Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2147 E. 2026/2484 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2147
- Karar No
- 2026/2484
- Karar Tarihi
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/2147 - 2026/2484 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/2147 KARAR NO : 2026/2484 KARAR TARİHİ : 06/10/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/06/2026 NUMARASI : 2025/1905 Esas, 2026/739 Karar
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 06/10/2026 YAZIM TARİHİ : 06/10/2026
... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1905 esas ve 2026/739 karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi'nce görevsizlik sebebiyle davanın usulden reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 19/2 maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri içinde ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar dışında, ticari davayı ticari iş esasına göre değil ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. T.T.K.'nun 14. maddesine göre bir ticari işletmeyi kısmen dahi olsa kendi adına işleten kimseye tacir denir. Aynı Yasa'nın 17. maddesi hükmünce de; “iktisadi faaliyeti nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek derecede az olan sanat ve ticaret sahipleri tacir değildir” düzenlemesi yer almaktadır. 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanun'unun 3’üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkâr, ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Ayrıca TTK’nun 1463.maddesinde de, önce 17.maddeye gönderme yapılarak, Bakanlar Kurulunun bu konuda kararname çıkarması halinde onlarda gösterilen miktardan aşağı gayrisafi geliri bulunan sanat ve ticaret erbabından başka hiç kimse kanunun 17. maddesinde tarif edilen esnaftan sayılamaz denmek suretiyle tacir veya esnafın hangi kriterlere göre saptanacağı açık bir biçimde gösterilmiştir. Tarafların ticaret siciline kaydı veyahut vergi mükellefiyet kaydı olmaması, tacir olmadığını, esnaf olduğunu göstermediği gibi işletme hesabına göre defter tutuyor olması da esnaf olduğunu göstermemektedir. Tarafların esnaf sayılabilmesi için kazanç unsuru yanında, iktisadi faaliyetlerinin nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmalarına dayanması, kazançlarının ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olması ve esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil(berber, terzi gibi) olması gerekmektedir. Dolayısıyla bir kişinin esnaf sayılabilmesi için 6102 Sayılı TTK’nın 15. maddesi kapsamında iki koşul aranmaktadır. 1-Ekonomik faaliyetin sermayesinden fazla bedeni çalışmasına dayanma, 2-Gelirin 6102 sayılı TTK’nın 11. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırın aşılmaması"dır. Bu iki koşulun birinin bulunması yeterli olmayıp her iki koşulun da bir arada bulunması gerekmektedir.(Yargıtay 19. HD'nin 15/02/2018 tarih ve 2016/15705 Esas, 2018/675 Kararı da bu yöndedir) Somut olayda; her ne kadar mahkemece eldeki uyuşmazlığa bakmakla görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmak için yeterli olmadığı, zira davalının tacir araştırması yapılırken Ticaret ve Sanayi Odası nezdinde gerçek kişi tacir kaydı bulunup bulunmadığının sorulmadığı, yine dava ve takip konusu faturaların 2025 yılına ait olduğu ve davalının 2025 yılı itibariyle Vergi Usul Kanunun 177. maddesi ve ilgili sair mevzuat hükümlerine göre alış-satış ve gayri safi iş hasılatı yönünden birinci sınıf tüccar mı, yoksa ikinci sınıf tüccar mı olduğu sorulup sonucuna göre görev hususun değerlendirilmesi gerektiğinden bu araştırmalar yapılmadan görevsizlik kararı verilmesinin doğru olmadığı, yine davalının kendi şahsi ihtiyacı için değil, işletmekte olduğu "... Danışmanlık Hizmetleri" isimli iş yeri için davacıdan hizmet satın aldığı iddiasına göre tüketici olarak kabul edilmeyeceği, mahkemece bu hususlar nazara alınmadan görevsizlik kararı verilemeyeceği anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile istinafa konu kararın kaldırılmasına ve dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-Davacı vekili tarafından ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1905 esas ve 2026/739 karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2)-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1905 esas ve 2026/739 karar sayılı kararının HMK.'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3)-Dava dosyasının yeniden yargılama yapılmak üzere ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4)-b)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 732,00.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE, 5)-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA, 6)-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE, 7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8)-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 29/09/2023 tarihinde karar verildi. Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır