Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1766 E. 2026/2447 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1766
- Karar No
- 2026/2447
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1766 - 2026/2447 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1766 KARAR NO : 2026/2447 KARAR TARİHİ : 30/09/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/05/2026 NUMARASI : 2026/120 ESAS 2026/261 KARAR
DAVACI : 1 -.... VEKİLİ : Av. İLİŞKİLİ KİŞİ : 1 - VEKİLİ : Av. ASLİ MÜDAHİL : VEKİLİ : Av. KONKORDATO KOMİSERİ : DAVANIN KONUSU : Konkordato (İflastan Sonra Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 309))
İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 30/09/2026 YAZIM TARİHİ : 30/09/2026
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/05/2026 tarih, 2026/120 Esas, 2026/261 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin yaş sebze ve meyvelerin toptan satışı ve taşıma işi ile iştigal ettiğini, ticari faaliyetine sorunsuz bir şekilde devam ederken ülkede yaşanan enflasyon ve bankaların kredi vermeyi durdurması, verse dahi yüksek faiz oranları nedeniyle şirketin ödeme dengesinin bozulduğunu, ülkede meydana gelen yüksek faiz maliyetlerinin, şirketin kredi faizleri ile finansman giderlerini arttırdığını, nakit sıkıntısının hasıl olduğunu, vadesi gelmiş veya yakın vadeli çeklerin ödenmeme riskinin meydana geldiğini, dava dilekçesi ekinde sundukları konkordato projesi kapsamında tanınacak konkordato süresi içerisinde müvekkilinin borçlarını ödeyebilecek durumda olabileceğini belirterek, İİK'nun 287.maddesi uyarınca müvekkili şirket hakkında konkordato mühleti verilmesini ve mal varlığının muhafazası için gerekli tedbirlerin alınmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesinin kararında özetle; Hazırlanan konkordato ön projesinin iktisadi ve teknik icaplara uymadığı, mali açıdan sağlıksız ve tutarsız bir temel üzerine inşa edildiği, dolayısıyla teknik olarak uygulama olanağının bulunmadığını, Konkordato ön projesi kapsamında toplam 29.141.578,65.TL tutarındaki borcun 18.218.231,74.TL'lik imtiyazlı kısmının kapsam dışı bırakılarak, 10.923.346,91.TL tutarındaki adi borçların tasdikten itibaren 60 ay vadede yıllık %24 faiz ilavesiyle ödenmesi teklif edilmiş olsa da; mevcut yüksek enflasyonist ortamda 5 yıla yayılan bu ödeme planında öngörülen faiz oranının paranın zaman değerini karşılamaktan oldukça uzak olduğu ve alacaklıların ana parasında reel anlamda ciddi bir aşınmaya yol açacağı, piyasa gerçekleri ve güncel ekonomik verilerle uyum sağlamayan bu düşük faiz oranının, alacaklıları doğrudan zarara uğratacak nitelikte olması nedeniyle, sunulan konkordato ön projesinin iktisadi ve teknik icaplara uymadığı gibi teknik olarak sürdürülebilir bir uygulama olanağının da bulunmadığını, geçici komiserin mahkemeye sunduğu 11/03/2026 ve 04/05/2026 tarihli olmak üzere iki ayrı ön rapor rapor sunduğunu, bu raporların incelenmesi sonucu öncelikle davacı şirketin borca batık olmadığının anlaşıldığını, borca batık olmayan yani alacakları ve varlıkları borçlarını karşılayan bir borçlunun tenzilat konkordatosu teklif etmesi halinde bu teklif bir taraftan teklif edilen tutarın borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olması şartırı, diğer taraftan da teklif edilen tutarın borçlunun kaynaklarıyla orantılı olması şartını yerine getirmediğinden, İİK'nun 292/1-b maddesi uyarınca konkordato talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI/DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; Yerel Mahkemece tesis edilen kararın hukuki yönden sakat olduğunu, bu nedeninin müvekkili şirketin borca batık olmadığının bizzat mahkemece ve komiser raporlarıyla tespit edildiği halde İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 292/1-b maddesi uyarınca doğrudan iflas kararı verildiğini, Konkordato müessesesinin, sadece borca batık olan şirketler için değil, aynı zamanda borçlarını vadesinde ödeyememe riski altında olan dürüst borçlular için de öngörülmüş bir hukuki himaye yolu olduğunu, İİK 285. maddesi, borçlarını ödeyememe tehlikesi altında bulunan borçlunun, vade verilmesi veya tenzilat yapılması suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebileceğini açıkça düzenlediğini, somut olayda, geçici komiser heyeti tarafından sunulan 04/05/2026 tarihli raporda ve mahkemenin gerekçeli kararında, müvekkili şirketin hem kaydi hem de rayiç değerlere göre borca batık olmadığının açıkça belirtildiğini, hukuk sistemde iflasın, bir şirket için "hukuki ölüm" anlamına gelen en ağır yaptırım olduğunu, bu nedenle, konkordato yargılamasında mahkemenin asli görevinin, borçlunun mali durumunu iyileştirebilecek her türlü imkanı değerlendirmek ve iflası son çare olarak görmesi olduğunu, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, konkordatonun tasdiki istemine ilişkindir. Davacının konkordato talebi üzerine ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiği, iş bu karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Konkordato; dürüst bir borçlunun, alacaklılarının belli bir çoğunluğu ile yaptığı ve ticaret mahkemesinin tasdiki ile hüküm ifade eden bir cebri anlaşma olup, bununla alacaklılar, borçluya karşı alacaklarının bir kısmından feragat ederler ve/veya borçluya borcunu ödeme konusunda belli bir süre verirler, borçlunun bu süre içinde, borcunun kabul edilen kısmını ödemekle borçlarının tamamından kurtulmasını sağlayan bir hukuki müessesedir. Konkordato, elinde olmayan nedenlerle, işleri iyi gitmeyen ve mâli durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak için kabul edilmiş bir müessesedir. Piyasa koşulları, ekonomik kriz, aslında kötüniyetli olmayan borçluları, borçlarını ödeyemeyecek duruma düşürebilir. Mâli durumu bozulmuş ve bu nedenle tüm borçlarını vadesinde ödeyemeyecek durumda olan borçlular eğer iflâsa tabi ise iflâsın eşiğinde bulunuyor demektir. Eğer iflâsa tabi değilseler, önce davranan alacaklılar alacaklarına tamamen kavuşabilirken, diğer borçlularına iyiniyetle daha fazla tolerans gösteren, daha fazla zaman tanıyan alacaklılar ise alacaklarını hiç ya da tamamen alamayacaklardır. 2004 sayılı İİK'nın 287. maddesinde borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimalinin "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edildiğine yer verilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı yargıç tarafından belirlenecektir.(Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku -Av. Sümer Altay, sayfa 112, 1. Cilt) 2004 Sayılı İİK'nın 286/1-a maddesinde borçlunun talebiyle birlikte borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda, alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli mali kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren ön proje ibraz etmesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu şekilde borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için mali kaynağın nasıl sağlanacağı net bir şekilde açıklanmalı ki projenin başarıya ulaşıp ulaşmayacağı ve kayıtlarla uygun olup olmadığı değerlendirebilmelidir. Dolayısıyla 286/1-a maddesinde, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve ödemelerini yapabilmesi ifadesi ile konkordatonun amacının da bir anlamda ifade bulduğunun kabülü doğru olacaktır. Mali kaynağın nasıl edileceğine örnek olarak ortakların yeni sermaye getirmeleri, kişisel malvarlıklarını paraya çevirerek şirkete getirmeleri, sermaye artırımı yaparak yeni ortak almaları, işletmenin bir bankadan kredi bulması ilk akla gelenlerdir.(Selçuk Öztek/Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni konkordato Hukuku, 2. Baskı, Ankara 2019 s. 184-185) Bu nedenle ön proje, maddenin 1. fıkranın a bendinde sözü edilen bütün unsurları içermelidir. 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 292. maddesindeki düzenleme ile kesin mühlet aşamasında konkordato talebinin reddini gerektirir durumların ortaya çıkması halinde tasdik aşamasına geçilmesini beklemeksizin kesin mühletin kaldırılarak borçlunun iflasına karar verilebileceği öngörülmektedir. Kuşkusuz İİK'nun 292. maddesindeki borçlunun mal varlığının korunması için iflasın açılmasının gerekmesi, konkordatonun başarıya ulaşamayacağının anlaşılması, borçlunun İİK'nun 297. maddesine aykırı davranması, komiserin talimatlarına uymaması veya alacaklılarını zarara uğratma amacıyla hareket etmesi durumunda gerek kesin mühlet gerekse tasdik yargılamasında olsun konkordato dürüst borçlular için öngörülen ve iflasa nazaran alacaklıların daha iyi durumda bulunmasını öngören bir kurum olduğundan yukarıda sayılan durumların evleviyetle tasdik aşamasında ortaya çıkması halinde de konkordato tasdik talebinin reddi ile iflasa karar verilmesi mümkündür. Zira borçlunun konkordato talebinde bulunduğu aşamadan başlayarak konkordato sona erinceye kadar dürüstlük kuralını ihlal etmemesi ve konkordato hükümlerine aykırı hareket etmemesi gerekmektedir. Ancak bu durumda kesin mühlet aşaması geçilerek konkordato tasdik aşamasına gelindiğinden tasdik talebinin reddi ile iflasa İİK 'nun 292.maddesine göre değil İİK'nun 308 nci maddesine göre karar verilmelidir.(bkz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2024/1049 Esas, 2024/1882 Karar sayılı kararı) Somut olayda; davacının toplam 29.141.578,65.TL'lik borcu bulunmaktadır. 18.218.231,74.TL'lik imtiyazlı kısmın kapsam dışı bırakılmasından sonra davacının konkordatoya tabi toplam 10.923.346,91.TL tutarında adi borcu bulunduğu, davacı borca batık olmamasına rağmen borçlarını konkordatonun tasdikinden itibaren 60 ay vade ile yıllık %24 faiz ilavesi ile ödemeyi teklif ettiği, davacı konkordato sürecinde sadece 340.000,00.TL'lik nakit akış sağlamış, üstelik bu nakit girişin çıkışları sadece bir tedarikçiye yönelik mal alımı ödemelerinden ibaret kaldığı, bu nakit akışı konkordato ön projesinde görülen nakit akış projeksiyonlarının oldukça gerisinde kaldığından, geçici mühlet içerisindeki nakit akım tablosunda bulunan hedeflenen rakamlara ulaşamadığı, davacının geçmişe yönelik karlılık oranları incelendiğinde, istikrarsız ve yetersiz karlılığa sahip olduğu, şirketin yetersiz karlılık geçmişine rağmen konkordato ön projesindeki proforma gelir tablolarında yüksek ve sabit kar oranları öngörülmesi ile sunulan projeksiyonların firmanın mevcut mali gerçekleri ve ticari geçmişiyle örtüşmediği, bu gerçek dışı beklentiler ışığında hazırlanan konkordato ön projesinin uygulanma olanağının bulunmadığı, ayrıca davacı borca batık olmadığına dair tabloların da gelir kapsamlarında rakamların reel ve somut aktiflerden ziyade satış beklentileri yada satışı yapılacak olarak gösterilen stokları ihtiva ettiği, buna rağmen ön projesinde tasdik kararından itibaren 60 ay vadede yıllık %24 faiz ilavesi ile konkordatoya tabi borçlarını ödeyeceğini ön görmenin mümkün olmadığı, borca batık olmadığı iddia edilen yani alacakları ve varlıkları borçlarını karşılayan bir borçlunun (ki incelenen tablolarda herhangi bir taşınmaz kaydına da rastlanılamamıştır) tenzilat konkordatosu teklif etmesi halinde bu teklif bir taraftan teklif edilen tutarın borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olmasının şart olduğu, diğer taraftan da teklif edilen tutarın borçlunun kaynaklarıyla orantılı olması şartını yerine getirmediği, bu nedenle konkordatonun başarıya ulaşma ihtimali bulunmadığı, İİK'un 288. Maddesinde Geçici mühletin kesin mühletin sonuçlarını doğuracağının belirtilmesinden sonra "Kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflasın açılması" başlıklı 292. Maddesi hangi durumlarda konkordato talebinin reddine karar verildikten sonra borçlunun iflasına karar verileceğini açıkça belirtildiğinden eldeki dava açısından konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, davacı davasının reddine ve şirketin iflasına dair karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcının başlangıçta yatırıldığından davacıdan yeninden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 30/09/2026 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır