Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/999 E. 2026/1431 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/999
- Karar No
- 2026/1431
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/999 - 2026/1431 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/999 KARAR NO : 2026/1431
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/03/2026 Tarihli Ara Karar NUMARASI : 2026/24 Esas
İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN/DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZ EDEN/DAVALI : ... (T.C. NO:...) - ... VEKİLİ : Av. ...
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil TALEP : İhtiyati Tedbir DAVA TARİHİ : 12/01/2026 KARAR TARİHİ : 09/07/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 09/07/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı ortağın, şirket müdürlüğü döneminde Mermerciler Küçük Sanayi Sitesi Kooperatifi üyeliğini ve bu üyelikten doğan tahsisli taşınmazların, Organize Sanayi Bölgesi’ne (OSB) dönüşüm sürecinde şirket adına tescil ettirmesi gerekirken kötü niyetle kendi adına tescil ettirmesi nedeniyle, Kocaeli ili Dilovası ilçesi ... Mahallesi ... Ada 7,8 ve 9 parsel nolu imar durumu sanayi olan taşınmazların tapu kayıtlarının iptaliyle TÜRER Madencilik Ltd. Şti. adına tescil edilmesi ve dava konusu taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince 13/01/2026 tarihli ara karar ile; " ... 1-Kocaeli ili Dilovası İlçesi ... Mahallesi ... Ada 7, 8 ve 9 sayılı parselde yer alan taşınmazlar üzerine 100.000,00 TL teminat mubakibilinde ihtiyati tedbir şerhi ve davalıdır şerhi konulması talebinin KABULÜNE, teminat yatırıldığında Kocaeli ili Dilovası İlçesi ... Mahallesi ... Ada 7, 8 ve 9 sayılı parselde yer alan taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir şerhinin konulmasına ve davalıdır şerhi işlenmesine, ... " karar verilmiştir. İhtiyati tedbire itiraz eden sunmuş olduğu talep dilekçesinde özetle; tensip tutanağında dava değeri 2.861.000 TL altında kabul edilmiş; ihtiyati tedbir kararında ise tedbirin “davacının alacaklarının teminatı” amacıyla verildiği ifade edildiğini, bu durumda tedbir, ayni hakkın kesin korunmasına değil; davacının ileri sürdüğü alacak iddiasının güvence altına alınmasına yönelik olduğunu, dava konusu parsellerden yalnızca birinin rayiç değeri dahi tensipte belirtilen dava değerini fazlasıyla karşıladığını, buna rağmen üç ayrı parsel üzerine tedbir konulması, korunmak istenen hak ile yapılan müdahale arasında ölçüsüzlük oluşturduğunu, bu nedenlerle ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesince 06/03/2026 tarihli ara karar ile; " ... 1-İhtiyati tedbire karşı yapılan itirazının REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından, davacı tarafın ihtiyati tedbir kararı alabilmesi için talep sonucunu haklı gösterecek ve yaklaşık ispat ölçüsünü sağlayabilecek nitelikte en ufak bir belge dahi sunulmaksızın doğrudan ihtiyati tedbir kararı verildiği dikkate alındığında; ispat külfeti bu aşamada davalıya ait olmamakla birlikte, davacı tarafın tüm iddialarının yalnızca yaklaşık ispat düzeyinde değil, tam ispat seviyesinde dahi gerçeği yansıtmadığını, ekte sunulan kesin ve somut delillerle açıkça ortaya konulduğunu beyan ile; yerel mahkeme ara kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; tüm süreçler birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu taşınmazların şirket kaynaklarıyla edinildiği ve davalı adına emaneten tutulduğu yönündeki vakıa silsilesi istikrarlı ve tutarlı biçimde devam ettiğini beyan ile; davalı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz. DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/24 Esas sayılı 06/03/2026 Tarihli Ara Kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir. Talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 13/01/2026 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine 06/03/2026 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbire yapılan itirazın reddine karar verildiği, karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı ortağın şirket müdürü olduğu dönemde şirket adına tescil edilmesi gereken dava konusu taşınmazları kötü niyetle kendi adına tescil ettirdiğini ileri sürerek , tapu kayıtlarının iptali ile şirket adına tesciline ve taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasının talep edildiği, ilk derece mahkemesince; 13/02/2026 tarihli ara karar ile 100.000,00 TL teminat karşılığında dava konusu taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir ve dalıdır şerhi konulmasına karar verildiği, verilen bu karara yapılan itiraz sonrasında, mahkemece 06/03/2026 tarihli ara karar ile itirazın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın "ihtiyati tedbirin şartları"na ilişkin 389-(2) maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" düzenlemesi bulunmaktadır.
Aynı Kanun'un 390-(3) maddesinde ise; "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır" hükmü bulunmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 391/2. Fıkrasındaki; "ihtiyati tedbir kararında; a) İhtiyati tedbir talep edenin, varsa kanuni temsilcisi ve vekilinin ve karşı tarafın adı, soyadı ve yerleşim yeri ile talep edenin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, b) Tedbirin, açık ve somut olarak hangi sebebe ve delillere dayandığı, c) Tereddüde yer vermeyecek şekilde, neyin üzerinde ve ne tür bir tedbire karar verildiği, ç) Talepte bulunanın, ne tutarda ve ne türde bir teminat göstereceği, yazılır." hükmü ile; ihtiyati tedbir kararında, tedbirin açık, belirli, infaza elverişli ve tereddüte yer vermeyecek şekilde nasıl uygulanacağının gösterilmesinin zorunlu tutulduğu, bu düzenlemenin amacının, tedbiri uygulayacak mercinin herhangi bir yorum yapmasına gerek olmaksızın kararın kapsamını, sınırlarını ve uygulama biçimini doğrudan karardan anlayabilmesini sağlamak olduğu anlaşılmaktadır. Somut olayda, ilk derece mahkemesince hüküm fıkrasında " Kocaeli ili, Dilovası ilçesi, ... Mahallesi ... ada 7, 8 ve 9 parsel sayılı taşınmazlar üzerine 100.000,00 TL teminat karşılığında ihtiyati tedbir şerhi ve davalıdır şerhi konulması talebinin kabulüne" karar verildiği görülmüş ise de, tedbirin kapsamı, içeriği ve uygulama şeklinin HMK'nın 391/2-c maddesinin öngördüğü açıklık ve infaza elverişlilik kriterlerine uygun olarak gösterilmemiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle, HMK'nın 391/2-c maddesine aykırı şekilde kurulan ihtiyati tedbir kararının kaldırılarak, anılan maddeye uygun biçimde infaza elverişli ve açık bir karar verilmesi için mahkemece verilen kararın kaldırılması gerektiği değerlendirilmiştir. Öte yandan; davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde, öncelikle dava konusu taşınmazlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasının talep edildiği, bu talebin uygun görülmemesi halinde ise 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 1010. Maddesi uyarınca açılan tapu iptali ve tescil davasının tapu siciline şerh verilmesini terditli olarak talep etmiştir. Buna rağmen ilk derece mahkemesince, terditli talep gözetilmeksizin hem "ihtiyati tedbir" şerhi hem de "davalıdır" şerhinin birlikte uygulanmasına karar verildiği görülmüştür. Mahkemece, talebin kademeli niteliği dikkate alınmaksızın birbirinden farklı hukuki sonuçlar doğuran iki ayrı koruma tedbirine birlikte hükmedilmesi de usul ve yasaya aykırı olmuştur. Kaldırma nedenine göre diğer istinaf istemleri incelenmemiştir. Karar başlığında; davacı ve vekilinin adresinin yazılmaması 2004 sayılı İİK'nın 260. ve kıyasen uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 391-(2) maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan tüm bu gerekçelerle; ihtiyati tedbire itiraz eden davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca açıklanan nedenlerle kabulüne, HMK'nın 352/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine ilişkin kararının kaldırılarak, yeniden yargılama yapılmasına gerek duyulmadığından yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)İhtiyati tedbire itiraz eden davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN KABULÜNE; Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/24 Esas sayılı 06/03/2026 Tarihli Ara Kararının KALDIRILMASINA, HMK'nın 353-(1)-b)-2) maddesi gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, a-Davalının ihtiyati tedbire itirazlarının kabulü ile 13/01/2026 tarihli ihtiyati tedbire ilişkin ara kararın KALDIRILMASINA, b) Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebi hakkında 6100 sayılı HMK'nın 389 vd. Maddelerine uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE 2-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları; a-İstinaf Kanun Yoluna Başvuru harcının hazineye irad kaydına, b-İstinaf Karar harcının talebi halinde ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, c-İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, ç-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, d-İstinaf edenin yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince istinaf edene iadesine, e-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/07/2026
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*