İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/901 E. 2026/476 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/901
- Karar No
- 2026/476
- Karar Tarihi
T.C İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/901 Esas KARAR NO : 2026/476
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 19/03/2024 KARAR TARİHİ : 01/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...Bankası ... Şubesi Müdürlüğü'ne kredi borcu bulunan dava dışı ... Şirketi'nin (bundan böyle "..." olarak anılacaktır) bu borcuna teminat teşkil etmek üzere dava dışı ..., ... ile davalı ...'e ait üç adet taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiğini, söz konusu kredinin ödenmemesi üzerine hesap kat ihtarnamesi keşide edilerek ipoteklerin paraya çevrilmesi yoluyla ... 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, T.C. ... Bankası tarafından ipotekle teminat altına alınan ve toplam 942.850,00 TL.'ye ulaşan bu borcun, borçlu ...'nın da muvafakati ile TBK'nın 127. maddesi gereğince müvekkili tarafından ödenerek, bu ödeme karşılığında bankanın haklarına halef olunduğunu, ancak borçlu ...'nın bu borcunu müvekkiline de ödemediğini, bu nedenle gerek borçlu ...'ya gerekse ipotekle teminat veren ipotek maliklerine karşı ... 2. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye nolu ve ... 4. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye nolu ihtarnamelerinin keşide edildiğini, sonuç alınamaması üzerine ... Gayrimenkul Satış İcra Dairesi Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyası ile 05.05.2023 tarihinde borçlu şirket ve ipotek malikleri aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibe yalnızca davalı ... tarafından itiraz edildiğini, borçlu ... ile dava dışı diğer ipotek maliklerinin bir itirazı bulunmadığını, ancak davalının itirazı üzerine zorunlu takip arkadaşlığı nedeniyle takibin diğer borçlular yönünden kesinleşmiş olmasına rağmen durduğunu, itirazın giderilmesi amacıyla başvurulan arabuluculuk sürecinden de bir sonuç alınamadığını ileri sürerek; davalı-borçlunun borca ilişkin haksız ve dayanaksız itirazının iptali ile ... Gayrimenkul Satış İcra Dairesi Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibinin devamına, davalı-borçlunun itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu gerekçesiyle takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğunu, dava dışı ..., ... ve ...'nın davaya dahil edilmeden davanın açıldığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini; davacının, esas banka borçlusu ve ipotek sözleşmesi tarafı olan ...'ya bildirim yapmadan doğrudan müvekkiline başvurmasının Türk Medeni Kanunu'nun 887. maddesine aykırı olduğunu; dava konusu ipoteğin üst sınır (limit) ipoteği olması nedeniyle müvekkilinin sorumluluğunun ipotek limiti olan 700.000,00 TL ile sınırlı bulunduğunu, müvekkilinin iyiniyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu; davacının dayandığı halefiyetin TBK'nın 127. maddesinde aranan borçlu rızası şartını taşımadığını; davacının takibinin kötüniyetli ve haksız olduğunu, esas borçlu ...'dan alacağını haricen de tahsil etmiş olabileceğini ileri sürerek; taraf ve hukuki yarar ehliyetine, husumete, yetkiye, derdestliğe, zamanaşımına ve hak düşürücü süreye, borca ve uygulanan faize itiraz ettiklerini beyanla, öncelikle davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine, aksi kanaatte davanın esastan reddine, davacı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında uyuşmazlık bulunan hususların; davacının ... Gayrimenkul satış icra dairesinin ... esas sayılı dosyası itibari ile davalıdan alacağının olup olmadığı varsa miktarı noktasında olduğu anlaşıldı. DELİLLER: ... Gayrimenkul Satış İcra Dairesi Müdürlüğü'nün ... Esas ve ...Esas sayılı dosyaları, ... 10. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası,...Bankası A.Ş. ... Şubesi ile ... arasındaki 20.06.2017 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi, ipotek belgeleri ve resmi senetler, hesap kat ihtarnameleri, 12.01.2021 tarihli Halefiyet Belgesi ve ödemeye ilişkin dekontlar, ...Bankası ... Şubesi'nin 16.08.2021 tarihli halefiyet bildirim yazısı, noterlik ihtarnameleri, dava konusu taşınmaza ilişkin tapu kayıtları, 20.03.2024 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların beyanları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, 19/03/2024 tarihinde ... 22. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sırasına kaydedilerek açılmış; ... 22. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce ... tarih ve ..... Karar sayılı ilamı ile; davacının dava dışı bankanın halefi olduğu, uyuşmazlığın 6102 sayılı TTK'nın 4/1-f maddesi kapsamında mutlak ticari dava niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle, görev şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine, görevli mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi (Finans Mahkemesi sıfatıyla) olduğuna karar verilmiştir. Davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 46. Hukuk Dairesi'nin 25/09/2025 tarih ...Esas - ... Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve görevsizlik kararı kesinleşmiştir. Davacı vekilinin süresi içindeki talebi üzerine dosya mahkememize gönderilmiş, ... Esas sırasına kaydedilmiştir. Mahkememizce yapılan 15/04/2026 tarihli ilk celsede; ... Gayrimenkul Satış İcra Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak ... Esas sayılı dosyada borçlu ...'ya yapılan ilanen tebligatın usulüne uygun yapılıp yapılmadığının sorulmasına, ... İlçe Tapu Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak dava konusu taşınmazın ipotek belgesi ile eki resmi senedin celbine karar verilmiştir. ... Gayrimenkul Satış İcra Dairesi Müdürlüğü'nün yazısına istinaden Basın İlan Kurumu ... Şube Müdürlüğü'nce gönderilen cevabi yazıda; borçlu ...'ya yönelik ... basın numaralı ilanen tebligatın ... tarihinde ... gazetesinde ve milliyet.com.tr internet haber sitesinde yayımlandığının tespit edildiği bildirilmiştir. ... Tapu Müdürlüğü'nün...tarih ve ... sayılı yazısı ekinde ise, ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 646 ada 19 parsel 3 nolu bağımsız bölüme ait aktif-pasif tapu kaydı,... yevmiye nolu resmi senet, 2021 tarihli resmi senet ve ipotek sözleşmesi mahkememize gönderilmiştir. Dava; dava dışı asıl borçlu ...'nın ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'nden kullandığı kredi borcuna teminat teşkil etmek üzere davalı ...'e ait ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, 646 ada 19 parsel 3 nolu bağımsız bölüm (daire) üzerinde tesis edilen ipoteğin, TBK'nın 127. maddesi uyarınca söz konusu borcu ödemek suretiyle bankanın haklarına halef olan davacı tarafından paraya çevrilmesi amacıyla başlatılan ... Gayrimenkul Satış İcra Dairesi Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takibine davalının vaki itirazının iptali, takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istemlerine ilişkindir. Davalı vekili, dava konusu ipotekle teminat altına alınan kredi borcunun aynı zamanda dava dışı ..., ... ve ...'ya ait taşınmazlar üzerinde de ipotekle teminat altına alınmış olması nedeniyle, İİK'nın 149. maddesi kapsamında ipotek borçluları ile asıl borçlu arasında zorunlu takip arkadaşlığı bulunduğunu, davanın bu kişileri de kapsayacak şekilde açılması gerektiğini ileri sürmüştür. Ne var ki, itirazın iptali davası, İİK'nın 67. maddesi uyarınca, alacaklının, hakkındaki icra takibine itiraz eden borçluya karşı açtığı, o borçlunun itirazının haksızlığının tespitini amaçlayan nispi nitelikte bir dava olup, konusu münhasıran itiraz eden borçlunun itirazının haklı olup olmadığının tespitinden ibarettir. Bir icra takibinde birden fazla borçlu bulunması ve bunlardan yalnızca bir kısmının itiraz etmesi hâlinde, itiraz etmeyen borçlular yönünden takip kesinleşmekte olup, bu kişilerin itirazın iptali davasında taraf olarak yer almaları gerekmemektedir. Somut olayda da takibe yalnızca davalı ... itiraz etmiş; borçlu ... ile diğer ipotek malikleri ... ve ... itiraz etmediklerinden haklarındaki takip kesinleşmiştir. Bu itibarla davalının usule ilişkin bu itirazı yerinde görülmeyerek reddine karar verilmiştir. Davalı vekili, davacının esas borçlu ...'ya yönelik ödeme istemini yöneltmeden doğrudan ipotek veren üçüncü kişi konumundaki müvekkiline başvurmasının TMK'nın 887. maddesine aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Anılan madde uyarınca, ipotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değilse, alacaklının ödeme isteminin hem borçluya hem de kendisine yapılmış olması gerekmektedir. Somut olayda, davacı tarafından ... 4. Noterliğinin ... yevmiye sayılı ...tarihli ihtarnamesi ile ödeme isteminin hem asıl borçluya hem ipotek verenlere ihtar edildiği, dava dışı borçlu ... hakkında da aynı icra takibi (... Esas) yürütülmüş; Basın İlan Kurumu ... Şube Müdürlüğü'nün cevabi yazısından anlaşılacağı üzere, ...'ya yönelik ödeme emri 08.10.2023 tarihinde Hürriyet gazetesi ve milliyet.com.tr internet haber sitesinde yayımlanan ilan yoluyla usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ve bu borçlu yönünden de takip kesinleşmiştir. Bu durumda, alacaklının ödeme isteminin gerek asıl borçlu ...'ya gerekse ipotek veren/malik davalıya karşı yönelttiği sabit olduğundan, davalının bu yöndeki savunması da yerinde görülmemiştir. Davalı vekili, TBK'nın 127. maddesi uyarınca rızaya dayalı halefiyetin gerçekleşebilmesi için borçlu ...'nın rızasının yazılı olması gerektiğini, bu şartın somut olayda yerine getirilmediğini ileri sürmüştür. Dosya kapsamında ve bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere, ...Bankası A.Ş. ... Şubesi tarafından düzenlenen... tarihli Halefiyet Belgesi'nde, bankaya olan kredi borcunun davacı ... tarafından yatırılan tutar ile kapatılmasına muvafakat edildiği ve TBK'nın 127. maddesi gereğince davacının bankanın haklarına halef olacağının bilindiği ve kabul edildiği yönündeki beyanın, borçlu ...'nın kaşe ve imzası ile birlikte müteselsil kefili ... tarafından da imzalanmış olduğu tespit edilmiştir. Bu suretle borçlu ...'nın davacı lehine halefiyete açıkça ve yazılı olarak muvafakat ettiği, TBK'nın 127. maddesinde aranan rıza unsurunun somut olayda yerine getirildiği anlaşılmaktadır. Nitekim ...Bankası ... Şubesi'nin 16.08.2021 tarihli yazısı ile ... Tapu Müdürlüğü'ne davacının bankanın alacak ve ipotek haklarına halef olduğu bildirilmiş, bu husus tapu kaydına da yansıtılmıştır. Bu itibarla halefiyetin geçerli olduğu ve davacının halefiyet yoluyla ipotek alacaklısı bankanın hukuki konumuna geçtiği sonucuna varılmıştır. Bilirkişi kurulunca düzenlenen 20.03.2024 tarihli raporda; davacı ... tarafından, ...'nın ... Bankası ... Şubesi nezdindeki kredi hesabına 3 adet gayrimenkul bedeli olarak ve kredi borcunun ödenmesi amacıyla toplam 925.350,00 TL havale edildiği, bu ödeme karşılığında 12.01.2021 tarihli halefiyet belgesi uyarınca davacının bankanın haklarına halef olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunda, taleple bağlılık ilkesi gereğince, bankanın 06.11.2019 takip tarihinde talep ettiği %17,55 oranındaki temerrüt faizinin davacının talep ettiği aynı tarihteki reeskont faiz oranından (%17,25) yüksek olması nedeniyle, 694.243,72 TL asıl alacak (688.619,87 TL anapara ve 5.623,85 TL BSMV) üzerinden, TCMB Reeskont İşlemlerinde Uygulanan İskonto Oranı esas alınarak işlemiş faiz hesaplanmış; takip tarihi itibarıyla davacının toplam alacağının 694.243,72 TL asıl alacak ve 332.634,34 TL işlemiş faiz olmak üzere 1.026.878,06 TL olduğu tespit edilmiştir. Ne var ki, dava konusu ipotek, ... Tapu Müdürlüğü'nün ... tarih ... yevmiye nolu resmi senedi ve ipotek sözleşmesi uyarınca, 700.000,00 TL bedelle, yıllık %16 faiz oranıyla ve birinci derecede tesis edilmiş bir azami meblağ (üst sınır/limit) ipoteğidir; bu husus tapu kaydında da "700.000,00 TL %16,00 1/0 F.B.K." şeklinde açıkça yer almaktadır. Yerleşik Yargıtay içtihadına göre (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 01.11.2010 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamı), üst sınır ipoteğinde, alacak, faiz, icra takip giderleri ve kararlaştırılan eklentilerden oluşan toplam borç miktarı ne olursa olsun, ipotek malikinin sorumluluğu ipotek akit tablosunda belirtilen limit ile sınırlıdır; bu husus kamu düzenine ilişkindir. Kaldı ki davalı ..., dava konusu taşınmazı ipotek zaten tapu kaydında tescilli olduğu bir tarihte iktisap etmiş olup, tapu sicilinin aleniyeti ilkesi gereği ipotek kaydından haberdar olduğu ve taşınmazı bu ipotekle yükümlü olarak devraldığı kabul edilmiştir. Davalının sorumluluğu münhasıran ipotek limitiyle sınırlıdır. Bu itibarla, davalının sorumluluğunun, bilirkişi raporunda da isabetle değinilen ipotek limiti olan 700.000,00 TL ile sınırlı olduğu, davacının bu tutarı aşan alacak talebi yönünden davalı hakkında hüküm kurulmasının mümkün olmadığı, davanın bu kapsamda kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. İİK'nın 67. maddesi uyarınca, itirazın iptali davasının kabulü hâlinde, borçlunun itirazının haksızlığı sabit olduğundan, kabul edilen miktar üzerinden takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekir. Somut olayda davalı, takip konusu borcun tamamına, ilişkide bulunmadığı gerekçesiyle itiraz etmiş; yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan gerekçelerle bu itirazın, ipotek limiti olan 700.000,00 TL'lik kısım yönünden haksız olduğu sonucuna varılmıştır. Buna göre, itirazın iptaline karar verilen 700.000,00 TL üzerinden davacı lehine, İİK'nın 67. maddesi uyarınca %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; Davanın KISMEN KABULÜ İLE; 1-... Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının kısmen iptali ile; ipotek limiti aşılmamak üzere 700.000-TL asıl alacak bakımından itirazın iptaline, ipotek limitini aşan kısımlar bakımından itirazın iptali isteminin reddine, 2-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca hükmedilen alacak miktarlarının %20 oranına tekabül eden 140.000 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 47.817,00 TL nispi karar harcının, peşin alınan 19.018,64 TL harcın mahsubu ile geri kalan 28.798,36 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Kabul edilen miktar üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 111.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan 66.186,56 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan dava açılırken yatırılan toplam 19.507,04 TL (427,60 TL BHV, 60,80TL VSH, 19.018,64 TL peşin harç) harcın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 7- Davacı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 12.563,90 TL (563,90 TL tebliğler ve posta, 12.000,00 TL bilirkişi ücreti) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 7.897,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına, 8-Davalı tarafından yargılama aşamasında yapılan toplam 1.500,00 TL (1.500,00 TL tebliğler ve posta,) yargılama giderinin davadaki kabul ve red oranına göre hesaplanan 557,17 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerine bırakılmasına, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne, ;6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/07/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır