İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/720 E. 2026/719 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/720
Karar No
2026/719
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/720 Esas KARAR NO : 2026/719

DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 28/11/2024 KARAR TARİHİ : 29/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça, davacı müvekkilleri aleyhine 05.06.2024 tarihinde ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyası ile, 15.000.000,00-TL bedelli, 28.01.2021 tanzim tarihli, 31.05.2024 vade tarihli bonoya istinaden 15.108.789,04-TL borçlu olduğundan bahisle icra takibi başlatıldığı, takip konusu bononun, taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmelerine istinaden teminat olarak verildiğini, bu hususun davalı tarafça ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında Kullandırılan kredinin geri ödenmemesi üzerine, ...LTD ŞTİ’nin kredi borçlarının tahsili amacıyla müvekkilinin bankaya tevdii ettiği ve borçlu firmanın asıl borçlu davalılardan ...'ın müşterek borçlu müteselsil kefil olduğu 31/05/2024 vade tarihli 15.000.000,00-TL bedelli bono denilerek bononun teminat amacıyla verildiğinin ikrar edildiğini, anılı bononun teminat bonosu olup anılı bonoya ilişkin olarak kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatılmasının mümkün olmadığını, davalı tarafından, hesap kat ihtarnamesinin yalnızca davacı müvekkili şirkete 17.06.2024 tarihinde tebliğ edildiğini, müvekkilinin borcunun muaccel hale gelmesi için hesap kat ihtarnamesi gönderilmesi zorunlu olup kat ihtarnamesi gönderilmeden müvekkiller aleyhine icra takip işlemlerine başlanılmasının mümkün olmadığını, bunun yanı sıra davalı bankaya, icra takibi başlatıldıktan sonra, anılı borç kapsamında 10.000.000,00-TL'si havale olarak, 3.100.000,00-TL'si ise bankaya kullanılan krediler karşılığı verilen çekler ile olmak üzere toplam 13.100.000,00-TL ödeme yapıldığını, davalı tarafa toplamda 13.100.000,00-TL ödeme yapılmasına rağmen yapılan ödemelerin icra dosyasına yansıtılmadığını, beyanla davanın kabulü ile takip konusu bononun teminat senedi olması sebebiyle ve ayrıca takip tarihi itibariyle borcunun muaccel hale gelmemesi sebebiyle davacı müvekkillerinin ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından kaynaklı davalı bankaya borçlu bulunmadığının tespitine, bu talebin yerinde görülmemesi halinde davalı tarafa yapılan 13.100.000,00-TL harici ödemelerin dosyaya bildirilmeyerek haciz işlemlerine devam edilmesi sebebiyle davacı müvekkillerin, işbu bedel yönünden ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı dosyasından kaynaklı borçlu olunmadığının tespitine, davalının açmış olduğu takip haksız ve kötü niyetli olduğundan, İcra ve İflas Kanunu madde 72 uyarınca %20'den aşağı olmamak koşuluyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. SAVUNMA / Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Müvekkili bankanın, davacı ...Tic Ltd Şti firmasına krediler kullandırdığını, davacı firmanın, müvekkili bankadan kullanmış olduğu kredilerden kaynaklanan edimlerini yerine getirememiş, kullanmış olduğu kredi ödemelerini gerçekleştiremediğini, bunun üzerine, Müvekkili banka alacaklarının tahsili için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak kaydı ile alacaklarının 15.000.000,00 TL'lik kısmi için davacı borçlular aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü... E sayılı dosyası eliyle takibe geçtiğini, takibin kesinleştiğini, dava dilekçesi incelendiğinde, vekilin önce kesinleşen takibe konu edilen senedin teminat senedi olduğunu iddia ettiği, dilekçenin devamında da müvekkil bankanın takip sonrasında kısmi tahsilatlar yaptığını ancak anılan kısmi tahsilatları icra dosyasına bildirmediğini ileri sürdüğünün anlaşıldığını, davacı yan vekilinin işbu dava dilekçesindeki beyanlarından anlaşılanın;müvekkili bankanın davacılardan alacaklı olduğunu, müvekkili bankanın bir takım kısmi tahsilatlar yaptığını, bu kısmi tahsilatları icra dosyasına bildirmediğini beyan ederek, davacı takip borçlularının müvekkil bankaya borçlu olduklarını kabul, beyan ve ikrar etmiş bulunmasına rağmen işbu hukuki dayanaktan yoksun ve redde mahkum davayı ikame ettiği sonucu çıktığını, takibe konu kambiyo senedinin borçlular tarafından düzenlenmesi ve müvekkil bankaya teslim edilmesiyle ortaya mücerret bir borç ilişkisi çıktığını, dolayısı ile ortada kambiyo senedi ve kambiyo hukukuna tabi bir alacak mevcut olduğunu ve bu alacağın illetten mücerret bir alacak haline geldiğini, takibe dayanak bononun, borçluların müvekkili bankaya borçlarına karşılık ödeme vasıtası olarak verdikleri bir bono olduğunu, teminat için verilmiş bir evrak olmadığını, senette teminat içindir yazması halinde dahi bu kayıt senedin teminat senedi olmasını sağlamamakta, bu yönde iddia için senedin hangi ilişkinin teminatı olduğunun yazılı belge ile kanıtlanması gerektiğini, dava konusu senetlerde ise, teminat senedi olduğuna dair bir kayıt olmadığı gibi, bu senetle ilişkilendirilmiş herhangi bir sözleşme de bulunmadığını, davacının aksi yöndeki iddialarının ise hiçbir delili bulunmadığını, davacının iddialarını yazılı delille ispatlamak zorunda olup, bu suretle bir delil ibraz edemediğini, davacı tarafların Müvekkili Bankaya, işbu takibe konu alacağının çok çok üzerinde bedellerle borçlu olduğunu ve taraflarınca ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü... E sayılı dosyası ile başlattıkları takibin bir kısım banka alacakları için başlatılmış olan bir takip olduğunu, müvekkili banka tarafından ... 1. Noterliğince ... tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname davacı borçlulara gönderilmiş olup, anılan ihtarnamede müvekkil bankanın alacağı ilgili tarih itibariyle 20.562.263,65 TL nakit, 287.380,00 TL gayri nakit toplam 20.849.563,65 TL olduğunu, taraflarınca ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü ...E sayılı takibine konu edilen müvekkili bankanın bir kısım alacağı toplamının ise 15.000.000,00 TL olduğunu, görüleceği üzere, müvekkili banka tarafından davacı borçlular aleyhine başlatılan takibe konu alacağın müvekkili bankanın bir kısım alacağına ilişkin olduğunu ve müvekkili bankanın davacı borçlulardan olan alacağı, takibe konu edilen alacağın çok çok üzerinde olduğu da ortada olduğunu, davacı yanın dilekçesinde müvekkil bankanın takibi sonrasında 13.100.000,00 TL lik kısmi tahsilat yapıldığını, işbu kısmi tahsilatların müvekkil banka tarafından icra dosyasına bildirilmediğini, müvekkil bankanın işbu kısmi tahsilatı bildirmeksizin takibe ve haciz işlemine devam ettiğini bildirdiğini, davacı yan işbu beyanı ileri sürmüş ise de davacı borçluların müvekkil bankaya borçlu olup olmadığı hususunda bir beyan sunmamış ve dilekçesinin devamında Yargıtayın somut olayımızla hiçbir ilgisi olmayan harici tahsilatlar sonrasında borcun tamamlanmasına rağmen takibin devam edilmesi sonrası borçlu olunmadığına ilişkin tespit davasında verilmiş olan kararı sunduğunu, taraflarınca 21.11.2024 tarihinde ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyasına talep gönderildiğini, anılan taleplerinin, ''Müdürlüğünüz yukarıdaki esas sayılı takibine konu alacağımıza isabet eden harici tahsilat tutarı aşağıdaki tarih ve tutarlarda olup, ilgili tutarları kısmi tahsilat olarak bildiririz. Kısmi tahsilatlardan kaynaklanacak tahsil harçlarının borçlularca ödenmesi için, borçlulara muhtıra çıkartılmasını talep ederiz." şeklinde olup, müvekkili banka tarafından takibe konu alacağa isabet eden 10.09.2024 tarihinde 1.533.000,00 TL, 12.09.2024 tarihinde 870.000,00 TL, 01.10.2024 tarihinde 2.875,00 TL tutarında kısmi tahsilatın yapıldığının bildirildiğini, bu talep sonrasında ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğünce 22.11.2024 tarihinde tensip oluşturulduğunu, talep sonrasında borçlulara kısmi tahsilatlardan kaynaklanan tahsil harcı ödenmesi için muhtıra çıkartılmasına karar verildiğini, davacılar vekili tarafından ikame edilen davanın tarihi 28.11.2024 tarihi olup, anılan tarihte davacı borçlular vekili tarafımızca icra dosyasına bildirilen kısmi tahsilatlardan müdürlükçe kendisine gönderilen muhtıra ile öğrenmiş ve işbu duruma mutali olmuş olmasına rağmen, kötü niyetli bir şekilde, tarafımızca icra dosyasına herhangi bir beyan sunulmadığını iddia edebildiğini, davacılar vekili ikame etmiş olduğu menfi tespit davasında açıkça takip hukukunu ilgilendiren kısmi tahsilatların bildirilmediği yönündeki iddiasının menfi tespit davalarının konusunu teşkil edemeyeceğini bildiği için, aslında takibe konu senet teminat senedi olmamasına rağmen, senedin teminat senedi olduğu iddiası ile ikame ettiği davasında ileri sürerek Sayın Mahkemeye yanıltmaya ve davanın konusu olmayan hususları tartışma konusu yapmaya çalıştığın beyanla davacının hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine karar verilmesini, davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacının İ.İ.K. md 72/4 uyarınca alacağın %20’ sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE / Dava, ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyaya dayanak 15.000.000,00 TL bedelli 28.01.2021 tanzim, 31.05.2024 vade tarihli senet nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti davasıdır. Uyuşmazlığın; ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün...esas sayılı dosyaya dayanak 15.000.000,00 TL bedelli 28.01.2021 tanzim, 31.05.2024 vade tarihli senedin taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmelerine istinaden teminat olarak verildiği ve bu hususun ... 5 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...esas sayılı dosyasında ikrar edildiği iddiasına dayalı olarak takibe dayanak bononun teminat senedi olup olmadığı kısmi tahsilatlar da nazara alındığında davacının davalıya borçlu olup olmadığı borçlu ise miktarı noktasında toplandığı anlaşılmıştır. ... Banka Alacakları İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, Takip alacaklısı ... A.Ş. tarafından, davacılar aleyhine, 05/06/2024 tarihli takip talebi ile 15.000.000,00 TL bedelli 28.01.2021 tanzim, 31.05.2024 vade tarihli senedin tahsiline yönelik olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile 15.108.789,04-TL tutar üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalı / alacaklı vekili tarafından 21/11/2024 tarihinde takibe konu alacağa isabet eden harici tahsilat tutarı 10.09.2024 tarihinde 1.533.000,00 TL, 12.09.2024 tarihinde 870.000,00 TL, 01.102.204 tarihinde 2.875,00 TL olup, ilgili tutarları kısmi tahsilat olarak bildirdiği, kısmi tahsilatlardan kaynaklanacak tahsil harçlarının borçlularca ödenmesi için, borçlulara muhtıra çıkartılmasını talep ettiği, takibin ise dava tarihi itibari ile derdest olduğu görülmüştür. Bankacı Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 27/01/2026 tarihli raporda;Davalı banka ile davacı kredi lehtarı (asıl borçlu) ...LTD.ŞTİ. arasında toplam 35.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, söz konusu işbu sözleşmeyi davacı kefilin de (...) toplam 35.000.000,00 TL kefalet limiti dahilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu, somut icra takibinin kambiyo senedine özgü olarak açılmış olduğu nazara alınarak, davacı şirketin bonoda keşideci/borçlu, diğer davacının (...) bonodaki aval/avalistlikten doğan sorumluluğuna dayandırılarak değerlendirilmesi gerektiği, dosya içeriğine göre davalı kredi lehtarı (asıl borçlu) ...TİC.LTD.ŞTİ.’ne muhtelif nakdi krediler kullandırıldığını, ... 1.Noterliğinin ...tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile kredi cari hesabının 12.06.2024 tarihi itibariyle kesildiği ve kat edildiği, ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren (1) gün içinde 20.562.263,85 TL tutarındaki nakdi kredi borcunun %.....oranındaki temerrüt faizi ve ferileri ile birlikte ödenmesi, ayrıca gayrinakdi çek taahhüt bedeli 287.370,00 tl’nın depo edilmesi, aksi halde yasal yollara müracaat edileceğinin ihbar ve ihtar edildiği, ihtarnamenin davacı asıl borçlu- ....ŞTİ'ne 20.06.2024 tarihinde tebliğ edildiği, davacı kefil ....'a 20.06.2024 tarihinde tebliğ edildiğinin noter tebligat mazbatalarından anlaşıldığı, takip tarihi 06.06.2024 İtibariyle toplam nakdi alacağın tespiti yönünden, 20.562.263,85 asıl alacağın 12.06.2024 tarihinde kat edildiği, temerrüt tarihinin 22.06.2024 olduğu, işlemiş temerrüt faizinin %44,25-%51,75 olduğu, davalı bankanın hesabı 12.06.2024 tarihinde kesip kat ettiği, temerrüt gününün 22.06.2024 tarihi olduğu, takip tarihinin ise 06.06.2024 günü olduğu, dolayısıyla hesap kesilip kat edilmeden daha önce icra takibi açıldığını, bononun vade gününün 31.05.2024 tarihi olduğu, takibin bonoya dayalı olarak açıldığına göre, bonodan dolayı alacağın muacceliyet kesbettiğinin söylenebildiği, buna göre takip tarihi itibariyle 15.155.625,00 TL’sı tutarında alacak hesaplandığı, davacı bankanın ise ödeme emrinde 15.108.789,04 TL alacak talep ettiği, bu durumda taleple bağlı kalınmasının yerinde olacağının mütalaa edildiği bildirilmiştir. Bilirkişi tarafından itirazlar üzerine sunulan 19/05/2026 tarihli ek raporda ise kök rapordaki kanaati değiştirecek bir husus olmadığının bildirildiği görülmüştür. Bilirkişi raporu dosya kapsamına uygun, bilimsel verilere dayalı, teknik anlamda yeterli ve denetime elverişli bulunduğundan Mahkememizce hükme esas alınmıştır. Taraf iddia ve savunmaları, ibraz edilen deliller, bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; ...Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyaya dayanak 15.000.000,00 TL bedelli 28.01.2021 tanzim, 31.05.2024 vade tarihli senedin taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmelerine istinaden teminat olarak mı yoksa tahsil amacı ile mi veriliği, bunun dışında yapılan kısmi tahsilatlar da nazara alındığında davacının davalıya borçlu olup olmadığı borçlu ise miktarı noktasında uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmaktadır. Öncelikle, takibe kono senedin teminat senedi olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bir “teminat bonosu”ndan söz edilebilmesi için, ya bonoyu düzenleyen kişinin temel ilişkiden kaynaklanan ediminin (cezai şart öngörülen durumlar dışında) doğrudan doğruya belirli bir para borcunun ödenmesi olmaması yani paradan başka bir edim olması, ya da alacaklının uğrayacağı muhtemel zararları güvenceye bağlamak amacı ile bonoyu vermiş olması gerekir. Öğretide verilen örneklerde, örneğin bir müteahhidin inşaatı zamanında bitirememesi durumunda ödemek zorunda kalacağı cezai şart karşılığında verdiği bono bir teminat bonosu olduğu gibi, satın alınıp, bedeli ödenmekle birlikte tapuda henüz devri yapılmadığı için satın alan kişinin adına tescil edilemeyen bir taşınmazın bedeline ilişkin olarak düzenlenip alıcıya verilen ve devir gerçekleştikten sonra karşılıksız kalacağı öngörülen bir bono da bu niteliktedir. Aynı şekilde, kiracının, kiralanana vereceği muhtemel zararların teminatı olarak kiralayana verdiği bono da bu anlamda bir teminat bonosudur (Türk, A.: Kambiyo Senedi Borçlusu Tarafından Açılan Bedelsizliğe ve Hükümsüzlüğe Dayalı Menfi Tespit Davalarının Gösterdiği Özellikler, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Yıl 2005, Cilt 7, s. 329, 330). Bir borç ilişkisi gereği taraflardan biri lehine bir para alacağı doğacağı kesin ise ve bu sözleşmede doğacak alacakların tahsili için bir kambiyo senedi verileceği öngörülmüş ise bu kambiyo senedinin teknik anlamda teminat gayesiyle değil, ifa uğruna (ifa amacıyla) verildiğinin kabulü gerekir. Çoğu hâlde, alacaklı, temel ilişkiden doğan alacağının ifası uğruna, kambiyo senedine dayalı alacağın takibi daha kolay olduğu için (İİK m. 167 vd.) ya da senedi iskonto ettirerek vadeden önce alacağına kavuşmak olanağını elde etmek için borçludan bir kambiyo senedi vermesini ister. Bu senet ifa uğruna, temel borcun ifasını teminen düzenlenmiş olduğundan, alacaklı öncelikle bu senede dayanarak icra takibi yapmak isteyecektir. Teminat senedi verilmesi durumunda ise, ya temel ilişkide bir alacağın doğup doğmadığı kesin değildir, ya da senedi düzenleyen kişinin borcu, paradan başka bir edimdir (Türk, s. 328-329). Senedin teminat senedi olup olmadığı yargılama sonucunda belli olacaktır; sonuçta bu senede dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamaz (Ülgen, H./ Helvacı, M./ Kendigelen, A./Kaya, A.: Kıymetli Evrak Hukuku, İstanbul 2015, s. 148). Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2010 tarihli ve ... E.,... K.; 28.03.2018 tarihli ve ... E.,... K.; 11.02.2020 tarihli ve ... E.,...K. ile 15.09.2020 tarihli ve ...E....K. sayılı kararlarında da vurgulandığı üzere bononun teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin ya bononun önündeki veya arkasındaki yazılar veya ayrı bir belge (İİK’nın 169/a maddesinde öngörülen) ile teminat senedi olduğunun kanıtlanması gerekir. Bononun teminat senedi olduğunun senet metninden anlaşılamadığı hâllerde borçlu bu iddiasını İİK’nın 168/5 ve 169/a maddeleri kapsamında borca itiraz olarak ileri sürebilir. Bononun sözleşmenin teminatı olarak verildiği iddiası kişisel def'i olup, 6102 sayılı TTK’nın 778/a bendinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 687. maddesinin 1. fıkrası uyarınca kişisel def'iler temel ilişkinin tarafları arasında ileri sürülebilir. Senedin üçüncü kişiye ciro veya teslim yolu ile devredilmesi hâlinde bu def'inin iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesi mümkün değildir. Yargıtay H.G.K.'nun ...Esas ...Karar sayılı ilamında ".. Takibe dayanak senet 6102 sayılı TTK’nın 776. maddesi uyarınca tüm unsurları içeren kambiyo senedi niteliğini haiz bono olup, senet üzerinde teminata ilişkin bir kayıt bulunmamaktadır. Alacaklı vekilinin cevap dilekçesinde “bono kredi borcunun geri ödenmesinde kullanılmak üzere verilmiştir” şeklindeki beyanı takip konusu senedin kredi sözleşmesinin teminatı olarak verildiği anlamına gelmez. Bu açıklama söz konusu senedin borçlular tarafından bankadan alınan kredi borcuna karşılık ifa amacıyla verildiğini gösterdiğinden, alacaklı vekilinin bu beyanı tek başına teminat iddiasını ispata yeterli değildir." tespitlerine yer verilmiştir. Somut olayda da, takibe dayanak bononun, borçluların davacı bankaya borçlarına karşılık ödeme vasıtası olarak verdikleri bir bono olduğu, dava konusu senedin üzerine, teminat senedi olduğuna dair bir kayıt olmadığı gibi, bu senetle ilişkilendirilmiş herhangi bir sözleşme de bulunmadığı, teminat senedi iddiasının yazılı delille ispatlanmak zorunda olduğu, ancak davacı tarafça herhangi bir delil sunulmadığı, her ne kadar davacı tarafça davalı vekilinin ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasında "Kullandırılan kredinin geri ödenmemesi üzerine, ...LTD ŞTİ’nin kredi borçlarının tahsili amacıyla müvekkilim Banka’ya tevdii ettiği ve borçlu firmanın asıl borçlu davalılardan ...'’ın müşterek borçlu müteselsil kefil olduğu 31/05/2024 vade tarihli 15.000.000,00-TL bedelli bono" denilmek suretiyle bononun teminat bonosu olduğunun ikrar edildiği ileri sürülmüş ise de, anılan ifadelerden bononun tahsil amacıyla alındığının anlaşıldığı, bu nedenle teminat senedi iddiasının ispat edilemediği kanaatine varılmıştır. Davalı bankanın, davacılar tarafından ödenmeyen kredi borcunun tahsiline yönelik olarak ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyaya dayanak 15.000.000,00 TL bedelli 28.01.2021 tanzim, 31.05.2024 vade tarihli senedi icra takibine konu ettikleri, takip tarihinin 05/06/2026 tarihi olduğu, bilirkişi raporunda davacıların, davalı bankaya olan borcunun 20.562.263,85 TL olduğu, anılan borcun 12.06.2024 tarihinde kat edildiği, temerrüt tarihinin 22.06.2024 olduğu tespitlerine yer verildiği, senedin tahsil amacıyla verildiği kabul edildiğinden takip tarihi itibari ile takibe konu senet miktarından daha fazla miktarda davalı alacağının olduğu tespit edildiğinden, senedin muaccel olduğu tarih sonrasında başlatılan icra takibinde davalının haklı olduğu, İİK 68 maddesinde öngörülen muacceliyet ile kambiyo senedinin muacceliyetinin birbirinden farklı olduğu, senedin tahsil amacı ile verilmesi nedeniyle davalı bankanın alacağı kat etmeden var olan alacağın tahsili için icra takibi başlatmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Davacı tarafın bir diğer iddiası ise, takip sonrası yapılan harici ödemelerin icra dosyasına bildirilmemesinden kaynaklı menfi tespit davasında hukuki yarar bulunduğuna ilişkindir. ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü... E sayılı icra takibinde, davalı banka tarafından 21.11.2024 tarihinde dosyasına ''Müdürlüğünüz yukarıdaki esas sayılı takibine konu alacağımıza isabet eden harici tahsilat tutarı aşağıdaki tarih ve tutarlarda olup, ilgili tutarları kısmi tahsilat olarak bildiririz. Kısmi tahsilatlardan kaynaklanacak tahsil harçlarının borçlularca ödenmesi için, borçlulara muhtıra çıkartılmasını talep ederiz." şeklinde talep gönderildiği, talep içeriğinde takibe konu alacağa isabet eden 10.09.2024 tarihinde 1.533.000,00 TL, 12.09.2024 tarihinde 870.000,00 TL, 01.10.2024 tarihinde 2.875,00 TL tutarında kısmi tahsilatın yapıldığının bildirildiğinin görüldüğü, işbu dava tarihinin ise 28.11.2024 tarihi olduğu, böylece dava tarihi öncesi harici tahsilatların da icra dosyasına bildirilmiş olduğu anlaşıldığından bu yöndeki davacı iddiasına da itibar edilmemiştir. Netice itibari ile, ... Banka Alacakları İcra Müdürlüğü ...E sayılı icra takibine konu edilen senedin tahsil amacıyla davacılar tarafından davalıya verildiği, senedin vadesinde ödenmemesi üzerine davalı tarafından 05/06/2026 tarihinde tahsili amacıyla icra takibine konu edildiği, her ne kadar takip tarihinden sonra banka alacağı kat edilmiş ise de, senedin tahsil amacıyla verilmiş olması, vadesinden sonra takibe konu edilmiş olması, bunun dışında da davalı bankanın senet miktarından daha fazla miktarda alacaklı olduğunun tespit edilmesi karşısında başlatılan icra takibinde hukuka aykırılık bulunmadığı, takip sonrası yapılan harici tahsilatların da davalı tarafından işbu davadan önce icra dosyasına bildirilmiş olması karşısında davacıların sübut bulmayan davalarının reddine, davacılar tarafından açılan davanın kötü niyetle açıldığının davalı tarafça ispat edilmemiş olması ve takibin İİK 72 uyarınca ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmamış olması karşısında davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. HÜ K Ü M /Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın Reddine, 2-Davalının Kötü niyet tazminat talebinin reddine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 732,00-TL karar ve ilam harcından alınan 258.020,35-TL peşin harcın mahsubu ile fazlaca alınan 257.288,35 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, 4-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5- Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesap olunan 1.172.175,78-TL nispi vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-HMK 333.maddesi gereğince taraflarca tarafından yatırılan gider avansından bakiye avansın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.800-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy çokluğu ile karar verildi. 29/09/2026

Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır (MUHALİF)

MUHALEFET ŞERHİ:

Davalı bankanın güven kuruluşlarından biri olması ve ana faaliyetlerinden birinin mudilere/müşterilerine kredi/kredi kartı tahsis etmesi olduğu, somut olayda da davalı bankaca davacı asıl borçlu/kredi lehdarına taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmeleri kapsamında nakdi ve gayrinakdi krediler kullandırıldığı, davalı bankaca kullandırılan kredilerin muaccel hale gelebilmesi için hesabın kat edilmesi/kat ihtarının çıkartılması gerektiği, bununla birlikte henüz hesap kat edilmeden davaya konu takibin başlatıldığı, takip tarihi itibariyle davalı bankanın davacılardan muaccel bir alacağının bulunmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne, davacının kötü niyet tazminatı talebinin ise yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmesi kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne iştirak etmemekteyim.

ÜYE- ¸e-imzalıdır (MUHALİF ÜYE)

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/720, K. 2026/719, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-720-e-2026-719-k-9c96c28f7ebe