Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1041 E. 2026/1425 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1041
Karar No
2026/1425
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1041 KARAR NO : 2026/1425

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/03/2026 Tarihli Ek Karar NUMARASI : 2026/67 D.İş Esas - 2026/64 D.İş Karar

İHTİYATİ HACİZ TALEP EDEN : ... (T.C. NO:...) - ... VEKİLİ : Av. ... - ... İHTİYATİ HACZE İTİRAZ EDEN : ... (T.C. NO:...) - ...

TALEP TÜRÜ : İhtiyati Haciz TALEP TARİHİ : 10/02/2026 KARAR TARİHİ : 09/07/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 09/07/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyati haciz talep eden vekilinin talep dilekçesinde özetle; Bahse konu edilen Denizbank Anonim Şirketi Sakarya Büyük İşletmeler Şubesi Sakarya / Adapazarı'na ait, Adapazarı Keşide Yerli, 30/12/2023 Keşide Tarihli, ... Çek Seri Numaralı, 750.000,00-TL Bedelli çekten dolayı davacının alacaklı olup, çekin Türkiye Vakıflar Bankası'na 02/01/2024 tarihinde ibrazında karşılığı olmadığının öğrendiğini, borçluya karşı icra takibine başlanmadan evvel haricen yapılan istihbarat çalışması sonucunda borçlunun mallarını kaçırma çabası içerisinde olduğunun tespit edildiğini, davacının alacağını güvence altına almak için borçlu ...'ın menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini sağlamak amacıyla mahkemeye başvurma zorunluluğunun doğduğunu, tüm bu nedenlerle; duruşma ve tebligat yapılmaksızın, alacağa yeter miktarda; borçlunun menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklı üzerine uygun görülecek teminat mukabilinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince 10/02/2026 tarihli karar ile; " ... 1-İhtiyati haciz talebi yerinde görülmekle KABULÜNE, yukarıda ismi yazılı borçlu ...'ın - (TCKN:...) taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının 744.000,00-TL borca yetecek tutarda alacaklı lehine İHTİYATEN HACZİNE, 2-İhtiyati haciz isteyen tarafından alacağın %15 oranında takdir olunan 111.600,00-TL (%15) Teminat (nakit yada banka teminat mektubu) teminat yatırıldığında kararın infazına, 3-Teminat mahkeme veznesine yatırılması veya banka teminat mektubu getirilmesi halinde, 2004 Sayılı İİK 261/1 ve Hakimler ve Savcılar Genel Kurulunun 07/07/2021 gün ve 608 Sayılı kararı gereğince ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren 10 gün içinde Sakarya İlinin mülkü sınırları içerisindeki ihtiyati haciz kararından önce takip başlatılmışsa takibin başlatıldığı icra dairesinden, daha önce bir takip başlatılmamış ise ilgili herhangi bir icra dairesinden alacaklı tarafından ihtiyati haciz kararının infazının talep edilebileceğine ... " karar verilmiştir. İtiraz eden ... 12/01/2026 Tarihli dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, uygulanan hacizlerin kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir. Bu karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz kararı kapsamında haczedilen altın, kasa mevcudu ve demirbaşlar borçluya değil üçüncü kişiye ait işletmede bulunduğunu, bu durum alacağın tahsili amacıyla borçluya ait olmayan malların haczedilmesi sonucunu doğurmuş olup hukuka aykırı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Talep eden tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER: Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/67 D.İş Esas - 2026/64 D.İş Karar sayılı 12/03/2026 Tarihli Ek Kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep; ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 10/02/2026 tarihli karar ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiği, bu karara karşı karşı tarafça ihtiyati hacze itiraz edildiği, mahkemece 12/01/2026 tarihli ara karar ile ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine karar verildiği, karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; ihtiyati haciz talep eden vekilince sunulan talep dilekçesinde özetle; karşılıksız çıkan 750.000,00 TL bedelli çeke dayalı alacağın tahsilini güvence altına almak amacıyla, borçlunun mal kaçırma girişimi içerisinde bulunduğunu belirterek, borçlu adına kayıtlı menkul ve gayrimenkuller ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasının talep edildiği, ilk derece mahkemesince; 10/02/2026 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verildiği, borçlu vekilince yapılan ihtiyati haczin kaldırılmasına yönelik itirazın, reddine karar verildiği, verilen karara karşı borçlu vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Bilindiği üzere; ihtiyati haciz, 6100 sayılı HMK'nın 406-(2) maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haczin şartları ve etkileri ise 2004 sayılı İİK'nın 257. maddesinde: “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder” şeklinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir. Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir. Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacze gerek yoktur. Fakat rehinli malın kıymetinin rehinli alacağı karşılamayacağı tahmin ediliyorsa, karşılanamayacağı (açık kalacağı) tahmin edilen bölümü için, ihtiyat haciz istenebilir. Yine alacağın rehin ile temin edilmiş olmasına rağmen, istisna olarak, ilk önce rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmak zorunluluğu olmayan hallerde, alacaklı (rehinle temin edilmiş olan alacağı için) ihtiyati haciz isteyebilir. Yukarıda belirtilen şartların bulunması halinde, vadesi gelmiş bir borcun alacaklısı başka bir şart aranmaksızın ihtiyati haciz isteme hakkına sahiptir. Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz talep edilebilmesi ise; 2004 sayılı İİK’nın 257. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Söz konusu fıkraya göre, borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu hallerde ihtiyati haciz talep edilebilecektir. 2004 sayılı İİK'nın 258-(1) maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi yaklaşık ispat yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmaz, alacağın varlığı hakkında yeterli kanaate sahip olunması için mahkemeye bu konuda delillerin sunulması yeterli kabul edilmelidir. Eldeki uyuşmazlıkta, davacının, karşılıksız çıkan çeke dayalı alacağının tahsilini güvence altına almak, karşı tarafın mal kaçırma ihtimalini önlemek ve ileride hükmedilecek alacağın tahsilinin imkansız hale gelmesini engellemek amacıyla karşı taraf adına kayıtlı menkul ve gayrimenkuller ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 257 ve devamı maddeleri uyarınca para alacağının teminat altına alınması amacıyla ihtiyati haciz kararı verilebileceği, aynı Kanununun 265. Maddesi gereğince ise ihtiyati hacze yönelik itirazların mahkemece değerlendirilerek haklı görülmemesi halinde reddine karar verilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Somut olayda, ihtiyati haciz talebinin karşılıksız çıkan çeke dayalı kambiyo alacağından kaynaklandığı, dosyaya sunulan çek, banka ibraz kaydı ve diğer belgeler birlikte değerlendirildiğinde, alacağın varlığı İİK'nın 257 ve devamı maddeleri kapsamında yaklaşık ispat düzeyinde ortaya konulduğu, ihtiyati haciz bakımından kesin ispat aranmayıp yaklaşık ispatın yeterli olduğu, alacağın tahsilinin güvence altına alınmasının gerekli bulunduğu gözetildiğinde, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin kabulüne ve bu karara karşı borçlu vekilince yapılan itirazı reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmaktadır. Karar başlığında; talep eden vekilinin adresinin yazılmaması 2004 sayılı İİK'nın 260. ve kıyasen uygulanması gereken 6100 sayılı HMK'nın 391-(2) maddesine aykırı ise de, bu eksiklik mahallinde her zaman düzeltilebileceğinden eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; ihtiyati hacze itiraz edenin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken harç peşin alındığından, yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf eden tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 8-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/07/2026

... Başkan ... ¸e-imzalıdır. ... Üye ... ¸e-imzalıdır. ... *Üye ... ¸e-imzalıdır. ... Katip ... ¸e-imzalıdır.

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1041, K. 2026/1425, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1041-e-2026-1425-k-a2ec4155a292