İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/246 E. 2026/516 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/246
Karar No
2026/516
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/246 Esas KARAR NO : 2026/516 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 18/07/2025 KARAR TARİHİ : 17/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili 18/07/2025 havale tarihli dava dilekçesi ile, ---------- Vergi kimlik numaralı ---------- Şti. unvanlı şirket 23.09.2024 tarihinde sicilden terkin edildiğini, ancak şirketin usulüne uygun olarak tasfiye edilmediğini, tasfiyenin iptali ile tüzel kişiliğin ihyası gerektiğini, davanın görevli mahkeme olarak Asliye Ticaret Mahkemesi'nde, yetkili olarak davalıların yerleşim yeri davalı ---------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yetki alanı gözetilerek ------------- Mahkemeleri'nde, davalı olarak şirket tasfiye memuru ----------- ve tasfiyeyi gerçekleştiren sicil müdürlüğü----------Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne husumet yöneltilerek ikame edildiğini, ihyası talep edilen ---------- ile müvekkil şirket arasında ticari satış işlemleri gerçekleştiğini, satışlara dayalı olarak müvekkil şirket tarafından 03.12.2021 tarihinde ------------ fatura numaralı 294.992,20-TL bedelli, ------------ fatura numaralı 315.989,79-TL bedelli ve --------- fatura numaralı 292.336,90-TL bedelli üç adet e-arşiv fatura düzenlendiği ve ----------- iletildiğini, davalı yanın işbu fatura bedellerini müvekkile ödememesi nedeniyle müvekkil davalı şirketin alacaklısı haline geldiğini, davalı şirketin 17.11.2020 tarihinde ------------ tarafından kurulmuş olup 20.04.2021'de tüm payların devriyle şirketin tek yetkilisi ---------- olduğunu, bunun ardından 04.10.2021 tarihinde tekrardan pay devri gerçekleştiğini, şirketin tasfiye öncesi son ortakları -------- ve ---------- haline geldiğini, borçlu şirketin 13.05.2024 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde tasfiyeye giriş ilanında bulunduğunu, 23.09.2024 tarihinde terkin edildiğini, şirketin her ne kadar tasfiye ilanında bulunup terkin edilmiş olsa da ticari faaliyetine son vermediği, aynı adreste ---------- Şti. unvanıyla faaliyet gösterdiğini, işbu firmanın kurucusu ---------- Şti. 'nin yetkilisi ---------eşi --------- olduğunu, buna ek olarak borçlu şirket ile aynı adreste faaliyet gösteren ---------- Şti.'ye ait kartvizitlerde ihyası talep edilen şirketin kurucusu --------- ismi ve iletişim numarasının yer aldığını, ihyası talep edilen şirketin son yetkilisinin de işbu şirkette muhasebeci olarak çalıştığını ve isminin kartvizitte yer aldığını, ihyası talep edilen şirket her ne kadar ticaret sicilinden terkin edilmiş olsa da başka bir unvanla ticari faaliyetlerine devam ettiğini, İhyası talep edilen şirket ile -----------Şti. Arasında organik bağ bulunduğunu, bu nedenle ihyası talep edilen şirketin tasfiyesinin usulsüz olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, ------- Ticaret Sicili Müdürlüğüne kayıtlı----------Şirketi unvanlı şirketin tasfiyesinin iptali ile tüzel kişiliğinin ihyasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı -------------Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili 25/07/2025 havale tarihli cevap dilekçesi ile, ticaret sicili müdürlüğünün, TTK M. 32 ve ticaret sicili yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda ttk m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığı bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, bu nedenlerle müvekkil müdürlük yönünden davanın reddine, sayın mahkemeniz aksi kanaatte ise müvekkil müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ---------- tarafından davaya cevap verilmemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, Dava dışı ---------- Şirketi unvanlı şirketin ihyası şartlarının bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir.Davacı vekili Mahkememizin 17/06/2026 tarihli celsesinde;'' biz huzurdaki davadan feragat ediyoruz, feragat doğrultusunda karar verilsin,'' şeklinde beyanda bulunmuştur.Feragat, HMK md. 307 maddesi gereğince davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir Feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır.Feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. Feragat, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir (HMK md. 310). Feragat, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur (HMK md. 311).Sonuç olarak mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı vekilinin davadan feragat ettiği, davadan feragate dair vekaletnamesinde özel yetkisi bulunduğu görülmekle feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın Feragat Nedeni ile Reddine, 2-Karar ve ilâm harcı olan 732,00-TL harçtan peşin alınan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,6-TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı ----------- Ticaret Sicili Müdürlüğü vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.17/06/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/246, K. 2026/516, T. 17.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-246-e-2026-516-k-817bc69d6d06