Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/972 E. 2026/823 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/972
Karar No
2026/823
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2025/972 Esas

KARAR NO: 2026/823

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 28/03/2025

NUMARASI: 2021/117 E. - 2025/105 K.

DAVANIN KONUSU: ... Kapsamında Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi ile Maddi Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/05/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...’nin, ... tarafından son iki cildi hariç şerh edildiğini, ancak ....’inin son iki cildini şerh edemeden vefat etmiş olduğunu, son iki cildin ise ... tarafından şerh edildiğini, davacının ...'nin yaptığı bu şerhi son iki cilt de dâhil basıp yayınlamakta olduğunu, ... tarafından şerh edilen son iki cilt (9 ve 10.cu kitaplar)için davacı .... Şti.nin ortağı ... ile ... arasında 16/02/1996 tarihli telif sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile ...'ın 350.000.000 TL (Liradan sıfırlar atılmadan) karşılığında ... son iki cildinin 50 baskı yapma hakkını .... .... Şti.ne devretmiş olduğunu, 25 Aralık 2008 tarihinde vefat eden ...’ın mirasçılarıyla yeni bir sözleşme yapıldığını ve ... söz konusu bu iki cildinin telif hakkının aynen devam ettiği kabul edilerek ...’ın Fikri ve Sınaî Eserler Kanunundan doğan tüm yasal haklarının davacıya devredildiğini, yani ...’ın vefatından sonra mirasçıları da yapılan sözleşme ile telif haklarını müvekkili yayınevine devretmiş olduğunu, davalının ise ... tarafından şerh edilen bu son iki cildi hiçbir telif sözleşmesine dayanmadan hiçbir hakkı olmadığı halde Fikri ve Sınai Eserler kanununa aykırı olarak ... yılından bu yana basmakta olduğunu, bastığı bu eserin ilk baskısından son baskısına kadar olan dağıtımını ise tek dağıtım olarak... tarafından yapılmakta olduğunu, dosyaya sundukları ..., ..., ...adlı kitap ile davacının telif hakkı alarak bastığı ...'ın tercüme ve şerh ettiği ... aynısı olduğunu, hatta bu kitabın ... yılı baskısı 724. Sayfası 6.cildin sonu denilen sayfanın alt kısmında aynen "Bu altıncı cilt ... ... günü ...'da tamamlandı. ... ... ..., 1 Aralık ... ... ..." yazmaktadır ki davacının basıp yayınladığı ve 10. Kitabın sonu ile birebir aynı olduğunu, davalı ...’ın ihtarnameden sonra bastığı ... ..., Tercüme ve Şerhi ...İstanbul Ağustos 2012 baskısını da yine davacı şirketin ... ile telif sözleşmesi yaptığı 2 cildin aynısı olmakla birlikte eserin yayıncının sunuşu bölümünde ...'dan bahsedilmeyerek 6. Sayfada başka isimler verildiğini ve bu ismi verilen kişilere katkılarından dolayı teşekkür edilmiş olduğunu, ayrıca aynı kitabın... tercümesinin başladığı 697. sayfasında dipnotta "... ...'nin tercüme ve şerhi burada sona ermiş olup, ... bundan sonraki yaklaşık bir buçuk ciltlik kısmı merhumun ömrü vefa etmediği için tercüme ve şerh edilemediğini, bundan sonraki ..., ..., ... ..., ...’un tercümelerinden yararlanılarak tamamlandığını, "... Yayınevi" ibaresiyle hedef saptırması yapılmış olduğunu, ancak bu kitapların da ...'ın şerh ederek davacıya telif hakkını verdiği ... aynısı olduğunu, davalı ...'ın Mart 2016 tarihinde ..., ..., ... adlı eseri 6. Baskı olarak ...bandrol numarasıyla en son baskıyı yaptığını, dağıtımın ise yine... tarafından yapılmakta olduğunu, bu son baskıda ... adlı eserin tamamını yani ... 'nin tercüme ve şerh ettiğini ve ... merhumun tercüme ve şerh ettiği son ciltleri şerhsiz sadece tercüme edilmiş olarak basmış olduklarını, söz konusu bu kitabın 697. Sayfasından itibaren ...'ın tercüme ettiği ciltlerin başlamakta olduğunu, böylece müvekkilinin telif hakkıyla sahip olduğu eseri bu kere sadece tercüme olarak tamamının tekrar basmış olduklarını, bunun toplam 6 baskıda Kültür Bakanlığından aldığı bandrol sayısının 12000 adet olduğunu, belirtilen sebeplerle tecavüz tehlikesi mevcut olduğunu, açıklanan nedenlerle, davalıların, telif sözleşmesi ile hak sahibi olan davacının ... ... tarafından tercüme ve şerh edilen son iki cildinin yani davacının bastığı ekte sunduğumuz 9. ve 10. Ciltlerin aynısını, ... Yayınevi olarak ..., ..., ... adıyla basan ve... .... Şti. dlarak dağıtan ve bu tecavüzü halen devam ettiren davalıların bu tecavüzünün önlenmesine, davalıların elde ettiği kârın iadesi kararı verilerek 420.000,00 TL den fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000.-TL nin yasal faizi ile birlikte müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ:

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline gönderilen tebligatların usulsüz olduğunu, davayı öğrenme tarihlerinin 03/09/2019 olarak kabul edilmesi gerektiğini, davaya süresinde cevap verildiğinin kabulünü talep ettiklerini, davacının işbu davayı açmada taraf sıfatının bulunmadığını, müvekkilinin dava dışı üçüncü kişiler olan ...'ın murislerinin varsa telif haklarını ihlal etmediğini, ayrıca davacının ...'ın eserleriyle ilgili telif haklarını aldığına dair dosyaya sunduğu belgelerin denetimden uzak olduğunu, telif hakkı sahibi olmasını kabul etmediklerini, bu sebeplerle de davanın, sıfat yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davanın zaman aşımı sebebiyle de reddi gerektiğini, müvekkilini, davacının iddia ettiği gibi ...'m telif hakkı olduğu bir eserden alıntı yapmak suretiyle ... yayma hazırlamadığını, davacının bahsettiği ... ... ...bir çok kişi tarafından tercüme edilmiş olduğunu, Türkiye'de ... çevirilerinde ...’nin çevirisinin esas alındığını, Osmanlı döneminden bu çeviri esas alınarak ... icazetinin verildiğini, ... tercümeleri ve ... geleneğinin hoca-talebe ilişkisi içinde yürümüş olduğunu, müvekkilinin çalışmasının ...’ın metnine benzemesi söz konusu ise bu husus onun da bu geleneğin bir parçası olmasından kaynaklanmakta olduğunu, müvekkili tarafından bandrol alındığına dair bir bilgi olmadığını, ... şirketi tarafından alınan bandrollerin ne kadarının kullanıldığının belli olmadığını, müvekkilinin eseri yayına hazırlayan kişi olduğunu, yayıncı olmadığını, bu sebeple bu davanın müvekkiline yöneltilmesinin de hatalı olduğunu, tazminat talebinin gerçekçi olmayan, sebepsiz zenginleşmeye yönelik fahiş bir talep olduğunu, kabul etmediklerini, açıklanan nedenlerle davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:

İlk derece mahkemesi 2021/117 esas, 2025/105 karar sayılı, 28/03/2025 tarihli kararı ile; "Toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre davalı tarafça yayınlanan 5. Basım ... tarihli ... eserinin 691. sayfasından 1025. sayfasına kadar olan kısmının, davacının ... sahibi olduğu ... eserinin 9.ve 10. cildindeki tercüme edilmiş kısımları ile birebir aynı olduğu ve herhangi bir kaynak gösterilmediği, bu itibarla davalıların davacının telif sözleşmesi çerçevesinde hak sahibi olduğu eseri izinsiz çoğaltarak dağıttıklarının ve bu haliyle davacının eserden doğan çoğaltma ve yayma hakları ile ... sahibi olarak belirtilme haklarını ihlal ettikleri kanaatine ulaşılmıştır. Davalının zamanaşımı itirazı, temadi eden fiil ve uzamış ceza zamanaşımı dikkate alınarak reddedilmiştir. Her ne kadar davalı ... vekili, davalının yayıncı olmayıp eseri yayına hazırlayan kişi olmasından bahisle tazminat sorumluluğunun olmadığı yönünde beyan ve savunmalarda bulunmuş ise de, toplanan deliller, davaya konu eserin mahiyeti ve davalıların tecavüz fiilinin kapsamı karşısında, eseri hazırlayan davalının tecavüz fiilinden kaynaklı sorumluluğunun bulunduğu, aynı yönde yerleşmiş Yargıtay uygulamalarının editör olan davalılar hakkında verilen maddi ve manevi tazminat kararlarının onanması şeklinde olduğu(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin, 2015/1181-2015/6438 E-K, 2016/14952-2017/793 E-K, 2009/14160-2011/6567 E-K, 2011/9890-2012/17245 E-K, .../12909-2014/2521 E-K, 2008/1047-2008/10933 E-K, 2008/1050-2008/10934 E-K) anlaşıldığından davalının bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir. İhlal edilen hakkın boyutu, davalıların kusurlarının derecesi, basılan kitap adetleri tam olarak tespit edilemese de tarafların incelenen ticari hacimleri hep birlikte dikkate alındığında, BK 50-51 çerçevesinde de 64.729,92 TL olarak hesaplanan tazminat tutarının takdirinin hükmedilmesi gerektiği kanaatine ulaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle davacının davasının KISMEN KABULÜ ile;

-Davalıların, davacının mali hak sahibi olduğu eserden doğan haklarına tecavüzünün tespiti ile bu tecavüzünün önlenmesine,

-64.729,92 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine" karar vermiştir.

İSTİNAF:

Davalı .... Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme kararının eksik inceleme ve hatalı değerlendirmelerle oluşturulduğunu, davaya konu "..." isimli yayının ... kapsamında "..." niteliği taşıyıp taşımadığının, alandaki diğer tercümelerle kıyaslanmadan sadece birkaç cümlelik sübjektif bilirkişi yorumuyla tespit edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı şirketin mali hak sahibi olduğunu kanıtlayan geçerli ve yazılı bir devir sözleşmesi sunamadığını, dosyadaki belgelerin ... m. 52’deki geçerlilik şartlarını taşımadığını, bu nedenle davacının dava açma ehliyetinin bulunmadığını ve davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkili şirketin yayıncılık ilişkisinin 01.12.2015 tarihinde başladığını, ancak mahkemenin bu tarihten önceki ve şirketin dahli olmayan dönemlerden de müvekkilinin sorumlu tuttuğunu, bilirkişi raporunda tespit edilen 900 bandrol yerine afaki sayılar üzerinden hesaplama yapıldığını, kullanılmayan ve mahkemeye teslim edilen bandrollerin kâr hesabına dahil edilmesinin tazminatın "sebepsiz zenginleşme aracı olmaması" ilkesine aykırı olduğunu, satışı yapılmayan ürünlerden kâr elde edilmesinin mümkün olmadığını ve olmayan bir zararın tazminine hükmedildiğini, dosyada birbiriyle çelişen birden fazla bilirkişi raporu bulunduğunu, mahkemenin bu çelişkileri gidermeden ve müvekkili şirketin sorumluluğunu sadece 5.738,71-TL ile sınırlayan raporu dikkate almadan hüküm kurmasının adalete aykırı olduğunu, müvekkili şirket tarafından yayımlanan kitabın, davacının iddiasından bağımsız olarak kendi başına ... niteliği taşıdığını ancak bu hususun mahkemece hiç değerlendirilmediğini, tüm bu hukuka aykırılıklar nedeniyle, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.

GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava; ... kapsamında eserden kaynaklı haklara tecavüzün tespiti, önlenmesi ve ... 70/3 maddesine göre (elde edilen kârın tazmini) maddi tazminat istemine yöneliktir.

İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davalı şirket vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

Dava konusunun ... niteliğinde olup olmadığı, ... kapsamında tecavüz teşkil eden eylemin bulunup bulunmadığının uzmanlık gerektiren incelemeyi gerekli kılması kapsamında mahkemece bilirkişi heyetinin oluşturulduğu, farsça tercüman bilirkişi eklenmek sureti ile kök ve ek bilirkişi raporlarının dosyaya kazandırıldığı, bu kapsamda ayrıntılı ve gerekçeli incelemeye dayalı örtüşen tespitler ışığında, davacının yayınladığı ''...'' isimli işlenme ... ile davalı tarafın yayınladığı ... ve ... basım tarihli işlenme eserler karşılaştırıldığında, 5. basım ... tarihli eserin 691. sayfasından 1028. sayfasına kadar olan kısmının, davacının 9 ve 10. kitabındaki tercüme edilmiş kısımları ile birebir aynı olduğu, bir tercümenin diğer bir tercüme ile birebir aynı olmasının her bir mütercimin farklı kişilik yapısı, eğitimi, dil becerisi dikkate alındığında mümkün olamayacağı dikkate alındığında, vâki eylemin ... 22. ve 23. maddelerinde koruma altına alınan çoğaltma ve yayma haklarının ihlaline sebebiyet verdiği, dosyaya sunulan ve incelenen davacı yayınevi (şirket) ile ... ve mirasçıları arasındaki sözleşmeler kapsamında, davacının hak sahipliği karinesinden yararlandığı, aksini gösterir herhangi bir delil bulunmadığı, böylece davalı şirketin, davalı asil ile arasında 01.12.2015 tarihi itibari ile başlayan yayıncılık hukuki ilişkisi kapsamında tecavüz eyleminden sorumlu olduğu anlaşılmıştır.

İstinaf başvurusunda bulunan davalı yayıncı şirketin, davaya kanuni süresi içerisinde cevap vermediği ve zamanaşımı defi ileri sürmediği, tahkikat aşamasında davalı şirket vekilinin 08.09.2021 tarihinde vekaletname sunduğu ve 15.09.2021 tarihinde bilirkişi raporuna itirazlarını beyan ettiği görülmüştür. HMK'nın 357. maddesi gereğince denetim makamı olan Dairemiz nezdinde resen göz önünde tutulacaklar dışında, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenmesi ve yeni delillere dayanılması mümkün olmadığından davalı şirketin, satışı yapılmayan ürünlerden kâr elde edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile tazminat hesabına yönelik tahkikat aşamasındaki rapora itirazlarını içerir istinaf sebeplerinin tetkik edilmesi gerekmiştir. Bu hususta yapılan inceleme neticesinde, mahkemece ihlal edilen hakkın boyutu, davalıların kusurlarının derecesi, basılan kitap adetleri tam olarak tespit edilemese de tarafların incelenen ticari hacimleri hep birlikte dikkate alındığı gerekçesi ile TBK'nın 50-51. maddesi çerçevesinde mahkemece 10.500 adet bandrol üzerinden yapılan hesaplamaya göre her iki davalı yönünden müteselsilen 64.729,92-TL maddi tazminata hükmedilmiş ise de Kültür Bakanlığının 17.05.2019 tarihli cevabi yazısı kapsamında davalı şirketin aldığı bandrol sayısının 4.100 adet olduğu bilgisinin verildiği, davalı tarafça kullanılmayan 2.500 adet bandrolün dosyaya ibraz edildiği görülmüştür. Dolayısıyla ... 70/3. maddesine göre elde edilen kârın tazmini talebi kapsamında 1.600 adet bandrol üzerinden hesaplama yapılarak ortalama birim satış fiyatı x satış adedi x faaliyet karlılık oranı formülasyonu neticesinde (23,86 x 1600)% 26,724 üzerinden) 10.202-TL yönünden davalı şirketin maddi tazminattan sorumlu tutulması gerektiği anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle, davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına,

''Davanın kısmen kabulüne, davalıların eyleminin, davacının mali hak sahibi olduğu eserden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile tecavüzün önlenmesine,

-64.729,92 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte , davalı şirketin 10.202-TL maddi tazminat yönünden sorumlu tutularak, davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine'' karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı ... vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,

2-Bakırköy .... Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin ../03/2025 tarih, 2021/.E, 2025/.K. sayılı kararının, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,

3-Davanın KISMEN KABULÜNE,

Davalıların eyleminin, davacının mali hak sahibi olduğu eserden doğan haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile tecavüzün önlenmesine,

64.729,92 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı şirketin 10.202-TL maddi tazminat yönünden sorumlu tutularak, davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine,"

4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

4/a-Kabul edilen tecavüzün önlenmesi talebi yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu harç, kısmen kabul edilen maddi tazminat talepleri yönünden 4.421,70 TL harçtan peşin alınan 1.707,75, TL'nin mahsubu ile bakiye 3.445,95-TL maktu harcın davalı ...'dan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan; 35,90-TL başvurma harcı, 1.707,75-TL peşin harç, 5,20-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.748,85 TL harcın 696,90 TL'lık kısmından davalı ... Yayınevi'nin, tamamından davalı ...'ın sorumlu olacak şekilde müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,

4/c-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 12.250,00-TL bilirkişi ücreti ve 1.752,30 TL posta-tebligat masrafı olmak üzere toplam 14.002,30-TL yargılama giderinden, davanın kabul ve reddi oranında hesaplanan 11.532,99 TL'sinin, davalı ... Yayınevi 1.817,70 TL'lık kısmından, davalı ... tamamından sorumlu olacak şekilde tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

4/ç-Davalı ... tarafından yatırılan 1.125,00 TL bilirkişi ücretinden, davanın kabul ve reddi oranında hesaplanan 947,69 TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,

4/d-Davalı ... tarafından yatırılan 1.125,00 TL bilirkişi ücretinden, davanın kabul ve reddi oranında hesaplanan 760,90 TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,

4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen tecavüzün tespiti, önlenmesi davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen müştereken tahsiliyle davacıya verilmesine,

4/f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen maddi tazminat davası yönünden 55.000-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsiliyle davacıya verilmesine,

4/g-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen maddi tazminat davası yönünden 10.202,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'den tahsiliyle davacıya verilmesine,

4/h-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen maddi tazminat davası yönünden 35.270,08 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,

4/ı-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen maddi tazminat davası yönünden 55.000-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine,

5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;

5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı ... tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 300,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.983,10TL'nin davacıdan tahsiliyle davalı ...'ne verilmesine,

5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

6- HMK'nın 333. maddesi gereğince mevcut ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 14/05/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/972, K. 2026/823, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-972-e-2026-823-k-fe03d26bd732