Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2025/1 E. 2026/661 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2025/1
Karar No
2026/661
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO : 2025/1

KARAR NO : 2026/661

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 16/10/2024

NUMARASI: 2022/309 E. - 2024/615 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/04/2026

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili hakkında .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası dosyasına konu edilen çekteki imza ve kaşenin müvekkiline ait olmadığını, çekteki cironun müvekkilinin bilgisi ve izni olmadan sahte olarak düzenlendiğini, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, bu kapsamda .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile borca ve imzaya itirazları sebebiyle takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu, davacının iddialarını ispatlamakla yükümlü olduğunu savunarak haksız davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece dava konusu .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası dosya arasına celp edilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairemiz 2022/566 esas , 2022/637 karar sayılı kararı ile; "...dava konusu alacağın hangi şirkete devredildiğinin belgeler ile belirlenmesi yapıldıktan sonra temlik alacaklısına dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilip taraf teşkili sağlanmalıdır.

Mahkememizce yukarıda açıklanan ilkeler doğrultusunda taraf teşkili sağlanıp kanıtlar toplandıktan sonra istemin değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir." gerekçesi ile kaldırılmıştır.

Dairemiz kaldırma kararından sonra İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "........ İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında takibe konu çekteki cirodaki imzanın davacıya ait olmadığı iddiasıyla çek bedelinden, iskonto faizinden, komisyon bedelinden ve çek tazminatından davacının sorumlu olmadığına ilişkin açılan menfi tespit davasıdır. 22/07/2024 tarihli grafolog bilirkişi raporuna göre, dava konusu ... Şubesi'ne ait 15.11.2016 keşide tarihli ... seri nolu 27.500 TL bedelli çekin arka yüzündeki "... ..." içerikli kaşe izleri üzerine davacıya atfen atılmış imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacı ...'ın eli ürünü olmadığı tespit edildiğinden davanın kabulü ile davacının .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasındaki takibe konu 27.500 TL çek bedelinden, 1.518,34 TL iskonto faizinden, 82,50 TL komisyon bedelinden ve 2.750 TL çek tazminatından olmak üzere toplam 31.850,84 TL bedelden davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, davalı bankanın çekte son yetkili hamil olması nedeniyle çeki kendisinden almadığı davacı önceki cirantanın imzasının ona ait olup olmadığını bilmesi beklenemeyeceğinden davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine" karar verilmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

-ilgili borçlu ...müvekkili şirkete olan borcunu 01.10.2020 tarihinde ödemiş olup işbu davanın konusuz kaldığını,

-temlik veren bankanın çekin meşru hamili olduğunu, hayatın olağan akışı içerisinde banka personelinin çekin üzerindeki imzaları bir grafolog gibi incelemesinin mümkün olmadığını, temlik veren bankanın tüm usul ve yasaya uygun şekilde alacağını tahsil etmeye çalıştığını, bu durumda davanın açılmasına sebebiyet vermeyen Müvekkil Şirket ve temlik veren banka aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:

İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava; .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında takibe konu çekteki cirodaki imzanın davacıya ait olmadığı iddiasıyla çek bedelinden, iskonto faizinden, komisyon bedelinden ve çek tazminatından davacının sorumlu olmadığına ilişkin açılan menfi tespit davasıdır.

22/07/2024 tarihli grafolog bilirkişi raporuna göre, İnceleme konusu ...Şubesinin, keşide yeri Bursa, keşide tarihi .....11.2016 olan, ... emrine düzenlenmiş, 27.500 TL bedelli, ... nolu, ...'ya atfen atılmış imzayı içeren çekin arka yüzündeki ikinci ciroya ait “...” başlıklı kaşe izleri üzerine ...'a atfen atılmış olan imzanın mevcut karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla ve grafolojik tanı unsurları bakımından aralarında saptanan farklılıklara nazaran davacı ...”ın eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığını belirtir rapor ibraz etmiştir.

Davacı taraf icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti talebiyle işbu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiş olup, davacının menfi tespit davasında korunmaya değer hukuki yararının mevcut olduğu, borcun ödenmiş olmasının tek başına davanın konusuz kaldığı sonucunu doğurmayacağı, tarafların sulh olduklarına dair dosyaya yansımış bir husus bulunmadığı, bu nedenle davanın konusuz kaldığına ilişkin istinaf isteminin dinlenemeyeceği anlaşılmıştır.

Bu yönü ile ilk derece mahkemesinin bu yöndeki kabulü isabetli bulunmuş, HMK’nın 326/1. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin kural olarak aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilmesi gerekmekle, HMK’nın 312/2. maddesi gereğince, davanın açılmasına kendi hâl ve davranışlarıyla sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında davacının talep sonucunu kabul etmiş ise davalı taraf yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilemeyeceği ancak davanın ilk duruşmada kabul edilmediği buna göre işbu yasal düzenleme gereğince aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinde aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde olmadığından 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../10/2024 tarih ve 2022/... E., 2024/... K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.175,73-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 543,93-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.631,80-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/04/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2025/1, K. 2026/661, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2025-1-e-2026-661-k-243b6f48f0e8