İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/280 E. 2026/857 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/280
Karar No
2026/857
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/280 Esas KARAR NO : 2026/857 Karar

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 05/04/2026 KARAR TARİHİ : 07/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde sigortalı bulunan ...Ltd. Şti. 'ye ait ... plakalı araca, 06.07.2023 tarihinde, davalı ...'ın maliki olduğu ve davalı ... Anonim Şirketi'nin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu ... plakalı aracın %100 kusurlu olarak arkadan çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağı uyarınca davalı sürücünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/1-c maddesi gereğince asli kusurlu olduğunun belirlendiğini, müvekkili şirket tarafından yaptırılan ekspertiz incelemesi neticesinde araçtaki hasar onarım bedelinin 14.000,00 TL olarak tespit edildiğini, müvekkilinin sigorta poliçesinden doğan yükümlülüğü gereği 15.09.2023 tarihinde söz konusu hasar tazminatını onarımı gerçekleştiren ...'ya ödediğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesi uyarınca halefiyet ilkesi gereği ödenen hasar bedelinin kazaya sebebiyet veren davalılardan talep etme hakkı doğduğunu, bu kapsamda ... 29. İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların borçlu olmadıklarını iddia ederek takibe haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz ettiklerini, bu itiraz neticesinde takibin durduğunu, 17.10.2025 tarihinde zorunlu arabuluculuk sürecine başvurulduğunu ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, davalıların haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına ve alacağın likit olması sebebiyle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın müvekkil şirket nezdinde ... sayılı poliçe ile sigortalı ... plakalı aracın 06/07/2023 tarihinde karıştığı kaza neticesinde davacı kasko sigortalısı ... plakalı aracın hasar görmesinden kaynaklı rücu talebine ilişkin olduğunu, müvekkil şirket nezdinde ... numaralı hasar dosyası açıldığını, sigortalı araç sürücüsünün kazada kusurunun bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan Sigorta Şirketlerinin Birbirlerine Olan Rücu Taleplerinin Hızlandırılması Hakkında Protokol'ün VI. maddesi gereği dava yoluna gidilmesinin esas olmadığını, davacının protokole aykırı hareket ettiğini, TTK 1472. maddesi gereğince davacının halefiyet şartlarını kanıtlaması gerektiğini, hasar dosyasının ve poliçelerin uzman bilirkişi marifetiyle incelenmesini talep ettiklerini, kusur oranlarının tespiti için dosyanın Adli Tıp Trafik İhtisas Kurumu'na sevk edilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, kaza tespit tutanağı, ehliyet ve ruhsat örneklerinin dosyaya sunulmadığını, Trafik Sigortası Genel Şartları gereğince müvekkil şirketin yalnızca anlaşmalı servislerdeki bedellerden sorumlu olduğunu, fatura ibraz edilmediği için KDV hariç hesaplama yapılması gerektiğini, haksız fiil nedeniyle uygulanacak faizin yasal faiz olması gerektiğini, aracın hususi olması sebebiyle avans faizi talep edilemeyeceğini, davacının icra inkar tazminatı talebinin haksız olduğunu belirterek davanın usulden ve esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. Diğer davalı ...'ın usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali davasıdır. Huzurdaki davada davacı taraf kasko poliçesi ile sigortaladığı davadışı ...Ltd. Şti.'ye ait... plakalı araca, 06.07.2023 tarihinde, davalı ...'ın maliki olduğu davalı ... A.Ş.'nin ... sigortası olduğu ... plakalı aracın çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle sigortalısına ödemiş olduğu hasar onarım bedeli 14.000,00 TL'nin davalılardan tahsili için davalılar aleyhine başlatmış olduğu ... 29. İcra Dairesinin ...E. Sayılı dosyasında davalıların yapmış olduğu itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı ... davanın reddini talep etmiştir. ... 29. İcra Dairesinin ...E. Sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ... Şirketi, borçluların dosyamız davalıları ... A.Ş. ... ve ... olduğu alacak tutarının asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.818,14 TL olduğu anlaşılmıştır. Davadışı ... Ltd. Şti.'ye ait ... plakalı aracın 07/04/2023-07/04/2024 tarihleri arasında davacı sigorta şirketi tarafından Genişletilmiş Kasko Poliçesi ile sigortalandığı ve 06/07/2023 tarihinde davalı ...'ın maliki olduğu davalı ... A.Ş.'nin ... sigortası olduğu ... plakalı araç ile arasında trafik kazası meydana geldiği anlaşılmıştır. Davacı taraf sigortalı aracın tamiri için davadışı ...( ..) isimli iş yerine 15/09/2023 tarihinde 14.000,00 TL ödeme yapmıştır. Hasar dosyası celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememizce dosya 1 Sigortacı, 1 Otomotiv ve 1 SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi heyetinin dosyaya sunduğu raporda ekspertiz raporundaki hasarın kazanın oluşumu ile uyumlu olduğu, icra takibine konu edilen 14.000,00 TL tutarın davacı tarafından fiilen ödenen tutar ile uyumlu olduğu, davacının tespite konu aracın 06.07.2023 tarihli kazası sonucunda davalı tarafa Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları kapsamında rücu hakkı olduğu, Davacının sigortalısına ödemiş olduğu hasar onarım bedeli 14.000,00 TL'nin davalılardan tahsili için davalılar aleyhine başlatmış olduğu ... 29. İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasında haklı olduğu yönünde rapor ibraz etmiştir. 6102 sayılı TTK'nun 1472 maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. Davaya konu kazada davacının kasko poliçesi ile sigortaladığı ... plakalı araca davalı ...'ın maliki olduğu davalı ... A.Ş.'nin ... sigortası olduğu ... plakalı aracın arkadan çarptığı anlaşılmış ve kaza sebebiyle ... plakalı araçta meydana gelen 14.000,00 TL hasarın kaza ile uyumlu olduğu ve bu tutarın davacı yanca sigortalısına ödenmiş olması sebebiyle davacının Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları kapsamında rücu hakkı bulunduğunun bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olması karşısında, davacının sigortalısına ödediği tazminatı TTK 1472. Maddesi gereği kusuru oranında davalıya rücu edebileceği kanaatine varılmış, Yargıtay HGK 'nun 14/02/2017 T ... K sayılı kararında rücuya konu borcu ödemek zorunda kalan davacının zararı ödeme tarihinde doğduğundan, açtığı rücu davasında ödeme tarihinden itibaren faiz talep edebilmesi için karşı tarafı ayrıca bir ihtar ile temerrüde düşürmesine gerek olmadığı belirtildiğinden davacının ödeme tarihinden itibaren davalıdan faiz talep edebileceği kanaatine varılarak davanın kabulü ile, davalıların ... 29. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 14.000,00 TL asıl alacak 818,14 TL işlemiş faiz olmak üzere 14.818,14 TL üzerinden devamına, asıl alacak 14.000,00 TL'ye takip tarihinden itibaren adi kanuni faiz uygulanmasına, alacak likit olduğundan asıl alacağın %20 oranındaki 2.800,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda belirtilen gerekçeden dolayı ; 1-Davanın KABULÜ ile, Davalıların ... 29. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının İPTALİNE, takibin 14.000,00 TL asıl alacak 818,14 TL işlemiş faiz olmak üzere 14.818,14 TL üzerinden devamına, asıl alacak 14.000,00 TL'ye takip tarihinden itibaren adi kanuni faiz uygulanmasına, asıl alacağın %20 oranındaki 2.800,00 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 1.012,23 TL harçtan başlangıçta alınan 732,00 TL'ın mahsubu ile bakiye 280,23 TL harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 732,00TL başvuru ve 732,00 TL peşin harcın davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesine göre 14.818,14 TL vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan toplam 27.122,90 TL yargılama giderinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 6-Başvuru tarihi itibariyle hazine tarafından karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk ücretinin tamamının davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 7-Artan gider avansı bakiyesinin HMK 333. md göre karar kesinleşmesi halinde ilgililere iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 07/10/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/280, K. 2026/857, T. 07.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-280-e-2026-857-k-d2abdb9ec9e4