Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/616 E. 2026/1663 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/616
Karar No
2026/1663
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/616 - 2026/1663 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2025/616 KARAR NO : 2026/1663

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ...(...) ÜYE : ...(...) KATİP : ...(...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :25/02/2025 NUMARASI :2024/140 Esas - 2025/117 Karar

DAVACI :... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - .... Ümraniye/İSTANBUL VEKİLİ : Av. ... - .... İzmit/KOCAELİ DAVALI :... ARAÇ KİRALAMA OTOMOTİV TURİZM İNŞAAT GIDA TEKSTİL GAYRİMENKUL DANIŞMANLIĞI SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - ... Nilüfer/BURSA VEKİLİ : Av. ... - .... Osmangazi/BURSA İHBAR OLUNANLAR :1-.... (T.C. NO:...) - .... Sarıyer/İSTANBUL VEKİLİ : Av. ... - ....Sarıyer/İSTANBUL : 2-.... (T.C. NO:...) - .... İzmit/KOCAELİ DAVA :İtirazın İptali DAVA TARİHİ :14/03/2024

KARAR TARİHİ :28/09/2026 KR. YAZIM TARİHİ :19/10/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/04/2023 günü dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki müvekkiline sigortalı ... plakalı araç ile müteveffa ... idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucunda ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, emniyet birimlerince düzenlenen kaza tespit tutanağında sigortalı aracın sürücüsü ...'nın yasal sınırın üzerinde alkollü ve kusurlu olduğunun tespit edildiğini, sigortalı aracın neden olduğu kaza neticesinde, ... plakalı aracın hasar gördüğünü ve bu araçtaki sürücü ...'ın vefat ettiğini, kaza nedeniyle ... plakalı plakalı araç sahibi ...'ya aracı için 91.450,00 TL ve müteveffanın mirasçıları ...'a 187.243,54 TL .... ve.... tazminat ödemesi yapıldığını, sigortalı sürücünün 1,19 promil alkollü olduğunu, ödenen bedellerin rücu için Gölcük İcra Dairesinin 2024/131 sayılı dosya ile başlatılan takibe itiraz edildiğini beyan ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; uzun süreli araç kiralama sözleşmelerinde sorumluluğun kiraya veren araç malikinde değil, aracı kiralayana geçtiğini, aracın uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile ... isimli şahsa kiralandığını, sözleşme tarihinin kaza tarihini kapsadığını ve sorumluluklarının olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Davanın REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından uyuşmazlığa konu ölümlü trafik kazasının salt alkolün etkisi ile gerçekleşmediği yönündeki tespitinin maddi gerçeklikle bağdaşmadığını, somut olayda, sigortalı araç sürücüsü ...'ın etkisinde bulunduğu alkol oranın yasal sınırların çok üzerinde iken trafiğe çıktığı ve ...'ın ölümü ile sonuçlanan trafik kazasına asli kusurlu olarak sebebiyet verdiğinin şüphesiz olduğunu, bu sebep ile dosya kapsamında kusur oranlarının da hatalı değerlendirildiğini, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/02/2025 tarih, 2024/140 Esas - 2025/117 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; ZMSS poliçesi kapsamında sigortacı tarafından üçüncü kişilere ödenen tazminat bedelinin, sürücünün alkollü olduğu ve kusurlu davrandığı iddiasıyla kendi sigortalısından rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile davalı sigortalı ... Araç Kiralama Oto. Tur. İnş. Gıda Teks. Gay. Dan. San. Tic. Ltd. Şti. adına olan ... plakalı aracın, 23/04/2023 tarihinde ihbar olunan alkollü sürücü ... sevk ve idaresindeyken, müteveffa ... idaresindeki ... plakalı araç ile Kocaeli Gölcük İlçesi Merkez Mahallesinde çarpışmaları sonucu maddi hasarlı ve ölümlü trafik kazası meydana geldiği, davacı sigorta şirketi tarafından ... plakalı aracın hasar bedeli ve müteveffa ...'ın mirasçılarına tazminat ödemesi yapıldığı, sigortalı aracın sürücüsünün 1.19 promil alkollü olması nedeni ile ödenilen bedelin iadesinin talep edildiği, sürücünün kaza anında alkollü olması ve asli kusurlu olması nedeniyle rizikonun teminat dışı olduğu gerekçesi ile ödediği bedelin araç işleteninden rücuen tahsili için eldeki davanın açıldığı, davalı tarafça aracın ... isimli şahısa 27/03/2023 ile 26/11/2023 tarihleri arasında uzun dönem olarak kiralandığını, bu sebeple davalı müvekkili aracın kiralandığı tarihten itibaren işleten sıfatına sahip olmadığından meydana gelen zarardan dolayı sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini talep ettiği, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu, savcılık raporu, kaza tespit tutanağı ve evrak kapsamına göre kazanın salt sürücünün almış olduğu alkolün etkisiyle meydana gelmediği, bu durumda KTK'nın 95/2 maddesinde ve ZMMS Poliçesinin Genel Şartlarının B.4.C maddesinde yer alan yazılı rücu hallerinin mevcut olmadığı kanaatiyle davanın reddine karar verildiği, verilen bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 1409. maddesinde; "(1)Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur. (2)Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir." hükmü düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Yönetmeliğinin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97/1. maddesinde; alkollü içki almış olması nedeniyle; güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, bu konu ile ilgili olan "b-2" bendinde alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir. 2918 sayılı KTK'nın 95/2. maddesi uyarınca; sigorta sözleşmesinden veya sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerinden doğan nedenlerle sigortacının tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin haller sigortacı tarafından 3. kişilere karşı ileri sürülemeyeceğinden; sigortacı zarar görene ödeme yaptıktan sonra tazminatın kaldırılması ya da indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir. ZMMS Poliçesi Genel Şartlarının B.4/d maddesi hükmü uyarınca da tazminatı gerektiren olayın, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin alkol almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa, sigortacı 3. kişinin zararını karşıladıktan sonra akidi olan kendi sigortalısına rücu edebilir. Davacı sigortacının aracın alkollü kullanılmış olması nedeniyle bu aracın neden olduğu kaza sonucu 3. kişiye ödenen sigorta tazminatını talebe hakkı bulunmaktaysa da, bu talebi sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına isabet eden miktarla sınırlı olup, ayrıca; münhasıran alkol etkisiyle kazanın meydana gelmiş olması gereklidir. ZMMS Genel Şartlar B.4 maddesi uyarınca rizikonun teminat dışı olması ve sigortacının rücu hakkının doğması için Yerleşik Yargıtay İçtihatlarında belirtildiği üzere kazanın münhasıran alkolün etkisinde meydana gelmesi gerekir ("Yargıtayın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin saptanması durumunda, oluşan hasar poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne, aksi halde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir." (Bkz.YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 2.3.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.2005 gün 2005/11-624-713 sayılı ilamları) Yargıtay 4. HD., 23/11/2021 tarih, 2021/16576 E., 2021/8995 K, Yargıtay 11. HD'nin 23/06/2025 tarih, 2025/2402 Esas ve 2025/4431 Karar sayılı ilamı) Açıklanan hükümler uyarınca, sigorta şirketi rücu nedenlerinden biri olduğu taktirde ancak ödemekle yükümlü olduğu ve dava dışı zarar gören üçüncü kişiye ödediği tazminatın rücunu talep edebilir. Somut olayda mahkemece aldırılan bir nöroloji uzmanı ile iki trafik polis memurundan oluşan heyetçe düzenlenen 13/12/2024 tarihli bilirkişi raporu ve Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/140 E. sayılı dosyasındaki tespitler birlikte değerlendirildiğinde, dava dışı müteveffa sürücü ...'ın idaresindeki araç ile tali yoldan gelirken kendisine yanan kırmızı fasılalı ışık ihlali yaparak ana yola kontrolsüz bir şekilde çıktığı, bu eylemi ile 2918 sayılı KTK’nın 57. maddesini ihlal ederek kazanın oluşumunda %70 oranında asli kusurlu olduğu, davalı sigortalı araç sürücüsü ...'nın ise 1.19 promil alkollü vaziyette iken kavşağa yaklaşırken hızını azaltmaması nedeniyle KTK’nın 52. maddesini ihlal ederek %30 oranında tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Kazanın meydana gelmesinde karşı taraf sürücüsünün kavşakta geçiş hakkı ihlali ve asli kusuru asıl etken olduğundan, sigortalı araç sürücüsü tamamen alkolsüz olsaydı dahi aniden önüne çıkan araç nedeniyle bu kazanın gerçekleşebileceği anlaşılmaktadır. Bilirkişi heyeti raporuyla da sabit olduğu üzere, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşmediği, üçüncü kişinin ağır kural ihlali ve asli kusurunun aradaki illiyet bağını kestiği sabittir. Açıklanan bu nedenlerle davacı sigorta şirketi tarafından kazanın salt alkolün etkisiyle meydana geldiği hususu ispatlanamadığından ve rücu koşulları oluşmadığından, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 615,40-TL'nin mahsubu ile kalan 116,60-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 4-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 8-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/09/2026

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/616, K. 2026/1663, T. 28.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-616-e-2026-1663-k-05a9f716fc1e