İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1825 E. 2026/794 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1825
Karar No
2026/794
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1825 Esas KARAR NO : 2026/794

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 30/09/2026 KARAR TARİHİ : 15/10/2026 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının kullanımında bulunan "...Mah. ... Cad. No:.. Gaziosmanpaşa/İstanbul" adresinde 18.03.2026 tarihinde yapılan kontrolde, "Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. Madde 1/a fıkrasında yer alan şirketimizle ikili anlaşma olmaksızın sözleşmesiz bir şekilde dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi kullanıldığı" hususu tespit edilmiş olduğunu, karşı tarafın işbu tüketiminin, zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42/1-a maddesi kapsamında kaçak elektrik kullanımı niteliğinde olması sebebiyle karşı taraf/borçlu adına... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının tanzim edildiğini, kaçak elektrik kullanımına istinaden; Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri doğrultusunda ... numaralı fatura ile 14.675,75-TL tutarında kaçak elektrik tüketim bedeli tahakkuk ettirilmiştir. Davalı/borçlu adına tanzim edilen işbu fatura neticesinde davalı/borçlu aleyhine fatura bedeli, işbu bedele işleyen gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek 15.435,95-TL'nin tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderilmiş olup davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, davalı borçlu tarafça haksız ve hukuka aykırı bir şekilde yapılan işbu itirazın iptalini talep etme zaruretinin hasıl olduğunu, fatura hesaplamasının, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri kapsamında yapılmış olduğunu kaçak elektrik tarifesinden tahakkuk ettirildiğini, tespit ve tahakkukta hata bulunmadığını, şirketin uygulanmasının zorunlu olan, onaylı ulusal tarife bileşenleri hakkında müvekkili kurumun herhangi bir tasarrufunun söz konusu olmadığını, konu hakkında tasarruf sahibi olan kurumun EPDK olduğunu, dolayısıyla müvekkili şirketin tespit ve tahakkuklarında hata bulunmamakta olup haklı davanın kabulünün gerektiğini, taraflar arasındaki ilişkinin kaçak elektrik kullanımından doğması sebebiyle taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6502 sayılı Kanun kapsamında olmadığından davanın "haksız fiil" hükümlerine göre Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğini, davalı borçlunun İstanbul ... İcra Müdürlüğü ...9 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini, Davalı borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ...Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak,Mahkememiz davacısı ... - (T.C.: ... ) 'in, Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının araştırılarak gönderilmesi istenilmiştir. ...Odaları Birliği Başkanlığı' na müzekkere yazılarak, Mahkememiz davacısı, ... - (T.C.: ... ) 'in, Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının araştırılarak gönderilmesi istenilmiştir. ...Vergi Dairesine müzekkere yazılarak,Mahkememiz davacısı, ... - (T.C.: ...) 'in, Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının araştırılarak gönderilmesi istenilmiştir. GEREKÇE: Dava, faturadan kaynaklı olarak başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasında itirazın iptali talebine ilişkindir. Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır. Somut olayda, davalının tacir olmaması, işletme kazancına göre esnaf niteliğinde olması sebebiyle, dava konusunun mutlak ticari davalardan olmadığı da gözetilerek mahkememizin görevsiz olduğu anlaşılmış ve asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Mahkememizin görevsizliği sebebi ile davanın usulden REDDİNE, görevli mahkemenin İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİ olduğunun tespitine, 2-Karar kesinleştiğinde ve iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı yasanın 20. madde uyarınca süresi içinde kanun yoluna başvurulmadığı takdirde, kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması durumunda başvurunun reddi kararının tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın re'sen ele alınarak açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi uyarınca yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece nazara alınmasına, Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15.10.2026

Katip ¸

Hakim ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1825, K. 2026/794, T. 15.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1825-e-2026-794-k-660a0188fa76