Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1473 E. 2026/1654 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1473
Karar No
2026/1654
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1473 - 2026/1654 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1473 KARAR NO : 2026/1654

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ...(...) ÜYE : ...(...) KATİP : ...(...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :04/03/2026 tarihli gerekçeli karar :13/07/2026 tarihli ek karar NUMARASI :2025/338 Esas - 2026/140 Karar

DAVACI :... BANKASI ANONİM ŞİRKETİ - .... Beşiktaş/İSTANBUL VEKİLİ :Av. ... - ...... İzmit/KOCAELİ DAVALI :.... (T.C. NO:...) - ......Merkez/DÜZCE VEKİLİ : Av. ... - ......Körfez/KOCAELİ DAVA :Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ :18/06/2025

KARAR TARİHİ :25/09/2026 KR. YAZIM TARİHİ :19/10/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı ... Lojistik İnş Pet. Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti arasında akdedilen kredi sözleşmelerini davalı ...'ın müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, müvekkili bankaya olan taahhütlerin yerine getirilmemiş olmasından dolayı şubece hesap kat edildiği ve bu durumun Düzce 1. Noterliğinin 03/02/2025 tarih 676 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile borçtan sorumlulara bildirildiğini, borçlu hakkında Kocaeli İcra Müdürlüğünün 2025/32852 Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, başlatılan takibe davalının haksız ve hukuka aykırı olarak yetkiye, borca, faize, faiz oranına ve ferilerine itiraz ettiğini, yapılan itiraz neticesinde takibin durduğunu belirterek davanın kabulü ile Kocaeli İcra Müdürlüğünün 2025/32852 Esas sayılı takip dosyasından yetkiye, borca, takibe, faize, faiz oranına ve ferilerine ilişkin davalı tarafından yapılan itirazın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.240.000,00 TL'nin takip tarihinden itibaren işleyecek asıl alacak miktarına temerrüt faizi üzerinden iptaline, icra takibinin davalı yönünden sorumlu olduğu miktar ve temerrüt faizi oranı üzerinden devamına, davalının haksız itirazı nedeniyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu taleplerin zamanaşımına uğradığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, davacı tarafın gerek dava dosyasına gerekse davaya konu icra takip dosyasına borcun kaynağını gösteren hiçbir sözleşme, kat ihtarnamesi, cari hesap ekstresi vs sunmamış olduğundan bu belgelere itiraz ve savunma haklarının kullanılmasının engellendiğini, davacının alacağı rehin ile teminat altına aldığından söz konusu alacağa ilişkin davacı tarafından ipotek takibi yapıldığını, ipotek takibi sonuçlanmadan davacı tarafın ilamsız takip yapmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takipte rehin açığı belgesi alınmadan ipotek veren borçlu şirket aleyhine yada kefil aleyhine ilamsız icra takibinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın asıl borçlu ve müvekkiline muacceliyet ve hesap kat ihtarnamesi tebliğ edilmeksizin icra takibi başlattığını, tebligat yapılmış ise söz konusu tebligatlar Tebligat Kanunu usulüne aykırı olduğu, ihtar ve ihbar şartı gerçekleşmediği, bu yönüyle takibin usule aykırı şekilde başlatıldığını, müvekkilinin evli olduğundan evlilik tarihinden sonra düzenlenen kefalet sözleşmeleri bakımından müvekkilinin kefaleti için eşin yazılı rızası geçerlilik şartı olduğunu, müvekkili aleyhine istenilen kalemler yargılama ve hesaplama gerektiğinden icra inkar tazminatının yasal koşulları oluşmadığı gibi takipte müvekkilinden talep edilen çek taahhütlerinden kaynaklanan gayri nakdi kredi alacağı ve faizinin yasal dayanağının olmadığını belirterek davanın usulden ve her halükarda esastan reddine, davanın asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Davanın KABULÜ ile; (Kocaeli İcra Müdürlüğünün 2025/27079 Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davalının Kocaeli İcra Dairesinin 2025/32852 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin; 1.874.997,57 TL'si 917847 nolu taksitli ticari kredisinden kaynaklanan asıl alacak, 346.609,30 TL'si 917847 nolu taksitli ticari kredisinden kaynaklanan işlemiş temerrüt faizi, 624.534,38 TL'si 1011207 nolu borçlu cari hesaptan kaynaklanan asıl alacak 502.187,50 TL'si 1012973 nolu iskonto iştira kredisinden kaynaklanan asıl alacak 283.359,37 TL'si 1013120 nolu iskonto iştira kredisinden kaynaklanan asıl alacak 209.685,94 TL'si 1013584 nolu iskonto iştira kredisinden kaynaklanan asıl alacak 27.810,00 TL'si 4320-....1375 nolu çek kredisi borcundan kaynaklanan asıl alacak 869.442,77 TL'si 2321375 nolu ticari kredisi mevduat hesabından kaynaklanan asıl alacak 1.500.000,00 TL'si 6509....6282 nolu ticari kredi kartı borcundan kaynaklanan asıl alacak 1.373,17 TL'si 2321375 nolu KTMH kullandırım ücreti borcundan kaynaklanan asıl alacak olmak üzere toplam 6.240.000,00 tl üzerinden 1.874.997,57 TL, 624.534,38 TL, 502.187,50 TL, 283.359,37 TL, 209.685,94 TL, 27.810,00 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %150 oranında temerrüt faiz, 869.442,77 TL, asıl alacağa takip tarihiden itibaren %63,6 temerrüt faizi, 1.500.000,00 TL, asıl alacağa takip tarihiden itibaren %60,6 oranında, 1.373,17 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %63,6 oranında temerrüt faiz işletilerek takibin devamına, Hüküm altına alınan 6.240.000,00 TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İlk derece mahkemesince 13/07/2026 tarihli istinaf başvurusu değerlendirme kararı ile "... Davalı vekili tarafından gerekli masraf ve harçların yatırılmadığı anlaşıldığından, bu davalı için İstinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen bu karara karşı da davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili gerekçeli karara yönelik istinaf dilekçesinde özetle; dosyada kefaletin geçerliliğine dair kefalet tarihi, miktarı, müteselsil ibaresinin, kanunun aradığı şekil şartlarına uygun şekilde ve el yazısı ile yazıldığını ispata elverişli kesin nitelikte bir belge bulunmadığını, kefaletin geçerliliği bakımından kamu düzeninden olan bu şekil şartın, gerekçeli kararda hiçbir şekilde tartışılmadığını, bilirkişiden bu yönde bir inceleme istenmediğini ve bu savunmanın mahkemece görmezden gelindiğini, kredi alacağının teminatı olarak taşınmaz üzerine ipotek tesis edilmiş olup, bankanın öncelikle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipten sonuç almadan, kefil sıfatıyla müvekkil hakkında genel haciz yoluyla takip başlatması İcra ve İflas Kanunu m. 45’in uygulama alanı ve Yargıtay’ın somut olayına kıyasen yalnız asıl borçlu bakımından geçerli olup, kefil hakkında önce ipoteğin paraya çevrilmesi şartı aranmaz ise de, ipoteğin satışından elde edilen bedellerin alacak bakiyesini karşılamadığı iddiasının açıkça ve hesap dökümüyle ortaya konulması gerektiğini, takipte ispat yükü yerine getirilmeden kefil müvekkil aleyhine hem rehnin paraya çevrilmesi yolu hem genel haciz yolu ile birden fazla icra takibi yapıldığını; tahsilde tekerrüre yol açacak şekilde hareket edildiğini, hesap kat tarihi ve kat ihtarı usullerinde alacak miktarı, ferileri ve muaccel hale gelen borç miktarları açıkça bildirilmeden takip yapılmasının da geçerli olmadığını, takip konusu edilen kredi işlemleri ile kefilin imzaladığı kredi sözleşmeleri/siparişleri arasındaki illiyet, müvekkilin sorumluluğunun sınırları ve hangi kredi kalemlerinden hangi tarihlerden itibaren sorumlu tutulacağı hususu yeterince gerekçelendirilmeden karar verildiğini, dosya kapsamında kat ihtarının tebliğinin müvekkile usulüne uygun şekilde yapıldığının sabit olmadığını, asıl borçlunun ipotek takibinde (2025/27079 E.) rehin açığı belgesi alınmadan, müvekkil kefil hakkında haciz işlemleri yapılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkil aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı vekili ek karara yönelik istinaf dilekçesinde özetle; adli yardım talebini öncelikle kesin olarak değerlendirip gerekli araştırmaları tamamlamadan eksik harç nedeniyle istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar vermekle usul ekonomisi, hak arama özgürlüğü ve HMK'nın adli yardıma ilişkin emredici hükümlerinin ihlal edildiğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı borçlu ...'ın dava dışı ... firmasının müvekkili bankaya olan borçlarına müteselsil olarak kefil olduğunu, bu hususun dosyaya mübrez kredi sözleşmelerinden de açık seçik ortada olduğunu, öte yandan resmi senetlerden de görüleceği üzere işbu ipoteklerin davalı borçlu ...'ın kefaletinin teminatını da teşkil etmediğini, dosyaya mübrez kredi sözleşmeleri incelediğinde görüleceği üzere kefalet usul ve yasaya uygun olarak akdedildiğini, ...'ın dava dışı borçlu ... firmasının tek sahibi ve yetkilisi olduğunu, bu nedenle eş rızası gerekmediğini, hesap kat ihtarının taraflara usul ve yasaya uygun olarak tebliği edildiğini, davalı borçlunun beyan ve iddia ettiğinin aksine müvekkili banka alacağının likit olduğunu ve icra inkar tazminatı talep edilmesine engel bir durum olmadığını, davalı tarafın iddia ve beyanlarının aksine dosyada yer alan 05.02.2026 tarihli bilirkişi raporunun açık, anlaşılır ve denetlenebilir niteliğe sahip olduğunu, işbu bilirkişi raporunda takip ile talep edilen temerrüt faizi oranının dayanağı ve nereden geldiği açık ve net olarak tereddüte mahal vermeyecek bir biçimde ortaya konmuş olduğunu, davalı tarafın yetkiye dair itirazlarını gerekçesiz olarak reddedilmemiş olup gerekçeli karar incelendiğinde kararın gerekçelendirildiğini, müvekkili banka gibi davalı tarafın da bilirkişi deliline dayanmış olduğu ve düzenlenen bilirkişi raporu ile de davalı borçlunun müvekkili bankaya borçlu olduğu hususu açık, anlaşılır ve denetlenebilir niteliğe sahip bir raporla ortaya konmuş olduğunu, öte yandan davalı tarafın takip sonrası ödemeye yönelik itirazlarına dayanak sunulan herhangi bir makbuz ve ya dekont da bulunmadığını, icra takip dosyalarından da görüleceği üzere davalı borçlu adına kayıtlı mal varlığı bulunmakla birlikte davalı tarafça adli yardım talebini destekler nitelikte bir evrak da sunulmadığını, kesin olarak verilmiş adli yardım talebinin reddine dair karara karşı aynı gerekçelerle yapılan istinaf taleplerinin reddini talep etme zarureti doğduğunu belirterek; haksız istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/03/2026 tarih, 2025/338 Esas - 2026/140 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; istinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından istinaf harçları ve gider avansının yatırılmadığı, davalı tarafından Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla Dairemize sunulan 10.04.2026 tarihli istinaf başvuru dilekçesi ile adli yardım talebinde bulunulduğu, Dairemizin 2026/890 E. sayılı, 13.05.2026 tarihli ara kararı ile davalının adli yardım talebinin HMK'nın 337. maddesi uyarınca reddine karar verildiği, karara itiraz edilmesi üzerine itirazın incelenmesi için dosya Sakarya BAM 8. Hukuk Dairesine gönderildiği, Sakarya BAM 8. Hukuk Dairesinin 01.06.2026 tarihli, 2026/4 D.İş E. - 2026/4 D.İş K. sayılı kararı ile davalının adli yardım talebinin reddine ilişkin Dairemizin ara kararına yaptığı itirazın kesin olarak reddine karar verildiği, bu karar üzerine Dairemizin 2026/890 E. 2026/1050 K. sayılı, 03.06.2026 tarihli geri çevirme kararı ile davalı tarafça istinaf harçlarının yatırılması bakımından dosyanın geri çevrilmesine karar verildiği, Dairemizin geri çevirme kararından sonra, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.06.2026 tarihli usulüne uygun düzenlenmiş muhtırasının davalı vekiline 22.06.2026 tarihinde tebliğ edildiği, ancak muhtırada belirtilen 1 haftalık kesin süre içinde harç ve gider avansının yatırılmadığı, yeniden adli yardım talepli istinaf başvurusunda bulunulması nedeniyle, Mahkemenin 13.07.2026 tarihli ek kararı ile davalının istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildiği, bu kararın davalıya 19.07.2026 tarihinde bizzat tebliğ edildiği, bu karara karşı davalı tarafça 28.07.2026 tarihinde yasal süresinde istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Mahkemece HMK'nın 344. maddesi gereği verilen istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin karara karşı, (kıyas yoluyla uygulanması gereken) HMK'nın 346/2 maddesi gereği tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. HMK'nın 336/3. maddesi gereği "Kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebi Bölge Adliye Mahkemesine veya Yargıtay'a yapılır". Aynı maddenin 4. fıkrasına göre de adli yardım talebine ilişkin evrak her türlü harç ve vergiden muaftır. Anılan bu yasa hükümleri gereği istinaf başvurusu sırasında adli yardım talebinde bulunulması halinde, adli yardım talebinde bulunan tarafından istinaf başvurusu için gerekli harç ve giderler yatırılmayacak, adi yardım talebi ise Bölge Adliye Mahkemesi tarafından değerlendirilerek, bu talep hakkında gereken karar verilecektir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından adli yardım talebinin reddi halinde istinaf başvurusu için gerekli harç ve giderlerin yatırılması sağlanarak istinaf incelemesi yapılırken, talebin kabulü halinde ise HMK'nın 339/1 maddesi gereği ertelenen tüm giderler istinaf incelemesi sonucu haksız çıkacak taraftan tahsil olunacaktır. Somut olayda, davalı tarafından istinaf başvurusu sırasında adli yardım talebinde bulunulduğu, mahkemece herhangi bir harç ve gider avansı alınmadan, dosyanın Dairemize gönderildiği ve adli yardım talebinin Dairemizce değerlendirildiği, davacının adli yardım talebinin kesin karar ile yerinde görülmediği ve dosyanın eksiklerin tamamlanması için mahkemesine geri çevrilmesine karar verildiği, Mahkemece düzenlenen usulüne uygun muhtıra ile de verilen yasal sürede gerekli istinaf harçları ve gider avansının yatırılmadığı, muhtıranın usulüne uygun olduğu anlaşılmakla, istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin ek kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalının istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesinin 13.07.2026 tarihli ek kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; ESASTAN REDDİNE, 2-Adli yardım talebi Dairemizce reddedildiğinden, istinaf yoluna başvururken alınmayan 732,00 TL istinaf karar harcı ile 2.002,00 TL istinaf başvuru harcının HMK'nın 339/1 maddesi gereği davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 3-İstinaf kanun yolu giderleri davacı tarafın yatırdığı masraftan karşılandığından, davacı masrafı olan toplam 785,00-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın dairemizce taraflara tebliğine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/09/2026

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1473, K. 2026/1654, T. 25.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1473-e-2026-1654-k-13bbd04859e8