İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/842 E. 2026/729 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/842
- Karar No
- 2026/729
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/842 KARAR NO: 2026/729
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ :
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 04/09/2025 KARAR TARİHİ : 22/09/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 19/10/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15.06.2025 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı aracın .... ili .... ilçesinde park halinde bulunduğu sırada, davalı ... nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza nedeniyle müvekkiline ait araçta değer kaybı oluştuğunu, yapılan kusur değerlendirmesinde karşı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, meydana gelen değer kaybının tazmini amacıyla davalı ... şirketine başvuruda bulunulduğunu, ancak sigorta şirketince yapılan 40.000,00 TL tutarındaki ödemenin gerçek zararı karşılamadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL araç değer kaybı tazminatının sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına arar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan .... plakalı aracın müvekkili nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı olduğunu, poliçe kapsamında araç başına maddi zarar teminat limitinin 300.000,00 TL olduğunu, ancak bunun davanın kabulü anlamına gelmediğini belirtmiştir. Davalı vekili; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu ve yetkili mahkemenin sigorta şirket merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olduğunu ileri sürmüş, esasa ilişkin olarak ise, davacı aracında meydana geldiği iddia olunan değer kaybına karşılık 21.07.2025 tarihinde 40.000,00 TL ödeme yapıldığını, bu ödemenin yeterli olduğunu ve bakiye zarar bulunmadığını, aksi kanaate varılması halinde yapılan ödemenin güncellenerek mahsup edilmesi gerektiğini, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında doğacağını, bu nedenle kusur durumunun ceza soruşturması / ceza dosyası ile dosya kapsamındaki diğer deliller birlikte değerlendirilerek belirlenmesi gerektiğini, bunun yanında, davacı aracının geçmişte 13.07.2016 ve 13.02.2024 tarihli hasar kayıtlarının bulunduğunu, dava konusu kazada hasar gören kısımların önceki hasarlarla örtüştüğünü ve bu nedenle dava konusu kazaya bağlı ayrıca bir değer kaybı oluşmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davaya konu uyuşmazlık davalı sigortalısı .... plakalı aracın davacıya ait park halindeki .... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen kazadan kaynaklı davacı aracında oluşan değer kaybı bedelinin tespiti noktasında toplanmaktadır. Yine davalı vekili tarafından mahkememizin yetkisine itiraz edilmiş ise de; davaya konu uyuşmazlığın haksız fiilden kaynaklandığı, dosyada bulunan kaza tespit tutanağından haksız fiilin Etimesgut ilçesinde gerçekleştiği, HMK' nın yetkiye ilişkin kuralları dikkate alındığında haksız fiilin meydana geldiği yer mahkemelerinin de yetkili olduğu, Etimesgut ilçesinin mahkememiz yetki sınırları içerisinde olduğu anlaşılmakla davalını yetkiye ilişkin itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı tarafından zaman aşımı itirazında bulunulmuş ise de kazanın meydana geldiği tarih dikkate alındığında bu yöndeki itirazlarına da itibar edilmemiştir. Her ne kadar davalı tarafından değer kaybı bedelinin belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği belirtilmiş ise de; değer kaybının tespiti uzmanlık gerektirir bir husus olup kusur durumu da yargılamayı gerektirdiğinden davacı tarafından alacak miktarının tam ve net bir şekilde belirlenebilmesi mümkün olmadığından davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuken herhangi bir engel olmadığının kabulü gerekmiştir. Tarafların Kusur Durumu; Mahkememizce meydana gelen kazada kusur oranının belirlenmesi için dosya Adli Trafik Uzmanlığı da bulunan Makine Mühendisi Bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 30/07/2026 tarihli raporda, ".... plakalı araç sürücüsü ...’nın %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ....’in %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, Olay sırasında park hâlinde bulunan dava konusu ... plakalı araca atfı kabil herhangi bir kusur bulunmadığı "şeklinde görüş ve kanaatlerinin bildirilmiş olduğu görülmüştür. Değer Kaybı Yönünden Değerlendirmeler; Davaya konu uyuşmazlık değer kaybı bedelinin tahsiline ilişkindir. Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ve varsa daha önceki kaza/hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin piyasa koşullarına göre tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmak suretiyle tespit edilir. Dosyanın değer kaybının tespiti ve miktarının hesaplanması yönünden Makine Mühendisi bilirkişiye tevdiine karar verilmiştir. Anılan raporun incelenmesinde;davaya konu aracın daha önceki geçirdiği kazalar göz önünde bulundurularak, davaya konu aracın kaza öncesi ve kaza sonrası değeri arasındaki fark hesaplanmış, yapılan hesaplama neticesinde davacı aracında toplam değer kaybının 40.800,00 TL olduğu, davalı sigortalısının %75 kusurlu olduğu dikkate alınarak davalı ... şirketinin sorumlu olduğu miktarın 30.600,00 TL olduğu, davalı şirket tarafından yapılan 21/07/2025 tarihinde 40.000,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığının, yapılan ödemenin araçta meydana gelen değer kaybı tutarı ile uyumlu olduğu ve davacının bakiye değer kaybı alacağının bulunmadığı anlaşılmış, bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile uyumlu, tarafların ve mahkememizin denetimine açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla; rapor doğrultusunda davacının bakiye değer kaybı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Dosyada alınan bilirkişi raporunun denetlenmesinde raporun dosyaya sunulan tüm deliller irdelenerek hazırlandığı, dosya kapsamı ile uyumlu olduğu görülmüş, bu nedenle değer kaybı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplana ve takdir olunan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı davacı tarafın yokluğunda, dava konusu miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi. 22/09/2026
Katip ... E-imzalıdır Hakim ...E-imzalıdır