İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1138 E. 2026/781 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1138
- Karar No
- 2026/781
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/1138 Esas KARAR NO : 2026/781
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/12/2025 KARAR TARİHİ : 21/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Şirketi ile davalı ...Tic. Ltd. Şti. arasında ticari bir ilişki bulunduğunu, müvekkilinin davalıdan alacağı mallara karşılık avans olarak... Bankasına ait ... vade tarihli ... seri numaralı 380.000 TL bedelli çeki verdiğini, davalı tarafın söz konusu malları teslim etmeyerek anlaşmaya aykırı davrandığını, bedelsiz kalan çekin davalı tarafından bankaya ibraz edildiğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için yapılan arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığını, ... Arabuluculuk Bürosu'nun ... sayılı arabuluculuk dosyasında anlaşmaya varılamadığını, müvekkilinin ticari defterlerinde davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığının kayıtlı olduğunu, davalının kötü niyetli olarak çeki takibe koyduğunu, ... 2. İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ayrıca ... 8. İcra Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı dosyası ile karşılıksız çek şikayetinde bulunulduğunu, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti amacıyla menfi tespit davası açma gereği doğduğunu, Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, davalının edimini yerine getirmediğinin sabit olduğunu, bu nedenle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava konusu çekin iptaline, ... 2. İcra Dairesi...Esas sayılı icra dosyasının iptaline ve dava süresince tedbiren durdurulmasına, davalının kötü niyetli olması sebebiyle %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı .... Şti. vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; menfi tespit istemine konu çekin keşidecisinin ...Ltd. Şti. olduğu, ...lehine keşide edildiği, ...'ın çeki ciro ederek müvekkile teslim ettiği ve müvekkilin son yetkili hamil bulunduğunu belirttiğini, çekin düzenlenme sebebinin çek metninden yahut ön veya arka sayfasındaki kayıtlardan anlaşılamadığını ifade ettiğini, davacıların iddialarına bakıldığında taraflar arasında bir temel borç ilişkisi bulunduğu, bu borç ilişkisinin müvekkilden mal alımı olduğu, alınacak malların ne olduğunun dava dilekçesinde açıklanmadığı, temel borç ilişkisinin ne olduğunun vakıa olarak dahi anlatılmadığı, yalnızca arada bir temel borç ilişkisi var olduğu ve bu temel borç ilişkisinden kaynaklı müvekkil borçlarının yerine getirilmediği iddiasının ileri sürüldüğünü bildirdiğini, menfi tespit davasının hukuki niteliğinin kambiyo senedinin bedelsizliğine dayalı menfi tespit davası olduğu ve bedelsizlik sebebinin de temel borç ilişkisindeki karşı edimin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi olduğu sonucuna varıldığını kaydettiğini, bir numaralı davalı olan ... Ltd. Şti. 'nin çek metninden anlaşılan ve müvekkil ile arasında doğrudan illiyet kuran bir delil göstermediğini, ... Ltd. Şti. 'nin çeki iki numaralı davalı olan ...'a keşide ettiği ve ...tarafından çek ciro edilerek müvekkile teslim edildiğini, müvekkil ile ...Şti. arasındaki temel borç ilişkisinin ne olduğu ve çekin ...'a keşide edildikten sonra müvekkile ciro edilmesine rağmen kendisinin nasıl davacı olduğu hususlarını aydınlatmaya yarar ne bir vakıa anlatımı ne de bir delil dosyaya sunulmuş vaziyette olduğunu aktardığını, çek keşidecisi olan ...Tic. Ltd. Şti. 'nin lehtardan sonraki ciranta aleyhine bedelsizlik iddiasıyla menfi tespit davası ikame etmesi halinde, cirantanın kötü niyetli hamil olarak çeki ...'dan teslim aldığını yahut da başkaca açıklanabilir bir hukuki sebepten ötürü doğrudan lehtardan sonraki cirantaya dava ikame ettiğini ortaya koyması gerekmekle birlikte aksi halde davacının menfi tespit isteminde aktif husumetinin bulunmadığı sonucuna varılacağını belirttiğini, davacının dilekçesinde çeklerin müvekkilden emtia almak üzere sipariş avansı olarak verildiği savı ileri sürülmekte ise de temel borç ilişkisini teşkil eden sözleşme konusunun ne olduğu hususunda herhangi bir açıklamanın bulunmadığı hususunun da sabit olduğunu vurguladığını, temel borç ilişkisindeki karşı edimin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi nedeniyle menfi tespit davası açmakta ...Şti. 'nin aktif husumeti bulunmadığını ve ... açısından da temel borç ilişkisinin somutlaştırılmamış olması dolayısıyla davanın ispatının mümkün olmadığını bildirdiğini, menfi tespit isteminde bulunulan çekin illetten mücerret bir kambiyo senedi olduğunu, kambiyo senedinin illi olduğunu ve bu illetin ortadan kalktığı veya geçersiz olduğunu iddia eden tarafın bu iddiasını yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini dile getirdiğini, davacının dilekçesinde temelde bir borç ilişkisi var ancak senetteki hukuki ilişki ile gerçekteki hukuki ilişkinin birbirinden farklı olduğunu iddia ediyor ise bu hususun ispatının da davacı üzerinde olduğunu ifade ettiğini, davacıların illetten mücerret kambiyo senedinin temelini oluşturduklarını iddia ettikleri temel borç ilişkisini somutlaştırmadığını, ortaya attıkları soyut iddialara somut deliller getirmediğini, davada bu haliyle işin esasına girilip birtakım deliller toplanarak tahkikat yürütülmesi imkansız olduğundan ve davacıların en başta vakıa anlatımı ve delillerinin bulunmayışından davanın derhal reddinin gerektiğini belirttiğini, davacıların dilekçelerinde Yargıtay Kapatılan 19. Hukuk Dairesinin birtakım kararlarına atıf yaptığını, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi kapatılarak Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ile birleşmiş durumda olduğunu, atıf yapılan kararların yargılamada göz önünde bulundurulmasına olanak kalmadığını savunarak davanın reddine, davacının İİK m. 72/4 uyarınca çek bedelinin %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve taraf vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi uyarınca kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davası ve çek iptali talebinden ibarettir. ....2. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine 407.451,74TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, süresinde borç ve ferilerine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğu itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belge ve kayıtlarla birlikte dosya mali müşavir bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;"Uyuşmazlığın, davacının icra takibine konu edilmiş çek nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı, çekin avans olarak veya mal alım karşılığında verilip verilmediği hususlarında toplandığı, Takip konusu kambiyo senedinin; ...bankası, ...şubesine ait, ... seri numaralı, davacı ...şirketi tarafından...’da keşide edilmiş, 30.06.2025 keşide tarihli, lehtarı ... olan 380.000,00.-TL tutarlı çek olduğu, çekin lehtar ... tarafından ciro edilerek davalı ... şirketine verildiği, davalı ... şirketi tarafından ilgili çekin 12.650,00.-TL yasal yükümlülük karşılığının muhatap bankadan tahsil edilerek, kalan 367.350,00.-TL tutar bakımından; ... 2. İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyası ile takibe konu edildiği, 13.04.2026 Tarihli duruşma tutanağının 2-e bendinde: Taraf vekillerine, uyuşmazlığa ilişkin olarak 6100 sayılı HMK 219, 220, 222. maddeleri gereğince bilirkişi incelemesine esas olacak ticari defter, kayıt ve belgelerini 03.06.2026 tarih, saat 10.10’da mahkememiz duruşma salonunda ibraz etmelerine, aynı yasanın 222/3. maddesi gereğince, inceleme günü defter, kayıt ve belgelerini ibraz etmedikleri ve ayrı sürede delilleri ile birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret de göstermedikleri ya da belgenin ellerinde bulunduğunu inkar ettikleri ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmedikleri taktirde mahkemenin belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanının kabul edilebileceğinin ihtarına karar verilerek duruşmada bulunan taraf vekillerine ihtar edildiği halde davacı şirket ticari defter ve belgelerinin incelemeye sunulmadığı, Davalı şirkete ait 2024 yılı yevmiye defteri açılış ve kapanış kebir ve envanter defteri açılış onaylarının TTK 64/3 hükümlerine uygun bir şekilde verilen süreler içerisinde tasdik ettirildiği, 2025 Yılı ticari defterlerin TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda e- defter uygulaması ile elektronik ortamda tutulduğu, defter yüklemelerinin zamanında yapıldığı, dönem beratlarının alındığı, envanter defteri noter açılış tasdikinin yine TTK 64/3 hükümlerine uygun bir şekilde verilen süreler içerisinde yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı, bu nedenlerle davalı şirkete ait 2024 ve 2025 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, Davacı şirketin ticari defterlerinin incelemeye sunmaması nedeniyle davalı şirkete ait 2024 ve 2025 yılı ticari defterlerin HMK 222/3 hükümleri doğrultusunda lehine delil teşkil ettiği belirlenen vakıada; Davalı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre; taraflar arasındaki ticari alışverişin davalı şirketin davacı şirkete düzenlemiş olduğu, 24.12.2024 tarihli ... seri numaralı 438.487,20.-TL bedelli fatura ile başladığı, bu fatura nedeniyle 2024 yıl sonu itibariyle davalı şirketin davacıdan 438.487,20.-TL alacaklı olduğu, davacı şirketin davalı şirkete 19.02.2025 tarihinde 450.000,00.-TL çek keşide ettiği ancak bu çekin karşılıksız çıkması nedeniyle cari hesaptan ters kayıtla çıkarıldığı, davalı şirketin davacıdan 438.487,20.-TL olan alacağının devam ettiği, ancak takibe konu edilen 30.06.2025 tarih, ... seri numaralı 380.000,00.-TL bedelli çekin davalı şirket defterlerine kayıtlı olmadığı, (bu çekin davalı şirketin ticari defterlerine kayıt edilmesi durumunda da davalı şirketin davacı şirketten 438.487,20- 380.000,00) 58.487,20.-TL alacaklı olacağı, Bu somut verilerle birlikte davacı şirket tarafından menfi tespiti istenen...bankası,...şubesine ait, ... seri numaralı, davacı ...şirketi tarafından ...’da keşide edilmiş, 30.06.2025 keşide tarihli, lehtarı... olan 380.000,00.- TL tutarlı çekin avans çeki olarak değerlendirilemeyeceği, sonucuna ulaşılmıştır." denilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi; menfi tespit davasını, bir hukuki ilişkinin ya da ondan doğan bir hak veya yetkinin mevcut olmadığının, bir belgenin sahteliğinin ya da herhangi bir nedenle hükümsüzlüğünün tespiti için hukuki yarar bulunması koşuluna bağlı olarak açılan ve sonucunda herhangi bir mahkumiyet istemini içermeyip, konusunu teşkil eden hususun bir kararla tespitini amaçlayan dava olarak tanımlamıştır. Borçlu icra takibine süresinde itiraz etmediği ve takibin kesinleşmesi halinde borcunun bulunmadığını bu dava türü ile ileri sürebilir. Menfi tespit davasında ispat yükü kural olarak davalı alacaklıya düşer. Ancak kambiyo senedi niteliğinde bulunan bonolardan kaynaklanan alacaklarda ispat yükü borçlu bulunmadığını iddia eden davacı borçluya düşer. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Bono ödeme vaadinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir, sebepten mücerrettir. Mevcut olayımızda davacı taraf takip konusu senedin taraflar arasında ticari ilişkiye istinaden avans olarak verildiğini ancak ticari ilişkiye ilişkin malların teslim edilmediğini iddia etmiştir. Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı şirketin davacıdan 438.487,20.-TL olan alacağının devam ettiği ancak takibe konu edilen 30.06.2025 tarih, ... seri numaralı 380.000,00.-TL bedelli çekin davalı şirket defterlerine kayıtlı olmadığı, (bu çekin davalı şirketin ticari defterlerine kayıt edilmesi durumunda da davalı şirketin davacı şirketten 438.487,20- 380.000,00) 58.487,20.-TL alacaklı olacağı, davacı şirket tarafından menfi tespiti istenen Türkiye İşbankası, İstanbul/Bağcılar şubesine ait, ... seri numaralı, davacı ... şirketi tarafından İstanbul’da keşide edilmiş, 30.06.2025 keşide tarihli, lehtarı ... olan 380.000,00.- TL tutarlı çekin avans çeki olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmıştır. HMK'nın ispat yükünü düzenleyen 190. maddesine göre ispat yükü; kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi gereğince de, "Kural olarak, herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür." düzenlemeleri mevcuttur. Buna göre; dosyada mevcut belgelere göre davanın ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın tüm talepler yönünden reddine karar verilmiştir. Davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Davanın davacı ... yönünden 13/04/2026 tarihi itibari ile işlemden kaldırıldığı ve aradan geçen süre zarfında davanın yenilenmemiş olması nedeniyle bu davacı yönünden 6100 sayılı HMK'nın 150/5 maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın davacı ... yönünden 13/04/2026 tarihi itibari ile işlemden kaldırıldığı ve aradan geçen süre zarfında davanın yenilenmemiş olması nedeniyle 6100 sayılı HMK'nun 150/5 maddesi uyarınca AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Davanın davacı ... Şirketi yönünden REDDİNE, 3-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 4-Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 732,00 TL ilam harcından peşin alınan 6.489,45TL harçtan mahsubu ile bakiye 5.757,45 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 4.700,00 TL arabulucu ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye irat kaydına, 6-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 60.800,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 8-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair,tarafların yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/09/2026
Katip ✍e-imzalıdır
Hakim ✍e-imzalıdır