Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1925 E. 2026/1041 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1925
- Karar No
- 2026/1041
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/1925
KARAR NO:2026/1041
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:30/03/2022
NUMARASI:2020/656 Esas - 2022/249 Karar
DAVANIN KONUSU:Halefiyete dayalı olarak alacağın temlik edilmesi talebi
Taraflar arasındaki davının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davacı ve davalı vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Şirketi'nin davalı bankadan kredi kullandığını, kredi borçlarına teminat olarak Yozgat ili Merkez ilçesi ... Mah. 314 Ada 49 Parsel 13 No'lu Bağımsız Bölüm'de bulunan Dükkan,Yozgat ili Sorgun ilçesi ... Mah. 1242 Ada 1 Parsel'de bulunan Arsa, Yozgat ili Sorgun ilçesi ... Mah. 1375 Ada 1 Parsel 24 No'lu Bağımsız Bölüm'de bulunan Büro, Yozgat ili Merkez ilçesi ... Mah. 327 Ada 15 Parsel Zemin Kat 22 No'lu Bağımsız Bölüm'de bulunan Dükkan, Yozgat ili Sorgun ilçesi ... Mah. 777 Ada 7 Parsel'de bulunan Arsa nolu 5 adet taşınmaz üzerine davalı banka lehine ipotek tesis edildiğini,taşınmazlardan tapuda Yozgat ili Merkez ilçesi ... Mah. 314 Ada 49 Parsel 13 No'lu bağımsız bölüm'de kayıtlı olan taşınmazın ipotek/rehin yükü ile birlikte müvekkili tarafından satın alındığını, müvekkilinin ipoteğin fek edilmesi hususunda bankaya yapmış olduğu başvuru neticesine banka tarafından kendisine söz konusu taşınmaz üzerinde banka lehine tesis edilen ipotek bedelinin 418.000,00 TL olduğu ve ancak ilgili miktarın ödenmesi hâlinde ipoteğin fek edilebileceğinin iletildiğini, maliki bulunduğu taşınmaz üzerindeki ipoteklerin fek edileceği düşüncesiyle davalıya müvekkili tarafından 08/06/2019-30/07/2019 tarihleri arasında toplamda 418.000,00 TL ödeme yapıldığını, ancak davalı tarafın söz konusu ödemenin yapılmasına rağmen, borçlunun kredi ödemede riskli konuma geldiği iddiasıyla ipoteği ancak borçlunun kalan bakiye kredi borcunun da ödenmesi suretiyle fek edebileceğini ve söz konusu ödemenin yapılması hâlinde de alacağın ve teminatlarının müvekkile temlik edileceğini iletmesi neticesinde bakiye kredi bedelinin de müvekkili tarafından davalıya ödendiğini, müvekkili tarafından davalı bankaya, dava dışı .... firmasının kredi borcuna karşılık olarak toplamda 1.228.803,38 TL ödeme yapılmasına rağmen davalı bankanın bugüne kadar herhangi bir alacağın ve bağlı hakların temlikinini gerçekleştirmediğini, arabulucu görüşmesinden de herhangi bir netice alınamaması nedeniyle huzurdaki davayı açtıklarını, müvekkilinin, üzerinde banka lehine ipotek hakkı bulunan Yozgat ili Merkez ilçesi ... Mah. 314 Ada 49 Parsel 13 no'lu bağımsız bölümde bulunan dükkan vasıflı taşınmaz üzerindeki ipotek hakkının fek edilebilmesi için davalı bankaya 08/06/2019-30/07/2019 tarihleri arasında toplamda 418.000,00-TL ödeme yaptığını, asıl borçlu dava dışı ... firmasının davalı bankaya olan kredi borcundan herhangi bir şekil ve sıfatta sorumlu olmadığını, müvekkilinin, kendisine ait olan bir taşınmaz üzerindeki ipoteğin fek edilebilmesi amacıyla davalı tarafa ödeme yaptığını, ödeme nedeniyle de müvekkilinin TBK.md.127/1 hükmü gereği alacaklı bankaya halef olduğunun açık olduğunu, dava dışı ... firmasının kredi borcu kapsamında müvekkili tarafından bankaya toplamda 1.228.803,38-TL ödeme yapıldığını, müvekkilinin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmesinin ardından davalı bankaya hem maliki bulunduğu taşınmaz üzerindeki ipoteğin fek edilmesi hem de alacağın ve fer'ilerinin kendisine temlik edilmesini talep etmesine rağmen davalı bankanın sadece müvekkiline ait taşınmaz üzerindeki ipoteğin fek edilmesi ile yetindiğini, alacağı ve fer'ilerini temlik etmekten kaçındığını, 22/06/2020 tarihinde keşide edilen ihtarname ile kanuni halefiyet koşullarının oluşması neticesinde alacağın fer'ileriyle birlikte davacıya temlik edilmesi ile temlik işleminin ipotek tesis edilen tapu müdürlüklerine bildirilmesini, bunun yanı sıra alacağa ilişkin belge ve bilgilerin taraflarına verilmesi ile rehinli mallar üzerindeki ipotek ve rehinlerin fek edilmemesinin, aksi hâlde oluşacak herhangi bir zararın bankadan tazmini yoluna gidileceğinin davalı tarafa ihtar edildiğini, arabulucu başvurusu yapıldığını, ancak herhangi bir sonuç alınamadığını iddia ederek; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkil tarafından ödenen toplam 1.228.803,38 TL'lik alacağın ve bağlı hakların tamamının halefiyet yoluyla müvekkile temlik edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; dava dışı ... Şirketi'ne, müvekkili bankanın ... Şubesi'nce ticari kredi kullandırıldığını ve bu kredinin teminatı olarak üçüncü kişilere ait olan Yozgat-Sorgun, ... mah. 777 ada 7 parselde kain gayrimenkul, Yozgat-Sorgun, ... mah. 1242 ada, 1 parselde kain arsa, Yozgat-Sorgun, ... mah. 1375 ada, 1 parsel, 24 nolu bağımsız bölüm, Yozgat-Merkez, ... mah. 327 ada, 15 parsel, 22 ve 23 nolu bağımsız bölüm nolu gayrimenkullerin teminat alındığını, kredi ödemelerinin .... firması tarafından yapılmaktayken yine .... Firması tarafından 27.08.2019 tarihinde müvekkili bankanın ... Şube Müdürlüğü'ne hitaben bir yazı ile "Bankanızdan kullanmış olduğumuz kredilerden kaynaklanan borcumuzun 814.000-TL tutarı ... tarafından 30.12.2019 tarihine kadar bankanıza ödenecektir. 814.000-TL'nin bankanıza ödediği tutar oranında bankanızın haklarına 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili hükümleri gereğince halef olacağını ve teminatların bu oranda Bankanızca kendisine devredilebileceğini, ... tarafından Bankanıza ödenen tutar ve kendisine devredilen teminatlar üzerinde hiçbir hakkımız bulunmadığını gayrikabili rücu kabul, beyan ve taahhüt ederiz" şeklinde beyanda bulunulduğunu, müvekkili banka şubesince 27.08.2019 tarihinde davacı ...'e hitaben bir yazı düzenlenerek; "Sayın ...; Müşterimiz ... ŞTİ.'nin Bankamıza olan bakiye 814.000-TL borcunu, vadelerinde (gecikmeksizin) ödediğiniz takdirde ve müşterimizin ödemelerin tarafınızdan yapılacağına dair beyanını geri almaması durumunda, ödeme yaptığınız oranda, Bankamızın bu orandaki alacağı ve bu alacağın teminatı olan ipotek(ler)in tarafınıza temlik edileceğini kabul ederiz. İşbu yazı talebiniz üzerine düzenlenmiştir, yukarıda anılan şartların hepsi gerçekleşmediği takdirde Bankamıza herhangi bir yükümlülük yüklenememektedir." denildiğini, dava dışı .... Firmasının bankaya verdiği taahhütünde ve banka tarafından, davacı ...'e verilen yazıda; ... firmasının bankaya olan 814.000-TL borcunu, vadesinde (gecikmeksizin) ödemesi hâlinde, ....'nin ödemenin ... tarafından yapılacağına dair beyanını geri almaması şartıyla, ödeme yaptığı oranda, ipoteklerin kendisine temlik edileceğinin bildirildiğini, ancak davacı ... tarafından hem ... tarafından bankaya verilen yazıda hem de bankaca ...'e verilen yazıda yer aldığı şekilde 814.000-TL ödenmediğini, yalnızca 410.571,50 TL ödendiğini, esas itibariyle davacının taraflar arasındaki yazılı anlaşmaya uymadığını, hukuken hiçbir talep hakkının bulunmadığını, bankaca iyiniyet göstergesi olarak gerek ikili görüşmelerde, gerek arabuluculuk sürecinde, gerekse de dava öncesinde ...'e ödemesi oranında ipotek temliki yapılabileceğinin söylendiğini, davacı ... ve vekili Av. ...'na Samsun ... Noterliğinin 21.08.2020 Tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edilerek; "... Şirketi’nin bankamıza olan borcunun, tarafınızın talebi ve adı geçen firmanın muvafakati/talebi üzerine; borcun 410.571,50-TL’sinin tarafınızca ödenmiş olması nedeniyle, ilgili şirketin teminatında bulunan ipoteklerden, mevcut ödemeniz nispetinde tarafınıza ipotek temliki yapılabileceğini ve temlik sözleşmesi imzalamak üzere Şubemize müracaatınız gerektiği hususunu bilgilerinize ihbaren ve ihtaren rica ederiz. " denilmek suretiyle temlike hazır olduklarının bildirildiğini, ihtarnamenin keşide edilme sebebinin davacının dava öncesi tüm süreç boyunca, kendisi tarafından sadece 410.571,50-TL'sinin ödenmiş olmasına rağmen, sanki 1.228.803,38 TL ödenmiş gibi bu miktarda temlik istemesi sebebiyle anlaşma sağlanamadığını, davacının haklarından feragat etme istendiği için temlik yapılamadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının ödemesi nispetinde temlik yapılabileceğinin her aşamada zikredildiğini, ancak davacının ... ve banka tarafından verilen yazılarda yer alan 814.000-TL'yi dahi aşar şekilde 1.228.803,38-TL'lik temlik istendiğini, davacının davasını da bu miktardan açmış olmasının sürecin ilerlememesinin kusurunun kendisinde olduğunu, hakkı olmayan taleplerde bulunduğununda göstergesi olduğunu, davacı ve vekiline Samsun ... Noterliğinin 21.08.2020 Tarih ve... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edilmesi sebebiyle denilmek suretiyle davacı ... alacaklının temerrüde düştüğünü, davacının davasına konu ettiği talebiyle ilgili dava açmakta hukuki menfaati bulunmadığı gibi müvekkili bankanın dava açılmasına sebebiyet vermediğini bu nedenle yargılama gideri ve vekalet ücretine de hükmedilemeyeceğini, dava dışı .... Firmasının müvekkili bankaya olan borcunun 410.571,50 TL’sinin davacı ... tarafından ödendiğini, kalan 817.942,00-TL’sinin dava dışı ... adlı bir kişi tarafından ödendiğini, davacının, kendisi tarafından yapılmayan ve .... Firması tarafından kendisine temlik yapılması ya da hakların devredilmesi ödeme öncesinde bankamıza bildirilmiş olmayan ... tarafından yapılan ödemelere dayanarak temlik isteyebilmesinin mümkün olmadığını, davacının fekkini istediği gayrimenkullerin hepsinde ipoteklerinin bulunmadığını, davacının fekkini istediği Yozgat ili Merkez ilçesi ... Mah. 314 Ada 49 Parsel 13 No'lu Bagımsız Bölüm'de bulunan Dükkan üzerindeki ipotek fekkinin bankalarınca yapılmış olduğunu, davacı tarafından harcının ödenmesi halinde işlemin tapuya yansıyacağını, harcın bankalarınca tahsilinin mümkün olmadığından davacının bu konuda dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının talebinin yapmış olduğu ödemeyi aştığı gibi teminatların tamamını temlik istemesi, teminatların meblağ itibariyle de aşkın talep mahiyetinde olduğunu, dava dışı kredi borçlusu .... Firmasının kredi teminatında (6) nolu başlıkta izah edilen ipotekler haricinde, mevcut olarak devam eden 3 adet teminat bulunduğunu, davacının teminatlardan ... nolu Yozgat-Merkez, ... mah. 327 ada, 15 parsel, 22 ve 23 nolu bağımsız bölüm (tek teminat) içinde yer alan 23 nolu bağımsız bölüm ipoteği ile ilgili herhangi bir talepte bulunmadığını, davacı ...'in yapmış olduğu ödeme miktarının TBK 127/2 uyarınca halef olacağı tutarın 410.571,50 TL iken, kendisine temlikini istediği ipoteklerin kıymetinin 1.325.000TL olduğunu, mevzuat uyarınca teminatların başkaca işleme gerek olmaksızın kanunen ödemeyi yapan davacıya yaptığı ödeme nispetinde geçmekte olduğunu, bu nedenle de davacının idda ettiği gibi müvekkili bankanın ipoteği devretmek için ayrıca bir temlik yapmasına esasen ve yasal olarak gerek bulunmadığını, davacının ödediğini ispat ettiği kısımlar yönünden yaptığı ödeme nispetinde yasal halef olarak kendiliğinden rehin/ipotek alacaklısı sıfatını kazanacağını, dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını savunarak, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... öncelikle davaya konu edilen ipoteklerden davacı ile dava dışı ... tarafından davalı banka lehine üzerinde birinci derecede 4.000.000,00 TL tutarında ipotek bulunan 314 ada, 49 parsel, 13 nolu bağımsız bölümün ipotek yükü ile birlikte 18.12.2017 tarihinde dava dışı şirketten müştereken satın aldıkları, devir tarihi itibariyle dava dışı şirketin davalı bankaya kredi borcunun bulunduğu, şirketin davalı banka nezdindeki hesabına davacı ve temlik eden dava dışı ... tarafından çeşitli tutarların gönderildiği ve bu tutarların şirketin kredi borçlarına mahsup edildiği, bu durumda iş bu taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekki ile alacak ve bağlı ipoteklerin temlikine ilişkin talebin yasaya düzenlemelere uygun bulunduğu, davacı tarafından ipoteklere dayanak kredi sözleşmesi uyarınca 410.571,51 TL 'lik kısmın ödendiği sabit olmakla birlikte dava dışı olup kredi borcunun kalan kısmını tamamını ödeyen ... tarafından davacı ile düzenlediği 20.08.2020 tarihli alacağın temliki sözleşmesi ile bankaya üçüncü kişi şirket (İpoteklere dayanak kredi sözleşmesi borcu) için ödediği 818.231,88 TL tutarındaki alacağın tamamını TBK.nun 183.maddesi uyarınca davacıya devir ve temlik ettiği, bu durumda davacının temlik alan sıfatıyla 818.231,88 TL'lik kısım yönünden de TBK.nun 189.maddesi uyarınca devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik hakları ve bağlı hakların kendisine geçtiğinden bahisle bu miktar yönünden de krediden kaynaklanan alacak ve bağlı hakların kendisine temlikini talep edebileceği, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden değerlendirildiğinde de davalı bankanın davaya konu edilen miktardan 410.571,51 TL yönünden dava açılmadan önce ödeme yapılan oranda bankanın alacağı bu alacağın teminatı olan ipoteklerin davacıya temlik edileceğinin 27.08.2019 tarihli yazıda bildirildiği gibi ihtilaf yaratmadığı, bu miktar yönünden davanın açılmasına davalı yan sebebiyet vermediğinden davacı lehine yargılama giderine hükmedilemeyeceği, kalan 818.231,88 TL miktar yönünden davanın mahkememizce kabulünün dayanağı TBK.189 'ncu madde olması nedeniyle alacağın temliki sözleşmesinin davadan önce davalı bankaya sunularak bu miktar yönünden de talepte bulunabilecek iken bulunulmadığı yargılama aşamasında dava dosyasına delil olarak ibraz edilmiş olması nedeniyle bu miktar yönünden de davanın açılmasına davalının sebebiyet vermediği (davalıya dava açılmadan önce iş bu temlik sözleşmesi ile muaraza yaratılmaması şansı tanınmadığından) için yine bu miktar üzerinden de davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceği, yargılama aşamasında sunulan temlikname uyarınca davalı bankanın bu miktar yönünden davayı kabul imkanı var iken kabul etmeyerek yargılamanın devamına neden olduğundan alınması gereken harcın davalıdan tahsili gerektiği vicdani kanaatine varılarak..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı bankanın dava dışı ... Şirketi’ne ... Şubesi’nden ... proje nosu ile kullandırdığı krediden kaynaklanan alacak ve bağlı haklarının tamamının ve asıl alacaklarla beraber işlemiş faizlerinin TBK'nın 189. maddesi uyarınca davacıya devrine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı ve davalı vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Dava açılmadan önce davalı banka ile gerekli yazışmalar yapıldığını, herhangi bir sonuç alınamadığını, davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiğini, davadan önce alacağın ve bağlı hakların müvekkiline temliki için 22.06.2020 tarihinde davalı bankaya ihtarname gönderildiğini, davalı banka tarafından ihtarname neticesinde herhangi bir bildirimde bulunulmadığını ve arabuluculuğa başvurulduğunu, mahkemece her ne kadar ...'nin bankadan olan alacağını davacıya devredilmesi nedeniyle muraza şansı yatırılmadığından kaynaklı olarak vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmediği gerekçesi oluşturulmuşsa da davadan önce davalı bankaya gönderilen ihtarnamelerin ... ile davacı adına gönderildiğini, arabulucu başvurusununda her iki kişi adına yapıldığını, HMK 312.maddesi gereğince davalı tarafın yargılama giderlerinden sorumlu olması gerektiğini, davalının ilk celsede davayı kabullerinin söz konusu olmadığını, herhangi bir şekilde talep sonucunu kabul etmediğini, öte yandan müvekkilinin ipotekli taşınmazın satışını önlemek için dava dışı üçüncü kişinin borcunu ödediğini, halefiyet gereği borcun ve bağlı teminatların kendisine devredileceğinin yazılı şekilde taahhüt edilmesine rağmen ilgili taahhüdün yerine getirilmediğini, yaklaşık üç yıl müvekkiline herhangi bir şekilde ödemiş olduğu miktara ilişkin tahsilat yapılmadığını, dava açarak yüklü bir masraf yapmak zorunda kalındığını, bunun tek sebebinin davalının taahhüde aykırı davranışı olduğunu, HMK'nın 326. maddesi gereğince davalının yargılama giderlerinden sorumlu olması gerektiğini iddia ederek, hükmün vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden düzeltilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, istinaf başvurusu dilekçesinde özetle; Dava dışı ... Şirketi'ne müvekkili banka tarafından kullanılan krediye karşılık olarak bir kısım gayrimenkullerin borca teminat olarak ipotek verildiğini, ipotekli gayrimenkullerin hiçbirinin davacı veya adına temlik ettiği dava dışı ... olmadığını, dava dışı şirket tarafından ödemeler yapılmakta iken şirketin 27.08.2019 tarihinde bankanın ... Şube Müdürlüğüne hitaben yazdığı yazı ile 814.000,00 TL tutarın ... tarafından 30.12.2019 tarihine kadar bankaya ödeneceği ve 60980 sayılı TBK'nın ilgili hükümleri gereğince halef olacağı, teminatların bu oranda kendisine devredileceği hususunun bildirildiğini, bankanın buna istinaden 27.08.2019 tarihinde davacıya yazı gönderdiğini, davacının ise yazıda yer aldığı üzere 814.000,00 TL'yi ödemediğini, yalnızca 185.571,50 TL ödemede bulunduğunu, davacının dava dışı ... tarafından yapılan ödemelerin üstlenmeye çalışmasının hukuken bir karşılığının bulunmadığını, davacının ve dava dışı ...'nin ipotekli taşınmazlarda malik ya da hak sahibi olmadığından TBK 127/1 hükmü gereğince halef olmalarının mümkün olmadığını, davacı halefiyetinin TBK 127/2 madde uyarınca değerlendirilmesi için borçlunun yazı tarihi ve ödeme tarihinin son derece önem arz ettiğini, somut olay değerlendirildiğinde kredi borçlusunun banka borcunu davacının ödeyeceği şeklindeki yazının tanzim ve teslim tarihinin 27.08.2019 olduğunu, bankanın ancak bu tarihten sonraki ödemeleri halefiyeti dikkate alabileceğini, davacının tek ödemesinin 27.09.2019 tarihli 185.571,50 TL'lik ödeme olduğunu, ...'in dava ışı şirket hesabına yapmış olduğu üç adet ödemeye ilişkin dekontların dilekçe ekinde sunulduğunu, söz konusu dekontların 2019 yılının 7.ayına ait olduğunu ve 27.08.2019 tarihli yazıdan önce olduğu için TBK 127/2 hükmü kapsamına girmediğini, dava dışı ...'nin davaya müdahale talebi,TBK 127/2'ye uygun şekilde halef olabilmesi için borçlu tarafından verilen ödeme yazısı olmadığı halde halef sayılmasının kanunda veya hukukta bir yerinin olmadığını, uygulama konusu ipoteklerin bankanın mülkü olmadığını, bankanın bir alacağının kalmadığını, ipotek maliklerininde düşünülmesi daha doğru bir tabirle kanuna uygun bir şekilde tatbik etmenin bankanın mükellefi olduğunu, dosyadaki bilirkişilerin alacağın temlik hakkını TMK 884.maddeye dayandırdıklarını ancak davacı ve dava dışı ...'nin ipotekliği taşınmazın maliki olmadıklarını iddia ederek, TBK 127/1 hükmü gereğince davacı ve dava dışı ...'nin malik ya da ayni hak sahibi olmadıklarından bu hüküm kapsamına girmediklerini, TBK 127/2.maddesi gereğince davacının tek ödemesinin 185.571,50 TL olduğu göz önünde bulundurularak mahkeme kararının kaldırılıp davanın reddine veya bu miktar üzerinden banka aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, TBK'nın 127. maddesi gereğince taşınmaz üzerindeki ipotek bedelinin ödenmesiden dolayı halefiyet kapsamında alacağın TBK'nın 189. maddesi gereğince davacıya devri istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı ve davalı vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davacı bankanın ... Şubesi ile dava dışı .... Şirketi arasında kredi sözleşmesinin imzalanmış olduğu hususlarında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, dava dışı kredi borçlusunun bankaya bildirimi neticesinde davacının kredi borcunu ödemesi, dava dışı davacı ortağı tarafından da kısmen ödemede bulunulması neticesinde davacının ödediği miktarın ne tutarda olduğu, mahkemece davanın kabulüne dair verdiği karar ile kabul kararına rağmen davacı yararına vekalet ücreti ile yargılama giderlerine hükmedilmemiş olması ile kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir.Dosya kapsamından, dava dışı şirket ile davalı bankanın ... Şubesi arasında kredi sözleşmesinin imzalanmış olduğu, kredi sözleşmesi kapsamında kredinin teminatı olarak dava dışı şirket adına kayıtlı Yozgat ili Merkez ilçesindeki 49 nolu parsel üzerinde yer alan 13 nolu bağımsız bölümde yer alan dükkan niteliğindeki taşınmaz üzerine diğer bir kısım taşınmazlarla birlikte davacı banka tarafından 13.10.2015 tarihinde 4.000,00 TL limitli birinci dereceden ipotek tesis edildiği, söz konusu bağımsız bölümün 1/2 hissesinin 18.12.2017 tarihinde davacı ve dava dışı ... tarafından satın alındığı, dava dışı kredi borçlusu şirket tarafından 27.08.2019 tarihli dilekçenin davalı banka şubesine hitaben düzenlendiği, söz konusu dilekçede, kredilerden kaynaklanan borcun 814.000,00 TL tutarının ... tarafından 30.12.2019 tarihine kadar bankaya ödeneceği, 814.000,00 TL'nin bankaya ödendiği tutar oranında banka haklarına 6098 sayılı TBK'nin ilgili hükümleri gereğince halef olacağı, teminatların bu oranda banka tarafından kendisine devredileceği, ... tarafından bankaya ödenen tutar ve kendisine devredilen teminatlar üzerinde hiçbir haklarının bulunmadığının belirtildiği, aynı tarihli yazının banka tarafından davacıya hitaben düzenlendiği, söz konusu yazıda; şirketin bankaya olan bakiye 814.000,00 TL borcun vadelerinde gecikmeksizin ödendiği takdirde ve müşterinin ödemelerin taraflarınca yapılacağına dair beyanını geri almaması durumunda ödeme yapıldığı oranda bankanın bu orandaki alacağı ve alacağın teminatı olan ipoteklerin temlik edileceğini kabul ettiklerini beyan ettiği, davacı ve dava dışı ... tarafından davalı bankaya gönderilen ihtarname ile alacaklıya ödemeyi yapan üçüncü kişinin ifası ölçüsünde alacaklının haklarına halef olduğu, müvekkillerinin asıl borçlunun borcu kapsamında bankaya 1.228.803,38 TL ödeme yaptığı bu nedenle TBK'nın 127/2 gereği müvekkillerinin banka alacağının kanuni halefi durumunda oldukları belirtilerek bağlı hakların TBK 183 vd maddeleri gereğince temlikinin talep edildiği, davacı bankanın 21.08.2020 tarihli Samsun ... Noterliğinde düzenlenen ihtarname ile borcun 410.571,50 TL'nin ödenmiş olması nedeniyle ilgili şirketin teminatında bulunan ipoteklerden mevcut ödemeleri nispetinde taraflarına ipotek temliki yapılabileceği ve temlik sözleşmesi imzalamak üzere şubeye müracaatlarının gerektiğinin belirtildiği, davacı ve dava dışı ...'nin birlikte yapmış olduğu ödemelere dair dekont örnekleri dosyaya ibraz edilmiştir. Ayrıca dava dışı ... ile ... arasında düzenlenen 20.08.2020 tarihli alacağın temliki sözleşmesi ibraz edilmiştir. Sözleşmede; temlik eden dava dışı..., temlik alan ise davacıdır. Sözleşme içeriğinde; ipoteğin kaldırılması için ödenen toplam 1.228.803,38 TL tutarındaki bedelin 818.231,88 TL tutarındaki kısmının ...'nin hesabından, geriye kalan 410.571,50 TL tutarındaki kısmın ise ... hesabından ipotek alacaklısı bankaya ödenmiş olduğu, yapılan tüm ödemelerin ... nam ve hesabına yapıldığı belirtilerek 818.231,88 TL tutarındaki alacağın tamamının TBK 183.maddesi vd maddeleri gereğince ...'e devir ve temlik edildiğinin belirtildiği, davacı tarafça 29.12.2020 tarihinde iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Tarafların delillerini dosyaya ibraz etmesi ve ilgili delillerin dosya içerisine celbi sonrasında bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir. Taşınmaz tapu kayıtları dosya içerisine celp edilmiştir. 24.08.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davalı banka ile dava dışı şirket arasında 18.04.2014 tarihinde 1.000.000,00 TL, 28.10.2014 tarihinde 2.000.000,00 TL tutarında genel kredi sözleşmelerinin imzalandığı, davalı bankaya borçların teminatını teşkil etmek üzere dava dışı şirket ve dava dışı .. adına olan taşınmazlar üzerinde ipoteklerin tesis edildiği, 49 nolu parsel üzerine ipoteğin 13.10.2015 tarihinde tesis edildiği, taşınmazın 1/2'sinin 18.12.2017 tarihinde davacı ve 1/2 hissesinin dava dışı ...'e satıldığı, davacının 1/2 hissesini 19.03.2020 tarihinde dava dışı ...'ye sattığı, davalı banka tarafından sunulan 04.02.2021 tarihli ekran görüntüsünde söz konusu taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekki talebinin elektronik ortamda ilgili tapu müdürlüğüne iletildiği ancak fek harcının tahsil edilmesinin beklendiği hususunun yazılı olduğu, söz konusu iki taşınmazın 05.07.2018 tarihinde dava dışı şirkete satıldığı, 05.12.2019 tarihinde ve 27.10.2020 tarihinde yine taşınmazın dava dışı gerçek kişilere satıldığı, davacı ve dava dışı ...'nin davalı banka lehine birinci dereceden 4.000.000,00 TL tutarında ipotek bulunan 314 ada, 49 parsel, 13 nolu bağımsız bölümü ipotek yükü ile birlikte 18.12.2017 tarihinde dava dışı şirketten satın aldıkları, satım tarihinde dava dışı şirketin bankaya kredi borcunun bulunduğu, davacı ve dava dışı ...'nin dava dışı şirkete kefaletlerinin olmadığı, adı geçenlerin taşınmaz maliki sıfatıyla söz konusu tutarları gönderdiği, somut ihtilafta ipoteğin fekki ile alacak ve bağlı ipoteklerin temlikine ilişkin TBK ve TMK hükümlerinin uygulama alanı bulunacağı, davacı ile dava dışı ..., davalı banka lehine üzerinde 1. derece 4.000.000,00 TL tutarında ipotek bulunan 314 ada 49 parsel 13 nolu bağımsız bölümü ipotek yüküyle birlikte 18.12.2017 tarihinde dava dışı şirketten müştereken (1/2'şer payla) satın almış olduğu, taşınmazın devir tarihi itibariyle şirketin bankaya kredi borcunun bulunduğu, şirketin banka nezdindeki hesabına davacı ve ... tarafından çeşitli tutarların gönderildiği, bu tutarların şirketin kredi borçlarına mahsup edildiği ve bankanın, şirketin kredi borçları ödendiği nispette alacağını ve bağlı ipotekleri temlik etme hususunda mutabık olduğunun anlaşıldığı, davacı ve ...'in şirkete kefaletlerinin olmadığı, taşınmaz maliki sıfatıyla söz konusu tutarları gönderdiği anlaşılmış olup, ...'in alacak ve ipotek temliği hususunda yazılı başvurusu bulunmadığı gibi, işbu davaya da katılmadığı, bu itibarla, davacının yaptığı ödemeler toplamı, dolayısıyla davalı bankanın davacıya temlik etmesi gereken alacak tutarı ve bağlı ipotekler noktasındaki somut ihtilafın TBK madde 127 ve TMK madde 884 uyarınca çözümlenmesinin gerektiği, alacak temliki, ipotek fek beyanından ayrı bir yükümlülük oluşturmakta olduğu somut olaydaki alacak temlik bildirimleri ve 314 ada 49 parsel 13 no.lu bağımsız bölüm üzerindeki ipoteğin fekki için bankanın Tapu Müdürlüğü'ne yaptığı başvuru birlikte dikkate alındığında; TBK madde 127/1-2 ve TMK madde 884'e istinaden davalı bankanın alacağının davacıya intikal ettiği kanısına varıldığı, alacak intikal ettiğinde alacağa bağlı ipotek vb. yan hakların da intikal etmesinin esas olduğu, davacı adına/hesabına davalı bankaya yapılan ödemelerin son tarihi dikkate alınarak, bankanın alacağı temlik yükümlülüğünün 31.12.2019 tarihinde muaccel olduğu ve bu tarih itibariyle banka lehine mevcut bulunan tüm ipotekleri kapsadığının düşünüldüğü, ödeme dekontlarındaki açıklamalarda davacının ve ...'in adının birlikte geçtiği, nitekim iki kişinin taşınmazı eşit paylarla (1/2'şer) satın aldığının görüldüğü, bu durumda, toplam ödemenin müşterek olarak değerlendirilmesi ve eşit olarak davacı ile ... arasında paylaştırılması, bu itibarla davacının yaptığı ödeme tutarının 1.228.513,58 TL / 2 - 614.256,79 TL olarak dikkate alınmasının mümkün olduğu, nihayetinde; 31.12.2019 tarihi itibariyle, 614.256,79 TL tutarındaki banka alacağının ve 327 ada 15 parsel 22 ve 23 no.lu bağımsız bölüm, 1375 ada 1 parsel 24 no.lu bağımsız bölüm ve 1242 ada 1 parsel üzerindeki ipoteklerin davacıya intikal ettiği sonucuna varıldığı belirtilmiştir. Davacı vekili bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde; davalıya gönderilen ihtarnamenin davacı ve dava dışı ... adına keşide edildiğini, ...'in huzurdaki dava konusu alacağı davacıya temlik ettiğini, bilirkişiler tarafından ancak alacağın 614.259,79 TL tutarındaki kısmının intikal ettiği sonucuna vardıklarını, ancak ...'in alacak haklarını müvekkiline temlik ettiğini, TBK 592.maddesinin taraflarına tanımış olduğu talep ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili rapora karşı beyanları ve davacı ödemeleri hakkındaki beyan dilekçelerinde; davacının 27.09.2019 tarihinde 185.571,50 TL ödemede bulunduğu, TBK 127/2.hükmü uyarınca alacaklıya ifada bulunan üçüncü kişinin ona halef olacağı, borçlu tarafından ifadan önce alacaklıya bildirildiği takdirde ödeme yapan kişinin alacaklının haklarına halef olacağını, ifadan önce alacaklıya yani bankaya bildirildiği takdirde halef olacağını bu durumda davacının ancak ödediği 185.571,50 TL yönünden halef olacağını belirterek bu miktarın dikkate alınmasını talep etmiştir.Davacı vekili 15.12.2021 tarihli duruşma zaptına geçen beyanında; yargılama aşamasında 200.000,00 TL'lik ipoteğin kaldırıldığını, bu miktar yönünden TBK'nın 592. maddesi uyarınca tazminat taleplerinin devam ettiğini, alacağın ve bağlı bulunan ipoteklerin müvekkiline temlikini talep ettiklerini ifade etmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın kabulü ile TBK'nın 189. maddesi uyarınca davacıya devrine dair hüküm tesis edilmiştir. TBK'nın 127.maddede; alacaklıya halef olma başlığı ile; "Alacaklıya ifada bulunan üçüncü kişi, aşağıdaki hâllerde ifası ölçüsünde alacaklının haklarına halef olur:
1. Başkasının borcu için rehnedilen bir şeyi rehinden kurtardığı ve bu şey üzerinde mülkiyet veya başka bir ayni hakkı bulunduğu takdirde.2. Alacaklıya ifada bulunan üçüncü kişinin ona halef olacağı, borçlu tarafından ifadan önce alacaklıya bildirildiği takdirde. Diğer halefiyet hâllerine ilişkin kanun hükümleri saklıdır." düzenlemesi mevcuttur. Somut olayda, davalı kredi alacaklısına ifada bulunan davacı, yasa kapsamında üçüncü kişidir. Yasanın 2. fıkrası gereğince, dava dışı borçlu şirket tarafından 27.08.2019 tarihli yazı ile davalı bankaya davacının halef olacağı bildirilmiştir. Davacı tarafça davalı kredi alacaklısına dava dışı borçlunun kredi borcundan 185.571,50 TL miktarda ödemeyi 27.09.2019 tarihinde yerine getirilmiştir. Söz konusu ödeme dava dışı borçlunun halef olacağına dair alacaklıya bildirim tarihinden sonradır. Aynı şekilde dava dışı ... ise toplam ipoteğin 818.231,88 TL tutarını ödemiştir. Davacının şahsi ödemesi haricinde dava dışı ... ile birlikte yapmış olduğu ödemeler tutarı toplamı 410.571,50 TL'dir. Her iki miktarın toplamı ise 1.228.803,38 TL'dir. Dava dışı ..., kendi nam ve hesabına yapılan 818.231,88 TL ödemeyi, 20.08.2020 tarihinde gerçekleştirilen alacağın temliki sözleşmesi ile davacıya temlik ve devir etmiştir. Davacının şahsı ile dava dışı ...'in davacı adına yapmış olduğu kredi borç ödemeleri ile birlikte temlik alınan kredi borç ödeme tutarı toplam 1.228.803,38 TL'dir. Mahkemece bu bedel üzerinden davanın kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir. TBK'nın 183.maddede ; alacağın devri üst başlığı altında koşulları düzenlenmiştir. TBK 183.maddede; "Kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borçlunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. Borçlu, devir yasağı içermeyen yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı devralmış olan üçüncü kişiye karşı, alacağın devredilemeyeceğinin kararlaştırılmış bulunduğu savunmasını ileri süremez." ifadelerine yer verilmiştir. TBK'nın 189. maddede ise öncelik hakları ve bağlı hakların geçişi başlığı ile; "Alacağın devri ile devredenin kişiliğine özgü olanlar dışındaki öncelik hakları ve bağlı haklar da devralana geçer. Asıl alacakla birlikte işlemiş faizler de devredilmiş sayılır." düzenlemesi mevcuttur.Diğer taraftan, ipotekli taşınmazlardan 49 nolu parselde bulunan 13 nolu bağımsız bölüm davacı ve dava dışı temlik veren gerçek kişi tarafından ipotek tesisi tarihinden sonra satın alınmıştır. TMK'nın 884. maddesinde; borçtan sorumlu olmayan malikin hakkı başlığı ile "Borçtan şahsen sorumlu olmayan rehinli taşınmaz maliki, borçluya ait koşullar içinde borcu ödeyerek taşınmazın üzerindeki ipoteğin kaldırılmasını isteyebilir. Alacak, borcu ödeyen malike geçer." düzenlemesi mevcuttur. Somut olayda, 13 nolu bağımsız bölümle ilgili ipotek bedeli davacı ve temlik veren dava dışı gerçek kişi tarafından ödenmiştir. Söz konusu bağımsız bölüm ipotek tesisinden sonra davacı ve dava dışı ... tarafından satın alınmıştır. Şu hâlde TBK'nın 127. maddesindeki alacaklıya halef olma ve alacağın devrine ilişkin 183. madde ile TMK'nın 884. maddesi kapsamında, mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin reddi gerekmiştir.Mahkemece, davanın kabul kararına rağmen davacı yararına vekalet ücreti takdir edilmediği gibi yargılama giderleri de davacı üzerinde bırakılmıştır. Davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde dava kısmen veya tamamen kabul edilmemiş, aksine davanın reddi talep edilmiştir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın 323.maddesinde, yargılama giderlerinin kapsamı düzenlenmiştir. 326. maddede ise yargılama giderlerinden sorumluluk hükümlerine yer verilmiştir. Bu maddenin 1.fıkrasında; kanunda yazılı hâller dışında yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği ifade edilmiştir. HMK'nın 312. maddede ise feragat ve kabul hâlinde yargılama giderleri düzenlenmiştir. Maddenin 2. fıkrasında, davalının davanın açılmasına kendi hâl ve davranışı ile sebebiyet vermemiş ve yargılamanın ilk duruşmasında da davacının talep sonucunu kabul etmiş ise yargılama giderlerine ödemeye mahkum edilmeyeceği ifade edilmiştir. Somut olayda, mahkemece davalı tarafın dava açılmasına sebebiyet vermediğine dair değerlendirmede bulunmuş ise de bu değerlendirme yerinde olmadığı gibi, yasanın aradığı şekilde davalı tarafça yargılamanın ilk duruşmasında davacının talep sonucunu kabul etmesi de söz konusu olmadığından, davacı yararına hükmedilmesi gereken yargılama giderlerine karar verilmemiş olması isabetli görülmemiştir. Ancak söz konusu hata yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün yargılama giderleri yönünden davacı yararına düzeltilmesine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının yargılama giderleri yönünden düzeltilmek üzere kaldırılarak davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının yargılama giderleri bakımından düzeltilerek kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;
1-Davanın kabulü ile davalı bankanın dava dışı ... Şirketi’ne ... Şubesi’nden ... proje nosu ile kullandırdığı krediden kaynaklanan alacak ve bağlı haklarının tamamının ve asıl alacaklarla beraber işlemiş faizlerinin TBK'nın 189. maddesi uyarınca davacıya devrine,
2-Başlangıçta peşin olarak alınan 20.984,89 TL harcın, alınması gerekli olan 83.939,55 TL harçtan mahsubu ile bakiye 62.954,66 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından ilk derece aşamasında sarf edilen 1.140,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, iş bu hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 190.032,47 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A maddesinin 11. ve 13. fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya Hazine tarafından ödenen 1.360,00 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
6-Karar kesinleştiğinde, artan gider ve delil avanslarının yatıran taraflara iadesine,
7-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:
a-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davacının yatırdığı istinaf peşin karar harcının, karar kesinleştikten sonra ve talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,
b-Davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf kanun yolunu başvurma gideri ile 85,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 306,20 TL kanun yolu giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; ilk derece hükmü kaldırılıp yeniden karar verildiğinden, davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, karar kesinleştikten sonra ve talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,
d-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 04.06.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
KANUN YOLU:HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.