Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1069 E. 2026/1390 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1069
Karar No
2026/1390
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1069 - 2026/1390 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1069 KARAR NO : 2026/1390

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :... (...) ÜYE :... (...) ÜYE :... (...) KATİP :... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :09/04/2026 tarihli ara karar NUMARASI :2025/732 Esas (derdest dosya)

DAVACI :... (T.C.No:...) -... VEKİLİ :Av. ... - ... DAVALI :... VEKİLİ :Av. ... DAVA :Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ :11/12/2025 TALEP :İhtiyati Tedbire İtiraz TALEP TARİHİ :12/02/2026

KARAR TARİHİ :08/07/2026 KR. YAZIM TARİHİ :14/07/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin dava dışı yetkilisi olan ...'ın şirkette keyfi yönetim sergileyerek dilekçe ekinde sunulan faturalar kapsamında şahsi harcamalarını şirkete fatura ettiğini bildirip, davalı şirketin taşınır ve taşınmazların devir ve temliklerinin tek imza ile gerçekleştirilmesinin önlenmesine, her iki ortağın şirketin kredi işlemleri ve mali işlemlerde çift imza ile işlem yapmalarının, davalı şirkete personel alımının sınırlandırılmasına karar verilmesi yönünde tedbir talebinde bulunmuştur. İlk derece mahkemesince 28/01/2026 tarihli ara karar ile; "... İhtiyati tedbir talebinin KISMEN KABUL VE KISMEN REDDİ ile; -Trafik sicilinde davalı şirket adına kayıtlı bulunduğu tespit edilen 41 ... 660 plakalı ... şasi numaralı araç üzerine devir ve temliki'nin önlenmesi bakımından takdiren teminatsız olarak tedbir konulmasına ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. Davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; mahkemece 28/01/2026 tarihli ara karar ile tesis edilen ihtiyati tedbirin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın gerekçesinde limited şirketlere özgü TTK’nın 638/2. maddesine dayanılmasının hatalı olduğunu, davalı şirketin anonim şirket statüsünde olması nedeniyle somut olayda uygulanması gereken TTK'nın 531. maddesi uyarınca ölçülülük ve son çare ilkelerinin gözetilmediğini, davacı ortağın sermaye koyma borcunun büyük kısmını ifa etmemesi sebebiyle henüz doğmamış ve belirsiz bir ayrılma akçesi varsayımıyla tedbir kararı verilmesinin HMK'nın 389. maddesine aykırılık teşkil ettiğini, tedbire konu 41 ... 660 plakalı aracın davacının katkısıyla değil, diğer ortağın şirkete verdiği borçla edinildiğini ve bu durumun banka kayıtlarıyla sabit olduğunu, ayrıca mülkiyet hakkına müdahale teşkil eden bu ağır tedbirin HMK'nın 392. maddesi uyarınca herhangi bir teminat alınmaksızın ve gerekçesiz olarak tesis edilmesinin ölçüsüz olduğunu ve şirket faaliyetlerini sekteye uğrattığını belirterek; 28/01/2026 tarihli ara karar ile konulan ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, mahkeme aksi kanaatte ise uygun bir teminat karşılığında devamına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Davalı vekilinin mahkememizin 28/01/2026 tarihli ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazının REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yanlış kanun maddesine dayanılarak ve şirket türü gözetilmeksizin ihtiyati tedbir kararı tesis edildiğini, “muhtemel ayrılma akçesi” varsayımının hukuken dayanaksız olup bu kabule dayalı olarak ihtiyati tedbir tesis edilmesinin ise mümkün olmadığını, tedbire konu aracın, davacı tarafından sağlanan bir kaynakla değil, diğer ortağın şirkete borç vermesi suretiyle edinildiğini ve bu hususun göz ardı edilerek tedbir tesis edilmesinin eksik inceleme niteliğinde olduğunu, teminatsız olarak tesis edilen ihtiyati tedbir kararının ölçüsüz, gerekçesiz ve HMK’ya açıkça aykırı olduğunu belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. DELİLLER:Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/04/2026 tarih, 2025/732 Esas sayılı ara kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; şirketin feshi istemine ilişkindir. Talep; ihtiyati tedbirin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyanın incelemesinde; davacı vekili; davacı ...'ın davalı şirketin iki ortağından biri olarak %50 hisseye sahip olduğunu, diğer ortak ise ...'ın kendisi de kalan %50 hissenin sahibi olduğunu, ... halihazırda genel müdür, yönetim kurulu başkanı olarak, münferit imza yetkilisi olduğunu, bir süredir ...'ın şirketi tek taraflı, keyfi, adeta tek hissedar kendisiymişçesine, imza yetkisi kapsamını aşar ve kötüye kullanır şekilde ortaklık hukukunu hiçe sayarak müvekkilini hiçbir sürece dahil etmeyerek ve hatta bilgi almasını engelleyerek yönetme eğiliminde olduğunu, davacının haklı nedenlerin varlığı nedeniyle eldeki fesih aksi halde ortaklıktan çıkma davasını açtığı, davanın kabulü ile öncelikle ve ivedilikle diğer ortağın yetkilerinin hüküm kesinleşinceye kadar tedbiren kaldırılmasına ve ihtiyaç halinde şirkete kayyım atanmasına yönelik ihtiyati tedbir uygulanmasını talep ettiği, Mahkemece 28/01/2026 tarihli ara karar ile; ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabul ve kısmen reddi ile trafik sicilinde davalı şirket adına kayıtlı bulunduğu tespit edilen 41 ... 660 plakalı ... şasi numaralı araç üzerine devir ve temlikinin önlenmesi bakımından takdiren teminatsız olarak tedbir konulmasına, verilen karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine ön inceleme duruşmasında itirazın reddine karar verildiği, verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 530/2. maddesinde ''Dava açıldığında mahkeme, taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabilir'' hükmü yer almaktadır. Ancak, TTK'nın 636 ve 638. maddelerinde, limited şirketler yönünden özel geçici hukuki koruma düzenlemesi getirildiği halde, TTK'nın 530 ve 531. maddelerine dayanan anonim şirketin feshi davaları yönünden geçici hukuki korumaya ilişkin özel düzenleme yapılmadığından, geçici hukuki koruma talepleri hakkında, genel hüküm olan HMK'nın 389 vd. maddelerinin uygulanması gerekmektedir. Somut olayda; davacı tarafça davalı şirketin mal varlığına ihtiyati tedbir konulması yönünde bir talebi olmadığı, TTK'nın 530/2. maddesinde ise dava açıldığında mahkeme, taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alabileceğinden, talep olmadan TTK'nın 638/2. maddesine göre verilen tedbir kararı isabetli olmadığı gibi, bu nedenle mahkemece itirazın kabulü ile davalı şirket adına kayıtlı bulunduğu tespit edilen 41 ... 660 plakalı ... şasi numaralı araç üzerine konulan tedbirin kaldırılması gerekirken itirazın reddine karar verilmesi de isabetli olmamıştır. Mahkemece, ara karar başlığında; davacının T.C. kimlik numarası ile davalının ve taraf vekillerinin adreslerinin yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 391/2-a maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ; 1-Davalının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle ESASTAN KABULÜNE, Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/04/2026 tarih, 2025/732 Esas sayılı ara kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA, YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA, a)Davalı vekilinin itirazının KABULÜ ile; Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/01/2026 tarih, 2025/732 Esas sayılı ara kararı ile verilen İHTİYATİ TEDBİR KARARININ KALDIRILMASINA, 2-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları; a)İstinaf kanun yoluna başvuru harcının hazineye irat kaydına, b)İstinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, c)İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, ç)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, d)Davalının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, 3-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 4-Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.08/07/2026

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1069, K. 2026/1390, T. 08.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1069-e-2026-1390-k-421e4e5e1806