Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5652 E. 2026/3181 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5652
- Karar No
- 2026/3181
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1494 E., 2025/1779 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/116 E., 2024/815 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacılar vekili; müvekkillerinin maliki oldukları ... İli, ... İlçesi ... Köyünde bulunan 188, 321, 322, 323, 3 25... parsel nolu yaklaşık 700 dönümlük arazide 2014 yılı itibariyle mısır ektiklerini, ancak davalı şirketin yapmış olduğu elektrik kesintileri nedeniyle almaları gereken mahsülün çok altında bir ürün aldıklarını, bunun üzerine Diyarbakır 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/111 D.İş nolu dosyası ile 170.000,00 TL'nin üzerinde zararları olduğunun tespit edildiğini, zararlarının tespit edilenden de fazla olduğunu, bilirkişi raporunda verilen dekar başına 1.100 kg'lık verim salma türü sulamada alınan verim miktarı olduğunu, damlama türü sulamada verim dekar başına 1.500 kg olduğunu, ayrıca bilirkişi hesaplaması yapılırken "Dane Mısır Destekleme Primi"nin hesaplamaya dahil edilmediğini belirterek, şimdilik 170.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında sunduğu ıslah dilekçesi ile talebini 184.116,66 TL'ye artırmıştır.
2. Birleşen davada davacılar vekili; asıl davada zararlarının tahsilini talep etmiş iseler de sehven faiz istemeyi unuttuklarını, asıl dava tarihinden itibaren işleyen faiz alacağının 69.826,24 TL olduğunu belirterek, dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekili; müvekkili şirketin gıyabında yapılan delil tespitini kabul etmediklerini, uğranılan zararın davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, diğer elektrik kullanıcıları ile arazi sahiplerinin elektrik kesintisinden etkilendiğine dair müvekkil şirkete yapılmış başvurunun olmadığını, davacılara ait ekinlerin enerji kesintisinden değil hastalık, bakımsızlık ve usulüne uygun tarım metodu uygulanmamasından kaynaklandığını, aksi durumda hükmedilecek tazminattan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51. maddesi gereğince indirim yapılması gerektiğini savunarak, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların mısır ekili olan taşınmazlarını Ambar çayından motopomla su çekilerek ürünlerin sulandığı, taşınmazların bulunduğu bölgede elektrik kesintilerinin çok fazla olduğu, alınan 27.12.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin abonelerine sözleşme gereği en iyi şekilde enerji vermekle yükümlü olduğu, ancak bu yükümlülüğünü yerine getirmediği, gerekli bakım-onarım tedbirlerini almadığı, sürekli olarak elektrik voltajının düşüp kalktığı, bu nedenle özellikle dane mısırın sulama ihtiyacı olduğu yaz aylarında elektrik kesintilerinden dolayı sulama yapılamaması nedeniyle elde edilecek ürünlerde yaklaşık %60 oranında ürün kaybı yaşandığı, ürün kaybının yaşanması ile elektrik kesintileri arasında illiyet bağının bulunduğu, davacıların elektrik kesintisine neden olacak ve de zararın artmasına sebep olacak herhangi bir işlemlerinin bulunmadığı, dava konusu parsellerde mısır ekili alanlar toplamının 488.174,51 m² olup net zararın 147.126,03 TL olduğu, birleşen dosya yönünden 147.126,03 TL asıl alacağa asıl dosyanın dava tarihi olan 31.12.2014 tarihi ile birleşen dosyanın dava tarihi olan 25.02.2019 tarihleri işleyen 55.033,20 TL yasal faizin talep edilebileceği, ancak elektrik hatlarının bakım ve onarımının düzenli olarak yapılmaması yanında kaçak elektrik kullanımının sürekli artması nedeniyle elektrik hatlarının fazla yüklenmesi ve de davalının da kamu hizmeti gören bir şirket olduğu gözetilerek %20 oranında hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle; asıl davanın kısmen kabulü ile 117.700,82 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak, 46.457,84 TL'sinin davacı ...'a, 21.148,12 TL'sinin davacı ...'ya, 20.532,75 TL'sinin davacı ...'a, 29.562,11 TL'sinin davacı ...'ye olacak şekilde verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine; birleşen davanın kısmen kabulü ile 43.997,53 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak, 17.366,32 TL'sinin davacı ...'a, 7.905,34 TL'sinin davacı ...'ya, 7.675,31 TL'sinin davacı ...'a, 11.050,56 TL'sinin davacı ...'ye olacak şekilde verilmesine, fazlaya ilişkin istemin karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ürün kaybının yaşanması ile elektrik kesintileri arasında illiyet bağının bulunduğu, davacıların elektrik kesintisine neden olacak ve de zararın artmasına sebep olacak herhangi bir işlemlerinin bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; dava konusu olayın müvekkile ait etmenlerden meydana gelmediğinin açık olduğunu, özel kök bina ve özel hatların bakımlarının sorumluluğunun özel müşteriye ait olduğunu, hakkaniyet indiriminin az olduğunu, daha fazla indirim yapılması gerektiğini, davacının bakım eksikliğinin zarara sebebiyet verdiğini, ürün zararına ilişkin taleplerinin hukuki dayanağının olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada tarımsal sulamada kullanılan elektrikte meydana gelen kesintiler nedeniyle ürün veriminde yaşanan azalma nedeniyle uğranılan maddi zararın tazmini, birleşen davada ise tazminat nedeniyle faiz alacağı istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle Mahkemece mahallinde yapılan kesif sonrası alınan bilirkişi raporu ile kesintilerin kaynağının özel hat olmadığının, davaya konu taşınmazların başka bir yöntemle sulanma imkanı bulunmadığının, zararın doğmasında ya da artmasında davacıların kusurunun bulunmadığının, meydana gelen zararın tamamen elektrik kesintileri ve elektrik dalgalanmalarından kaynaklandığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.