İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1879 E. 2026/749 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1879
Karar No
2026/749
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1879 Esas KARAR NO : 2026/749

TALEP : Zayi Belgesi Verilmesi TALEP TARİHİ : 15/10/2026 KARAR TARİHİ : 16/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasında dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Talep eden tarafından sunulan talep dilekçesinde özetle; ...'nin 02.01.1986 tarihinde kurulduğunu, 26.07.2026 tarihinde gerçekleştirilen genel kurul neticesinde ...'un yönetim kurulu başkanı olarak seçildiğini, derneğin önceki başkanı ...dönemine ait olan evrak kayıt defteri, işletme hesabı defteri ve üye kayıt defterinin yeni yönetime devredilmediğini, mevcut yönetim tarafından yapılan tüm araştırmalara rağmen söz konusu defterlere ulaşılamadığını, derneğin elinde yalnızca karar defterinin bulunduğunu, 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 32. maddesinin birinci fıkrasının (k) bendi uyarınca tutulması zorunlu olan bu defterlerin kaybolması sebebiyle zayi belgesi alınması gerektiğini, dernek merkezinin İstanbul ili Beyoğlu ilçesinde bulunması nedeniyle mahkemenin yetkili olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 382. maddesi gereğince çekişmesiz yargı işi niteliğinde olan bu talep için sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, önceki yönetimin herhangi bir kasıtlı eylemi iddiasında bulunulmadığını ancak defterlerin bulunamamasının dernek kayıtlarının bütünlüğünü olumsuz etkilediğini, bu nedenle derneğe ait bulunamayan evrak kayıt defteri, işletme hesabı defteri ve üye kayıt defteri yönünden zayi durumunun tespit edilmesini, anılan üç defter için 5253 sayılı kanun kapsamında zayi belgesi verilmesini ve yargılama giderlerinin yasal gereğinin yapılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce incelenen tüm dosya kapsamına göre; Dava, dernek defterlerinin kaybı sebebiyle 5253 sayılı Dernekler Kanunu’nun 32/k maddesi uyarınca zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi ancak kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilir. Görev HMK'nın 114. maddesi uyarınca dava şartlarından olup mahkemece yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 382. maddesinde, "çekişmesiz yargı işleri" düzenlenmiş, aynı maddenin 1. fıkrasında ilgililer arasında uyuşmazlık olmayan, ilgililerin ileri sürülebileceği herhangi bir hakkının bulunmadığı ve hakimin re'sen harekete geçtiği hâllerden bir veya bir kaçına göre bu yargıya giren işlere uygulanacağı; 383. maddesinde ise, çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadıkça sulh hukuk mahkemesi olduğu; 5253 sayılı Dernekler Kanununun 32/k maddesinde dernekler tarafından tutulması zorunlu olan defter ve belgelerin gerekli dikkat ve özen gösterilmiş olması şartıyla elde olmayan bir nedenle okunamayacak hale gelmesi veya kaybolması halinde bu hususun öğrenilmesi tarihinden itibaren 15 gün içinde dernek merkezinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinde kayıp belgesi almak için dava açılması gerektiği bunu yerine getirmeyen yöneticilerin cezalandırılacağı hükme bağlanmıştır. Somut olayda, zayi belgesi istemine ilişkin uyuşmazlık, HMK'nın 382/2-e maddesinde sayılmamakla birlikte yasanın 382/1 maddesinde sayılan ölçütlere göre çekişmesiz yargı işi niteliğinde olup davacının dernek olduğu, tacir sıfatının bulunmadığı, davacının Dernekler Kanunu'nun 32/4 maddesi uyarınca hasımsız olarak zayi belgesi talep ettiği, 5253 sayılı Dernekler Kanununun 32/k maddesi ve HMK'nın 383. maddesi gereğince de derneğin defter ve belgeleri için zayi belgesi verilmesi hususunda hangi mahkemenin görevli olduğuna ilişkin özel bir düzenleme bulunmaması sebebiyle, görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır (Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 17.10.2014 tarih ve 2014/7484 Esas, 2014/13777 Karar sayılı kararı ile İstanbul BAM 4.HD21.06.2018 tarih ve 2018/609 Esas, 2018/603 Karar sayılı kararı). Zayi belgesi talep eden davacının bir dernek olduğu, tacir sıfatının bulunmadığı, davanın TTK 4. ve 5. Maddelerinde tanımlanan "ticari dava" vasfında olmadığı , davacının talebi hakkında yargılama görevinin 6100 sayılı HMK nun 383. Maddesi gereğince Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görev alanına girdiği sonucuna varılmakla görevsizlik kararı verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı...tarafça açılan DAVANIN, HMK 114/1-c maddesi gereğince mahkememizin görevsiz olması nedeniyle dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİ ile, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-HMK 20/1 maddesi gereğince, kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içinde talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İSTANBUL SULH HUKUK MAHKEMESİNE tevzi edilmek üzere İstanbul Adliyesi Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, aksi halde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 3-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair; tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/10/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

*Bu evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1879, K. 2026/749, T. 16.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1879-e-2026-749-k-e09a9434573a