğundan, CMR'nin 29. maddesi uyarınca taşıyıcı sorumluluğunu sınırlayan veya kaldıran hükümlerden yararlanamaz. Bu sebeple mahkemenin sınırlı sorumluluk hükümlerine gitmeden, malın sovtajının da olmadığı anlaşıldığından taşıyıcıyı mal bedelinden sorumlu tutması yerinde olmuştur.Davalılar vekili, davacı sigorta şirketinin ödemesinin hatır ödemesi niteliğinde olduğunu ileri sürmüştür. Dava dışı sigortalının ... emtiasının taşınması için frigo taşımaya "uygundur" şeklinde e-posta ile cevap verdiği, hasarlı olan ... kimyasalı içinse tenteli araçta taşıma yapılması talimatı dışında bir talimatının bulunmadığı, diğer bir ifadeyle ... kimyasalı için frigo araçla taşınmasını talep etmediği açık olduğundan,sigortalının müterafik kusurunun olmadığı, hasardan taşıyıcının sorumlu olduğu anlaşılmış, davalılar vekilinin hatır ödemesi yapıldığı yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.CMR Konvansiyonu uyarınca bir hasar veya kayıp (zıya) durumunda taşımacı, malda meydana gelen değer kaybına (mal bedeline) ek olarak taşıma ücretini (navlun), gümrük vergilerini, resimleri ve malın taşınmasıyla ilgili yapılan diğer masrafları ödemekle yükümlüdür. Malın zamanında yetişmemesinden doğan kâr kaybı, müşteri kaybı veya fabrikanın durması gibi dolaylı zararlar CMR kapsamında taşımacıdan talep edilemez. Bu kapsamda, sigortacı ile sigortalısı arasında mal bedelinden başkaca %10 oranında ilave bedel ödenmesi özel bir ödeme olup davalı taşıyıcıdan talep edilemez. Bu miktar için temlik belgesi verildiği ileri sürülerek taşıyıcının sorumluluğuna gidilemez. Ne var ki somut olayda itirazın iptali zaten dava dışı sigortalıya ödenen %10 luk dolaylı zarar düşülerek emtianın değeri üzerinden talep edilmiştir.Öte yandan takipte ve dava dilekçesinde CMR'nin 27. Maddesine uygun şekilde yıllık %5 oranında faiz talep edilmiş olup, mahkemece 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre faiz işletilmesine karar vermiş olması hatalı olmuştur. Yine takip ve dava konusu alacak, taşıyıcının sorumluluğuna dayalı hasar bedeli istemine ilişkin tazminat niteliğinde olduğundan, likit sayılamayacağından koşulları oluşmadığı halde icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru olmamışsa da davalıların bu yönde bir istinaf sebebi olmadığından, faizin türünün düzeltilmesi ile yetinilmiştir.Açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin istinaf nedenleri kısmen yerinde olduğundan istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden karar verilerek itirazın iptaline aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/11/2022 Tarih 2020/137 Esas 2022/755 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;"Davanın kabulüne; İstanbul Anadolu 14. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında davalının itirazının iptaline, takibin 10.928,68 Euro alacak üzerinden devamına;Asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar yıllık %5 oranında faiz işletilerek davalılardan tahsiliyle davacıya ödenmesine"Asıl alacağın (takip tarihindeki TL karşılığı 76.117,16-TL'nin) %20'si oranında (15.223,43-TL) icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine;İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 4.902,81-TL karar ve ilam harcından, icra veznesine yatırılan 402,43-TL ve mahkeme veznesine yatırılan 823,28-TL olmak üzere toplam 1.225,71-TL harcın mahsubu ile 3.677,10-TL harcın davalılardan müteselsilen tahsili ile Hazineye ödenmesine,Davacı tarafça yatırılan 1.280,11-TL peşin harçların davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından 5.100-TL bilirkişi ücreti ve 137,50-TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 5.237,50-TL yargı giderinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,Davacı lehine takdir olunan 45.000-TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,Talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"Yatırılan 2.500,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalılara iadesine,Davalılar tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından sarf edilen 40-TL istinaf yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/2001, K. 2026/1589, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2001-e-2026-1589-k-8b34afde8540