Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1540 E. 2026/1146 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1540
- Karar No
- 2026/1146
- Karar Tarihi
T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 2. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1540 KARAR NO : 2026/1146
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/06/2026 NUMARASI : 2026/1091 ESAS 2026/1227 KARAR
DAVACI : ... VEKİLLERİ : ... DAVALILAR : ... VEKİLİ : ... DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİH : 25/06/2024 KARAR TARİHİ : 01/10/2026 KARARIN YAZILMA TARİHİ : 05/10/2026 Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi ve Çarşamba 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde Kasko Sigorta Poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, sigortalı aracın davalı ... sürücüsü ve diğer davalı ... işleteni olduğu ....plakalı aracın çarpması sonucunda zarara uğradığını, dava konusu trafik kazasının 11.12.2022 tarihinde ... ili, ... ilçesinde gerçekleştiğini, müvekkil şirket nezdinde kasko sigortası kapsamında sigortalı olan araç için 20.01.2023 tarihinde hasar tazminatı ödendiğini, ödeme neticesinde davalı tarafın sorumlu olduğu tutarın 180.900,00 TL olduğunu, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak, söz konusu tazminatın davalılardan rücuen tahsili amacıyla borçlulara rücu mektubu gönderildiğini fakat davalı taraflarca herhangi bir ödeme yapılmadığını, rücuen tahsile istinaden icra takibi başlatıldığını ancak borçluların haksız itiraz ile takibi durduklarını belirterek; borçluların ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın iptal edilerek takibin devamına, icra inkar tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini'' talep ve dava etmiştir. Çarşamba 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce; ''Davacı, sigortalısına yaptığı ödeme nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca sigortalısının haklarına halef olduğunu ileri sürmektedir. Sigorta şirketi tarafından başlatılan icra takibinin dayanağının sigorta sözleşmesi kapsamında ileri sürülen ve sigortacının kanunî halefiyetine dayalı rücu tazminatı olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın özünün sigorta sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşıldığını, davacı tarafın itirazın iptali isteminin incelenebilmesi için icra takibine dayanak yapılan rücu alacağının varlığının ve hukukî sebebinin değerlendirilmesi zorunlu olup, bu inceleme de sigorta sözleşmesi hükümlerinin yorumunu gerektirdiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi uyarınca tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Ticaret Kanunu'nda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticarî dava sayıldığı, Kanun'un 5/1. maddesinde ise “Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir” denilmek suretiyle asliye ticaret mahkemelerinin görevi belirlendiğini, Sigorta sözleşmeleri de TTK'nın 1401 ve devamı maddelerinde düzenleme altına alınmış olduğundan Kanun'un 4/1-a maddesi dikkate alındığında sigorta sözleşmelerinin kaynaklık ettiği davalar mutlak ticarî dava niteliğinde olduğu, bu türden davalarda taraflar arasındaki ihtilafın TTK hükümleri uygulanmak suretiyle çözülmesi gerektiğinden davaya bakmak görevi asliye ticaret mahkemelerine aittir'' gerekçesi ile görevsizlik kararı vermiştir. Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nce; ''Davanın sigorta sözleşmesinden değil, davalıların kusuru ile gerçekleşmesine sebebiyet verdiği iddia edilen haksız fiilden kaynaklandığı, sigortalıya ait dava konusu ödemeye konu edilen ... plaka sayılı aracın ve kazaya sebebiyet verdiği iddia dilen .... plaka sayılı aracın kaza tarihindeki kullanım amacının hususi olduğu, sigortalının ve davalıların tacir olduklarına yönelik dosyanın açıldığı mahkemece yapılmış bir tespit/bu tespite esas dosya kapsamında herhangi bir veri bulunmadığı anlaşılmış olmakla uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği kanaatine varılarak Mahkememizin görevsizliğine karar verilmesi gerekmiştir. Nitekim, Yargıtay (Kapatılan) 17. HD.nin 09/06/2020 tarih ve 1635/3293 sk.nda da aynı yönde değerlendirmelerde bulunulmuştur.'' gerekçesiyle karşı görevsizlik karar verilmiştir. Dava, kasko poliçesine istinaden dava dışı üçüncü kişi olan sigortalıya yapılan ödemenin halefiyet gereği rücuen haksız fiil failinden tahsiline vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı ilamında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır. Öte yandan, TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.(eski TTK 1301.) maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir. Bu durumda dava, sigorta sözleşmesinden değil, davalının kusuru ile gerçekleşmesine sebebiyet verdiği iddia edilen haksız fiilden kaynaklandığı anlaşılmakla, uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2020 tarih,2019/3314 Esas ve 2020/910 Karar sayılı ilamı) HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK'nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Çarşamba 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE , HMK'nın 23/1 ve 362/1-c maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.01/10/2026
Başkan... Üye Üye Katip e-imzalı e-imzalı e-imzalı e-imzalı