Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1772 E. 2026/2446 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1772
Karar No
2026/2446
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1772 KARAR NO : 2026/2446 KARAR TARİHİ : 30/09/2026

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29/04/2026 NUMARASI : 2026/29 ESAS 2026/235 KARAR

DAVACI : ... - ...- ... VEKİLLERİ : Av. .... DAVALI : 1 -... -...- ... VEKİLİ : Av. .... DAHİLİ DAVALI : 1 -... DAVANIN KONUSU : Şirketin İhyası

İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 30/09/2026 YAZIM TARİHİ : 30/09/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/04/2026 tarih, 2026/29 Esas, 2026/235 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, ...'nün ... sicil numarasında kayıtlı ... ... Mensupları Yapı Kooperatifi'nin eski üyelerinden olduğunu, kooperatifin tasfiye sürecine girdiğini ve tasfiye işlemlerinin tamamlanarak 28/02/1997 tarihinde ticaret sicil kaydının silindiğini, ancak tasfiye işlemleri sırasında kooperatif adına kayıtlı "... ili ... ilçesi ... Mah. 6307 Ada 9 parsel" sayılı taşınmazın tasfiye dışı bırakıldığını, bu taşınmazın kök kaydının "... ili ... ilçesi ... 1643 ada 6 parsel, cilt 5, sayfa 493'te" yer aldığını, söz konusu kayıtta (sayfa 493) malik unvanının "S.S.... ... Yapı Kooperatifi" olduğunu, ancak imar düzenlemesi sırasında tapuda 493. sayfasından 5902. Sayfaya aktarımının yapıldığı esnada unvandaki "..." ibaresinin sehven yazılmamış ve unvanın "S.S. ... Yapı Kooperatifi" olarak eksik tescil edildiğini, tapu kayıtlarındaki bu maddi hata ve unvan eksikliği nedeniyle söz konusu taşınmazın tasfiye sürecinde fark edilmediğini ve tasfiye dışı bırakıldığını, TTK'nun 547 vd. md. uyarınca tasfiye sonrasında ortaya çıkan bu malvarlığının ortaklara paylaştırılması veya devri gibi işlemlerin düzeltilmesi için kooperatifin tüzel kişiliğinin ihyasına, ek tasfiye işlemlerini yürütmek üzere ...'in tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Dava konusu kooperatifin ticaret sicil kaydının 16/11/1996 tarihli tasfiye sonucu Genel Kurul Kararı doğrultusunda, 28/02/1997 tarihinde Ticaret Sicili'nden terkin edildiğini ve terkin işleminin 18/03/1997 tarihinde ilan edilerek kesinleştiğini, tüzel kişiliğin terkininden yaklaşık 28 yıl sonra açılan işbu davanın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, kooperatifin Ticaret Sicilden terkin işleminin, tasfiye sürecinin tamamlanmasını müteakip, yetkili organ olan tasfiye sonu genel kurulun açık iradesine dayanılarak gerçekleştirildiğini, tasfiye işlemlerinin sona erdiğinin bildirilmesi üzerine yapılan terkin işleminin yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine uygun olup, herhangi bir hukuki aykırılık içermediğini, bu nedenle müvekkili müdürlüğe izafe edilecek bir kusur olmadığı gibi iş bu davanın açılmasına da sebebiyet vermediğini, müvekkilinin zorunlu hasım olduğunu, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derce Mahkemesinin kararında özetle; İhyası talep edilen kooperatifin tasfiyesinin sona ermesi nedeniyle 09/07/1997 tarihinde sicil kaydının Ticaret Sicili'nden silindiğini, ihyası istenen kooperatife ait "... ili ... ilçesi, ... Mah., 6307 ada, 9 parsel" sayılı taşınmazın bulunduğunu, davaya konu kooperatif adına kayıtlı taşınmaz bulunmasının ihya talebi için haklı sebep oluşturduğunu, TTK'nun 547. Maddesi uyarınca ek tasfiye işlemleri için kooperatifin ihyasına, tasfiye memuru olarak ... T.C.No'lu ...'in atanmasına, kararın Ticaret Sicilde tescil ve ilanına karar verildiği anlaşılmıştır. DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... Odası Sicil Müdürlüğü vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; Yerel mahkemece eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile hüküm kurulduğunu, davacının aktif husumet ehliyeti, taşınmazın ihyası istenen kooperatife aidiyeti, tapu kayıtlarında bulunduğu ileri sürülen maddi hata ve yaklaşık 29 yıl sonra açılan davanın hukuki sonuçları yeterince değerlendirilmeksizin davanın kabulüne karar verildiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, işbu davanın hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün işbu davada husumet ehliyetinin bulunmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava; "Kooperatifin İhyası" istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi'nce, davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı; ihyası istenen kooperatife ait "... ili ... ilçesi, ... Mah., 6307 ada, 9 parsel" sayılı taşınmazın bulunduğu, davaya konu kooperatif adına kayıtlı taşınmaz bulunmasının ihya talebi için haklı sebep oluşturduğu anlaşıldığından, TTK'nun 547. Maddesi uyarınca ek tasfiye işlemleri için kooperatifin ihyasına, tasfiye memuru olarak ... T.C.No'lu ...'in atanmasına, kararın ticaret sicilde tescil ve ilanına, davalı ...'nün yasal hasım olması ve ihyası istenilen kooperatifin T.Sicilinden silinmesinde Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün herhangi bir kusurunun bulunmaması dikkate alınarak, yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına dair mahkemece karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince Davalı ... Odası Sicil Müdürlüğü vekilinin ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcının başlangıçta yatırıldığından davalıdan yeninden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 30/09/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.

... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1772, K. 2026/2446, T. 30.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1772-e-2026-2446-k-4651b1feca04