Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2016 E. 2026/2448 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/2016
- Karar No
- 2026/2448
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2016 KARAR NO : 2026/2448 KARAR TARİHİ : 30/09/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/10/2023 NUMARASI : 2018/547 ESAS 2023/737 KARAR DAVACI : ... VEKİLİ : Av. .... DAVALI :... VEKİLİ : Av. .... DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 30/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/09/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/547 esas 2023/737 karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında makine ve ekipmanları alım-satım hususunda anlaşma sağlandığını, davalı şirketin borcuna istinaden 04/03/2017 düzenleme tarihli, 127317 sıra numaralı 662.267,92.TL ve 04/03/2017 düzenleme tarihli, 127318 sıra numaralı 67.732,00.TL bedelli irsaliyeli faturalar düzenlendiğini, faturaların tarafların ticari defterlerine işlendiğini, müvekkilinin makine ve ekipmanları davalı şirket yetkilisi ...'a teslim ederek borcunu ifa ettiğini, ancak davalının fatura bedellerini ödemediğini, bunun üzerine alacağın tahsili amacıyla .... İcra Dairesi'nin 2018/3238 sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalının haksız ve kötüniyetli olarak usulsüz tebliğ şikayetinde bulunarak borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu belirterek, davalının .... İcra Dairesi'nin 2018/3238 sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davalı vekili, davacı şirket ile müvekkili arasında düzenlenen 04/03/2017 tarihli satış protokolü ile davacı şirkete ait bir kısım makine ve ekipmanların müvekkili şirkete KDV dahil 730.000,00.TL bedelle satışının yapıldığını, protokol gereğince satış bedeli karşılığında müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından davacı şirket yetkilisi ...'a 11 adet toplamda 730.000,00.TL bedelli çeklerin teslim edildiğini, satışa konu makine ve ekipmanların müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından teslim alındığını, satış işlemi karşılığında düzenlenen 662.267,92.TL ve 67.732,00.TL bedelli faturalarda ödeme şeklinin çek ile yapılacağının belirtildiğini, çeklerin tamamının ödenmesi üzerine irsaliyeli faturalara istinaden müvekkilinin hiçbir borcu kalmadığını, davacının borcun ödendiğini bilmesine rağmen haksız ve kötüniyetli olarak icra takibi başlattığını, ayrıca davacının ödendiğini bildiği çekler hakkında Savcılığa şikayet dilekçesi vererek 11 adet çekin ödenmesinin engellendiğini iddia ederek iftirada bulunduğunu belirterek, haksız ve kötüniyetli açılan davanın reddine karar verilmesini, davacının haksız ve kötüniyetli icra takibi başlatması nedeniyle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : Yerel mahkemece verilen karar ile;" takibe girişmekte kötü niyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Hemen belirtilmelidir ki, alacağının varlığına maddi hukuk kuralları çerçevesinde inanarak icra takibine girişen, ancak bunu usul hukuku kurallarına uygun şekilde kanıtlayamadığı için davanın reddedilmesi halinde, alacaklı ‘haksız’ ise de, ‘kötü niyetli’ olarak kabul edilmesine ve dolayısıyla, bu iki koşulun birlikte gerçekleşmesini açıkça şart koşan söz konusu hüküm çerçevesinde tazminatla sorumlu tutulmasına hukuken olanak yoktur. Açıklanan bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, davacının takipte kötüniyetli olduğunun dosyadaki bilgi, belge ve delillere göre ispatlanamadığı anlaşılmakla, kötü niyet tazminatı talebinin reddine" şeklinde karar verilmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; davalı ile yapılan anlaşma gereği müvekkili şirketin yükümlülüklerine yerine getirdiği ile taraflar arasında düzenlenen faturaların içeriğine ilişkin çekişme bulunmadığının sabit olduğunu, davalı şirket fatura bedelini ödemediği halde icra takibine kötü niyetli bir şekilde itiraz ettiğini, ... ... ve ... seri nolu çekler müvekkili şirket tarafından ibraz ve tahsil edilmediğini, bilirkişi raporunda da çeklerin muhtelif kişilerce tahsil edildiğinin belirtildiğini, bahse konu çeklerin ödemesi müvekkili şirkete yapılmadığını, bilirkişi raporunda yoruma dayalı net olmayan ve çelişkili tespitlerin mevcut olduğunu, alınan bilirkişi raporu hükme esas alınabilir nitelikte olmadığını, davalı şirket yetkilileri hakkında dava konusu çekler haricindeki çekler ile ilgili savcılığa şikayette bulunduğunu, soruşturma dosyasında yer alan şikayetlerinin dava konusu çekleri kapsamadığını, bilirkişilerce soruşturma dosyasındaki beyanlarını dava konusu çeklerin teslim alındığının kabulü olarak nitelendirilmesini kabul etmediklerini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını beyan etmiştir. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; borcun kendilerine ödendiğini bilmesine rağmen haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlattıklarını, davacı taraf ödendiğini bildiği çekler hakkında savcılığa haksız şekilde şikayet dilekçesi verdiğini, davacının haksız ve kötü niyetli hareket ettiği dosya kapsamından sabit olduğundan davanın reddi ile birlikte alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, davacının takipte kötü niyetli olduğunu dosyadaki bilgi, belge ve delillere göre ispatlandığını belirterek, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini beyan etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi HMK 355. Madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, taraflar arasında 04.03.2017 tarihli satış protokolü olup, protokole göre KDV dahil 730.000,00.TL bedelle ve 11 eşit taksitte çek ile ödenmek üzere davalıya makine ve ekipmanların satılarak teslim edildiği, teslim edilen mallara ilişkin faturaların taraflara ait ticari defterlerde kayıtlı olduğu, davalı tarafından fatura bedellerinin 11 adet çek ile davacıya ödendiğinin, 2 adet çekin ise sonradan başka iki çek ile değiştirildiğinin savunulduğu, değişiklik yapılan 2 adet çekteki lehtar ciranta imzasının davacı şirket yetkilisi ...'a ait olmadığının Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi raporu ile tespit edildiği, taraflar arasındaki protokolde davacı şirket yetkilisi olarak görünen ...” ın, şirketteki tüm hissesini 06/03/2017 tarihinde ...'a devrettiği, ...'ın, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/15449 soruşturma sayılı dosyasındaki şikayet dilekçesinde, 11 adet çekin protokol tarihinde teslim alındığını, ancak çalındığı yönündeki ihbar nedeniyle tahsil edemediklerini belirttiği, davalının ödeme savunmasına konu olan çeklerin, davacı tarafından teslim alındığına ve çalındığına yönelik Savcılık beyanları ile çeklerin dava dışı 3. şahıs tarafından ibraz ve tahsil edilmiş olduğu, taraflar arasındaki satış protokolünde imzası olan davacı şirketin eski temsilcisi ...'ın da savcılık beyanında, 11 adet çeki davalıdan aldığını ve şirketin yeni temsilcisi ...'a teslim ettiğini belirttiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu olan 2 adet çekin ise ... Turizm şirketi tarafından tahsil edilmiş olduğu dikkate alındığında, davalının ödeme savunmasını ispatladığının kabulü gerektiği, davacının, takip tarihi itibariyle davalıdan talep edebileceği bir alacağının bulunmadığı, bu nedenle mahkemece davanın reddine ve davacı alacaklı takibinde haksız olsa da, kötü niyetli olduğu davalı tarafından ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu, taraf vekillerinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda belirtilen sebeplerle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince taraf vekillerinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2)-a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 269,85.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 462,15.TL maktu istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, b)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 269,85.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 462,15.TL maktu istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, 4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6)-HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından YAPILMASINA, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 7036 sayılı Kanunun 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 30/09/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır