İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/272 E. 2026/537 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/272
Karar No
2026/537
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/272 Esas KARAR NO : 2026/537 DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 17/03/2026 KARAR TARİHİ : 24/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından ---------İş Mahkemesi'nin ----------- E sayılı dosyası ile hizmet tespit davası açıldığını, Anılan davada davalı işverenlerden biri olan ------ --------- isimli şirketin ticaret sicilinden terkin edilmiş olduğunun anlaşıldığını, İşbu terkinin 17.04.2013 tarihli --------- Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan edildiğini , ticaret sicil kayıtlarında şirketin en son adresinin ---------- olduğunu, ----------İş Mahkemesi'nin ------------ E sayılı dosyasının 16.02.2026 tarihli ara kararı uyarınca duruşma tarihi olan 13.04.2026 tarihine kadar tüzel kişiliği sona eren şirket hakkında taraf teşkilinin sağlanabilmesi amacıyla şirketin ihyası için taraflarına süre verildiğini, Ticaret sicilinden terkin edilen şirketin tüzel kişiliği sona ermiş olduğundan, hizmet tespit davasının sağlıklı şekilde yürütülebilmesi ve davanın taraf teşkilinin tamamlanabilmesi için şirketin yeniden ihyası zorunlu olduğunu , ticaret sicilinden terkin edilen ---------- isimli şirketin ---------- İş Mahkemesi’nin ------------ E. sayılı dosyasında görülmekte olan hizmet tespit davası ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, Ticaret sicilinden terkin edilmiş bulunan ---------- Şirketi'nin ------------ Esas sayılı hizmet tespit davasında taraf teşkilinin sağlanabilmesi amacıyla dava ile sınırlı olarak ihyasına, İhya edilen şirketi temsilen bir tasfiye memuru / kayyum atanmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP :Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davaya konu "-----------" ticaret unvanlı adlı tacirin; gerçek kişi tacir olup, iddia edildiği gibi tüzel kişiliğin sona ermesi dolayısıyla bir tasfiye işlemi ve buna bağlı terkin de söz konusu olmadığını, müvekkili nezdinde ----------- ticaret sicil numarasıyla kayıtlı bulunan dava konusu --------- adlı/unvanlı tacirin, sicil kayıtları incelendiğinde; yalnızca 1988 tarihli kuruluş kaydının ve 2013 tarihli terkin (terk-i ticaret) kaydının bulunduğu saptandığını, buna göre tüzel kişi tacirlerden farklı olarak gerçek kişi tacirlerin, ticari faaliyetlerinin sona ermesi durumunda 2004 sayılı icra ve iflas kanunu’nun 44. maddesi haricinde bir prosedür bulunmamakta olup; bu itibarla, ticaret sicili yönetmeliğinin 51. maddesine istinaden kapatılan gerçek kişi tacirin, ihyasına karar verilmesinin mümkün olmadığını, davacının ek tasfiyesini (ihya) talep ettiği dava konusu ticari işletme, tasfiyesiz bir şekilde terkin edildiğini, hâl böyleyken davanın hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak, dava konusu ----------- ticaret sicili numaralı "--------" unvanlı ticari işletmenin ihyası/ek tasfiyesi bakımından davacının hukuki yararı bulunmadığından talebin reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; ------------ ihyası şartlarının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Ticaret sicil müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verilmiştir.----------- Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden celp edilmiştir. Ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinden; Firmanın ticareti terk ettiği 11/04/2013 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının kapatıldığı bildirilmiştir. Dosya kapsamına göre, davaya konu "----------" ticaret unvanlı adlı tacirin, gerçek kişi tacir olup, tüzel kişiliğin sona ermesi dolayısıyla bir tasfiye işlemi ve buna bağlı terkinin söz konusu olmadığı, Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdinde ----------- ticaret sicil numarasıyla kayıtlı bulunan ---------- adlı/unvanlı tacirin, sicil kayıtları incelendiğinde, yalnızca 1988 tarihli kuruluş kaydının ve 2013 tarihli terkin (terk-i ticaret) kaydının bulunduğunun saptandığı, buna göre, tüzel kişi tacirlerden farklı olarak gerçek kişi tacirlerin, ticari faaliyetlerinin sona ermesi durumunda 2004 sayılı İcra Ve İflas Kanunu’nun 44. maddesi haricinde bir prosedür bulunmamakta olup, Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 51. maddesine istinaden kapatılan gerçek kişi tacirin ihyasına karar verilmesinin mümkün olmadığı, gerçekten de, Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin “Kaydın silinmesi” başlıklı 51. maddesinde ticareti terk ettiği herhangi bir şekilde tespit edilen gerçek kişilere ait ticaret işletmenin kaydının, re'sen terkin edileceğinin düzenlendiği, oysa bilindiği üzere, ek tasfiye/ihya kurumu tüzel kişiliği bulunan tacirler bakımından mümkün olduğu gibi, TTK m. 533 vd. hükümler gereğince bir tasfiyenin de söz konusu olması ve TTK m. 545 gereğince şirketin ticaret unvanının sicilden silinmesi ya da TTK geçici 7. madde kapsamında re'sen terkinin söz konusu olması gerektiği, ticari işletmenin sahibi olan gerçek kişi ---------- ihya/ek tasfiyenin dayanağını teşkil eden davada her türlü hukuki tasarrufa ehil olduğu, iş mahkemesindeki ihya talebine sebep dava konusu işletme bakımından taraf ehliyetine yönelik yönünden bir sorun bulunmadığı anlaşılmakla sonuç olarak, davalı şirketin gerçek kişi işletmesi olduğu, TTK 7.madde gereği terkini yapılmadığı, nitekim 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Geçici 7.maddesinin 15.fıkrasının gerçek kişileri kapsamadığı, gerçek kişi tacirlere ait ticari işletmelerinin kendilerinden bağımsız tüzel kişiliklerinin bulunmadığı"----------- gerçek kişi tacir olması nedeni ile, bu davanın açılmasında hukuki yarar görülmediğinden davanın reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Hukuki Yarar Yokluğu Nedeni İle Davanın REDDİNE, 2-Yeterince karar ve ilam harcı alınmış olmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde---------- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.24/06/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/272, K. 2026/537, T. 24.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-272-e-2026-537-k-232e95b7da5d