İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1053 E. 2026/810 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1053
Karar No
2026/810
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1053 Esas KARAR NO : 2026/810

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/10/2025 KARAR TARİHİ : 28/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin sektörün önde gelen dental implant üreticilerinin Türkiye distribütörü olup davalıya 19 adet implant satışı ve teslimi gerçekleştirdiğini, bu implantların davalının hastalarında kullanılarak cerrahi işlem formunun müvekkile teslim edildiğini, söz konusu ürünlere ilişkin 71.687,00 TL tutarında fatura düzenlendiğini ancak davalı borçlu tarafından ödemeden imtina edildiğini, alacağın tahsili amacıyla ... 17. İcra Dairesi'nin... E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve hukuka aykırı şekilde borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, taraflar arasındaki zorunlu arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını belirterek davalı borçlunun ... 17. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı icra takip dosyasındaki borca itirazının iptalini, icra takibinin takip talebinde yazılı olan esaslar doğrultusunda aynen devamını, davalının asıl alacak tutarının %20’sinden az olmayacak şekilde icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK'nun 67. Maddesine göre alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. ... 17. İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 71.687,00-TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; "dosyada mevcut tüm belgelerin incelendiğini, davacı vekili tarafından sunulan 15.10.2025 tarihli dava dilekçesinde özetle davacı şirket tarafından davalıya 19 adet implant satışı ve teslimi gerçekleştirildiğini, davalının hastalarında kullanılan bu malzemelere ilişkin 71.687,00 TL tutarında fatura düzenlenen borcun ödenmemesi üzerine başlatılan ... 17. İcra Dairesi'nin ...E. sayılı icra takibine davalının haksız şekilde itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini bildirdiğini, davacının 2024 ve 2025 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tasdik ettirildiğini, davacı defterlerinde davalı şirketten 71.687,00 TL tutarında fatura alacağı bulunduğunun kayıtlı olduğunu belirttiğini, davalının ise ... 17. İcra Dairesi Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasına sunduğu 20.06.2025 tarihli itiraz dilekçesinde faturanın ve malların tarafınlarca alınmadığını, muhasebe kayıtlarında yer almadığını belirterek borcun tamamına ve takibe itiraz ettiğini ifade ettiğini, ilgili vergi dairesinden celbedilen 2024 yılı BS formu ile BA formunda dava konusu 30.10.2024 tarihli 71.687,00 TL tutarındaki faturanın her iki tarafın formlarında da kayıtlı olduğunu tespit ettiğini, inceleme gününde davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmediğini aktardığını ve tüm bu hususlar neticesinde davacının davalıdan 71.687,00 TL tutarında fatura alacağı bulunduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir." denilmiştir. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). Mevcut olayda davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu anlaşılmakla davacı tarafın ticari defterleri hükme esas alınmıştır. HMK'nın MADDE 222. maddesinde; "(1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." denmektedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı taraf inceleme gününde ticari defter ve belgelerini sunmamıştır. Davalı firmanın ilgili faturalara 6102 sayılı TTK’nun 21/2 maddesi hükmüne göre 8 gün içinde itiraz etmediği görülmüş olup “Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren (8) sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır” hükmü bulunmaktadır. Davalı TTK’.nun m.21/2 hükmüne göre süresinde itiraz etmemiştir. Bu nedenle faturanın içeriğini kabul etmiş sayılmaktadır. Tarafların bilirkişi raporuna itirazları olmamıştır. Usulüne uygun tutulan davacı tarafın ticari defterlerine göre davacının talep edebileceği toplam alacağın 71.687,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Gerek icra aşamasında gerekse yargılama aşamasında söz konusu borcun ödenmediği anlaşılmakla davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının kabulü ile likit olan alacağa yapılan itirazdan dolayı davacı lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davanın KABULÜ ile; ... 17. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile takibin 71.687,00 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki diğer koşullar ile devamına, 2- 71.687,00 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 4.896,93897 TL ilam harcından peşin alınan 865,80TL harcın mahsubu ile bakiye 4.031,13897 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 8.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.052,50 TL posta masrafı, 615,40TL başvuru harcı, 865,80 TL peşin harç olmak üzere toplam 10.533,7TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 28/09/2026 Katip ... ✍e-imzalıdır

Hakim ... ✍e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1053, K. 2026/810, T. 28.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1053-e-2026-810-k-5173911171d6