Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/305 E. 2026/1450 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/305
- Karar No
- 2026/1450
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/305 KARAR NO : 2026/1450
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/12/2025 NUMARASI : 2024/1036 ESAS - 2025/994 KARAR DAVA KONUSU : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 05/12/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 01/07/2026
İSTEM: Davacı vekili, davalının, abonesi olduğu 0022701083 tesisat numaralı otel/pansiyon iş yerinde davacı yetkilileri tarafından 22.08.2024 tarihinde yerinde yapılan kontrolde; direkten gelen ana branşman kablosunu yararak üçlü kesici vasıtasıyla ek almak sureti ile kaçak elektrik kullanıldığının tespit edilmesi üzerine kaçak ve ek tahakkuk yapıldığını, davalı/ borçlunun kaçak elektrik bedelini ödemediğini ileri sürerek; 1.777.870,30TL kaçak elektrik bedeli, 10.430,17TL gecikme faizi, 2.086,03TL faizin KDV'si olmak üzere 1.790.386,50TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan İzmir 11. İcra Müdürlüğü 2024/9110 esas sayılı takip dosyasında, davalı borçlunun yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. CEVAP: Davalı vekili, tesisatın kurulu bulunduğu işyerinin Nisan 2022 ve Mart 2023 tarihleri arası dönemde dava dışı kiracı ... tarafından işletildiğini, adı geçen kiracı tarafından tahliye edildiği Mart 2023 tarihinden Mayıs 2024 ayına kadar olan dönemde pansiyon olarak işletilmediği ve kiraya da verilmediği boş kaldığını, 2024 yılı Mayıs ayından itibaren dava dışı kiracı .... tarafından işletildiğini, kaçak elektrik kullanıldığı dönemde davalı tarafından işletilmediğini, söz konusu tespit tutanağın da davalıya atfen atılan imzanın davalıya ait olmadığını, tesisatın kurulu bulunduğu işletmenin boş kaldığı işletilmediği dönemde 3 vardiye 21 saat çalışıldığı kabul edilerek kaçak tahakkuku yapılmasının hatalı olduğun, harici hattan beslendiği iddia edilen cihazların güç tespitini kabul etmediklerini, tutanak tarihine yakın dönemlerindeki günlük tüketimler ile ihtilafsız dönem tüketimlerinin karşılaştırılması gerektiğini, harici hat görünür olduğundan ve davacı personelince fark edilmemesi mümkün olamayacağından tutanak tarihi ile öncesinde en son sayaç okuma işlemi yapılan gün arasında geçen kaçak süreden hesaplama yapılması gerektiğini, davacı şirket hesaplamalarının EPDK yönetmeliğine aykırı olduğunu, davalının kiraya verdiği işletmedeki kaçak kullanımdan sorumlu tutulamayacağını, savunarak davanın reddine karar verilmesini cevaben bildirmiştir. MAHKEME: "... bilirkişi kurulu rapor ek raporunda da belirtildiği üzere kaçak elektrik kullanımının yapıldığı harici hattan 39,90 KW’lık güç değerine sahip tüketicilerin beslendiği, Yönetmeliğin 45-3-c maddesi kapsamında günlük çalışma süresinin 3 vardiya 21 saat olarak alınmasının yönetmeliğe uygun olduğu ,kaçak elektriğin ilk olmasından dolayı ceza katsayısının 1,5 olarak değerlendirilmesinin gerektiği ,yönetmeliğin ilgili maddeleri göz önünde tutularak yapılan hesaplamalar sonucunda kaçak elektrik kullanımı için tahakkuk ettirilmesi gereken fatura bedelinin 1.743.118,92TL tutarında olduğu bu miktar üzerinden icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu ancak dava ve takip konusu edilen alacağın varlığı ve miktarını belirlemenin yargılamayı gerektirdiği, alacağın likit alacak niteliğinde olmadığı ve icra inkar tazminatı verilmesine ilişkin yasal koşulların oluşmadığı" gerekçesiyle, "1-Davanın KISMEN KABÜLÜ ile, davalının İzmir 11. İcra Müdürlüğü' nün 2024/9110 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen İPTALİ ile takibin; 1.743.118,92 -TL asıl alacak ile asıl alacağa icra takip tarihinden işletilecek ve % 51,75 oranı aşılmayacak şekilde ticari avans faizi ile birlikte DEVAMINA, Yasal koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, Fazlaya ilişkin isteğin REDDİNE ," karar vermiştir. BİLDİRİLEN İSTİNAF NEDENİ: Davacı vekili, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda kaçak tarihi olan 22.08.2024 itibariyle geçerli EPDK tarafından onaylanan ve 1 Temmuz 2024 tarihinden itibaren uygulanacak Faaliyet Bazlı Tarifeler uyarınca belirtilen birim fiyatlandırmamalara uymaması neticesinde yanlış hesaplanmış olduğunu, davanın tam kabulüne ve alacaklı lehine inkar tazminatına karar verilmesi gerektiğini, istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür. Davalı vekili, yukarıda "cevap" kısmında yer verilen savunmalarına ek olarak, kaçak elektrik hesaplaması yapılan dönemlerin içerisinden işletmenin kapalı olduğu resmi kayıtlarla kanıtlanmış olan aylara ilişkin hesaplamaların çıkarılması gerekirken bu savunmaları üzerinde durulmamasının ve bilirkişi raporlarında da dikkate alınmamasının hatalı olduğunu, kaçak elektrik bedelinin hesaplanmasında işlemenin gayrifaal olduğu resmi belgelerle kanıtlanmış olmasına ve aksine resmi bir delil getirilmemiş olmasına rağmen, kaçak elektrik hesaplanmasında 3 vardiya ve 21 saat çalışma esası üzerinden hesaplama yapılmasının maddi gerçeklere aykırı olduğunu, EPDK yönetmeliği'nin 45/1-ç maddesinin uygulanması ve geriye doğru 12 aylık kaçak elektrik hesaplaması yapılmasının "tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde" mümkün olduğu halde, kaçak elektrik enerjisinin kullanım başlangıç tarihinin tespitine ilişkin hiç bir veri ve belge bulunmadığı gibi, davacı kurumun dahi, kaçak elektriğin kullanım başlangıç tarihine dair bir iddiası ve tespiti olmadığı halde bilirkişinin aynı yönetmeliğin 45 nci maddesinin 1 ç maddesine göre hesaplama yapmasının hatalı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür GEREKÇE: Dava, kaçak elektrik tüketimi nedeniyle davalı abone adına tahakkuk ettirilen bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup; istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri ile kamu düzeni kapsamında Daire önüne gelen uyuşmazlıklar dikkate alınarak yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda; Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından hazırlanan ve 30.05.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesinin (b) fıkrasında; gerçek veya tüzel kişilerin, "Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi," kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak tanımlanmış olup, kaçak elektrik enerjisi tüketimi halinde tüketim miktarının hesaplanmasına yönelik; Aynı Yönetmeliğin 44. maddesinde ise; “... (3)42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır. ...”şeklinde düzenleme yapılmıştır. Somut olayda; tüm dosya kapsamı itibari ile, 22.08.2024 tarihinde otel/pansiyon olarak işletilen davalıya ait iş yerinde, "Yerinde yapılan kontrolde abonenin direkten gelen ana branşman kablosunu yararak üçlü kesici vasıtasıyla ek almak suretiyle kaçak enerji kullandığına" ilişkin kaçak elektrik tespit tutanağı tutulduğu, tutanağa cihazların güç tespitine ilişkin tutanak ve bunlara ilişkin fotoğrafların eklendiği, kaçak tespit tutanağının davacı şirket yetkilisi tarafından imzalandığı, davacı tarafça davalı hakkında 1.777.870,30TL kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığı anlaşılmıştır. Davalının eyleminin kaçak tespit tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42. maddesinin (b) bendi kapsamında kaçak elektrik enerjisi tüketimi olduğu kuşkusuzdur. Buna göre yukarıda belirtilen Yönetmeliğin 44 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazların kaçak olarak beslenmiş olması nedeniyle, tüketilen elektrik enerjisinin sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanması gerekmektedir. Şirket revizyon faturasında incelendiğinde 01.03.2024 ile 28.08.2024 tarihi arası 180 gün kaçak tahakkuku, 03.09.2023 - 01.03.2024 tarihleri arasında ise ek tahakkuk yaptığı görülmüştür. Hükme dayanak alınan ek bilirkişi raporunda ise davacının kaçak kullanımı olduğu ve 01.03.2024 ile 28.08.2024 tarihi arası 180 gün kaçak tahakkuku, 03.09.2023 - 01.03.2024 tarihleri arası dönemde 180 gün kaçak ek tahakkuk hesabı yapılması gerektiğini bildirmiş, ancak söz konusu hesaplamanın usule uygun olmadığı, ek kaçak tahakkuku yapılmasının nedenlerinin açıklanmadığı, doğru bulgu ve belgenin ne olduğu, kaçak ek tahakkuku başlangıç tarihinin nasıl belirlendiği belirtilmeden rapor hazırlandığı anlaşılmaktadır. Rapor bu haliyle hükme elverişli değildir. Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesince; öncelikle tutanağa dayalı olarak tahakkuk ettirilen borç sebebiyle tüm belge ve deliller toplanmalı, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, davacının kaçak elektrik kullandığı dikkate alınarak, davalı şirketin davacı taraftan isteyebileceği kaçak ve kaçak ek tahakkuk bedelinin tespiti noktasında, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği çerçevesinde hesaplamayı içerir, Kanun yolu ve taraf denetimine elverişli EK ve/veya yeni bilirkişiden rapor alınmak suretiyle, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu benimsenerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. Bu çerçevede, yukarıda belirtilen, kuşku ve duraksamaya yer olmayacak şekilde yargılamanın sonuçlandırılabilmesi için, gereken deliller toplanmaksızın ve değerlendirmeler yapılmaksızın karar verilmiş olduğu belirgin olup, açıklanan eksiklikler ikmal edilerek sonuca ulaşılması için 6100 sayılı HMK’nin 353/1-a-6. maddesi uyarınca davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı; 1)Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/12/2025 tarih 2024/1036 Esas 2025/994 Karar sayılı kararının HMK'nin 353/1-a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2)Açıklanan eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3)Ödedikleri istinaf karar ve ilam harçlarının talepleri halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, 4)İstinaf kanun yolu yargılama giderlerinin, yeniden kurulacak hükümde gözetilmesine, 5)Artan istinaf gider avansının HMK’nin 333/1. maddesi uyarınca davalıya iadesine, Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK’nin 362/1-g maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 01/07/2026 günü oy birliği ile karar verildi.