İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/401 E. 2026/508 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/401
Karar No
2026/508
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/401 Esas KARAR NO : 2026/508

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/06/2022 KARAR TARİHİ : 25/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 30/06/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle toplam 314.753,00 TL'lık borç bulunduğunu, bu borcun 300.053,00 TL'lık kısmı, keşidecisi davacı olan; ... nolu, 13.07.2019 tarihli, 48.000,00 TL. ... nolu, 13.07.2019 tarihli, 25.053,00 TL... nolu, 17.08.2019 tarihli, 42.000,00 TL. ... nolu, 31.08.2019 tarihli, 25.000,00 TL. ... nolu, 28.09.2019 tarihli, 40.000,00 TL. ... nolu, 28.09.2019 tarihli, 40.000,00 TL. ... nolu, 28.09.2019 tarihli, 80.000,00 TL. olmak üzere toplam yedi adet çek, kalan 14.700,00 TL'sı da açık hesap şeklinde olduğunu, bu borcun ödenmesi için taraflar üç adet protokol düzenleyerek, imza altına aldıklarını,12.09.2019 tarihli Anlaşma Protokolü başlıklı belge ile; davacının üçüncü kişi ticari kuruluşlardan olan;... Teks. San. İhr. Ltd. Şti'nden 80.953,00 TL.)... Çorap ve Teks. San. Tic. Ltd. Şti'nden 33.615,00 TL. ... Teks, İnş. Gıda Orman Havan ve Tarım Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti'nden 56.000,00 TL. olmak üzere toplam 170.568,00 TL'lık alacağı davalılardan ...'ye temlik edildiğini, davalılardan ...'ye 8.000,00 TL. nakit ödeme yapıldığını, yine davacı tarafından;31.10.2019 tarihli, ... firması tarafından keşide edilmiş, 13.250,00 TL.30.09.2019 tarihli, ... firması tarafından keşide edilmiş, 8.83,89 TL.21.08.2019 tarihli, ... firması tarafından keşide edilmiş, 7.334,00 TL.20.10.2019 tarihli, ... firması tarafından keşide edilmiş, 10.000,00 TL.10.11.2019 tarihli, ... firması tarafından keşide edilmiş, 4.458,00 TL. bedelli, toplam beş adet, 43.915,89 TL'lık müşteri çekleri davalılardan ...'ye teslim edildiğini, aynı protokol gereği, davacı şirketin ortakları olan ... ve ...'ın borçlu olduğu; 10.01.2020 hululü vadeli, 12.500,00 TL.10.02.2020 hululü vadeli, 12.500,00 TL.10.03.2020 hululü vadeli, 14.700,00 TL'lık, toplam üç adet, 39.700,00 TL'lık emre muharrer senetler davalılara teslim edildiğini, böylelikle bu belge gereğince davalılara yapılan toplam ödeme, 262.183,89 TL. Olduğunu, taraflar arasında düzenlenerek, imza altına alınan 19.11.2019 tarihli belge gereğince de, davacı şirketin ortakları olan .... ve ...'ın — borçlu olduğu; 10.04.2020 hululü vadeli, 12.500,00 TL.10.05.2020 hululü vadeli, 12.500,00 TL'lık, toplam iki adet, 25.000,00 TL'lık emre muharrer senetler davalılara teslim edildiğini, yine 22.01.2020 tarihinde düzenlenerek imza altına alınan bir belge ile davacı tarafından ... San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından keşide edilmiş, 31.05.2020 tarihli, 5.800,00 TL'lık çek davalılara teslim edilmiş ve bu belge ile 22.01.2020 tarihi itibariyle gerek çek ve gerekse açık hesaplardan kalan borcun 22.200,00 TL. olduğu ve ödemelerin davalılardan ... Ltd. Şti'ne yapılacağı kararlaştırılmış olduğunu, sonrasında kalan bakiye ve vade farkı, açık hesaplardan bakiye kalan tutarın 40.000,00 TL. Olduğu taraflarca tespit edilmiş ve bu tutarın ödenmesine yönelik olarak 18.08.2020 tarihli, Protokoldür başlıklı belge ile;18.08.2020 tarihinde 5.000,00 TL.05.09.2020 tarihinde 5.000,00 TL.05.10.2020 tarihinde 8.000,00 TL.05.12.2020 tarihinde 7.000,00 TL.05.01.2021 tarihinde 7.000,00 TL. olmak üzere toplam 32.000,00 TL. ödeme davalı ... Ltd. Şti'ne nakit olarak yapılmış olup,bu protokolde sözü edilen 05.02.2021 tarihinde yapılması kararlaştırılan 8.000,00 TL'lık ödeme, davalılar nezdinde bulunan kıymetli evrakların davacıya teslim edilmemesi nedeniyle yapılamadığını, keşidecisi davacı ... ...San. Ve Dış Tic. Ltd. Şti. Olan ... nolu, 28/09/2019 tarihli, 80.000,00TL'lik çek nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitini, anılan çekin iptalini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili, davacı diğer davalı ... ile olan kambiyo ilişkisinden kaynaklı kişisel defileri davalıya — karşı soyutluk ilkesi sonucu ileri süremeyeceğini, davalı, iptali istenen çekin meşru hamili olup, iyiniyetli hamil olması karşısında alacak hakkı davacının diğer davalı ile olan alacak verecek ilişkisinden bağımsız olduğunu, Dosyada mübrez alacağın temliki sözleşmesini aşan alacak-borç ilişkisini düzenleyen evraklarda ve protokollerde de davalını imzası bulunmadığından davalıya karşı ileri sürülebilecek herhangi bir talep olmadığını, davacı Şirket'in davasının haksız olduğu yapılacak bilirkişi incelemesiyle de ortaya çıkacağını, davacının asıl niyetinin, davacı şirket yetkilileri aleyhine .... İcra Ceza Mahkemesi'nin 2019/... esas sayılı dosyası üzerinden verilen mahkumiyet hükmü neticesinde davalıya yapmak zorunda kaldığı ödemelerin önüne geçmek olduğunu, davacının, davaya konu çek ve senetleri imzaladıktan sonra borcun nasıl sonlandığını ispat külfeti kendisinde olduğunu, davacı taraf aleyhine, bulunmadığı iddia edilen asıl alacağın 9620'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, haksız ve kötüniyetli davanın reddine karar verilmesini talep etmektedir. Mahkememizin 19/09/2024 tarih ... kararının istinafa gönderilerek İstanbul BAM. 16. H.D'nin 30/04/2026 tarihli 2025/1 Esas 2026/733 sayılı kararıyla kaldırılarak yukarıdaki esas nosunu alarak yargılamaya devam edilmiştir. DELİLLER: -.... İcra Ceza Mahkemesinin 2019/... E. Sayılı dosyasının Uyap kayıtları -Mali Müşavir ... ve Nitelikli Hesap Uzmanı ... tarafından hazırlanan 08/06/2023 tarihli bilirkişi kök raporu, -Mali Müşavir... ve Nitelikli Hesap Uzmanı ... tarafından hazırlanan 18/03/2024 tarihli bilirkişi kök raporu ve 05/06/2024 tarihli bilirkişi ek rapor. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, taraflar arasındaki ticari ilişki ve protokoller nedeni ile davacının davalılara 27.09.2019 tarihli ve 80.000,00 TL'lik çek nedeni ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekip gerekmediği noktalarında toplandığı görülmüştür. Mahkememizin 19/09/2024 tarih ... kararının İstanbul BAM. 16. H.D'nin 30/04/2026 tarihli 2025/1 Esas 2026/733 sayılı kararıyla; "...davanın iki davalı aleyhine açılmış olmasına rağmen, Mahkemece "…Davacının davasının kabulü ile; davacının ... nolu, 28.09.2019 tarihli 80.000,00 TL meblağlı çek nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine…" karar verildiği, kararın hangi davalı yönünden verildiğinin açık olmadığı, harç, yargılama giderleri ve davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin dahi hangi davalıdan alınacağının açıklanmadığı, bu durumun hükmün infazında karışıklık yaratacağı, kararın gerekçesinde de davalı ...’nin kambiyo hukukundan kaynaklanan savunmalarına ilişkin bir değerlendirme yapılmadığı ve gerekçe yazılmadığı tespit edilmiştir. Bu durum, HMK’nın 297/1-c ve 297/2. maddelerine aykırılık teşkil ettiğinden, davalı ...’nin buna ilişkin istinaf talebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır." gerekçesi ile kaldırılarak yeniden hüküm kurulması için mahkememize gönderildiği görülmüştür. .... İcra Ceza Mahkemesinin 2019/... Esas, 2022/13 Karar sayılı ilamı incelendiğinde; şikayetçinin ..., sanıkların ..., ...ve ... oldukları, suç tarihinin 30/09/2019 olduğu, ... ... Şubesi’ne ait, 28/09/2019 keşide tarihli, 80.000,00 TL bedelli, ... seri numaralı, 77.970,00 TL’lik kısmı karşılıksız kalan çekle ilgili yargılama yapıldığı ve sanıklardan ...ve ...’ın beraatlerine, şirket yetkilisi sanık ...’ın adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği tespit edilmiştir. Dosya içinde bulunan davaya konu çek örneği incelendiğinde; ... ... Şubesi’ne ait, ... seri numaralı, 28/09/2019 keşide tarihli, 80.000,00 TL bedelli çek olduğu, keşidecisinin davacı ..., lehtarının ... San. ve Dış Tic. Ltd. Şirketi olduğu, çekin arkasında sırasıyla ... San. ve Dış Tic. Ltd. Şirketi ile ...’nin cirolarının bulunduğu, bankaya ibraz edildiği ve çek arkasına karşılıksız olduğunun yazıldığı anlaşılmıştır. .... Noterliği’nin 14.05.2019 tarihli ... yevmiye numaralı Alacağın Devri başlıklı belge incelendiğinde; devir edenin ... ..., devir alanın ... olduğu, devir bedelinin 169.565,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Davacı ile davalı ... Ltd. Şirketi arasında 18/08/2020 tarihli borç protokolü incelendiğinde; "... Ltd. Şti. ile ... Ltd. Şti arasındaki ticari ilişki nedeniyle ... Ltd. Şti. ne olan borçlar nedeniyle verilmiş olan 10.04.2019 hululü vadeli 12.500,00 TL. ve 10.05.05.2019 hululü vadeli 12.500,00 TL. lık iki adet eme muharrer senet ve açık hesaptan bakiye kalan 23.000,00 TL. ya karşılık ... Ltd Şti. ne 5.000,00 TL. ödeme yapılmış olmakla bakiye43.000,00 TL. nın; 1-05.09.2020 tarihinde 5.000,00 TL. 2-05.10.2020 tarihinde 8.000,00 TL. 3-05.11.2020 tarihinde 8.000,00 TL. 4-05.12.2020 tarihinde 7.000,00 TL. 5-05.01.2021 tarihinde 7.000,00 TL. 6-05.02.2021 tarihinde 8.000,00 TL. olarak ödenmesi konusunda taraflar mutabık kalmışlardır. Ödemelerin tamamlanmasıyla birlikte ... Ltd. Şti. ne verilmiş bulunan iki adet emremuharrer senedin bedelsiz olacağını ve ... Ltd. Şti. tarafından ... Ltd. Şti. ne iade edileceğini ve ayrıca taraflar arasındaki cari hesabın tamamen ödenmiş olacağını taraflar kabul etmiş olmakla, birbirlerinden herhangi bir hak ve alacakları olmadığını, birbirlerini gayri kabili rücu koşulu ile ibra etmiş sayılacaklarını taahhüt ederler." şeklinde anlaştıkları tespit edilmiştir. Mahkememizce resen görevlendirilen Mali Müşavir ... ve Nitelikli Hesap Uzmanı ... tarafından hazırlanan 08/06/2023 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle;"...Davacının çeklerde 48.540,11 ve cari bakiyeden 8.000,00TL olmak üzere toplam 56.540,11TL bakiye borcunun bulunduğu, protokollerde belirtilen ödemelerin belgelerine rastlanmadığı için davacının söz konusu ödemeler için yazılı belge sunamadığı, kalan 56.540,11TL borca karşılık son ödeme tarihi olan 01 Şubat 2021 tarihinden bir sonraki celse tarihli olan 30 Haziran 2023'e kadar geçen 879 günlük süre için 21.695,53TL reeskont faizi hesaplandığı iş bu raporun değerlendirilmesi ...."sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce resen görevlendirilen Mali Müşavir... ve Nitelikli Hesap Uzmanı ... tarafından hazırlanan 18/03/2024 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle;"... Davacı şirketin 2019 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı,2020,2021 yılı şirket tasfiye halinde olduğundan inceleme yapılamadığı, Davalı şirketin 2019, 2020 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği taşıdığı, davalı şirketin ticari defterlerinde dava konusu çeke ait ödeme kaydı görülmediği, Davalı yanın taraflar arasında imzalanan 18.08.2020 tarihli protokol gereği, davacının aşağıda belirtilen ödeme tutarlarını yapmış olduğu görülmüş, davacı tarafından davalı yana yapılan ödeme toplamının 35.000,00 TL olduğu, 18.08.2020 tarihindeki anlaşmada belirtilen 43.000,00 TL nin 35.000,00 TL si ödenerek son olarak 8.000 TL davacının bakiye borcu kaldığı, Davaya konu çek için davalılardan ...'nin .... İcra Ceza Mahkemesi'nin 2019/... esas sayılı dosyada davacı hakkında mahkümiyet kararı verilmiş, süreç içinde yürürlüğe giren 7333 sayılı yasadan yararlanan davacı, çek bedelini yasanın öngördüğü taksitler halinde davalılardan ...'ye ödemeye başladığı, Bu kapsamda yapılan ödemelerin toplamı 2024/Mart itibariyle toplam 54.579,00 TL olduğu hesaplanmış, ilgili taksitlerin 2024/Aralık tarihinde son bulacağı görülmüş olup, davacının son olarak 8.000,00 TL. borcu kalan dava konusu çek ile ilgili olarak; Bankaca karşılıksız çek için ödenen 2.030,00 TL, yasa gereği yapılan taksitli ödemeler 54.579,00 TL ile birlikte toplam 56.609,00 TL. — ödeme yapıldığı, 8.000,00 TL kalan bakiye düşüldüğünde fazla ödenen tutar Toplam 48.609,00 TL. Olarak hesaplanılmış..."sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce resen görevlendirilen Mali Müşavir... ve Nitelikli Hesap Uzmanı ... tarafından hazırlanan 05/06/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;"....Davalı yanın taraflar arasında imzalanan 18.08.2020 tarihli protokol gereği, davacının belirtilen ödeme tutarlarını yapmış olduğu görülmüş, davacı tarafından davalı yana yapılan ödeme toplamının 35.000-TL olduğu, 18.08.2020 tarihindeki anlaşmada belirtilen 43.000-TL'nin 35.000-TL'si ödenerek son olarak 8.000-TL davacının bakiye borcu kaldığı, Davaya konu çek için davalılardan ...'nin .... İcra Ceza Mahkemesi'nin 2019/... Esas sayılı dosyada davacı hakkında mahkümiyet kararı verilmiş, süreç içinde yürürlüğe giren 7333 sayılı yasadan yararlanan davacı, davaya konu çek bedelini yasanın öngördüğü taksitler halinde davalılardan ...'ye ödemeye başladığı, Bu kapsamda yapılan ödemelerin toplamı 2024/Mart itibariyle toplam 54.579-TL olduğu, ilgili taksitlerin 2024/Aralık tarihinde son bulacağı görülmüş olup, davacının son olarak 8.000-TL borcu kalan dava konusu çek ile ilgili olarak; bankaca karşılıksız çek için ödenen 2.030-TL, yasa gereği yapılan taksitli ödemeler 54.579- TL ile birlikte toplam 56.609-TL ödeme yapıldığı, 8.000-TL kalan bakiye düşüldüğünde fazla ödenen tutar toplamının 48.609-TL. olarak hesaplandığı, Dolayısıyla davacının dava konusu 80.000-TL çek bedeli için borcunun kalmadığı, 48.609-TL de fazla ödeme gerçekleştirdiği, Tarafların kök raporun hazırlanması sürecinde ileri sürdükleri iddia ve savunmaları yinelediği, dosyaya yeni bilgi ve belgeler sunulmadığı, bu yönüyle tekrara düşmemek adına kök rapordaki görüşlerimizi yeniden yazmak yerine, bu görüşlerimizde bir değişiklik olmadığını..."sonuç ve kanaatine varılmıştır. Dava, kambiyo senedi nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır. Kambiyo senetleri mücerret kıymetli evrak niteliğine sahip olduklarından bu senetlerde yer alan hak, temel borç ilişkisinden bağımsızdır. Ancak kambiyo taahhüdünün temelinde genellikle bir borçlandırıcı işlem vardır.Temel borç ilişkisinin taraflarından birinin bir kambiyo senedi düzenleyip lehtara vermesiyle kambiyo ilişkisi diye adlandırılan ve temel borç ilişkisinden bağımsız olan ikinci bir borç ilişkisi doğar. Bir borç hakkında kambiyo senedi düzenlendiği takdirde, taraflar arasında biri temel borç ilişkisi, diğeri kambiyo ilişkisi olmak üzere iki çeşit ilişki bulunur. Temel borç ilişkisinden doğan def’iler, temel borç ilişkisi ile kambiyo ilişkisinin taraflarının aynı olması ve bile bile borçlu zararına hareket edilmesi hâlleri dışında, kambiyo ilişkisinde ileri sürülemez. Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır (Bknz. İnan, Nurkut: Türk Hukukunda Hatır Senetleri ve Özellikle Hatır Bonoları, Ankara, 1969, s.16).Başka bir deyişle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmaktadır. Bedelsizlik iddiası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı TTK) 687. maddesi anlamında bir kişisel def’idir. Bedelsizlik bir kişisel def’i olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir. Ancak borçlu, hamilin senedi bilerek kendi zararına devraldığını kanıtlamak şartıyla hamile karşı da bedelsizlik def’ini ileri sürebilir. Bedelsizliğe dayalı menfi tespit davasının yasal dayanağı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı TBK) 77 vd. maddelerinde düzenlenen sebepsiz zenginleşmedir. Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta; buna karşılık temel ilişkideki sakatlık, kambiyo borçlusuna, borçlu olmadığının tespitiyle birlikte, alacaklıya karşı sebepsiz zenginleşme def’ini dermeyan etme hakkını vermektedir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun, 29.04.2021 tarih ve 2017/11-40 Esas-2021/542 Karar sayılı kararı). Davacı ile davalı arasında 18/08/2020 tarihli borç protokolü imzalanmış; anlaşılan miktarın davacı tarafından alacağı temlik alan davalı ...'ye ödenmesine karar verilmiş, davacının bakiye 8.000,00 TL lik borcu da davalı alınan ceza ilamına istinaden peyder pey davalıya ödenmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporuna göre düzenlenen çek nedeniyle davacının borcunun kalmadığı tespit edilmiş; dava konusu çekin bedelsiz kaldığı anlaşılmakla kambiyo taahhüdünün temel alacağı sona ermiş bulunduğundan davacının davalı şirkete bedelsizlik nedeniyle borçlu olmadığı; davalı ...'nin ise çeki alacağın temliki ile devraldığı anlaşıldığından çekteki bedelsizlik definin kambiyo hukukuna göre değil; TBK.'nın 188/1 maddesi hükmü uyarınca temlik alan durumundaki davalı ...'ye karşı da ileri sürülebileceği kanaatine ulaşılmış; alınan rapor dosya içeriğine toplanan delillere, yukarıda belirtilen Yargıtay içtihatlarına uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan hükme esas alınmakla davacının davalılara ... nolu, 28.09.2019 tarihli 80.000,00 TL meblağlı çek nedeni ile borcu kalmadığı anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;. 1-Davacının davasının KABULÜ İLE; davacının ... nolu, 28.09.2019 tarihli 80.000,00 TL meblağlı çek nedeni ile davalı ... ve davalı ...'ne BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Alınması gereken 5.464,80 TL harçtan peşin alınan 136,62 TL harç ile 1.229,58 TL tamamlama harcından mahsubu ile eksik 4.098,60 TL harcın davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafça yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 136,62 TL peşin harç, 1.229,58 TL tamamlama harcı, 10.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.038,00 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 12.984,90 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tespit olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi, verilen karar usulen okundu anlatıldı.25/06/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/401, K. 2026/508, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-401-e-2026-508-k-3fabbdb5dd10