Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/153 E. 2026/1289 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/153
Karar No
2026/1289
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/153 KARAR NO : 2026/1289

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/11/2025 NUMARASI : 2023/929 E. 2025/1127 K. DAVA KONUSU : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 05/12/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 17/06/2026

İSTEM: Davacı vekili, müvekkilinin kiracı olarak bulunduğu .... Mah. .... Cd. No... İç Kapı No:... Çiğli/İzmir adresinde pide ve çorba salonu işlettiğini, müvekkilinin davalı kurumun abonesi olduğunu, 08.07.2023 tarihinde davacıya ait .... isimli işyerinde davalı şirket görevlisince 18009930 tesisat no'lu sayaçta yapılan kontrolde R,S,T, ve N giriş çıkış kablo uçlarını kablo spiralinin içinde kısa devre yaparak kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiği belirtilerek kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenerek sayacın mühürlenerek elektriğin kesildiğini ve davacı hakkında 571.193,10-TL kaçak elektrik kullanım tahakkuku yapıldığını, müvekkili tarafından hem faturaya hem de kaçak elektrik kullanım bedeli tespitine itiraz edilerek davalıya iletildiğini, ancak müvekkilinin itirazının davalı tarafça kabul edilmediğini, davacının kaçak elektrik kullanımı olmadığı halde işyerindeki kullanımının durmaması için elektrik bağlantısını kurmak zorunlu olduğundan işbu kaçak elektrik faturası bedelini 12 eşit taksit halinde yapılandırdığını, vade farkı ile birlikte 800.226,87-TL olan bedelin taksitlerini ödemeye başladığını, müvekkili tarafından hiçbir şekilde sayaca müdahale edilmediğini, tutanakta belirtilen kısa devreden haberdar olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için kaçak elektrik kullanıldığı kabul edilse bile müvekkilinin iş yerine ait taşınmazı 10.03.2023 tarihinde kiraladığını, 27.04.2023 tarihli E-Yoklama Fişi ve 02.03.2023 tarihli .... Perakende Satış Sözleşmesinin de dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından hazırlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği” m.45/a uyarınca müvekkiline ceza işleminin uygulandığı 08.07.2023 tarihinde taşınmazda henüz 121 gündür kiracı sıfatıyla bulunduğunu, henüz 121 Gündür taşınmazda kiracı sıfatıyla bulunan ve tüm evraklarından da taşınmaza yeni taşındığı belli olan müvekkiline 365 gün üzerinde cezai işlem uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 23.03.2023 tarihli faturada görüldüğü üzere 1.310,00 TL'lik bir fatura tanzim edildiğini, müvekkilinin söz konusu taşınmazı yeni kiraladığını ve tadilat işlerini tamamladığını, takip eden 02.05.2023 tarihinde 7.325,00-TL, 05.06.2023 tarihinde 9.365,00-TL, 03.07.2023 tarihinde de 8.240,00-TL elektrik faturası ödediğini, müvekkilinin yüklü miktarda elektrik faturalarını tarihlerinde yatırdığını, elektrik sayacına kendisi veya bilgisi dahilinde müdahalede bulunmadığını, zira kaçak elektrik kullanmak isteyen kimsenin bu kadar yüklü faturaları ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilin işyerinde kaçak elektrik kullanmadığı gibi kaçak elektrik kullandığı kabul edilerek 365 gün esas alınarak yapılan kaçak elektrik kullanım hesaplama şekli de yerinde olmadığını, keşif yapılarak kurulu güç ölçümünün yapılmasını ve 365 gün baz alınarak hesaplanan cezaya yönelik menfi tespit talebinde bulunmalarının zaruri olduğunu, müvekkilinin 07/08/2023 tarihi itibariyle işletme elektriğinin kesilmesi tehdidi ile karşı karşıya kaldığından dolayı taksitleri düzenli olarak ödemeye güçlükle de olsa devam ettiğini, 253.705,00-TL ödemenin halihazırda yapılmış olduğundan iş bu kalemin de istirdadını talep ettiklerini, müvekkiline ait iş yerinin gıda işletmesi olması, elektriğin kesilmesinin tüm şarküteri ürünlerinin bozulmasına ve geri dönüşü mümkün olmayan zararlara neden olacağını, bu nedenle işletme elektriğine dava konusu kaçak kullanım faturasına dayanarak kesme işlemi yapılmaması yönünden ihtiyati tedbir kararının teminatsız olarak verilmesini, 800.226,87 TL lik faturaya Elektrik piyasası tüketici hizmetleri yönetmeliği ve bilirkişi incelemesi ışığında değerlendirilerek müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespitine, elektriğin kesilmesi tehlikesi altında yapılan 253.705,00-TL ödemenin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle istirdadına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup reddi gerektiğini, davacı tarafın kaçak elektrik kullandığının tutanak ve fotoğraflarla sabit olduğu, davacı tarafa ait 18009990 nolu tesisatın bulunduğu ... Mah. .... Cd. No:... İç Kapı No.. Çiğli/İzmir adresinde müvekkili şirketin kaçak elektrik tespit ekiplerince 08.07.2023 tarihinde yapılan kontrolde R,S,T ve N giriş çıkış uçlarını kablo spiralinin içinde kısa devre yaparak yani nötr girişine faz, faz girişine nötr bağlamak suretiyle sayaca ve ölçü devresine müdahale ederek kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, durumun fotoğraflandığı ve 08.07.2023 tarih K/257060 seri nolu 'Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı' düzenlendiği, restoran olarak faaliyet gösteren işletmede güç tespiti yapılarak kurulu tüm cihazların tespit edildiğini ve fotoğraflandığını, ayrıca güç tespiti yapıldığını, güç tespiti yapılan cihazların her birinin tek tek "Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı'na işlendiği, davalının kaçak elektrik kullanımının tutanakla sabit olup yerleşik Yargıtay içtihatları gereği “Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanakları” aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğunu, tutanağın aksinin iddia edilmesi halinde bundan kendisine hak bahşeden kişinin aksini ispat etmesi gerektiğini, kaçak elektrik tahakkuku ve hesaplamaların EPTHY çerçevesinde yapıldığını, davacı tarafın kaçak elektrik kullanımına istinaden Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği K/ 257060 seri numaralı tutanak doğrultusunda; kaçak kullanım faturasının, 08.07.2023 ile 21.06.2023 arası 17 gün kaçak kullanım için, tesisatın 55,58 kW tespit gücü üzerinden, tesisatın tüketim seyrine göre 2 vardiya kullanıldığı tespit edilmiş olduğundan "14" çalışma saati ile çarpılmasıyla, 55,58 x 0,60 x 17 x 14-7936,824 kWh tüketimin kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif” enerji ve dağıtım tarifenin 1,5 katı ile çarpılmasıyla, 21.06.2023 ile 14.07.2022 tarihleri arasına 343 günlük kaçak ek tüketim için 55,58 x 0,60 x 343 x 14-160.137,096 kWh tüketimden, tesisatın bu dönemde tahakkuk eden 7554,226 kWh tüketimi tenzil edilerek, 7936,824*160.137,06-7554,226 =160.519,658 kWh tüketimin kurul onaylı tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin tüketici grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı aktif enerji ve dağıtım tarifesiyle çarpılmasıyla, 685.431,72-TL faturanın oluşturulduğunu, kaçak elektrik kullanımına ilişkin somut vakıalar ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği davacının iddialarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu nedenlerle; haksız açılan davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur. MAHKEME: ".......Tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, İzmir Arabuluculuk Bürosunun 2023/528 Dosya, 2023/110755 Arabuluculuk numaralı Arabuluculuk Son Anlaşamama Tutanağı, davalı şirket tarafından düzenlenen 08/07/2023 tarihli ve K/257060 seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı, davalı şirket tarafından davacı adına düzenlenen fatura, .... Şirketi nezdinde davacının iş yerine ait olarak bulunan 18009930 tesisat numaralı abonelik sözleşmesi, tüm faturalar, tüketim kayıtları, ... nezdinde davacının iş yerine ait 18009930 tesisat numaralı aboneliğe ilişkin kaçak/usulsüz kullanım tespit tutanağı, kaçak elektrik cezası faturası, tutanak ve faturanın davacıya tebliğine ilişkin evraklar, davacının itiraz dilekçesi, itiraza cevap dilekçesi, davacı tarafından yapılan ödemeleri içerir evrak ve belgeler, bilirkişi heyetinin 04/11/2024 havale tarihli kök raporları, bilirkişi heyetinin 17/07/2025 havale tarihli ek raporları ile sair deliller birlikte değerlendirildiğinde; davaya konu uyuşmazlığın, davacıya ait "... Mahallesi,.... Caddesi, No: .... Çiğli/İzmir" adresinde bulunan ... isimli iş yeri açısından davalı şirket tarafından düzenlenen 08/07/2023 tarihli ve K/257060 seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağında belirtildiği üzere söz konusu adreste kaçak elektrik kullanıldığının tespiti akabinde Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin kaçak elektrik kullanımına esas hükümleri gereğince davacı şirket adına düzenlenen fatura ile tahakkuk ettirilen kaçak elektrik kullanım bedelinden dolayı, taşınmazın 121 gün önce kiralandığı, davacının kısa devre işleminden haberi olmadığı, 121 gündür kiracı olan davacı aleyhinde 365 gün cezai işlem uygulanamayacağı, hesaplamanın usul hükümlerine aykırı olduğu, davacının kaçak elektrik kullanımı olmadığından bahisle davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti ile icra tehdidi altında ödendiği iddia edilen bedelin davalı şirketten istirdadı ile davacıya verilmesi karar verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, dava konusu aboneliğin bulunduğu taşınmazın, davacı tarafından ... isimli işyeri olarak açılması amacıyla 10/03/2023 tarihinde kiralandığı, davacı ile davalı şirket arasında 02/03/2023 tarihli abonelik sözleşmesinin imzalandığı, abonelik sözleşmesinin halihazırda yürürlükte olduğu, davalı şirket çalışanları tarafından davacıya ait iş yerinin elektrik tesisatında 08/07/2023 tarihinde yapılan kontrolde R, S, T ve N giriş çıkış kablo uçlarını kablo spiralinin içinde kısa devre yapılarak kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiği, kaçak elektrik kullanımının tespiti akabinde 08/07/2023 tarihli ve K/257060 seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağının düzenlendiği, Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı çerçevesinde davacıya 685.431,72-TL tutarında kaçak elektrik kullanım faturasının tahakkuk ettirildiği, davacı şirketin faaliyete başladığı tarihten itibaren 9 aylık dönem için tüketim endekslerinin ortalamasının aylık 1.930,584 KWh olduğu, davacı tarafından taşınmaza ait elektrik tesisatı için davalı şirkete abone olunduktan sonra sayaç panosunun yerine usulüne uygun şekilde takıldığı, iç tesisatta herhangi bir arızanın bulunmadığı, R, S, T ve N giriş çıkış kablo uçlarını kablo spiralinin içinde kısa devre yapılacak şekilde bir müdahale olduğu, Kaçak Elektrik Kullanım Tespit Tutanağında tespit edilen bağlantı şeklinin yönetmeliğin ilgili maddesinde belirtilen kaçak kullanım şekli olduğu, bu kapsamda dava konusu abonelikte kaçak elektrik kullanıldığının sabit olduğu, 02/03/2023 abonelik tarihi ile 08/07/2023 kaçak kullanım tespit tarihi arasındaki süre 121 gün olmasına rağmen davalı şirket tarafından kaçak elektrik kullanım süresinin 360 gün olarak esas alınması suretiyle yapılan hesaplama sonucunda düzenlenen faturanın usul ve yasa hükümleri ile ilgili mevzuata uygun olmadığı, Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin kaçak elektrik kullanımına esas hükümleri gereğince davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen fatura kapsamında davalı şirketin davacıdan toplam 45.078,29-TL alacaklı olduğu, davacının düzenlenen faturanın 526.114,81-TL tutarınca davalı şirkete borçlu olmadığı, davadan önce davacı tarafından davalı şirkete 02/08/2023 tarihinde 60.000,00-TL, 07/08/2023 tarihinde 6.505,00-TL, 18/09/2023 tarihinde 59.000,00-TL, 01/12/2023 tarihinde 64.000,00-TL ve 04/12/2023 tarihinde 64.200,00-TL olmak üzere toplamda 253.705,00-TL ödeme yapıldığı, ödeme tutarından usul ve yasa hükümlerine uygun şekilde düzenlenmesi gereken fatura bedelinin mahsubu neticesinde fazla ödenen bedelin 208.626,71-TL olduğu, fazla olacak şekilde ödenen bedellerin ödeme tarihlerinden itibaren istirdadının gerektiği, açıklanan gerekçeler dahilinde davacı tarafın iddialarını kısmen ispatladığı anlaşılmakla, açılan davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurumuştur." gerekçesi ile; "Açılan davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE, 1-Davacı ...'ın 08/07/2023 tarihli ve K/257060 seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağında belirtildiği üzere söz konusu adreste kaçak elektrik kullanıldığının tespiti akabinde Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin kaçak elektrik kullanımına esas hükümleri gereğince davacı şirket adına düzenlenen kaçak elektrik faturasının 526.114,81-TL'si yönünden davalı ... Şirketine BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 45.078,29-TL'ye yönelik fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Davacı tarafından fazla olacak şekilde davalı şirkete ödenen 208.626,71-TL tutarındaki bedelin, 14.921,71-TL'sine ödeme tarihi olan 02/08/2023 tarihinden, 6.505,00-TL'sine ödeme tarihi olan 07/08/2023 tarihinden, 59.000,00-TL'sine ödeme tarihi olan 18/09/2023 tarihinden, 64.000,00-TL'sine ödeme tarihi olan 01/12/2023 tarihinden ve 64.200,00-TL'sine ödeme tarihi olan 04/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden istirdadı ile davacı ...'a verilmesine," karar vermiştir. BİLDİRİLEN İSTİNAF NEDENİ: Davacı vekili, huzurdaki davanın esas itibarıyla 800.000,00-TL bedelli menfi tespit ve istirdat taleplerinden oluştuğunu, dava açılış tarihinde müvekkil tarafından .... AŞ’ye kaçak elektrik kullanımına ilişkin borcun 12 taksite bağlanması suretiyle ödeme yapıldığını ve bu kapsamda 253.705,00-TL tutarındaki ödemenin istirdat talebine konu edildiğini, kalan kısım yönünden ise menfi tespit davası açıldığını, yargılama süreci devam ederken müvekkilin elektrik kesintisi tehdidi altında ödemelerine devam etmek zorunda kaldığını ve nihayetinde faizleriyle birlikte tahakkuk ettirilen bedelin tamamını ödeyerek borcunu kapattığını, bu nedenle davanın hukuki niteliğinin istirdat davasına dönüştüğünü, buna rağmen yerel mahkemece alınan 04.11.2024 tarihli bilirkişi raporunun eksik ve hatalı değerlendirmelere dayandığını, bu rapora yapılan itirazlar üzerine alınan 08.07.2025 tarihli ek bilirkişi raporunda ise kaçak kullanım süresinin 17 gün ile sınırlı olduğu kabul edilerek davalı şirketin talep edebileceği bedelin 45.078,29-TL olarak belirlendiğini ve bu doğrultuda müvekkilden tahsil edilen 738.923,33-TL içerisinden bu tutar düşüldüğünde 693.845,04-TL’nin davacıya iadesi gerektiğinin açıkça tespit edildiğini, ancak buna rağmen yerel mahkemece ek bilirkişi raporu dikkate alınmaksızın eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, kararın istirdat alacağı yönünden hatalı biçimde 208.626,71-TL üzerinden tesis edildiğini, oysa dosya kapsamına göre müvekkilin davalı kurumdan 693.845,04-TL tutarında alacaklı olduğunun bilirkişi ek raporuyla sabit bulunduğunu, mahkemenin hükme esas alabileceği nitelikteki bu raporu göz ardı ederek yanlış miktar üzerinden karar vermesinin usul ve yasaya açıkça aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca vekâlet ücretlerinin de hatalı belirlendiğini, zira istirdat miktarının yanlış hesaplanmasının doğrudan nispi vekâlet ücretine etki ettiğini, hem davacı hem davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretlerinin kabul-ret oranı ve gerçek alacak miktarı dikkate alınmadan belirlendiğini, bu nedenle vekâlet ücretlerinin de yeniden hesaplanması gerektiğini, tüm bu nedenlerle İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 26.11.2025 tarihli kararının istirdat kalemi yönünden hatalı olduğunu, bilirkişi ek raporu doğrultusunda 693.845,04-TL’nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken 208.626,71-TL üzerinden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu öne sürerek, İzmir 7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 26.11.2025 tarih 2023/929 E. 2025/1127 K. sayılı kararının ''istirdat kalemine yönelik Davacı tarafından fazla olacak şekilde davalı şirkete ödenen 208.626,71-TL tutarındaki bedelin,avans faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden istirdadı ile davacı ...'a verilmesine,'' şeklindeki hükmün kaldırılarak ''bilirkişi raporu doğrultusunda 693.854,04 TL tutarındaki bedelin avans faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden istirdadı ile davacı ...'a verilmesine'' şeklinde düzeltilmesine, müvekkiline ödenmesi gereken istirdat bedeli yanlış yazıldığından ötürü taraflarına ödenmesi gereken vekalet ücretinin de yanlış hesaplanan vekalet ücretinin de yeniden hesaplanarak düzeltilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirket tarafından düzenlenen kaçak elektrik kullanımına ilişkin tahakkuk ve faturaların 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile bu Kanuna dayanılarak çıkarılan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine tamamen uygun şekilde hesaplandığını, dolayısıyla yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, davacının kaçak elektrik kullandığının hem yerel mahkeme kabulünde hem de dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarında sabit olduğunu, bu nedenle kaçak kullanım olgusunun artık tartışmasız hale geldiğini, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı hesaplama ve değerlendirmeler içerdiğini, bu sebeple karara esas alınmasının mümkün olmadığını, kaçak elektrik tespit tutanağının yönetmelik kapsamında düzenlendiğini ve aksi ispat edilinceye kadar kesin delil niteliği taşıdığını, somut olayda 08.07.2023 tarihinde yapılan kontrolde davacının tesisatında sayaç sistemine müdahale edilmek suretiyle kaçak kullanım yapıldığının tespit edildiğini ve buna ilişkin tutanak düzenlendiğini, bu nedenle 685.431,72 TL tutarında kaçak elektrik faturası tahakkuk ettirildiğini, yerel mahkemenin ise yalnızca 17 günlük süreyi dikkate alarak hesaplama yapmasının mevzuata aykırı olduğunu, zira kaçak kullanımın teknik ve fiili tespitlerle daha geniş bir dönemi kapsadığının dosya kapsamıyla sabit olduğunu, ayrıca davacının aynı T.C. kimlik numarası ile farklı işyeri ve ticari faaliyetlerde bulunduğunun tespit edildiğini, bu durumun da kaçak kullanımın süreklilik arz ettiğini gösterdiğini, bu nedenle abonelik başlangıcına dayanarak yapılan sınırlı hesaplamanın hatalı olduğunu, yönetmelik hükümlerine göre kaçak elektrik bedelinin kurulu güç, kullanım süresi ve tarife çarpanları esas alınarak hesaplandığını ve müvekkil şirketçe yapılan hesaplamanın tümüyle mevzuata uygun olduğunu, bilirkişi raporunun ise bu teknik ve yasal hesaplama yöntemlerini doğru şekilde uygulamadığını, bu nedenle hükme esas alınamayacağını öne sürerek, İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/929 E. - 2025/1127 K. sayılı kararının kaldırılarak, davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, kaçak elektrik kullanıldığından bahisle tahakkuk ettirilen fatura nedeniyle borçlu bulunmadığının tespiti ile icra tehdidi altında ödendiği iddia edilen bedelin davalı şirketten istirdadı ile davacıya verilmesi karar verilmesi taleplerine ilişkindir. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. İİK'nun 72/5. maddesi gereğince borçlunun açmış olduğu menfi tespit davasında ihtiyati tedbir kararı almamış, veya verilmiş olan ihtiyati tedbir kararının herhangi bir sebeple kaldırılmış olması nedeniyle dava konusu borcu alacaklıya ödemiş olursa açılmış olan menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir. ''Bu durumda borçlunun menfi tespit davasının istirdat davasına dönüştürülerek devam edilmesi için bir talepte bulunmasına gerek yoktur. Borcun ödenmiş olduğunu öğrenen mahkemenin yukarıda yazılı yasa hükmü gereğince davaya kendiliğinden istirdat davası olarak devam etmesi gerekir.'' (Çavdar, Seyit, İtirazın İptali, Borçtan Kurtulma, Menfi Tespit ve İstirdat Davaları, Ankara, 2007, s.803) Bu halde, inceleme konusu somut olayda; davacı yan, davaya konu borçlu olmadığının tespiti ile dava tarihine kadar ödemiş olduğu bedelin istirdadını istemiş, yargılama sırasında kaçak elektrik tüketim faturasına ilişkin bakiye bedelini yargılama aşamasında ödendiğini beyan etmiş olup, İlk derece mahkemesince davacının istirdat talebinin yargılama sırasında ödemiş olduğu bedel yönünden değerlendirilme yapılmaksızın dava tarihi itibariyle ödenmiş olan bedel esas alınarak hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince , öncelikle yargılama aşamasında kaçak tahakkuk faturasına konu borcun ödenip ödenmediği, ödenmiş ise, ödeme tutarının saptanması, borç tamamen ödenmiş ise davaya istirdat davası olarak, borç kısmen ödenmiş ise davaya istirdat ve menfi tespit davası olarak devam edilip karar verilmesi gerektiği açıktır. Bu çerçevede, sair istinaf başvuru gerekçeleri bu aşamada değerlendirilmeksizin HMK'nin 353/1-a.6 maddesi uyarınca mahkeme kararının kaldırılmasına yönelik davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabul edilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı; 1)Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kabulü ile İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/11/2025 tarih, 2023/929 E. 2025/1127 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2)Açıklanan eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3)Ödenen istinaf karar ve ilam harçlarının talep halinde İlk Derece Mahkemesince ilgilisine iadesine, 4)İstinaf kanun yolu yargılama giderlerinin, yeniden kurulacak hükümde gözetilmesine, 5)Artan istinaf gider avansının HMK’nin 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine, Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK’nin 362/1-g maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 17/06/2026 günü oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/153, K. 2026/1289, T. 17.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-153-e-2026-1289-k-61b3dfc6fc82