Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/687 E. 2026/1310 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/687
Karar No
2026/1310
Karar Tarihi

T.C. ERZURUM BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/687 KARAR NO : 2026/1310 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/03/2026 (Karar) NUMARASI : 2026/...Esas, 2026/...Karar DAVA : Zayi Belgesi Verilmesi Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olup, söz konusu karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin şirketlerine ait Erzurum ili, ... İlçesi...Mahallesi,....adresi, ....bina no adresinde yer alan işyerinde... tarihinde yangın çıktığını ve iş yerinin ciddi şekilde hasar gördüğünü, binanın 4 bölümden müteşekkil olup, idari bina betonarme yapı niteliğinde diğer 3 kısmın ise çelik konstrüksiyondan müteşekkil olduğunu, yangının çıktığı bölümün tamamen yandığını, bitişiğinde yer alan 2 kısımdan birinin kullanılamaz hale gelip diğer kısmın ise ciddi hasar gördüğünü, binanın elektrik tesisatı başta olmak üzere altyapı tesisatlarının tamamının da (doğalgaz dahil) zarar gördüğünü, buna ilişkin itfaiye raporu ve olay yeri inceleme raporunu dosyaya sunduklarını, taşınmazın dava tarihinde hala kiracının uhdesinde olması sebebiyle fabrika binasındaki hangi evrakların yandığının tespiti için tüm bu süreçlerin sonlanması ve kiracının muvafakatinin beklenmek zorunda kalındığını ve kiracının izni alınarak sigorta şirketlerinin tespitleri bittikten sonra ... tarihinde inceleme yapılmaya başlanarak her iki şirketin karar defterinin ve pay defterinin yanan belgeler arasında olduğunun anlaşıldığını, tüm bu nedenlerle; müvekkili şirketlere ait şirket karar defteri ve pay defterinin zayi olduğunun tespiti ile taraflarına ayrı ayrı zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece yapılan yargılama sonunda;"Talep (Dava), 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 82/7. maddesi uyarınca yangın sebebine dayalı zayi belgesi verilmesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca, tacirlerin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir, ziyaı öğrendiği tarihten itibaren otuz gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden zayi belgesi verilmesini talep edebilir. Kanunda öngörülen bu süre hak düşürücü nitelikte olup mahkemelerce re’sen dikkate alınması gerekir. Somut olayda davacı taraf, ticari defter ve belgelerin muhafaza edildiği işyerinde ... tarihinde yangın meydana geldiğini, yangın sonucu işyerinin ciddi şekilde zarar gördüğünü ve belgelerin bu yangın nedeniyle zayi olduğunu; yangın sonrasında yürütülen sigorta işlemleri ve incelemeler nedeniyle hangi belgelerin yandığının ... tarihinde yapılan inceleme sonrasında tespit edilebildiğini ileri sürmektedir. Ancak ziyaın öğrenildiği tarih bakımından sigorta şirketleri tarafından yürütülen hasar tespit süreçlerinin tamamlanmasının beklenmesi hukuken zorunlu değildir. 6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde öngörülen süre, ziyaın tüm yönleriyle kesin olarak belirlenmesine değil, tacirin defter ve belgelerin zayi olduğunu öğrenebilecek durumda olduğu tarihe bağlanmıştır. Kaldı ki tacirler bakımından geçerli olan basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü gereğince tacirin ticari defter ve belgelerini muhafaza ettiği yerde meydana gelen yangın gibi ağır bir olay sonrasında defter ve belgelerin akıbetini gecikmeksizin araştırması ve buna göre gerekli hukuki başvuruları süresi içinde yapması gerekir. Bu nedenle tacirin, zayi olgusunu öğrenme tarihini kendi iradesiyle çeşitli inceleme ve işlemlerin tamamlanmasına bağlayarak ertelemesi mümkün değildir. Bu haliyle, davacıların ticari defter ve belgelerin muhafaza edildiği yerde ... tarihinde meydana gelen yangını ve işyerinde oluşan ağır hasarı olay tarihinde öğrendikleri, bu durumda ticari defter ve belgelerin de yangın nedeniyle zayi olmuş olabileceğini aynı tarihte veya en geç yangının hemen sonrasında öğrenebilecek durumda oldukları açıktır. Bu nedenle davacı tarafça ileri sürülen ... tarihinin ziyaın öğrenildiği tarih olarak kabul edilmesi mümkün değildir. Sigorta incelemelerinin tamamlanması, 6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin başlangıcını erteleyen bir neden olarak değerlendirilemez. Davacıların ziyaı en geç yangın tarihi olan ... tarihinde öğrendiklerinin kabulü gerekir. Buna göre davanın, 6102 sayılı TTK'nın 82/7. maddesinde öngörülen 30 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı anlaşılmakla hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra açılan davanın esasının incelenmesi de mümkün olmadığından işin esası incelenmeksizin hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş" gerekçesiyle "Hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine, " karar vermiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu evrakların yangın dolayısıyla tamamen zayi olduğunu, müvekkili şirkete atfedilecek her hangi bir kusur bulunmadığını, TTK 82/d-7 maddesinden de anlaşılacağı üzere kanunda ön görülen 30 günlük sürenin tacirin öğrenme tarihinden başladığını, yangın sonrasında zararın tespiti mahkemeden delil tespiti yaptırılması, sigorta bildirimlerinin yerine getirilmesi, olay yeri incelemeleri ve taşınmazın iş bu dava tarihinde hala kiracının uhdesinde olması sebebiyle fabrika binasındaki hangi evrakların yandığının tespiti için tüm bu süreçlerin sonlanması ve kiracının muvafakati beklenmek zorunda kalındığından müvekkili tarafından kiracının izni alınarak sigorta şirketlerinin tespitleri bittikten sonra ... tarihinde inceleme yapılmaya başlanıldığını ve yapılan inceleme sonucunda her iki şirketin karar ve pay defterlerinin yanan belgeler arasında olduğunun anlaşıldığını, bu nedenle öğrenme tarihinin ... olarak esas alınması gerektiğini, belirterek kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava; TTK'nın 82/7 hükmü gereği zayi belgesi verilmesi talebine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. İlk derece mahkemesince 30 günlük hak düşürücü süreden sonra dava açıldığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı şirketler vekilince istinafa başvurulmuştur. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacılar vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İlk derece mahkemesinin hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında yeteri kadar harç alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 4-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan taraflarca bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Kararın kesinleştirme ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 7-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361 ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere 09/10/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/687, K. 2026/1310, T. 09.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-687-e-2026-1310-k-f2b11420ba35