Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1082 E. 2026/1120 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1082
Karar No
2026/1120
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/1082 Esas 2026/1120 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1082 KARAR NO : 2026/1120

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/11/2021 NUMARASI : 2021/56 Esas 2021/656 Karar

DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 27/01/2021 KARAR TARİHİ : 15/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/09/2026

Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne dair verilen karara karşı, bu kez davalı tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamı ekinde Dairemize gönderilen dosyada duruşmalı yapılan yargılama sonucunda gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı; ... ... A.Ş.'nin Yönetim Kurulu Başkanı olduğunu, 2020 yılı Ağustos ayında davalının, kendisine ait ... no'lu vadesiz hesapta bulunan 26.297,22-TL, ... no'lu yatırım hesabında bulunan 245.215,64-TL ve ... no'lu hesapta bulunan 67.13 GBP İngiliz sterlini üzerine bloke koyarak tasarrufunu engellediğini, Ankara 54. Noterliği’nin 13/08/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ederek blokelerin kaldırılmasını ihtar ettiğini, davalı Bankanın ise, Ankara 38. Noterliğinin 17/08/2020 tarih ve ... yevmiyeli ihtarnamesi ile kefil ve yönetim kurulu başkanı olduğu ... A.Ş. kredilerinin 07/08/2020 tarihi itibari ile kat edilerek muaccel hale geldiğini bildirdiğini, kefili olduğu ... A.Ş. ile davalı ... Bankası'nın da aralarında bulunduğu 6 Bankanın, 37/10/2020 tarihinde Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve Anlaşması (Büyük Ölçekli Uygulama) kapsamında bir yılı ödemesiz itfa planı sözleşmesi imzaladığını, davalı ... Bankası ile Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve Anlaşmasına istinaden borçlu şirketin, 02/10/2020 tarihli yeni Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzaladığını ve bu sözleşmeye istinaden taksitli ticari kredi ödeme planı oluşturulduğunu, ... A.Ş.'nin tüm borçlarının yapılandırıldığını ve sözleşmeler gereği henüz ödemelerin başlamadığını, Banka'nın bloke kaydı ile elinde tuttuğu şahsi hesabındaki paraların da borçtan mahsup edilmediğini, dolayısıyla ... A.Ş.'nin davalı Bankaya muaccel borcu kalmadığını, hal böyle iken blokenin kaldırılmadığını, bunun Bankacılık Kanunu'nun 61. maddesine aykırılık teşkil ettiğini belirterek fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla, davalı Banka nezdinde blokeli tutulan vadesiz TL hesabında ki 26.397,22-TL ve yatırım hesabında bulunan 245.215,64-TL toplamı 271.512,86-TL ile vadesiz GBP hesabında bulunan 67,13GBP (İngiliz sterlini) alacağının ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı; açılan davayı kabul etmediklerini, Banka'nın ... Şubesi ile davacı ... ve dava dışı ... Ticaret A.Ş. arasında Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığını, anılan Kredi Sözleşmelerine dayanılarak kredi müşterisi firmaya nakdi/gayrinakdi kredi kullandırıldığını, davacı ... ve dava dışı ... A.Ş. firmasının kredilerinin kat edilerek Ankara 38.Noterliği'nin 13/08/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, imzalanan Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi uyarınca Banka nezdindeki hak ve alacaklar üzerinde rehin, hapis, takas ve mahsup hakkı bulunduğunu, ... A.Ş 'nin Bankaya olan borç ve riskleri nedeniyle ... Şubesi nezdindeki ... hesapları üzerine Banka tarafından rehin hakkına istinaden bloke konulduğunu, Davacı ... ve dava dışı ... A.Ş. ile imzalanan 07/10/2020 tarihli FYYS sözleşmesinin "Sözleşmede Hüküm Bulunmayan Haller" başlıklı 17. maddesinde; "... bu FYS5 borçlu ile alacaklı kurumlar arasında daha önce imzalanmış bulunan ve bu FYYS den sonra imzalanacak olan Genel Sözleşmelerin ve diğer borç sözleşmelerinin ayrılmaz bir parçası olup, işbu FYYS 'de hüküm bulunmayan hususlarda her bir Alacaklı Kuruluş'un kendi alacağı için geçerli olmak üzere Alacaklı Kuruluşlar nezdinde imzalanmış diğer kredi sözleşmelerinin hükümleri geçerlidir. Belirtilen metinlerde aynı konulara ilişkin düzenlemeler arasında çelişki bulunması durumunda, işbu FYYS 'de yazılı hükümler öncelikli olarak uygulanacaktır." hükmünün yer aldığını, Banka nezdindeki hak ve alacaklar üzerinde rehin, hapis, takas ve mahsup hakkı bulunduğundan, blokelerin kaldırılmasının hukuken uygun olmadığını, FYSS sözleşmesi neticesinde Bankanın takas işleminin yasaklandığına ilişkin kanunda bir hüküm bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; dava dışı kredi kullanan asıl borçlu ...... A.Ş. tarafından davalı bankadan kullanılan nakdi ve gayri nakdi genel kredi sözleşmelerine istinaden, ödenmeyen kredi borcu dolayısıyla davalı bankanın hesabı kat ederek asıl borçluya ve müteselsil kefil davacıya ihtarda bulunduğu, bu haliyle borcun muaccel hale geldiği, davalı banka tarafından bu kapsamda davacının davalı banka nezdindeki davaya konu hesaplara yukarıda belirtilen GKS'nin 9.3.1 maddesine göre, bankanın rehin, hapis ve mahsup hakkına ilişkin olarak bloke kaydı koyduğu, daha sonra 07/10/2020 tarihinde imzalanan FYYS Sözleşmesi'nde söz konusu blokelerin kaldırılacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, ayrıca FYYS Sözleşmesi'nin 17. Maddesine göre de FYYS'de hüküm bulunmayan hususlarda her bir alacaklı kuruluşun kendi alacağı için geçerli olmak üzere alacaklı kuruluşlar nezdinde imzalanmış diğer kredi sözleşmelerinin hükümlerinin geçerli olacağı hükmünün yer aldığı, bu nedenle davalı banka tarafından uygulanan bloke kaydının taraflar arasındaki sözleşmelere uygun olduğu, davacının talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle;" davanın reddine " dair karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı istinaf dilekçesinde özetle; bankanın yasada olmayan bir yetkiyi kullandığını, kefil sıfatının dikkate alınmadığını,takas ve mahsup şartı bulunmadığını, yapılandırılan borcun düzenli ödendiğini, muaccel borç bulunmadığı halde hesapları üzerine bloke konulmasının yerinde olmadığını ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, davacının, davalı banka nezdinde bulunan hesapları üzerindeki blokenin kaldırılması suretiyle vadesiz TL ve GBP hesaplarında bulunan tutarların tahsili istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Dairemizin, 03/07/2025 tarih 2023/55 Esas 2025/740 Karar sayılı kararıyla; davacı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne yönelik verilen kararına karşı, bu kez davalı tarafından, dava konusu blokelerin 17/05/2023 tarihinde kaldırılması ile davacı tarafından hesaptaki paraların çekilerek tasarrufa konu edildiğinden bahisle Yargıtayda temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21/04/2026 tarih ve 2025/5134 Esas 2026/2280 Karar sayılı kararı ile; "... 1.İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Dava, davalı Banka nezdinde blokeli tutulan vadesiz TL hesabındaki 26.397,22 TL ve yatırım hesabında bulunan 245.215,64 TL toplamı 271.512,86 TL ile vadesiz GBP hesabında bulunan 67,13 GBP (İngiliz sterlini) alacağının ticari faizi ile tahsili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince uygulanan blokenin sözleşme hükümlerine ve bankacılık teamülüne aykırı olduğu hususlarının açıkça tespit edilmiş olması karşısında, mahkemece, davanın kabulüne yönelik karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmiş olmasının isabetsiz olduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiş ise de davalı taraf, Bölge Adliye Mahkemesi'nin davanın kabulüne dair vermiş olduğu karara karşı yapmış olduğu temyiz isteminde dava konusu alacağa temel teşkil eden blokenin 17.05.2023 tarihinde kaldırıldığını ve davacı tarafından paranın bir kısmının çekildiğini beyan etmiştir. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesince bankaya müzekkere yazılmak sureti ile blokenin kaldırılıp kaldırılmadığı, davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılması sureti ile, blokenin İlk Derece Mahkemesi kararından sonra ancak Bölge Adliye Mahkemesi kararından önce kaldırıldığı ve bir kısım para ödemesinin davacı tarafına yapıldığının tespiti halinde bu durumun hükümde dikkate alınması gerekirken bu husus gözetilmeksizin hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir." gerekçeleriyle bozularak dosya Dairemize gönderilmiştir. Bozma ilamı taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edilerek 15/09/2026 tarihli celsede taraflardan bozmaya karşı diyecekleri sorulmuş, davacı vekilinin; "FYSS nedeniyle iddia edilen bloke 17/05/2023 tarihinde kaldırılmış ve müvekkil mevduatın tamamını çekmiştir, yargılama gideri yönünden davaya sebebiyet veren davalının sorumluluğu devam etmektedir, bu konudaki talebimiz devam etmektedir." şeklinde beyanda bulunduğu, davalı vekilinin ise; " Yargıtayın bozma ilamındaki sebep çerçevesinde müvekkil bankaya müzekkere yazılması gerekir, aksi takdirde bu usulü bir bozma sebebi olacaktır, davanın reddine karar verilmesini talep ederiz." şeklinde beyanda bulunduğu görülerek Dairemizin, 15/09/2026 tarihli celsesinde usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmasına yönelik karar verilmiştir. Her ne kadar Yargıtay bozma ilamı kapsamında; davalı yanın temyiz sebebine nazaran bankaya müzekkere yazılmak sureti ile blokenin kaldırılıp kaldırılmadığı, davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılması gerektiğine işaret edilmiş ise de; davacı vekilinin karar celsesindeki imzalı beyanı ile müvekkilinin hesaplarındaki blokenin 17/05/2023 tarih itibariyle kalktığının ve hesaptaki tüm paranın müvekkili tarafından alındığının beyan edilmesi ile davalının temyiz dilekçesinde de blokelerin 17/05/2023 tarihinde kaldırılarak mevduatın davacı tarafından tasarruf işlemine tabii tutulduğunun beyan edilmesi ve her iki tarafın bu konudaki iradelerinin uyuşması gözetilerek bu hususta bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılarak davalı vekilinin bozma gereği bankaya müzekkere yazılması isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Elde ki davanın 27/01/2021 tarihinde açılması, davaya konu blokelerin 17/05/2023 tarihinde kaldırılması ile davacının, vadesiz TL ve GBP hesaplarında bulunan tutarların davacı yana ödendiği taraflar arasında çekişmesiz bulunmakla davanın, yargılama aşamasında konusuz kaldığı anlaşılmakta olup Dairemizin, 15/09/2026 tarihli 2. celsesinde davanın esası yönünden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin yeniden bir karar verilmesi gerekmiştir. Konusuz kalan davada tarafların yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti yönünden sorumluluklarının kapsam ve tayini yönünden Dairemizce yapılan değerlendirmede; Davacı; yönetim kurulu başkanı olduğu ... A.Ş'nin, davalı bankadan kullandığı krediye kefaleti nedeniyle şahsi TL hesabına ve İngiliz Sterlini hesabına 12/08/2020 tarihinde bloke konulduğunun bildirildiğini, bu sırada, kefili olduğu ......A.Ş. ile davalının içinde yer aldığı 6 ayrı banka arasında FYSS çerçeve anlaşması görüşmelerinin sürmekte olduğunu, akabinde şirket ile bankalar arasında 07/10/2020 tarihinde FYSS çerçeve anlaşması kapsamında 1 yılı ödemesiz itfa planı sözleşmesi düzenlenerek dava dışı şirketin borçlarının yapılandırıldığını, sözleşmeler gereği henüz ödemelerin başlamadığını, davalı bankanın, bloke kaydı ile elinde tuttuğu hesaplarındaki tutarları yapılandırılan borçlardan mahsup etmediğini, dava dışı şirketin hali hazırda davalı bankaya muaccel borcunun bulunmadığını, buna karşın davalı bankanın, hesaplar üzerindeki blokeleri kaldırmayarak tasarrufunu engellendiğini ileri sürmüş, davalı banka nezdinde bulunan ... (Vadesiz TL) hesabında bulunan 26.297,22-TL ve ... (yatırım) hesabında 04/01/2021 tarihi itibariyle bulunan 245.215,64-TL olmak üzere toplam 271.512,86-TL'nin ve ayrıca ... (Vadesiz GBP) hesabındaki 67,13 GBP İngiliz Sterlini alacağının ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, Mahkemece, FYYS Sözleşmesi'nin 17. maddesinde, FYYS'de hüküm bulunmayan hususlarda her bir alacaklı kuruluşun kendi alacağı için geçerli diğer kredi sözleşmeleri hükümlerinin geçerli olacağı hükmünün yer aldığı, gerekçesiyle, davanın reddine ilişkin karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının kefil olduğu, dava dışı ...... A.Ş.'nin, asıl borçlu olarak davalı banka ile imzaladığı Genel Kredi Sözleşmesi gereğince kullanılan krediden kaynaklı borçlar nedeniyle davacının, davalı banka nezdindeki dava konusu hesaplarına uygulanan bloke kaydının, söz konusu borca ilişkin Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi imzalanmış olması nedeniyle kaldırılması gerekip gerekmediği noktasında toplandığı anlaşılmakta ise de; dosya kapsamından söz konusu blokelerin, işbu dava açılmasından sonra davalı yanca, 17/05/2023 tarihinde kaldırılmasıyla hesaplardaki tutarların davacı yana ödendiği tarafların kabulünde olup işbu davanın konusuz kaldığı çekişme konusu değildir. Dosya kapsamında toplanan delillerden; dava dışı ...... A.Ş. ile davalı banka arasında 13/06/2011, 14/11/2014, 13/04/2017, 27/06/2019 ve 17/10/2020 tarihli, 5 adet genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi ve 14/11/2014 tarihli sözleşmeye istinaden de 2 defa limit arttırımına ilişkin sözleşme düzenlendiği, bu sözleşmelerde, davacının, dava dışı ...... A.Ş.'nin kredilerine müteselsilen kefil sıfatı ile kredilerin tamamı kadar limitle sorumlu olarak imzasının bulunduğu görülmüştür. Kredi borcunun ödenmediği gerekçesiyle, davalı banka tarafından, Ankara 38. Noterliği'nin 13/08/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile dava dışı şirketin kredilerinin 07/08/2020 tarihinde kat edilerek muaccel hale geldiği, muaccel hale gelen 4234-195677 numaralı krediden kaynaklanan toplam 5.961.280,04-TL'nin 3 gün içinde ödenmesi aksi halde yasal yollara başvurulacağının sözleşmeden doğmuş, doğacak hakların ve fazlaya ilişkin hakların saklı tutulduğunun bildirildiği, yine davalı banka tarafından, davacının, blokelerin kaldırılması istemli ihtarına cevaben verilen Ankara 38. Noterliği'nin 17/08/2020 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi kapsamında; davacı kefile ait ... numaralı hesaplar üzerinde bulunan blokenin, kredilerin 07/08/2020 tarihi itibariyle kat edilerek muaccel hale gelerek hesap kat ihtarnamesi gönderilmesi, banka ile imzalanan kredi sözleşmeleri gereği bankanın rehin, hapis, takas, mahsup hakkı bulunması gerekçesiyle blokenin kaldırılması talebini reddettiğini davacıya bildirdiği görülmüştür. 07/10/2020 tarihinde dava dışı asıl borçlu ...... A.Ş. ile davacının da aralarında bulunduğu müteselsil kefillerin, davalı banka ile birlikte 6 ayrı banka ile BDDK tarafından onaylanmak suretiyle yürürlüğe giren FYYS Çerçeve Anlaşması Büyük Ölçekli Uygulama hükümleri çerçevesinde FYYS imzalandığı, yapılandırmaya esas alacakların sözleşmenin 4. maddesine göre belirlenmiş olup, buna göre "... Finansal Yeniden Yapılandırma Başvuru Tarihi olan 10/06/2020 itibariyle Alacaklılara, işbu FYYS'deki hükümler çerçevesinde tespit edilerek üzerinde mutabakat sağlanan ve aşağıdaki tablolarda belirtilen Alacaklı Kuruluşlar bazında ayrı ayrı gösterilen nakdi ve gayrinakdi kredilerden kaynaklanan borçlardan ve bu borçlara eklenecek faiz, gecikme cezası, mevcut kredilerin yapılandırılması işlemlerinden doğan erken kapama komisyonu ve birikmiş faizlerinin ve bunların ferilerinin gibi harç, masraflar, her türlü noter masrafı, muhabir banka komisyonu ve bunun gibi her türlü sair bedeller, gayrinakdi kredilerden kaynaklanan risklerin tamamından, başvuru tarihinden sonra nakde dönen gayrî nakdi kredi bedelleri ile bunlara işleyecek faiz ve komisyonlardan, Alacaklı Kuruluşlar tarafından kredi borçlusu lehine bugüne kadar tesis edilerek kullandırılmış TL/YP tüm kredilerine ilişkin taahhütlerin yasal süreler içerisinde kapatılmamasından kaynaklanan risklerden, bunların ceza ve ferileri İle eklentilerin tamamını kayıtsız ve şartsız kabul ettiklerini, bu borçların tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını beyan, kabul ve ikrar ederler." hükmü gereği, davalı banka alacağının, 4.767.179-TL anapara, 144.277-TL 15.12.2019 öncesi birikmiş faiz, 637.909-TL 12.12.2019-18.09.2019 birikmiş faiz, 801-TL erken kapama komisyonu/ yeniden yapılandırma komisyonu olmak üzere 5.550.165-TL toplam (%15 garame pay ile) tutar üzerinden, Sözleşmenin 5. maddesi kapsamında yapılandırmaya konu olan ve KGF Kefaleti bulunmayan risklerin ilk 12 Ay ödemesiz {anapara-faiz, kar payı) dönemli, kalan aylar 3 ayda 1 eşit taksitli olacak şekilde toplamda 48 Ay vadeli, KGF kefaleti bulunan risklerin ise KGF mevzuatı çerçevesinde kalmak ve KGF tarafından da uygun bulunmak kaydıyla ilk 12 Ay ödemesiz (anapara-faiz, kar payı) dönemli kalan aylar 3 ayda 1 eşit taksitli ödemeli olacak şekilde toplamda 48 ay vadeli olarak, ödenmesi yönünde tarafların mutabık kaldığı tespit edilmiştir. Aynı maddenin devamında; "Alacaklı kuruluşlar; işbu protokole aykırılık oluşturmayacak şekilde, yapılandırma tarihindeki nakit kredi alacakları için ödeme planı oluşturacak olup, Aktan Bağımsız Denetim ve Yeminli Mali Müşavirlik tarafından hazırlanan 30.01.2020 tarihli fizibilite raporunda belirtildiği üzere 1 yıl ödemesiz, toplamda 48 ay vadeli olacak şekilde, işbu FYYS'nin 4.1. maddesinde belirtilen borç miktarları, anılan ödeme planlarına göre ödenecektir. Borçlular, Alacaklı Kuruluşların işbu FYYS'ye konu borçlarla ilgili kredi hesaplarını tek düzen hesap planında dilediği kebirde, dilediği şartlarla Türk Lirası ya da yabancı para cinsinden muhasebe/eştirmeye, FYYS gereği yapacağı tahsilatları dilediği hesaba almaya, dilediği alacağına (anapara/faiz ve diğer alacaklar) mahsup etmeye ve gerek gördüğünde daha sonra dilediği hesaba/alacağına aktarmaya muhtar olduğunu, işbu muhasebeleştirme işleminin tek düzen hesap planda farklı kebirlerde izlenmesinin hiçbir şekilde borcun (alacağın) ertelenmesi (temdit) yenilenmesi (tecdit) anlamına gelmediğini kabul, beyan ve taahhüt ederler. " hükmü yer almaktadır. Bu kapsamda, davalı Banka tarafından, 07/10/2020 tarihinde, dava dışı ...... A.Ş'nin asıl borçlu, davacı ve dava dışı ..., ... ... A.Ş. ile ...'un müteselsil kefil olduğu, yapılandırma toplam tutarı kadar limit belirlenmiş olan yeni bir Genel Nakdi Ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi imzalanarak yapılandırma sözleşmesi hükümleri gereği yeni bir ödeme planı oluşturulduğu anlaşılmaktadır.

Mahkemece, taraflarca ileri sürülen deliller toplanmak suretiyle bankacı bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişi tarafından düzenlenen 17/09/2021 tarihli raporda özetle;" 12/08/2020 tarihinden bu yana banka tarafından davacının hesaplarına uygulanan rehin bloke sonrası hesaplarda bulunan tutarların GNGKS 10.6 maddesi gereği kredi borcuna mahsup edilmemesi, Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi 7. ve 17. Madde hükümlerine aykırı şekilde sözleşme dışında tutulması, bu şekilde firmanın ve müteselsil kefilin kanun ve yönetmelikle belirlenen kredi ödemelerinde yaşadığı sıkıntıların giderilmesi menfaatini sağlamasına engel olması nedenleri ile uygulanan blokenin sözleşme hükümlerine ve bankacılık teamülüne aykırı olduğu, Davacının Davalı banka nezdinde ...'no'lu (vadesiz TL) hesabında bulunan 26.397,22-TL'nin, ... no'lu (yatırım) hesabında 04/01/2021 tarihi itibarıyla bulunan 245.215,64-TL toplamı 271.512,86-TL'nin ve ... (vadesiz GBP) hesabında bulunan 67,13 GBP (İngiliz sterlini) 'nin, bloke tarihi 12/08/2020 tarihinden bu yana işlemiş ticari faizi ile birlikte davacıya iadesi gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığı" hususlarının bildirildiği görülmüş, bilirkişi raporu, Dairemizce hükme ve denetime elverişli bulunmuştur. Taraflar arasında, yapılandırma öncesi imzalanan genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinin 9.3.1 maddesinde; ''Müşterinin Banka'nın yurtüçi ve yurtdışındaki şubelerinde mevcut olan ve olabilecek her türlü alacağı, mevduat hesapları, Döviz Tevdat Hesaplar, Yatım Hesapları, üzerinde, Banka, işbu Sözleşme'den doğmuş ve doğacak alacakları için rehin, takas ve mahsup hakkına sahiptir. Buna ek olarak Barka Müşteri tarafından kendisine emaneten veya serbesi depo suretiyle veren veya herhangi bir zaman ve şeklde nezdinde bulunabilecek olan bütün kambiyo senetleri, adi senetler, emtlayı temsil eden belgeler, yürürükleki ithalat mevzuatı gereğince Banka'ya ibrazı gerekli belgeler, hisse senadi ve tahvil gibi har türü kıymeti evrak, bunların kuponları, bu kıymetlerin tahsil edten bedelleri Müşteri'ye ait kiralık kasalar ve bunlar İçindeki her türlü değerler üzerinde rehin, takas, mahsup ve hapis hakkına sahiplir. Müşteri, bunların Banka'ya rehnedilmiş olduğunu ve Banka'nın bunlar üzerinde hapis hakkı olduğunu kabul, beyan ve taahhül eder.'' hükmü yer almaktadır. Mahkemece, taraflar arasında daha sonra imzalanan FYYS Sözleşmesi'nin 17. maddesinde, FYYS'de hüküm bulunmayan hususlarda her bir alacaklı kuruluşun, kendi alacağı için geçerli diğer kredi sözleşmeleri hükümlerinin geçerli olacağı hükmü bulunduğundan bahisle ve taraflar arasındaki uyuşmazlık yönünden FYYS'de hüküm bulunmamakla, önceki geçerli sözleşmenin 9.3.1 maddesi hükümleri uyarınca, davacı kefilin, davalı banka nezdinde ki hesapları üzerine konulan blokenin, sözleşmeye aykırılık teşkil etmediğinden bahisle yazılı olduğu üzere davanın reddine yönelik karar verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta; bilirkişi raporu kapsamından da açıkça anlaşılacağı üzere, borçlu ... şirketinin, 10/06/2020 tarihinde, BDDK tarafından hazırlanarak onaylanan ve yürürlüğe giren Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve Anlaşması (Büyük Ölçekli Uygulama) yapmak üzere davalı bankanın da aralarında bulunduğu 6 ayrı bankaya ve bir finansman kuruluşuna başvuru yaptığı, bu başvurusunun değerlendirilmesi aşamasında davalı banka tarafından, kredi hesaplarının kat edilerek borçlu ve kefillere ihtarname gönderildiği, borç muaccel hale gelince sözleşme hükümlerine (9.11.3.) dayanılarak davacı kefilin, banka nezdinde bulunan dava konusu hesaplarına, 12/08/2020 tarihinde bloke (rehin blokaj) konulduğu, ancak banka tarafından, rehin blokaj işlemi 12/08/2020 tarihinde uygulanmakla birlikte sözleşmenin 10.6. Maddesi uyarınca yetkisi bulunduğu halde blokeli tutarlar yönünden ne bu tarihte ne de sonrasında kredi borcuna mahsup etmediği, bankanın, blokeli bu tutarı, mevduat rehni tesis ederek bir nevi kredi teminatı olarak blokede tutmaya devam ettiği, bir başka ifadeyle bankanın, kredinin takip hesaplarına nakli sırasında müteselsil kefil hesabında bulunan tutarı bloke ederek ilave mevduat rehni teminatı oluşturduğu, tarafları arasında, 07/10/2020 tarihinde imzalanan FYYS uyarınca, dava dışı şirketi ile davalı banka arasında, davacının da kefil olarak yer aldığı aynı tarihli yapılandırma sözleşmesi imzalanarak yasal düzenleme gereği yeni bir ödeme planı çıkarılsa da borcun muaccel olan kredi alacağından kaynaklandığı, ve yeni bir kredi olmadığı, FYYS hükümlerinde rehin blokaj yönünden bir düzenleme bulunmadığı, ancak mevduat rehni sonradan oluşturulan teminat olduğundan mevcut FYYS de yer alan " Teminatlar" başlıklı maddenin bu noktada uygulanması gerektiği, davalı bankanın, FYYS hazırlanması sırasında davacı kefil hesabında bulunan bakiye tutarları teminat olarak tutması nedeniyle sözleşmenin 7. Maddesi " FYYS ye konu krediler için tesis edilmiş olan teminatlar bakımından, mevcut durumun korunması esas olup Borçlular, bu borçlar için tesis ettikleri teminatların FYYS'ye konu borçlar için de aynen geçerli ve yürürlükte olduğunu kabul, beyan ve taahhüt ederler. Borçlular, FYYS'ye konu Alacaklı Kuruluşlar arasında teminat yapısında farklılık veya bir Alacaklı Kuruluş lehine avantaj yaratabilecek hiçbir işlem yapmayacaklarını taahhüt ederler." düzenlemesine aykırı hareket ettiği ve ilave teminat ile teminat dengesini bozarak kendisi yönünden diğer bankalar aleyhine bloke tutar kadar lehe durum yarattığı, bankanın Rehin/Bloke tutarını, FYY Sözleşmesinin hazırlandığı sırada borçtan düşmeyerek faiz borcunu artırdığı yine aynı maddenin 2. Fıkrasında yer alan "Finansal Yeniden Yapılandırma başvuru tarihinden önce alınmış olan teminatların işbu FYYS'nin imzalanmasından sonra nakde dönüşmesi halinde tahsilat tutarı, gecikmiş herhangi bir borcu bulunmaması kaydıyla, ilgili Alacaklı Kuruluş'un tahsilat tarihindeki anapara bakiyesinden düşülerek, kalan taksit sayısı değişmeyecek şekilde, kalan taksitler aynı şartlarla yeniden hesaplanacak ve Alacaklı Kuruluş için yeni bir ödeme planı oluşturulacaktır" hükmüne de aykırı hareket ettiği, sonuç olarak; 07/08/2020 kredi kat tarihinden 5 gün sonra 12/08/2020 tarihinde davacının hesaplarına, dava dışı ...... A.Ş kredi borcu nedeni ile rehin blokaj işlenmişse de hesaplarda bulunan tutarların GNGKS hükümlerine göre kredi borcuna mahsup edilmemesi, Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi hükümlerine aykırı şekilde sözleşme dışında tutulması, borçlu şirketin ve müteselsil kefilin, kredi ödemelerinde yaşadığı sıkıntıların giderilmesi menfaatini sağlamasına engel olması nedenleri ile uygulanan blokenin sözleşme hükümlerine ve bankacılık teamülüne aykırı olduğu hususlarının açıkça tespit edilmiş olması karşısında, davalı bankanın işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği gibi yargılama sırasında anılan blokeleri kaldırarak davacı yana ödeme yapıldığı tarafların kabulündedir Hal böyle olunca; Dairemizce, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına yönelik karar verilmesi gerekmiş, yukarıda açıklanan gerekçelerle davalı yanın işbu davanın açılmasına sebebiyet verdiği tespit edilerek davacı yanın, dava tarihi itibariyle blokelerin kaldırılmasına ilişkin talebinin bilirkişi raporu ile dosya kapsamı itibariyle yerinde olduğu anlaşılmakla; davalı yanın yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti yönünden sorumlu tutulmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Konusu kalmayan DAVANIN ESASI HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Harçlar Kanunu uyarınca konusuz kalan davada alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 4.648,38-TL harcın mahsubu ile fazla alınan 3.916,38-TL harcın davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan 59,30-TL başvuru harcı ve 4.648,38-TL peşin harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 1.000,00 TL bilirkişi ücreti, 41,00 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.041,00 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir olunan ve daha fazla olamayacağından 43.550,88 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A VE 6325 SAYILI Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. Maddesi uyarınca alınması gereken 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 7-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 8-HMK'nın 333. maddesi gereği artan gider avansı olması halinde karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

B)1-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcı ile 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde davacıya iadesine, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında açılan duruşma bozma ilamı gereği olduğundan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04/03/2021 tarih ve 2021/2-96 Esas 2021/205 Karar sayılı emsal içtihadı da gözetilerek taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1082, K. 2026/1120, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1082-e-2026-1120-k-7dab89ab6eea