Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/2469 E. 2026/1350 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/2469
- Karar No
- 2026/1350
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2025/2469
KARAR NO: 2026/1350
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 01/10/2025
NUMARASI: 2025/79 (E) - 2025/656 (K)
DAVANIN KONUSU: Tazminat
KARAR TARİHİ: 15/09/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilinin, ... plakalı aracın sürücüsünün kusurlu eylemi sonucu oluşan kazada yaralandığını, ... plakalı aracın ... sorumluluğunda olduğunu ve dava konusu talepler hususunda davalıya başvuru yaptıklarını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek belirsiz alacak niteliğinde dava ile tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde: Aynı kaza ve taleple ilgili olarak Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde ...sayılı dosyadan başvuru yapılmış olduğunu, bu dosyada "... plakalı aracın kaza tarihinde poliçesi bulunduğuna karar verilmiştir" tespiti ile talebin usulden reddine karar verildiğini ve aynı uyuşmazlığın yeni bir dava konusu yapılamayacağını beyanla “kesin hüküm” nedeniyle HMK’nın 114/1-i bendi gereği dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince: "Davada olumsuz dava şartı olan 'aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olması' şartına aykırılık nedeniyle davanın usulden reddine" karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Hem davalı ...hem de ...AŞ'ye yapılan başvurularının husumet nedeniyle reddedildiğini, İlk Derece Mahkemesince ilgili kararların kesinleşip kesinleşmediği araştırılmadan karar verildiğini, ...yönünden Sigorta Tahkim Komisyonu'na yapılan başvuru sonucunda verilen kararın kesinleştiğini, ... sorumluluğunun sabit hale geldiğini beyanla, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:
Dava; trafik kazasından kaynaklı sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Öncelikle, dava dışı ...yönünden Sigorta Tahkim Komisyonu'na yapılan başvuru sonucunda, Komisyonun kazaya karışan aracın bu sigorta şirketi nezdinde... sigortasının bulunmaması nedeniyle başvurunun reddine ilişkin karar vermesi ve kararın kesinleşmiş olması, başvurunun tarafı olmayan ... bakımından bağlayıcı değildir.
Diğer yandan; HMK’nin 114. maddesinin (i) bendinde aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Kesin hüküm nedeniyle davanın reddi için, iki davanın taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması gerekmektedir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/12.maddesinde "Beş bin (09/03/2024 tarihli ve K-2024/121719 sayılı UHK karar tarihinde 15.000 TL) Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararlarına karşı kararın Komisyonca ilgiliye bildiriminden itibaren on gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere Komisyon nezdinde itiraz edilebilir.
Beşbin Türk Lirası ve daha üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında verilen hakem kararları bu madde uyarınca süresinde itiraz başvurusunda bulunulmaması hâlinde kesinleşir. Bu uyuşmazlıklar hakkında bu madde uyarınca yapılan itiraz üzerine verilen karar kesindir. Kırk bin Türk Lirasının (09/03/2024 tarihinde 238.730 TL) üzerindeki uyuşmazlıklar hakkında itiraz üzerine verilen kararlar için temyize gidilebilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda; davacı tarafça, eldeki dosyanın konusu ile ilgili olarak davalı ... karşı yapılan başvuru sonucu, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakemi tarafından verilen 09/03/2024 tarihli ve K-2024/121719 sayılı karar, yukarıda alıntılanan hüküm uyarınca Komisyon nezdinde itiraza tabidir. İtiraz yoluna başvurulmaması halinde Uyuşmazlık Hakemi kararı kesinleşecek ve temyiz yoluna da başvurulamayacaktır.
Dosyada bulunan 05/05/2025 tarihli Sigorta Tahkim Komisyonu yazısı ve eklerinden, davacının ...'na karşı yaptığı başvurusunun reddine ilişkin kararın davacı vekiline başvurucuya tebliğ edildiği ve karara karşı itiraz yoluna başvurulmaması nedeniyle kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda eldeki davanın "kesin hüküm" dava şartı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmekte olup mahkemece davanın derdestlik dava şartından reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun değişik gerekçeyle kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
I.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile,
Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına,
Buna göre:
1.Davanın HMK'nin 114/1-i ve 115/2 maddeleri uyarınca, dava şartı yokluğundan reddine,
2.Peşin harç, alınması gerekli harcı karşıladığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Maliyeye gelir kaydına,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı vekille temsil olunduğundan, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 50 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
6.Taraflarca yatırılan gider avansından sarf edilmeyen kısmının karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine,
II.İstinaf İncelemesi Bakımından:
1.Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde ilk derece mahkemesi tarafından iadesine,
2.İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin Dairemiz kararının niteliği itibarıyla davacı üzerinde bırakılmasına,
3.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
4.İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.15/09/2026