İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/203 E. 2026/834 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/203
Karar No
2026/834
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2026/203 KARAR NO : 2026/834

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : ... -... - ... VEKİLİ : Av. ... - DAVALI : ... - ... - DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 03/03/2026 KARAR TARİHİ : 22/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 27/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ortağı bulunduğu ...'nin 25.12.2002 tarihli genel kurul kararı ve 5713 sayılı 08.01.2003 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi ile kurulduğunu, şirketin 2012-2013 yıllarından itibaren fiilen faaliyetini sonlandırdığını, ortaklar arasında ailevi anlaşmazlıklar bulunduğunu, şirketin kanunen gerekli organlarının mevcut olmadığını ve genel kurulun toplanamadığını, müvekkil ve diğer ortakların şirketi ihya etme iradelerinin bulunmadığını, şirketin sadece ticaret sicilinde kayıtlı göründüğünü, buna rağmen vergi mükellefiyetinin devam etmesi nedeniyle ortakların vergi borçları ve hacizlerle karşı karşıya kaldığını, 2012-2013 yıllarından beri fatura kesilmediğini ve şirketin hiçbir gelirinin olmadığını, vergi dairesi kayıtlarının bu durumu kanıtladığını, 07.10.2004 tarihinde tescil edilen 38 KC 167 numaralı plakanın halen şirket üzerinde aktif göründüğünü, bu plakanın MTV ve diğer vergilerinin ortaklar tarafından ödenmek zorunda kalındığını, ancak plakanın nerede olduğunun bilinmediğini, bu durumun TTK'nun 636/2 maddesi uyarınca haklı sebeple fesih nedeni oluşturduğunu, şirketin tasfiye sürecine alınması gerektiğini, vergi dairesi kayıtlarının araştırılmasını, davalı şirketin feshinin tespitine ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı tarafça davaya karşı cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. DELİLLER: Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne, Kayseri Defterdarlığı'na, SGK Kayseri İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davalı şirketin borcu olup olmadığı araştırılmıştır. 38 KC 167 plakalı aracın tescil bilgileri Uyap sisteminden çıkartılarak dosyamız arasına alınmıştır. Davacı vekilince 02/06/2026 tarihli duruşmada tanıkları Yusuf Tıroğ'u hazır ettiği görülmekle tanığın beyanı alınmıştır. Davacı tanığı Yusuf Tıroğ 02/06/2026 tarihli duruşmada; "Davalı şirket sahipleri benim amcamdır, bu nedenle davalı şirket faaliyetlerini biliyorum, amcalarımın arasında geçimsizlik bulunmakta olup bu nedenle taraflar biraraya gelip karar alamamaktadır, tahminen en son 10 yıl önce genel kurul yapılmıştır, davalı şirket yaklaşık 10-12 yıldır faal değildir, en son 12. Ayda davalı şirketin borçları kapatılmıştır." şeklinde beyanda bulunmuştur. Şirketin en son ne zaman genel kurul toplantısı yaptığı, şirketin zarar edip etmediği, davalı şirketin gayrifaal olup olmadığı, şirketin feshi yönünden haklı sebeplerin varlığının değerlendirilmesi ayrıca davalı şirketin feshi yerine yaşatılmasını gerektirecek ekonomik ve rasyonel veriler mevcut olup olmadığı, ekonomik değer taşıyan şirketin feshi yerine şirketi ayakta tutacak diğer çözüm yollarının tespiti hususunda mali müşavir bilirkişi ile şirketler hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiden bilirkişi raporu aldırılmıştır. Mali müşavir bilirkişi Azzem Özkan ile Şirketler hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi Sibel Servet Okandan'ın 18/08/2026 tarihli bilirkişi raporunda; davalı şirketin Ticaret Sicil Gazetesine en son tescil edilen evrağının 11/04/2008 tarihli belge olduğu, dosya kapsamında yer alan trafik tescil kayıtlarına göre davalı şirket adına kayıtlı 1979 model 38 HD 759 plakalı araç bulunduğu, Uyap Bilişim Sistemi kayıtlarına göre 38 KC 167 plakalı aracın Arı Madeni Eşya ve Ema. ve Ltd Şti adına kayıtlı oluğu her ne kadar davalı şirkete ait ticari defterler dosyaya sunulmamış ise de davalı şirkete ait 2006-2007 yıllarına ilişkin kurumlar vergisi beyannameleri incelendiğinde herhangi bir kazancının olmadığı, gayri faal olduğu, 2016 yılı aktif toplamının 7.603,13 TL olduğu, aynı yıl şirketin öz kaynağının 87.675,05 TL olarak tespit edildiği, 2006-2007 yıllarında herhangi bir satış bulunmadığı, Kaleönü Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen müzekkere cevabına göre davalı şirketin vadesi geçmiş toplam 73.588,61 TL ve vadesi gelmemiş 4.583,50 TL vergi borcunun olduğu tespit edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, haklı sebeple şirketin feshi ve tasfiyesi davasıdır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalı Siz Turizm Taşımacılık İnşaat Canlı Hayvan Marketçilik Gıda Tarım Ürünleri Oto Kiralama Oto Bakım Onarımı ve Parça Alım Satımı Hurdacılık Petrol Ve Petrol Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketinin feshi için haklı neden bulunup bulunmadığı, haklı nedenin varlığı halinde şirketin feshi yerine uygulanabilir alternatif çözüm yöntemi bulunup bulunmadığına ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nun 636/3. maddesi uyarınca haklı sebeplerin varlığında, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Haklı sebeple fesih davasında haklı sebebin gerçekleşmesinde davacı ortakların kusurlu olması dahi tek başına açtığı davanın reddini gerektirmez. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. Anılan hükme göre her ortak, haklı sebeplerin varlığı hâlinde limited şirketin feshini isteyebilecektir. Haklı sebepten ne anlaşılması gerektiği ise somut durumun ve ileri sürülen hususların niteliğine göre mahkemece takdir edilecek olup esasında dürüstlük kuralı temelinde ortaklık ilişkisinin devam ettirilemeyecek düzeyde zedelenmiş olması durumu, limited şirketin feshinin haklı nedenini oluşturur. Başka bir deyişle ortaklıktaki güven ilişkisinin ortadan kalkması veya ortaklılığın devamının dürüstlük kuralı gereği ortaklar bakımından çekilmez hâle gelmesine neden olan olaylar, limited şirketin feshi için haklı neden olarak kabul edilebilirler. Zira hiçbir ortaktan, dürüstlük kuralı gereği kendisi için çekilmez hâle gelen bir ortaklık ilişkisini devam ettirmesi beklenemez. Haklı sebep kavramı, her somut olayın niteliğine göre farklı tanımları bünyesinde barındırır. Limited şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin davada (fesih davasında) davacı sıfatı şirketin ortaklarına aittir. Bu kapsamda TTK’nun 636/3. maddesi kapsamında ancak pay defterine kayıtlı ortaklar limited şirketin haklı nedenle feshini mahkemeden isteyebilirler. Limited şirketin feshini isteyen davacının ortaklık sıfatının yargılama boyunca mevcut olması gerekir. Aksi durumda ortaklık sıfatını yitiren davacı, taraf sıfatını da yitirecektir. Bu durum yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de re’sen nazara alınır. Limited şirketin fesih davasında davalı sıfatı kural olarak limited şirketin tüzel kişiliğine aittir. Zira feshi istenen limited şirket, açılacak davada kural olarak davalı olarak yer almalıdır. Bu nedenle şirketin feshi istemiyle açılan davada kural olarak husumet feshi istenen şirkete yönetilmesi gerekir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin emsal niteliğindeki 14/01/2014 tarih ve 2012/9121 Esas-2014/728 Karar sayılı ilamı). TTK Madde 617'de yer alan “Genel kurul müdürler tarafından toplantıya çağrılır. Olağan genel kurul toplantısı, her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılır. Şirket sözleşmesi uyarınca ve gerektikçe genel kurul olağanüstü toplantıya çağrılır”. Şeklindeki düzenleme göre olağan genel kurul toplantısı her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılması gerekmektedir. Yine TTK'nın Sona erme sebepleri ve sona ermenin sonuçları başlıklı 636. maddesinde yer alan “Limited şirket aşağıdaki hâllerde sona erer: a) Şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden birinin gerçekleşmesiyle. b) Genel kurul kararı ile. c) İflasın açılması ile. D) Kanunda öngörülen diğer sona erme hâllerinde. (2) Uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamıyorsa, ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu Kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir.” şeklindeki düzenlemeye göre genel kurul toplanamıyorsa ortaklardan veya şirket alacaklılarından birinin şirketin feshini istemesi üzerine şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi, müdürleri dinleyerek şirketin, durumunu kanuna uygun hâle getirmesi için bir süre belirler, buna rağmen durum düzeltilmezse, şirketin feshine karar verir. Somut olayda bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketin ortağı olduğu, (Davacının nüfus kaydı incelendiğinde soyisminin mahkeme kararı ile "Tıroğ" iken " Ay" olarak değiştirildiği görülmüştür.) davalı şirketin Ticaret Sicil Gazetesine en son tescil edilen evrağının 11/04/2008 tarihli belge olduğu, dosya kapsamında yer alan trafik tescil kayıtlarına göre davalı şirket adına kayıtlı 1979 model 38 HD 759 plakalı araç bulunduğu, Uyap Bilişim Sistemi kayıtlarına göre 38 KC 167 plakalı aracın Arı Madeni Eşya ve Ema. ve Ltd Şti adına kayıtlı oluğu her ne kadar davalı şirkete ait ticari defterler dosyaya sunulmamış ise de davalı şirkete ait 2006-2007 yıllarına ilişkin kurumlar vergisi beyannameleri incelendiğinde herhangi bir kazancının olmadığı, gayri faal olduğu, 2016 yılı aktif toplamının 7.603,13 TL olduğu, aynı yıl şirketin öz kaynağının 87.675,05 TL olarak tespit edildiği, 2006-2007 yıllarında herhangi bir satış bulunmadığı, Kaleönü Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen müzekkere cevabına göre davalı şirketin vadesi geçmiş toplam 73.588,61 TL ve vadesi gelmemiş 4.583,50 TL vergi borcunun olduğu dolayısıyla davalı şirketin ayakta tutulmasının ekonomik açıdan bir fayda sağlamayacağı, bu bakımdan feshinin daha uygun olacağı değerlendirilmiştir. Eldeki davada davalı şirketin feshi yerine yaşatılmasını gerektirecek ekonomik ve rasyonel veriler mevcut değildir. Davalı şirketin ticari faaliyetinin olmadığı, şirketin devamında genel ekonomik menfaatler için yarar bulunduğunun tesbit edilemediği, uzun zamandır faaliyeti olmayan bir şirkette diğer pay sahibinin şirketin devamına ilişkin menfaatinin önemli görülemeyeceği sonucuna varılmaktadır. Ekonomik faaliyeti durmuş bulunan şirketin devamında genel ekonomik menfaatler açısından bir fayda bulunmadığının kabulüyle davalı şirketin fesih ve tasfiyesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1- Davasının KABULÜ ile, Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 25596 sicil numarasında kayıtlı davalı Siz Turizm Taşımacılık İnşaat Canlı Hayvan Marketçilik Gıda Tarım Ürünleri Oto Kiralama Oto Bakım Onarımı ve Parça Alım Satımı Hurdacılık Petrol Ve Petrol Ürünleri Sanayi Ticaret Limited Şirketinin FESİH VE TASFİYESİNE, 2-TTK'nun 533/2. maddesi uyarınca fesih ve tasfiyesine karar verilen davalı şirketin ünvanına "Tasfiye Halinde" ibaresinin eklenmesine, 3-Tasfiyesine karar verilen davalı şirketin tasfiye işlemlerini yapması için SMMM Nuh Mehmet Çıklamısır'ın TTK'nın 643. Madde hükmü yollamasıyla aynı Kanunun 536/3. Maddesi uyarınca şirkete tasfiye memuru olarak atanmasına, karar kesinleşip tasfiye masrafları ve tasfiye memuru ücreti yatırılıdğında bu hususta kendisine yetki verilmesine, 4- Şirketin mali durumu ve yapılacak işin niteliğine göre tasfiye süreci devam ettiği sürece tasfiye memuruna toplam 40.000,00-TL ve tasfiye masrafları için şimdilik 30.000,00-TL ücret takdirine, ücretin ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı tarafça karşılanmasına, 5-Alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcı dava açılırken davacıdan peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 6-Davacı tarafça yatırılan 732,00-TL başvurma harcı ile 732,00-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; 1.660,80-TL tebligat ve posta gideri ile 14.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 15.660,80-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davacı lehine A.A.Ü.T. 13/1. Maddesi uyarınca 45.000,00-TL maktu vekalet ücreti takdirine, takdir edilen vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-HMK'nun 333/1. maddesi gereğince varsa artan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştikten sonra yatıran ilgili tarafa iadesine, Dair davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 22/09/2026

Başkan ... ¸E-imzalıdır Üye ... ¸E-imzalıdır Üye ... ¸E-imzalıdır Katip ... ¸E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/203, K. 2026/834, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-203-e-2026-834-k-b8bd32e52d12