İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/139 E. 2026/567 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/139
Karar No
2026/567
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/139 Esas KARAR NO : 2026/567 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/02/2026 KARAR TARİHİ : 08/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı kurum arasında sağlık ürünleri alım-satımına dayalı ticari bir iş ilişkisi bulunduğunu, davalıya satılan ürünlerin faturalarının teslim alan görevlilerce imzalandığını, fatura bedellerinin ödenmediğini, davalı kurum yetkilileriyle yapılan görüşmelerde ödeme sözü verilmesine rağmen borcun kapatılmadığını, alacağın tahsili amacıyla ---------- İcra Müdürlüğü’nün ----------- E. sayılı dosyası ile 29/12/2025 tarihinde icra takibi başlatıldığını, davalı kurumun 07/01/2026 tarihli dilekçesiyle borca, faize ve ferilerine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, davalı tarafın 01/01/2025-31/12/2025 tarihli cari ekstresine ve faturalara herhangi bir itirazda bulunmadığını, Türk Ticaret Kanunu’nun 21/2 maddesi uyarınca sekiz gün içinde itiraz edilmeyen faturaların içeriğinin kabul edilmiş sayıldığını, alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğunu, davalının takibi uzatmak amacıyla itiraz ettiğini, bu nedenle alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuk sürecinin 12/01/2026 tarihinde başlatıldığını ve 29/01/2026 tarihinde anlaşmama ile sonuçlandığını, davalının başkaca borçlarının bulunması ve mal kaçırma ihtimali göz önüne alınarak davalının menkul, gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını, mahkemece belirlenecek teminatın yatırılmaya hazır olduğunu, haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, müvekkil üniversitenin 31.12.2005 tarihli Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin 5. maddesi gereğince kamu kurumu niteliğinde olduğunu, TTK 16/2 maddesi uyarınca tacir sıfatını haiz olmadığını, ---------- sayılı ilamında da vakıf üniversitelerinin tacir olmadığının vurgulandığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi gereğince işin ticari nitelikte olmasının davayı ticari dava haline getirmeyeceğini,--------- sayılı kararı ile vakıf üniversitelerinin gelir elde etme amacıyla hareket edemeyeceğinden tacir sayılmayacağının kabul edildiğini, ---------- sayılı kararı ile ----------- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevsizliğine karar verildiğini, aynı kurumların 25.10.2022 tarihli ---------- E. ---------- K. sayılı kararında da vakıf üniversitelerinin tacir olmadığı ve görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunun belirtildiğini, bu nedenle davanın öncelikle usulden reddinin gerektiğini, esas yönünden ise taraflar arasında yapılan satış işlemine konu malların müvekkil üniversiteye teslim edilmediğini, davacının teslim tutanağı ibraz edemediğini, ----------- sayılı ve 29.11.2021 tarihli ilamı uyarınca faturaların tek başına teslimi kanıtlamadığını, teslim olgusunun yasal delillerle ispatlanması gerektiğini, davaya konu faturalarda vade tarihi bulunmadığını, TBK 117. maddesi uyarınca borçlunun temerrüde düşürülmesi için ihtarın şart olduğunu, davacının müvekkil üniversiteye herhangi bir ihtar göndermediğini, taraflar arasında yazılı satış sözleşmesi kurulmadığını ve faiz oranı kararlaştırılmadığını, Nitekim Buna İlişkin Olarak ---------- sayılı ve 15/05/2015 tarihli kararı uyarınca sözleşmede faiz oranı yoksa yasal faiz uygulanması gerektiğini, davacının ticari faiz talebinin haksız olduğunu, müvekkil üniversitenin tacir olmaması sebebiyle ticari faiz uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, alacağın likit olmadığını ve yargılamayı gerektirdiğini, bu nedenle icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını, davacının kötü niyetli icra takibi başlattığını, İİK 67/2 maddesi uyarınca asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Davacı vekilinin 15/06/2026 tarihli feragat dilekçesinde; ''Sayın mahkemenizde görülmekte olan ve yukarıda esas numarası belirtilen davadan, davalı tarafından borcun haricen ödenmesi sebebiyle feragat ediyoruz. Haricen borcun ödenmesi sonucunda davanın konusuz kalması sebebiyle feragat beyanında bulunmuş olmakla, davanın açılış aşamasında haklı olduğumuz karşı tarafın yapmış olduğu ödemeden anlaşıldığı için tarafımıza yargılama giderlerinin hükmedilmemesini talep ediyoruz. Davalı taraftan masraf ve vekalet ücreti talebimiz bulunmamaktadır. Aşağıda yer alan IBAN numarasına artan gider avansı ve harçların iadesini saygılarımızla vekaleten arz ve talep ederiz. Gereğini saygılarımızla bilvekale arz ve talep ederiz.' şeklinde feragat beyanında bulunduğu görülmüştür.Davalı vekilinin 17/06/2026 tarihli feragat dilekçesinde; "Yukarıda esas numarası yazılı mahkemeniz nezdinde bulunan dosyaya konu ve ---------- İcra Dairesi’nin ----------- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılan dosya borcu müvekkil tarafından ödenmiştir. Davacı tarafından dosyaya feragat dilekçesi görülmektedir. Gelinen noktada, davacının feragat beyanını kabul ediyoruz. Davacı ile karşılıklı anlaştığımız üzere, taraflar birbirinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinde bulunmamaktadır. Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; davacının davadan feragat beyanının kabulü ile davanın feragat nedeniyle reddine, taraflar arasında varılan anlaşma gereği vekalet ücreti ve yargılama gideri hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini saygılarımızla talep ederiz." şeklinde feragat beyanında bulunduğu görülmüştür.Davadan feragat, kesin hükmün yasal sonuçlarını doğuran ve davayı sonuçlandıran taraf işlemi olup, davalı tarafın veya Mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. (HMK. m. 307/1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat veya kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (HMK. m. 309/1-2)Feragat ve kabul kayıtsız şartsız olmalıdır. (HMK. m. 309/4)Vekilin feragat edebilmesi, için feragate ilişkin özel yetkisinin bulunması şarttır. (HMK. m. 74/1) Buna göre; davacı vekili tarafından verilen, dava dilekçesinde ekli vekaletnamenin yapılan incelenmesinde; davacı vekilinin feragate ilişkin özel yetkisinin bulunduğu görülmüştür. Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı vekilinin davadan feragat ettiği, davadan feragate dair vekaletnamesinde özel yetkisi bulunduğu görülmekle feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın feragat sebebiyle REDDİNE, 2-Alınması gerekli 244,00 TL harçtan yatırılan peşin harç olan 22.364,53-TL'nin mahsubu ile fazla yatırılan 22.120,53 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK Madde 333/1 uyarınca yatırana iadesine, 4- Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11) Maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 Maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca --------- bütçesinden ödenen 6.000,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 5-Usul ekonomisi ilkesi gereği; dosya üzerinden karar verildiğinden, kararın HMK madde 27/1-2 uyarınca taraflara tebliğine, Dair, taraf ve vekillerinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde --------- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 08/07/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/139, K. 2026/567, T. 08.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-139-e-2026-567-k-6033d73fa709