İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/49 E. 2026/745 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/49
Karar No
2026/745
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/49 Esas - 2026/745 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2026/49 KARAR NO : 2026/745

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLLERİ :

DAVALI : VEKİLİ :

DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı ) DAVA TARİHİ : 21/01/2026 KARAR TARİHİ : 25/09/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 19/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;dava konusu kazada .... plakalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu, davacı araca ait araçta hasar meydana geldiği, aracın onarım gördüğü ve onarım sonrasında ikinci el piyasa değerinde azalma oluştuğu belirtilerek bakiye değer kaybı zararının davalı sigorta şirketinden tahsili dava ve talep edilmiştir. Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle;dava konusu araçta oluşan hasarın sınırlı nitelikte olduğu, araçta ağır yapısal hasar bulunmadığı, ekspertiz incelemeleri doğrultusunda gerekli ödemelerin yapıldığı ve gerçekleştirilen 5.000,00 TL değer kaybı ödemesinin yeterli olduğu savunulmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davaya konu uyuşmazlık trafik kazasından kaynaklı bakiye değer kaybı talebine ilişkin. Dosyada toplanması gereken deliller toplanmış dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, dosyaya sunulan raporda davacının aracının şoförünün meydana gelen kazada kusurunun bulunmadığı tespit edilmiş, ayrıca değer kaybı miktarı da hesaplanmıştır. Dosyaya sunulan bilirkişi raporunun tarafların ve mahkememizin denetimine açık, hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla rapora yönelik itirazlar 22/09/2026 tarihli celsede reddedilmiştir. Davacı vekili tarafından 22/09/2026 tarihli celsede bilirkişi raporunun eksik hesaplama içerdiği, Sigorta şirketi tarafından faizin hatalı hesaplandığı beyan edilmiştir. Davaya konu uyuşmazlık bakiye değer kaybının tespitine ilişkindir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ve varsa daha önceki kaza/hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin piyasa koşullarına göre tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmak suretiyle tespit edilir. Dosyanın değer kaybının tespiti ve miktarının hesaplanması yönünden Makine Mühendisi bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir. Anılan raporun incelenmesinde; araçta oluşan değer kaybı bedelinin ise Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları doğrultusunda; fotoğraflar, kaza tespit tutanağı, faturalar sigorta ekspertiz dosyası ve tüm belgeler incelenerek, aracın modeli, yaşı, hasarın ağırlığı, boyanmış olan yerler ve hasarlı bölgelerin özelliği, varsa daha önceki kazaları da nazara alınıp, aracın kaza öncesi ikinci el piyasa rayiç değeri ile tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farkın değer kaybını göstereceği ilkesine uygun olarak hesaplandığı görülmüştür. Mahkememizce faiz yönünden yapılan inceleme de davalı tarafından yapılan faiz hesabının da doğru olduğu anlaşılmış, bilirkişi tarafından hesaplanan bakiye tutar davalı tarafından yetersiz ödeme tarihinden son ödeme tarihine kadar işleyecek avans faizi hesaplanarak ödenmiş, davalının yaptığı ödeme ile davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Davalı vekili, bilirkişi raporuna istinaden davacı tarafa dava konusu değer kaybı bedeli tazminatının ilk (yetersiz) ödeme tarihinden itibaren işlemiş avans faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücretini 10/06/2026 Tarihinde ödemiş olduğundan müvekkili sigorta şirketi yönünden dava konusuz kalmış olup, taraflarının da yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığını, tüm alacak kalemleri ve yargılama giderleri ile vekalet ücreti hakkında müvekkili şirket yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiştir. HMK 331/1 maddesinde davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. Dava açılış tarihi itibariyle davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği dikkate alınarak davalı tarafın yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerekse de dava masrafları, harç ve vekalet ücretinin de ödemeler içerisinde olduğu görülmekle bu hususta karar verilmesine yer olmadığı değerlendirilmiş, ara buluculuk ücreti ise davalıya yüklenmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; 1-Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 2-Alınması gereken harç peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yatırılan ve hazineye irat kaydedilen tutarlar davalı tarafından ödendiğinden bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, 3-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, 4-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 5-Ödeme yapıldığından davacı taraf lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Davalı tarafından yargılama giderleri davacıya ödendiğinden bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.25/09/2026

Katip ..... E-imzalıdır Hakim .....E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/49, K. 2026/745, T. 25.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-49-e-2026-745-k-67debac23bb1