İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/991 E. 2026/818 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/991
- Karar No
- 2026/818
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/991 Esas KARAR NO : 2026/818
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/08/2025 KARAR TARİHİ : 28/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan 21.08.2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ... Tic. Ltd. Şti. aleyhine davalı tarafından ... İcra Dairesi’nin ...E. sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, müvekkilin takibe karşı yaptığı yetki ve borca itiraz üzerine ... 1.İcra Hukuk Mahkemesi ...E. sayılı dosyasında takibin durdurulmasına ve yetkisizlik kararı verilerek dosyanın Küçükçekmece ... Müdürlüğü'nün gönderilmesine karar verildiğini, takibe konu ... seri numaralı çekin keşideci ... tarafından 22.11.2024 keşide tarihli ve 500.000TL bedelli olarak düzenlendiğini, müvekkil şirketin bu çeki 26.09.2024 tarihinde teslim aldığını, ancak keşideci ...'nın ekonomik zorlukları nedeniyle çeki iade etmesini talep etmesi üzerine müvekkilin 11.12.2024 tarihinde çeki bankadan geri alarak keşideciye iade ettiğini, bu iade işlemiyle temel borç ilişkisinin sona erdiğini ve müvekkilin çek üzerindeki alacak hakkının kalmadığını, keşidecinin iade edilen çekin keşide tarihini 22.04.2025 olarak tahrif ederek davalıya devrettiğini, müvekkilin bu tahrifattan bilgisi ve rızası olmadığını, çekin orijinal keşide tarihine göre yasal ibraz süresinin geçtiğini, davalının tahrifatı bilerek veya ağır kusuruyla çeki iktisap ettiğini, müvekkilin borçlu olmadığını ve icra takibinin haksız olduğunu belirterek öncelikle teminatsız aksi halde uygun bir teminat karşılığında icra takibinin ihtiyati tedbir yoluyla durdurulmasını, müvekkilin borçlu olmadığının tespitini ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin son hamil olduğu kambiyo senedi niteliğindeki 22/04/2025 keşide tarihli ve 500.000 TL tutarlı çekin ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibine konu edildiğini, takip borçlusu tarafından takibin durdurulması ve iptali talebiyle açılan davada ... İcra Müdürlüğü'nün yetkili olduğunun ileri sürüldüğünü ve ... İcra Müdürlüğü'nün yetkisizliğine karar verilerek ilamın 05/08/2025 tarihinde kesinleştiğini, ardından davanın ... 1. İcra Hukuk Mahkemesi ... Esas sayılı dosyasıyla mahkemede ikame edildiğini, para borcunun Türk Borçlar Kanunu gereği götürülecek borçlardan olması sebebiyle alacaklının ikametgahındaki mahkemelerin de yetkili olduğunu belirterek yetki itirazında bulunduğunu, ayrıca davacının kesinleşmemiş mahkeme ilamına dayanarak 07/07/2025 tarihinde yetkisiz ... Arabuluculuk Bürosu'na başvurduğunu ve arabuluculuk sürecinde icra dosyasının müzakere edilmediğini, bu nedenle başvurunun usulüne uygun olmadığını ve davanın öncelikle usulden reddedilmesi gerektiğini belirttiğini, davacının temel alacak ilişkisinin sona erdiği yönündeki iddialarına karşılık müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi konumunda bulunduğunu ve kıymetli evrakın mücerretlik ilkesi gereği doğumuna sebep olan temel borç ilişkisinden bağımsız olduğunu, davacının iddia ettiği hususların yalnızca keşideciye karşı ileri sürülebilecek şahsi def'i niteliğinde olup yetkili hamil olan müvekkile karşı ileri sürülemeyeceğini, takip konusu çekin TTK hükümlerine uygun şekli unsurları taşıdığını ve davacının çekte cirosunun bulunduğunu ifade ettiğini, davacının keşide tarihinin tahrif edildiği yönündeki iddiasının da haksız olduğunu, çünkü keşide tarihinin yanında keşidecinin imzasının bulunduğunu ve çekin bu şekilde tedavüle girdiğini, davacının çeki önceki tarihlerde iade ettiğini iddia etmesine rağmen çekteki cirosunun iptal edilmediğini ve keşide tarihindeki değişikliğe ilişkin paraf imzasının bulunduğunu savunarak, davacının tüm iddia ve taleplerinin haksızlığının tespiti ile davanın reddine, borçlunun haksız ve alacağı sürüncemede bırakmak maksadıyla hareket etmesi nedeniyle takip konusu alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava; İİK'nın 72. maddesi uyarınca icra takibine konu kambiyo senedi nedeniyle menfi tespit talebinden ibarettir. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;"a) Dava konusunun, Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Menfi Tespit davası olduğu ve 21.08.2025 tarihinde ikame edildiği tespit edilmiştir. b) Davacı şirketin 2024-2025 yıllarına ait Ticari defterlerinin incelenmiştir. Davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarını zamanında yaptırdığı, kayıtların birbirlerini doğrular nitelikte olduğu dolayısıyla, T.T.K.'nun amir hükümlerine göre, davacı şirketin Ticari Defterleri lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılmış olup, Takdirin Yüce Mahkemenize ait olduğunu arz ederim. c) Davalı taraf vekili mahkemeye sunduğu dilekçe ile, vergi mükellefiyetinin olmadığını, ticari defter tutmadığını dolayısı ile incelemeye defter sunamayacağını beyan etmiştir. d) Sayın Mahkemece Dava dışı ... Limited Şirketi nin ticari defterlerini inceleme sunması için müzekkere yazılarak tebliğ edilmiştir. Ancak Dava dışı .. Ltd Şti tarafından Mahkeme salonunda yapılan inceleme defter ve belge sunulmamıştır. e) Dava dışı .... Ltd. Şti tarafından davacı ...Ltd.Şti. firmasına ... seri numaralı çek 22.11.2024 orijinal keşide tarihli ve 500.000TL bedelli olarak çek keşide edilmiştir. f) Dava konusu çekin davacı tarafından... bankasına 03.12.2024 tarihinde tahsile verildiği anlaşılmıştır. ... bankası AŞ den gönderilen müzekkere cevabında da söz konusu çekin 11.12.2024 tarihinde davacı ...Ltd.Şti. firmasına iade edildiği bildirilmiştir. g) Çek görseli incelendiğinde keşide tarihinin 22.04.2025 olarak değiştirildiği görülmektedir. Tarihin sağ üst kısmında imza-paraf olduğu görülmektedir. Davalı bu vadesinin değişikliğinin imzalanmış olduğunu savunmaktadır. Vade tarihi ile ilgili düzeltme hususunun, tarih düzeltmesinin paraflanmış olup olmadığı gibi sair hususlardaki takdirin tamamen Sayın Mahkemenize ait olduğunu arz ederim. h) Davacının dava konusu çeki 01.08.2024 tarihinde ...Şti nden aldığına dair muhasebe kaydı yapmış olduğu, 11.12.2024 tarihinden ise “müşteriye iade” notu ile çeki iade ettiği görülmüştür. Davacının bu çeki iade etmesi ile ...Şti nin davacıya 632.880,00 TL borçlandığı, dava dışı ... Şti nden 635.000,00 TL 25.01.2025 vadeli senet alarak bu senet alımını ticari defterlerine 19.12.2024 tarihinde kaydetmesi ile dava dışı...Şti nin davacıya 2.120,00 TL alacaklı hale geldiği tespit edilmiştir. i) Davacı söz konusu 635.000,00 TLlik senedi Ticari defterlerini usulünce kaydetmiştir. Davacı bu söz konusu senedi tahsil edemediği için icra takibi başlatıldığı hususunda 01.10.2025 tarihli muhasebe kaydını yaptığı tespit edilmiştir. j) Tüm bu izah edilen nedenlerle davacının dava konusu çek ile ilgili borçlu olup olmadığı hususundaki nihai kararın tamamen Sayın Mahkemenize aittir. " şeklinde tespit ve rapor edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu görülmüştür. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222. maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi; menfi tespit davasını, bir hukuki ilişkinin ya da ondan doğan bir hak veya yetkinin mevcut olmadığının, bir belgenin sahteliğinin ya da herhangi bir nedenle hükümsüzlüğünün tespiti için hukuki yarar bulunması koşuluna bağlı olarak açılan ve sonucunda herhangi bir mahkumiyet istemini içermeyip, konusunu teşkil eden hususun bir kararla tespitini amaçlayan dava olarak tanımlamıştır. Borçlu icra takibine süresinde itiraz etmediği ve takibin kesinleşmesi halinde borcunun bulunmadığını bu dava türü ile ileri sürebilir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Ancak kambiyo senedi niteliğinde bulunan bonolardan kaynaklanan alacaklarda ispat yükü borçlu bulunmadığını iddia eden davacı borçluya düşer. Borçlu imza inkarında bulunduğu takdirde ispat yükü alacaklı olan davalıya düşmektedir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Bono ödeme vaadinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir, sebepten mücerrettir. Mevcut olayımızda davacı taraf takip konusu senette tahrifat olduğunu iddia etmiştir. Mahkememizce senet fotokopisi üzerinde yapılan incelemede keşide tarihinde değişiklik yapılıp paraflandığı, davacı cirosuna ilişkin iptal bulunmadığı gözlenmiştir. Bu nedenlerle Mahkememizce çekte tahrifat iddiasının ispatlanamadığı değerlendirilmiştir. Davacının dava dilekçesinde belirttiği diğer diğer hususların çeki elinde bulunduran 3. kişiye karşı ileri sürülemeyeceği anlaşılmıştır. HMK’nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; dosyada mevcut belgelere göre davanın ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. Mahkememizce 22/08/2025 tarihli tensip ara kararı ile İİK 72/3. maddesi uyarınca teminat karşılığında icra veznesine yatacak paranın tedbiren alacaklıya ödenmemesine karar verildiği ve teminat yatırılmakla 04/09/2025 tarihinde icra dairesine tedbirin infazı için müzekkere yazıldığı anlaşıldığından davacı taraf aleyhine İİK 72/4. maddesi uyarınca tazminata hükmedilmiştir ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2- İİK 72/4. Maddesi uyarınca dava değeri olan 500.000,00 TL'nin %20'si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 732,00 TL ilam harcından peşin alınan 9.203,07 TL harçtan mahsubu ile bakiye 8.471,07 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 80.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 7-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair, tarafların yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/09/2026
Katip ... ✍e-imzalıdır
Hakim ... ✍e-imzalıdır