Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/623 E. 2026/1653 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/623
- Karar No
- 2026/1653
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/623 KARAR NO : 2026/1653
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :18/02/2025 NUMARASI :2023/131 Esas - 2025/99 Karar
DAVACI ... (T.C. NO:...) - ... Maltepe/İSTANBUL VEKİLİ :Av. ... - .... İzmit/KOCAELİ DAVALI : ... (T.C. NO:...) - ...Merkez/BİLECİK VEKİLİ :Av. ... - .... Etimesgut/ANKARA DAVA :İtirazın İptali DAVA TARİHİ :28/12/2018
KARAR TARİHİ :25/09/2026 KR. YAZIM TARİHİ :19/10/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari münasebet gereğince 2016 yılında borç doğurucu işlemler gerçekleştiğini, 01/08/2016 tarihli fatura incelendiği zaman davalının borcunun 63.602,00-TL olduğunun görüleceğini, borcun ödenmemesi nedeniyle Kocaeli 8. İcra Dairesinin 2018/26971 esas sayılı dosyası ile başlattıkları takibe davalı borçlu tarafından 16/05/2018 tarihinde kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, itirazın amacının tahsile engel olmak ve mal kaçırmak olduğunu beyan ederek; itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına ve uygun görülecek teminat karşılığı, borçlunun borca yeter miktarda menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslarda olan hak ve alacaklarının haczi için ihtiyati haczine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davaya bakmakta yetkili mahkemenin Bilecik mahkemeleri olduğunu, dava konusu faturaya ilişkin malların davalıya teslim edilmediğini, faturanın bir alacağın varlığını tek başına ispat edecek bir belge olmayıp davacı tarafın tek taraflı olarak fatura düzenleyip davalıdan haksız para talep ettiğini, ...'nın davalının yapmış olduğu inşaatın işlerin malzemeli olarak yapımını üstlendiğini, ...'nın inşaatta kullanılacak olan malzemeleri davacıdan aldığını, bunun karşılığında da müvekkilinin ...'ya devretmiş olduğu Bilecik İli İsmetpaşa Mahallesi 753 ada 18 parselde A Blok 17 numara zemin kat sağ köşe taraftaki dükkanın mülkiyetinin davacıya devredildiğini, müvekkili ile davacı arasında bir sözleşme ilişkisi de söz konusu olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Davanın KABULÜ ile; 1-Kocaeli 8. İcra Müdürlüğünün 2018/26971 esas sayılı dosyasına borçlunun yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, 2-Takibin 63.602,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, 3-Asıl alacağın (63.602,00 TL) %20 si oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın dilekçesinin ekinde sunulan faturaya konu olan malın müvekkile teslim edilmediği gibi söz konusu faturanın da müvekkile herhangi bir şekilde tebliğ edilmediğini, faturanın bir alacağın varlığını tek başına ispat edecek bir belge olmadığını, kaldı ki davacı tarafın tek taraflı olarak fatura düzenleyip müvekkilden haksız olarak para talep ettiğini, bu durumun kabulünün hukuken mümkün olmadığını, dosya içeriğinde bulunmasına rağmen ilk derece mahkemesi tarafından ticari defter kayıtlarının incelenmeden karar verildiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/02/2025 tarih, 2023/131 Esas - 2025/99 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; faturadan kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafça taraflar arasındaki ticari münasebet gereğince 2016 yılında borç doğurucu işlemler gerçekleştiğini, 01/08/2016 tarihli fatura incelendiği zaman davalının borcunun 63.602,00-TL olduğunun görüleceğini, borcun ödenmemesi nedeniyle Kocaeli 8. İcra Dairesinin 2018/26971 esas sayılı dosyası ile başlattıkları takibe davalı borçlu tarafından itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali istemiyle eldeki davanın açıldığı, davalı tarafça dava konusu faturaya ilişkin malların müvekkiline teslim edilmediğini, faturanın bir alacağın varlığını tek başına ispat edecek bir belge olmayıp davacı tarafın tek taraflı olarak fatura düzenleyip müvekkilinden haksız para talep ettiğini, ...'nın müvekkilinin yapmış olduğu inşaatın işlerin malzemeli olarak yapımını üstlendiğini, ...'nın inşaatta kullanılacak olan malzemeleri davacıdan aldığını, bunun karşılığında da müvekkilinin ...'ya devretmiş olduğu Bilecik İli İsmetpaşa Mahallesi 753 ada 18 parselde A Blok 17 numara zemin kat sağ köşe taraftaki dükkanın mülkiyetinin davacıya devredildiğini, müvekkili ile davacı arasında bir sözleşme ilişkisi de söz konusu olmadığını beyan ederek davanın reddini talep ettiği, Mahkemece davanın ... ile dava dışı ... arasındaki adi ortaklık olduğunu, davanın adi ortaklığı oluşturan ortaklardan sadece ... aleyhine açılması nedeniyle davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 10/02/2023 tarih, 2022/394 esas ve 2023/132 karar sayılı ilamı ile; "...davanın konusu para alacağı olduğundan, davalı ortaklar bu borçtan müteselsil sorumlu bulunduklarından ortaklardan biri ya da tümüne karşı dava açılabilecektir.Bu durumda mahkemece, davalının taraf ehliyetinin bulunduğu gözetilerek işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde taraf teşkili sağlanamadığından davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmamış, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerekmiştir. Kabule göre de; davalının faturanın adi ortaklık adına alındığına ilişkin beyanı üzerine borçlunun adi ortaklık olduğunun kabul edildiği, ancak dosyada davalının beyanı dışında adi ortaklık olduğuna dair bir delil olmadığı ve mahkemece bu yönde araştırma yapılmadığı anlaşılmakla kararın bu nedenle de kaldırılması gerekmiştir. Diğer yandan bilirkişi raporunda davalı defterlerinin incelenmediği, BA-BS araştırması da yapılmadığı anlaşılmakla bilirkişi raporlarının da yetersiz olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda ilk derece mahkemesince yapılması gereken iş; davada taraf eksikliği bulunmadığından işin esasına girilmesi, bilirkişi raporu yetersiz olduğundan davalının varsa ticari defterleri ile işletme defterinin ve BA-BS formlarının getirtilerek bir mali müşavir bilirkişiden her iki tarafın da defterlerinin incelendiği, taraf ve mahkeme denetimine elverişli rapor alarak oluşacak sonuca göre bir karar vermek olmalıdır..." gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırıldığı, Mahkemece kaldırma ilamı doğrultusunda BA-BS formlarının getirtilerek bir mali müşavir bilirkişiden her iki tarafın da defterlerinin incelendiği bilirkişi raporu alınarak davanın asıl alacak üzerinden kısmen kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır. Mahkemece kaldırma ilamımızdan sonra alınan 17/01/2025 tarihli bilirkişi raporu ile; "...1-) Davacı taraf kayıtlarına göre 2016 yılında davalının ... İnşaat – ... ünvanlı kişiye emtia satışına bağlı cari hesabın bulunduğu 31.12.2016 tarihi itibariyle Cari Hesap Alacağının 204.381,54 TL olduğu, 2-Davacının İcra Takibine konu yaptığı 01.08.2016 tarihli KDV dahil 63.602,00 TL tutarlı satış faturasını yasal kayıtlarına ve BS Formlarına dahil ettiği, bu tutarda davalıdan alacaklı olduğu ancak davacı satış faturasını dosyaya sunmadığı, 3-) Dosyada davalı olarak yer alan ve adına İcra Takibi yapılan ...’ın şahsi mükellef olmadığı, Bilecik Vergi Dairesi kaydının ... – ... Adi Ortaklığı olarak yapıldığı, davacının takip konusu yaptığı KDV dahil 63.602,00 TL faturanın Adi Ortaklık Defterlerinde kayıtlı olup BA Formunda beyan ettiği ancak söz konusu 044149 seri nolu faturanın incelenen belgeler arasında yer almadığı, 4-) Tarafların dosyaya gelen BA/BS Formlarının birbirini teyit ettiği, davacı tarafında 2021/8. Dönem BS Formunda takip konusu 1 adet faturanın 53.900,00 TL net tutarını beyan etmiş olduğu, aynı tutarda 1 adet faturanın ... – .... Adi Ortaklığının 2021/8. Dönem BA Formunda yer aldığı, 5-) Davalı tarafın beyanı ile inceleme konusu yapılan ... – .... Adi Ortaklığının 2016 yılında davacı ...’dan yapılan faturalı alışlarına ve takip konusu yapılan 63.602,00 TL lik faturaya ait herhangi bir ödemesinin bulunmadığı, 31.12.2016 tarihli Kapanış Kaydı Satıcılar Hesabının 645.617,87 TL borcun içinde takip konusu davacıya ait fatura bedelinin de yer aldığı ancak şahıs işletmesi niteliğinde mükellefiyet kaydı olan Adi Ortaklık borcunun ortaklardan biri olan Davalı ... tan takip konusu yapılıp yapılamayacağı hususundaki takdirin Mahkemenize ait olduğu..." şeklinde mütalaada bulunulmuştur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bilirkişi aracılığıyla incelenen davacı ticari defterlerine göre, takip tarihi itibariyle davalıdan 63.602,00 TL alacaklı durumdadır. Davalı ile dava dışı ... adi ortaklığının ticari defterlerine göre ise, davacının takibe konu faturası davalı ile dava dışı ... adi ortaklığının kayıtlarında yer almakta olup, takip tarihi itibariyle davacıya 63.602,00 TL borçlu görünmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Bu durumda borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır(Yargıtay 11. HD'nin 19/12/2018 tarih ve 2017/2642 E. - 2018/8096 K. sayılı kararı). Zira, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar aleyhine delil teşkil eder(Yargıtay 19. HD'nin 09/11/2016 tarih ve 2016/3391 Esas - 2016/14472 Karar sayılı ilam). Bu durumda davalı ile dava dışı ... adi ortaklığı davacının faturalarını benimseyerek ticari defterine kaydettiğine ve her bir ortak bu borçtan müteselsil sorumlu bulunduklarından göre, kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerekir. Böyle bir ispat ise dosya kapsamı itibariyle mevcut değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davanın asıl alacak üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 4.344,65-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 1.086,16-TL'nin mahsubu ile kalan 3.258,49-TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın dairemizce taraflara tebliğine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/09/2026
... Başkan ... ¸e-imzalıdır
... *Üye ... ¸e-imzalıdır .... Üye ... ¸e-imzalıdır
..... Katip ... ¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*