İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/224 E. 2026/704 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/224
- Karar No
- 2026/704
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/224 Esas KARAR NO : 2026/704
DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 07/12/2022 KARAR TARİHİ : 24/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacı müvekkilinin davalı ... Bankası .... Şubesinden kredi çektiğini ve ... Model ... Markalı ...plakalı traktörü satın aldığını, davalı şirketin kredi alacağını garanti altına almak üzere aynı zamanda acentesi olduğu ... Sigorta şirketinde traktör için müvekkili adına 14/09/2017 tarihinde başlamak üzere ve her yıl yenilenen daimi mürtehinli kasko poliçesi yaptırdığını, söz konusu poliçenin ödemeleri vadesi geldiğinde davalı banka tarafından müvekkilinin hesabından otomatik olarak çekilmekte olduğunu ya da müvekkilinin kredi ödemeleri ekstresine yansıtılmak suretiyle tahsil edildiğini, dolayısıyla davacı müvekkilin kredi ödemelerini yaparken hem davalı banka borcunu ödemekte hem de kasko poliçesinin ödemelerini yapmakta olduğunu, bu şekilde de kasko poliçesinin her yıl yenilenerek 14/09/2017 den 14/09/2020 tarihine kadar aktif kaldığını, ancak müvekkilinin kredi ödemelerini yağmasına rağmen davalı banka kendi üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmemiş, ve kaskonun son yıl priminin ödenmediğini, üstelik poliçenin vadesi geldiği tarihte müvekkilinin hesabında poliçenin borcunu karşılayacak miktarda para da müvekkilinin hesabında bulunmakta olduğunu, ancak her yıl müvekkilinin hesabından parayı otomatik tahsil ettiğini, müvekkilinin nezdinde güven uyandıran davalı bankanın müvekkilinin hesaplarının uygun olmasına rağmen son poliçenin primini ödemeyerek poliçenin iptal edilmesine sebep olduğunu, kasko priminin ödenmemesi sebebiyle sigorta poliçesi, bankanın acentesi olduğu ...şirketi tarafından 14/09/2020 tarihinde geriye dönük olarak iptal edildiğini, somut olayda 11/10/2020 tarihine müvekkilinin kasko kapsamında koruma altındaki aracının ise sebebi bilinmeyen bir yangın sonucu tamamen yanarak kullanılamaz hale geldiğini, yangının meydana gelişinden 4 gün sonra durumu bildirmek ve kasko sözleşmesi kapsamında tazminat talebinde bulunmak için sigorta şirketinin acentesi olan ve ... ili ... ilçesinde bulunan ... Bankası şubesine giden müvekkili buradan sözleşmenin bittiği iddiasıyla karşılaştığını ve tazminat için başvuru isteğinin kabul edilmediğini, sigorta acentesinden ödeme için red cevabını alması üzerine bu sefer de sigorta şirketine e-mail üzerinden başvuruda bulunan müvekkilinin buradan da geri dönüş alamayınca son çare müşteri hizmetlerini arayıp, hasar dosyasını açtırmak istediklerini belirtmiş olmasına rağmen sigorta şirketi tarafından geçerli bir kasko sigortası olmadığı iddiasıyla bu isteğin de reddedildiğini, her ne kadar banka ile, kendi kusuruyla sebep olduğu zararın borçtan mahsup edilmesi konusunda görüşmeler yapılmış ise de, söz konusu görüşmelerin neticesiz kaldığını bildirip, davanın kabulü ile, müvekkilinin davalı bankadan kaynaklı kusur sebebiyle, kredi borcunun kalmadığının tespitine karar verilmesini, bunun mümkün olmaması halinde davalı bankanın kusuruna tekabül eden kısmının (poliçeden karşılayacağı maksimum limitten az olmamak üzere ) kadarlık miktar için borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, müvekkilin dava masraflarını karşılama gücü olmadığından, müvekkili için adli yardım talebinin söz konusu olduğunu, müvekkilinin dava harç ve masraflarından muaf tutulmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, dava şartı yokluğundan huzurdaki davada müvekkiline karşı husumetin yöneltilemeyeceğini, öncelikle davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesini zararın oluşumunda müvekkiline atfı kabil bir kusur bulunmadığından sorumluluğunun da söz konusu olamayacağını, uyuşmazlığa konu traktörün tarlada çıkan yangın sonucu zarar gördüğünün iddia edildiğini, iş bu zarara müvekkilinin sebebiyet vermediğinin aşikar olduğunu, davacının bir zararı var ise bu husustaki taleplerini zararın failinden talep etmesi gerekmekte olduğunu, usule ilişkin talepleri kabul görmeyecek ise hukuki mesnetten yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini, davacı vekilinin müvekkilinin poliçe taksitlerini kredi taksitleri ile birlikte bankaya ödediğini, hesabının uygun olmasına rağmen bankanın poliçe ödemelerini yapmadığını iddia ettiğini, davacı Adil Dündar'ın müvekkilinin bankadan 2017 yılında 5 yıl vadeli traktör kredisi kullanmış olduğunu, sadece 1 taksitini ödediğini, 19.12.2022 tarihinde yasal takibe düştüğünü, davacının borcunun 22.12.2022 tarihi itibariyle 100.676,97-TL olduğunu, işbu hususun banka kayıtları ile sabit olduğunu, dolayısıyla davacı vekilinin dava dilekçesindeki tüm iddialarının asılsız olduğunu, huzurdaki davada müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, kredi sözleşmesi 12/b-e maddesi incelendiğinde davacı müşterinin teminatın sigorta ettirilmesinde, sigorta primlerinin ödenmesi ve takip edilmesinde yükümlü olduğunu, iş bu hususta müvekkilinin hiçbir sorumluluğunun olmadığını, anılan hususların davacı müşteri tarafından kabul edildiğinin görüleceğini, kaldıki davacı traktörün sebebi bilinmeyen bir yangın sonucu tamamen yanarak kullanılamaz hale geldiğini iddia ettiğini, olay yeri tutanağı incelendiğinde işbu iddianında gerçeğe aykırı olduğunun görüleceğini bildirip, öncelikle davanın dava şartı ve husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmesini, iş bu talebi kabul görmeyecek ise, davacının hukuki mesnetten yoksun davasının esastan reddine, davacının %20den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, masraf ve ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE / Dava, davacının kullandığı Genel Krediyi veren ve sigorta şirketinin acentesi olan banka tarafından kredinin teminatı olarak düzenlenen kasko sigortasının yenilenmemesi ve rizikonun gerçekleşmiş olması nedeniyle davacının uğradığı zararın tazmini talebine ilişkin olduğu , uyuşmazlığın tarafların husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, traktör alımı için kullanılan genel kredi sözleşmesi nedeniyle kasko sigorta poliçesinin yenilenmemesi nedeniyle davacının zararının tazminini talep ettiği davalı bankanın kusur ve sorumluluğunun oluşup oluşmadığı ve miktarı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Dava basit yargılama usulüne tabi olup, dosyanın 25/10/2023 tarihli celsede işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilince dosyanın yeniden işleme konulması talebini sunması sebebiyle davanın 05/02/2024 tarihinde yeniden işleme alındığı ve yargılamanın kaldığı yerden devamına karar veriliği, 24/09/2026 tarihli celsede de tarafların duruşmaya gelmediği görülmüştür. HMK 150 maddesinde; Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. 150/6 maddesinde ; İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılacağının hükmünün düzenlendiği, mahkememizdeki iş bu dava da 24/09/2026 tarihi itibari ile 2.kez takipsiz bırakıldığından mahkememizce HMK 150/6 gereğnice davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM / Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-HMK 150/6 gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-492 sayılı harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00. TL karar ilam harcının peşin yatırılan 508,3 TL den mahsubu ile bakiye 223,7. TL nin davacıdan tahsili ile Hazine' ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, HMK 333.mad. gereğince hüküm kesinleştiğinde artan gider avansının yatıran davacı tarafa iadesine, 4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre ve 6100 S HMK gereğince belirlenen 1.- TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.24/09/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır
*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.*