Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/537 E. 2026/660 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/537
- Karar No
- 2026/660
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2025/537 Esas
KARAR NO: 2026/660
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 19/12/2024
NUMARASI: 2021/94 E. - 2024/245 K.
DAVANIN KONUSU: TASARIMA TECAVÜZ - HAKSIZ REKABETİN TESPİTİ, MEN'İ, REF'İ, MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/04/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin, ... hakim unsurlu markaları ve adına tescilli olan tasarımları ile ağırlıklı olarak ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, ev tekstili sektörünün öncüsü konumunda olduğunu, müvekkilinin ... numaralı tescilli tasarımın sahibi olduğunu, davalının; müvekkiline ait ... -... numaralı endüstriyel tasarım ile birebir aynı mahiyette olan taklit ürünü, kendisine ait ... markası altında satışa sunduğunu, www........com uzantılı alan adı içerisinde http://www..../tr/_........ uzantılı URL üzerinde sergilediğini, bu durumun taraflarınca tespit edildikten sonra .... noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, davalının cevabi ihtarnamelerinde; müvekkiline ait tescilli tasarımı kullandıklarını ikrar etmekle birlikte, ilgili ürünün .... ŞTİ'den alındığını, ilgili firmanın ise 2014-2015 kataloglarında bahse konu ürüne yer verdiğini, bu nedenle müvekkiline ait tasarımın tescil müracaatına konu edildiği tarihte yenilik vasfını taşımadığının iddia edildiğini, davalının; müvekkiline ait tasarımda yer alan ufak bir hatayı dahi birebir üretime konu ettiğini, davalı tarafından birebir kullanımın; müvekkili adına ... numara ile tescilli tasarıma tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, açıkladıkları nedenlerle davalının, müvekkilinin ... numaralı tasarımına vaki tecavüzünün tespitini, men'ini, ref'ini, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespitini, men'ini, ref'ini, davalıya ait www.....com uzantılı alan adı üzerinde gerçekleştirilen, müvekkilinin tescilli tasarımlarına tecavüz teşkil eder kullanımların engellenmesini, davalının haksız ve hukuka aykırı kullanımları nedeniyle, müvekkilinin fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000-TL maddi ve 10.000-TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davaya konu ... numaralı tasarımın taklidi iddiasında bulunulan ürünün üreticisi ve tedarikçisinin .... ŞTİ olduğunu, müvekkilinin bu firma ile 01.01.2017 tarihinde alım satım sözleşmesi ile çalıştığını, ürünün üreticisi-tedarikçisi olan .... ŞTİ'nin davaya konu ürüne, tescilden önce 2014-2015 kataloglarında yer verdiğini, tasarım benzerliği varsa, davacıya ait tescilli tasarımın yenilik ve özgünlükten yoksun olup, önceye dayalı bir kullanım ve önceden kamuoyuna mal olmanın söz konusu olduğunu, bu kapsamda davanın .... ŞTİ. ihbar edilmesini, bu şirket tarafından İstanbul 1 FSHHM'in 2017/713 Esas sayılı hükümsüzlük davasının açıldığını, hükümsüzlük davasının bekletici mesela yapılmasını, davanın haksız ve yersiz zenginleşmeye yönelik olduğunu, taleplerin fahiş olduğunu, müvekkilinin işyerlerinde, resmi alım satım sözleşmeleri altında faturalı olan binlerce çeşit ürünün satışının yapıldığını her bir ürünün taraflarınca tasarım benzerliğinin kontrolünün mümkün olmadığı gibi, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, üretici-tedarikçiyi bildirmelerine rağmen müvekkili aleyhine açılan davanın kötü niyetli olduğunu, açıkladıkları nedenlerle; davanın .... ŞTİ' ne ihbarını, davaya konu tasarım hakkında İstanbul 1.FSHHM 2017/713 Esas dosyasında açılan hükümsüzlük davasının bekletici mesele yapılmasını, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davacı tarafa ait ... (4) numaralı endüstriyel tasarım ile davalı tarafa ait olan ürün arasında, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple aynı olma derecesinde benzer olarak algılandıkları kanaatine varıldığından, davalının eyleminin; davacının tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine, ref'ine karar verilmiştir.
Davacı SMK 151/2-c maddesi, yani "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeli" kapsamında maddi tazminat talep etmiştir.
Tasarıma tecavüz sayılan fiiller, haksız fiil niteliğinde olduğundan maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği bilinmekle, bilirkişilerce maddi tazminat miktarı 114.200,00-TL olarak tespit edildiğinden, maddi tazminat talebinin kabulüne;114.200,00-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 14/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı manevi tazminat talep etmiştir. Tasarıma tecavüz sayılan fiiller aynı zamanda haksız fiil niteliğinde olduğu için Türk Borçlar Kanunun 58.maddesinde yer alan haksız fiilin kişilik hakkını zedelemesi halinde manevi tazminata hükmedileceği hükmü SMK bakımından da kabul edilmiştir. SMK kapsamında manevi tazminatın amacı tasarımın haksız kullanımı veya itibarının zedelenmesi sonucu tasarım hakkı sahibinin ticari ve kişisel varlığında meydana gelen olumsuz sonuçların ortadan kaldırılmasıdır. Yargıtay kararlarında, tasarıma tecavüz fiilinin varlığında mutlaka uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinin belirtildiği, manevi tazminat miktarının tayininde bu tazminatın bir zenginleşme aracı olması ve hukuka aykırı eylemin yapılmasını istenir hale getirecek aşırı miktarlarda olması kabul edilmemekte, zarara uğrayanda manevi huzuru sağlayacak oranda, tecavüzü yapanda da caydırıcı bir etki bırakacak miktarlarda olmasına özen gösterilmesi gerektiği bilinmekle manevi tazminat talebinin kabulüne; 10.000-TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
Davalı (... .... A.Ş.) vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davaya konu ...... nolu tasarımın taklidi iddiasında bulunulan ürünün üreticisi ve tedarikçisinin .... Şti. Olduğunu, müvekkili şirket ile .... Şti. arasında satım sözleşmesi bulunduğunu, satış sözleşmesi kapsamında müvekkili şirketin uğrayacağı her türlü doğrudan veya dolaylı zararın yükümlüsü ihbar olunan .... Şti. olduğundan davalı müvekkili şirketin işbu dava kapsamında sorumluluğu bulunmadığını, Müvekkili şirkete ait işletmelerde satışa sunulmak üzere binlerce çeşit ürün bulunmakta olup müvekkili şirketin her bir ürünü ayrı ayrı kontrol etmesi mümkün olmadığını,
-Hükme esas alınan bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadığını, 02.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda ... (4) numaralı endüstriyel tasarım ile müvekkili şirkete ait olduğu iddia edilen ürün arasında aynı olma derecesinde benzer olarak algılandıkları, ....com web sitesinde ... (4) numaralı endüstriyel tasarım benzerlerinin tespit edilemediği ve dosya içerisindeki eksikliklerden dolayı mali değerlendirme yapılamadığı belirtildiğini, Davaya konu halı modeli için çevrimiçi (online) arama yapıldığında onlarca farklı marka ve internet sitesinde satışa sunulduğunun görüldüğünü, bu sebeple uyuşmazlık konusu halı modeli kamuya arz olunduğunu, hiçbir özgünlük ve/veya yenilik içermeyen bir başka deyişle tüketilmiş bir model olduğunu,
-Davacı şirket tarafından dosyaya sunulan ancak dava konusu ürün ile irtibatı meçhul olan bir takım belgelerle ek bilirkişi raporu düzenlendiğini ve 30.01.2019 tarihli ek bilirkişi raporunda 114.200,00-TL yıllık lisans bedeli belirlendiğini, mali hesap yapılan ek bilirkişi raporunda ciro hesaplaması yapılırken davacının sonradan sunmuş olduğu flash bellek (USB) içinde bulunan tek taraflı beyanlarla ve "Firuze Halı" gibi genel bir ifade üzerinden değerlendirme yapıldığını, internet arama motorlarında "Firuze Halı" ifadesiyle görsel araması yapıldığında birden fazla desen türü ortaya çıktığını sadece davaya konu modele ait üründen bilirkişi raporunda belirtildiği miktarlarda satış yapılması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca ek bilirkişi raporunda lisans bedeli sadece davacının cirosu hesap edilerek üstelik yıllık brüt satış tutarlarının toplamı üzerinden belirlendiğini, aykırılık teşkil ettiğini, Dava konusu model tanınmış bir tasarım olmayıp ayrıca dosyada emsal bir lisans sözleşmesi de bulunmadığını, dava konusu uyuşmazlıkla ilgili somut bir araştırma yapılmadığını ve dosya üzerinden sadece davacının sübjektif iddialarına dayanarak elde edilen ürünün toplam satış bedelinin %15'i alınması suretiyle hesaplama yapıldığını, hesaplamanın usul ile yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi kök ve bilirkişi ek raporlarına davalı müvekkili şirketçe defaatle itiraz edildiğini ancak işbu itirazlarının ilk derece Mahkemesince dikkate alınmadığından davacı tarafından tek taraflı düzenlenmiş, subjektif ve belirlenebilir olmayan verilerle hesaplama yapılarak nihai karar verildiğini,
-Davanın kabulü anlamına gelmemesi kaydıyla, müvekkili şirket tarafından davaya konu modele sahip üründen sadece 420 adet tedarik edildiğini, 2017 yılında birim fiyatı 29,50-TL olan işbu ürün için 114.200,00-TL lisans bedeli talep edilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı, ölçüsüz ve ticari teamüllere aykırı olduğundan kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf Eden İhbar Olunan Vekili İstinaf Dilekçesinde Özetle; Dava konusu ürünlerin davalı ... firması tarafından müvekkili şirketten ticari ilişkileri çerçevesinde faturalı olarak satın alındığını, Davacı şirketin TPE nezdinde çoklu tasarım tescil başvurusu ile ...... sayılı Tasarım Tescil belgesi ile hak sahibi olmasına karşın bu belgedeki ...nolu tasarım 6769 sayılı yasa m.56 gereği yenilik ve ayırt edicilik vasfında bulunmadığından davacı taleplerinin haksız talepler sayıldığını, davalının İnternet sitesinde davacıya ait ürünlerin tasarım benzerlerine rastlanmadığı hususunun özellikle belirtildiğini, ek rapor alınmadığını,
Davacının tescilli olduğunu belirttiği ve dava kapsamında tespit men ve refini talep ettiği ürünlerin müvekkil şirketin 2014-2015 yılı kataloglarında yer alan üretim ve satışı yapıldığından 12.05.2014 tarihli katalog basın faturaları bu husus teyit edildiğinden davacının tescil tarihinden daha önce ki yıllarda kamuya sunulmuş olduğundan ürünleri yenilik vasfı taşımadığını, eksik araştırma yapıldığını kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafa ait ... (4) numaralı endüstriyel tasarım ile davalı tarafa ait olan ürün arasında, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığının tespitinin yapıldığını, .... ŞTİ. tarafından müvekkili aleyhine dava konusu müvekkili adına tescilli tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasfi taşımadığı nedeniyle hükümsüzlüğü talepleri ile ikame edilen Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/845 E. sayılı dosyasında tanzim edilen 2021/255 K. sayılı Gerekçeli Karar ile; müvekkilinin tasarımının yenilik ve ayırt edicilik vasfı taşımadığı iddialarının gerçek dışı olduğunun ortaya konulduğunu kararın Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesinin 06/05/2024 tarih, 2021/1766 Esas-2024/771 Karar sayılı ilamı ile Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verilmiş, karar yasal süresi içerisinde temyiz edilmediğinden, 21/06/2024 tarihinde kesinleştiğini, davalı yan tarafından tecavüze konu edilen tasarım müvekkili firma nezdinde görevli tasarımcılar tarafından oluşturulduğunu, tasarımcılarının firuze teması üzerinden yarattıkları deseni, ince bordürleri, bordürler içerisindeki motifleri, desen efektlerini ve renklendirmelerini bizzat tasarımcılar kendileri oluşturduğunu, Müvekkili firmanın ... ana markası altında çok sayıda işletmesi olduğunu, davalı yanın; müvekkili firmanın tescilli tasarımları üzerinde kendi markasını kullanmak suretiyle müvekkilinin tescilden doğan haklarına tecavüz ettiğini, davalı yanın, müvekkili firma adına ... kod - sıra numarası ile tescilli olan ve görseline dilekçede yer verilen bu tasarım ile birebir mahiyette olan taklit ürünü kendilerine ait ... markası altında satışa sunduğunu, dosyaya arz edilen Bilirkişi Raporu ile de Davacı tarafa ait ... (4) numaralı endüstriyel tasarım ve ürün ile davalı tarafa ait olduğu iddia edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığını, bu sebep ile aynı olma derecesinde benzer olarak algılandıkları sonucuna varıldığını, Davaya konu ...... nolu tasarımın taklidi iddiasında bulunulan ürünün üreticisi ve tedarikçisinin .... Şti olduğu, satış sözleşmesi kapsamında müvekkil şirketin uğrayacağı her türlü veya dolaylı zararın yükümlüsü ihbar olunan .... Şti. olduğundan davalı müvekkilinin işbu dava kapsamında sorumluluğu bulunmadığını ifade etmişse de tasarıma tecavüz teşkil eden ürünleri “ticari sahada kullanan bütün tacirler” tecavüz fiilinden doğrudan doğruya sorumlu olduklarını, Dava konusu kullanımların kendilerine ait işyerlerinde gerçekleştirildiğini kabul ve ikrar eden basiretli tacir olan davalı yan; müvekkili firmaya ait tasarımlara tecavüz teşkil eder kullanımlarından doğrudan sorumlu olduğunu, Davalı yanın dava dışı .... Şti. ile aralarında var olan ticari münasebet ve anlaşmalar ise yalnızca taraflarını bağlayacağını, davalı yan cevap dilekçelerinin gerek ... numaralı gerekse de ..... numaralı bölümleri ile iddialara konu kullanımları gerçekleştirdiklerini ikrar ettiğini, davalı yanın, müvekkili firma adına ... kod - sıra numarası ile tescilli olan ve görseline dilekçede yer verilen bu tasarım ile birebir mahiyette olan taklit ürünü kendilerine ait ... markası altında satışa sunduğunu, dosyaya arz edilen Bilirkişi Raporu ile de Davacı tarafa ait ... (4) numaralı endüstriyel tasarım ve ürün ile davalı tarafa ait olduğu iddia edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile aynı olma derecesinde benzer olarak algılandıkları sonucuna varıldığını, taleplerin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava, Davalının eyleminin, davacının tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz-haksız rekabet oluşturduğunun tespiti, men'i, ref'i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili 18/11/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile 114.200,00-TL maddi tazminat talep etmiş, gerekli harcı yatırmıştır.
İstanbul 1. FSHHM'nin 2017/713 E. 2018/12 K. ve 15/01/2018 tarihli kararı incelendiğinde: Davacının .... ŞTİ., davalının ... A.Ş., davanın TPMK nezdinde davalı adına tescilli ... -... numaralı tasarımın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine ilişkin olduğu, Denizli 3. AHM'nin yetkili olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verildiği, tarafların kararı İSTİNAF etmemeleri nedeniyle 07/02/2018 tarihinde kararın kesinleştiği, ancak dava dosyasının ilgili mahkemeye gönderilmesi için gerekli işlemlerin yapılmadığı görülmüştür. Denizli 3. AHM'nin (FSHHM sıfatıyla) 2018/845 E. 2021/255 K. ve 22/04/2021 tarihli kararın incelendiğinde: Davacının .... ŞTİ., davalının ... A.Ş., davanın TPMK nezdinde davalı adına tescilli ... numaralı tasarımın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine ilişkin olduğu, davanın reddine karar verildiği, kararın 21/06/2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
02/08/2018 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davacı tarafa ait ... (4) numaralı endüstriyel tasarım ve ürün ile davalı tarafa ait olduğu iddia edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile aynı olma derecesinde benzer olarak algılandıkları, davalı tarafa ait www.....com web sitesinde ... (4) numaralı endüstriyel tasarım benzerlerinin tespit edilemediği, davaya ilişkin maddi tazminat hesabının rapor içerisinde mali değerlendirme kısmında belirlenen eksikliklerden dolayı yapılamadığı bildirilmiştir.
30/01/2019 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Davacı vekilinin 6769 sayılı yasanın 151/2-c maddesi uyarınca davalı şirketin davacıya ilişkin endüstriyel tasarımı kullanması nedeniyle maddi tazminat talebinde bulunduğu, davacı tarafa ait ... (...) numaralı endüstriyel tasarım ile ilgili ürünle ilgili davacı şirketin 2016 ve 2017 yılları satış ortalamasına göre, mahkemece de kabul edilen cironun % 15 oranı Lisans bedeli olarak baz alındığında, davacı tarafın yıllık 114.200,00 TL Lisans bedeli ile inhisari lisans sözleşmesi ile lisans verebileceğinin hesap edildiği, dava dosyasında, davaya konu davacı endüstriyel tasarımına ilişkin ürünle ilgili davalı şirketin ne miktar ve tutarda satış yaptığı hususunda bilgi bulunmadığı bildirilmiştir.
TPMK nezdinde ... numaralı tasarımın davacı ... A.Ş adına, ... sınıfında, 11 adet sıralı tasarımdan oluştuğu, Davalı yanın ilgili sıralı tasarımların 4. Sırasındaki tasarımı ile uyuşmazlık bulunduğu anlaşılmıştır.
Dosya tüm deliller ile birlikte bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, bilirkişi heyeti yaptığı inceleme ve değerlendirmede, tasarımların "halı deseni" tasarımları olup, karşılaştırılan tasarımların ..., ..., 4/1 oranında ayna simetri desene sahip olup rumi ve hatayı üslupların bir arada kullanıldığı desen özelliğine sahip olduğu, davalının satışını yaptığı ürünler ile davacı tasarımları arasında benzerlik, mallarda ayniyet tespiti yapıldığı, satışı yapılan ürünlerde ortalama tüketici nezdinde markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, bu konuda bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu davalı adına tescilli ... numaralı tasarımın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine ilişkin davanın reddine karar verildiği, kararın 21/06/2024 tarihinde kesinleştiği, bu nedenle tasarımın yeni olmadığına ilişkin iddianın da dinlenemeyeceği anlaşılmıştır.
Davalı tarafın söz konusu ürünleri kendisinin üretmeyip sadece satışını yapıyor olduğuna ilişkin iddiasının yasa gereği dinlenemeyeceği, 6769 sayılı SMK'nın 81.maddesinde tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmanın da tecavüz teşkil ettiği, davalı ile ihbar olunan arasındaki sorumsuzluğa ilişkin sözleşmenin sadece tarafları bağlayıcı olup, 3. Kişilere karşı ileri sürülemeyeceği ayrıca Davalı tarafça her ne kadar web sitesinde dava konusu ürün satışı bulunmadığı ileri sürülmüş ise de, davacı tarafça sunulu kayıtlarda kullanımın tespitinin yapılmış olduğu, bu nedenle bu konudaki istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafın tazminat talebine uygun mali hesap bilirkişisince yapılan incelenmede, davacı taraf lisans bedelleri dikkate alındığında marka değeri dikkate alındığında, davalı tarafın alım satımının süresi, davacı taraf markasının değeri dikkate alındığında lisans bedeline göre tam bir hesap yapılması mümkün olmadığının anlaşıldığı, davalı şirket tacir olup, basiretli tacir gereği aynı sektörde faaliyet gösteren davacı şirketin haberdar olmadığı düşünülemeyeceği gibi , davalı vekilinin cevap dilekçesinde yurt içinde birçok şubesi bulunduğunu, bu ölçekte ticari faaliyeti bulunan davalının davacı firmanın ürünlerin taklit olup olmadığını bilmesi gerektiği, dosyaya emsal lisans sözleşmesi sunulamamış ise de, Davacı şirketin 2016 ve 2017 yılları satış ortalamasına göre, mahkemece de kabul edilen cironun %15 oranı Lisans bedeli olarak baz alındığında, davacı tarafın yıllık 114.200,00-TL lisans bedeli ile inhisari lisans sözleşmesi ile lisans verebileceğinin hesap edildiği, davalı kayıtlarının incelenemediği, tespit tarihinin .... Noter 15/03/2017 tarihli ... yevmiye numaralı tarih olduğu, dava tarihinin ise 14/09/2019 tarihi olup, davacının ihtardan itibaren satış yapmaya devam ettiğinin de anlaşıldığı, ihlal süresi, davacı markasının tanınmışlığı, davalı tarafın ürünleri internet üzerinden satarak pazarladığı göz önüne alınarak lisans bedelinin sunulan sözleşmeye göre belirlenmesi mümkün olmadığından, TBK 51. Maddesine göre hesap yapılması gerektiği, buna göre davacı tarafın markasının değeri, kullanım şekli dikkate alınarak 30.000,00-TL maddi, 10.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar vermek gerekli ve yerinde görülmüştür.
Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,
2-İstanbul ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin .../12/2024 tarih, 2021/... E. 2024/.... K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
-DAVANIN KISMEN KABULÜNE
3-Davalının eyleminin; davacının tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, menine, refine,
-Maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne; 30.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihi olan 14/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-Manevi tazminat talebinin kabulüne; 10.000-TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken tecavüz ve haksız rekabet yönünden 732,00-TL maddi tazminat talebi yönünden 2.049,30-TL manevi tazminat talepleri yönünden 732,00-TL olmak üzere toplam 3.513,30 TL harçtan 187,86+1.935,00-TL peşin ve ıslah harcından mahsubu ile 1.390,44-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 31,40-TL başvurma harcı, 187,86+1.935,00 peşin ve ıslah harcı, 3,80-TL vekalet harcı, olmak üzere toplam 2.158,06-TL harcın davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
4/c-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 2.250,00-TL bilirkişi ücreti, 332,80 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.832,80-TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle,1.926,30-TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
4/ç-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre tasarıma tecavüz-haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i talepleri yönünden göre 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden 10.000-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
4/f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen Maddi tazminat talebi yönünden 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,
4/g-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen Maddi tazminat talebi yönünden 30.000-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 1.683,10-TL istinaf yoluna başvurma harcı, 400,00-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.683,10-TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,
5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 16/04/2026