İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/2271 E. 2026/248 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/2271
Karar No
2026/248
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 23. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/2271 Esas KARAR NO : 2026/248 Karar

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/07/2026 KARAR TARİHİ : 14/10/2026 Davacı tarafından mahkememizde açılan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; İDDİA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davacı ile davalı şirket arasında süregelen ticari ilişki kapsamında davalıya mal ve/veya hizmet ifa edildiğini, buna ilişkin e-faturalar usulüne uygun şekilde düzenlenerek davalıya gönderildiğini, davalı şirkte, düzenlenen faturalara yasal süresi içinde herhangi bir itiraz ileri sürmemiş, mal ve hizmetlerden yararlanmasına rağmen fatura bedelleri ödemediğini, davalı aleyhine bu doğrultuda icra takibi başlatıldığını, davalının haksız şekilde itiraz ettiğini bu nedenle davalının itirazının iptaline, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi...-Esas sayılı icra takip dosyasında takibin devamına, davalının haksız itirazdan dolayı icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE: Mahkememizin 06/08/2026 tarihli müzekkeresi ile İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacı...'ün tacir kaydı bulunup bulunmadığının araştırılması istenmiş, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından 06/08/2026 tarihli yazı cevabında davacı ...'ün gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı belirtilmiştir. İstanbul ... Odası Birliği tarafından 13/08/2026 tarihli verilen yazı cevabında ...'ün esnaf kaydının bulunduğu ve bu kaydın halen devam ettiğinin bildirildiği belirtilmiştir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından mahkememize davacının tacir kaydının bulunmadığının bildirildiği görülmüştür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1 maddesi uyarınca "(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları (...) öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır." 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/1-3. maddesi uyarınca "(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. (...) (3) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. (...)" 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11. maddesi uyarınca "(1) Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. (2) Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir." 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12/1. maddesi uyarınca "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir." 21/07/2007 tarih ve 2007/12362 Karar sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 1. maddesi uyarınca "(1) 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 63 üncü maddesi ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun 12 nci ve 17 nci maddelerinin uygulaması bakımından; a) Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunun tespit edeceği ve Resmî Gazete’de yayımlanacak esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunanlardan 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan nakdi limitlerin yarısını, (2) numaralı bendinde yazılı nakdi limitin tamamını aşmayanların esnaf ve sanatkâr sayılmaları ile esnaf ve sanatkâr siciline ve dolayısıyla esnaf ve sanatkarlar odalarına kaydedilmeleri, Ancak, esnaf ve sanatkâr siciline kayıtlı iken, daha sonraki yıllarda yıllık alış veya satış tutarları ya da gayri safi iş hasılatı, esnaf ve sanatkâr sayılma hadlerini aşanların kendileri istemedikçe ticaret siciline ve dolayısıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesindeki odalara kayıt için zorlanmaması, yıllık alış veya satış tutarları ya da gayri safi iş hasılatı esnaf ve sanatkâr sayılma hadlerinin altı katını aşanların ise kayıtlarının, esnaf ve sanatkâr sicili marifetiyle ticaret siciline aktarılması, b) 213 sayılı Vergi Usul Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve bu Kararın (a) bendinde belirtilenlerin dışında kalanların tacir ve sanayici sayılmaları ile ticaret siciline ve dolayısıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin bünyesindeki odalara kaydedilmeleri kararlaştırılmıştır." Mahkememizce yapılan değerlendirmede, yukarıda atıf yapılan yasa hükümleri uyarınca bir davanın ticari dava olarak nitelendirilebilmesi ve asliye ticaret mahkemelerinde görülebilmesi için her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) veya TTK'da (veya maddede sıralanan) hususlardan doğması (mutlak ticari dava) gerektiği, davanın alım satım ilişkisinden kaynaklanan fatura alacağına ilişkin olduğu, bu sebeple eldeki davanın mutlak ticari dava olmadığı, bu sebeple davanın ticari dava olarak nitelendirilebilmesi için her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması gerektiği, bu sebeple ancak tarafların tacir ve işletmesinin ticari işletme olarak kabul edilmesi halinde davanın ticari dava olacağı, tarafların tacir kabul edilebilmesi için yukarıda atıf yapılan yasa hükümlerinde de görüleceği üzere bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişilerden olması gerektiği, ticari işletmenin ise esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletme olduğu, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odası Birliği tarafından 13/08/2026 tarihli verilen yazı cevabında ...'ün esnaf kaydının bulunduğu ve bu kaydının halen devam ettiğinin bildirildiği, davacının tacir olmadığı, yine davalının da dernek statüsünde bulunması nedeniyle tacir olmadığı, davanın nispi ticari dava da olmadığı, tüm bu sebeplerle davanın ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği ve genel görevli mahkemeler olarak asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu kanaatine varılmış, mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğunun TESPİTİNE, 2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca; görevsizlik kararının süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3-Yukarıda hüküm fıkrasında belirtilen süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20/1. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair resen karar verilmesine, 4-Esasın bu şekilde kapatılmasına, 5-Harç ve yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 14/10/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/2271, K. 2026/248, T. 14.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-2271-e-2026-248-k-6d736ef1b88a