İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/372 E. 2026/592 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/372
- Karar No
- 2026/592
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/372 Esas - 2026/592 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA GEREKÇELİ KARAR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/372 Esas KARAR NO : 2026/592
....
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 12/05/2025 KARAR TARİHİ : 13/07/2026 KARAR Y.TARİHİ : 23/07/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davanın yapılan açık yargılaması sonucunda aşağıdaki hüküm kurulmuştur. I-İDDİALAR Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki nedeniyle 30.10.2024 tarihli .... numaralı fatura düzenlendiği, davalı tarafından dava ve icra konusu edilen faturaya ilişkin kısmi ödeme yapıldığını ancak bakiye alacağın ödenmediğini, bakiye alacağın ödenmemesi üzerine davalı aleyhine ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haklı nedenlere dayanmadığını belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II-SAVUNMALAR Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacı şirkete borcu bulunmadığını, icra dosyasında icra takip çıkış tutarının 496.661,15 TL olmasına rağmen davacı şirketin harca esas değerin 612.469,70 TL olarak gösterildiğini, müvekkili şirketin davacı şirkete toplam 567.790,86 TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirket tarafından mal alımına ilişkin ödemenin tamamının yapılmış olduğundan bakiye bir borç olmadığı ödeme dekontları ile sabit olmasına rağmen davacının alacaka talep edilmesinin kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketi ticari defterlerinin incelendiğinde de davacı şirkete borcunun olmadığının anlaşılacağını, davacı tarafın alacağın varlığını kesin delil ile ispat etmesi gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüte düşmediğini, faiz talebinin yerinde olmadığını savunmuş haksız davanın reddine, haksız ve kötüniyetli davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
III-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER 1.Tarafların arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığına dair arabuluculuk son tutanağı. 2.... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklı ... aleyhine 457.992,18 TL e - fatura bedeli ödenmeyen kısmı, 38.668,97 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 496.661,15 TL alacağı alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibine girişildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçlunun asıl alacağa, faize, faiz oranına, borca ve tüm ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu, iş bu davanın İİK m. 67 uyarınca yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. 3. Taraflara ait BA/BS formları. 4. Bilirkişi raporu. Mali Müşavir bilirkişi kök ve ek raporunun raporunun sonuç kısmında özetle; davacı ve davalı cari hesap ekstresi tamamıyla birbiri ile örtüşmekte ve cari hesap hareketleri arasında bir sorun bulunmadığını, Cari hesap hareketleri açık hesap olup fatura ödemeleri özel olarak bir faturaya karşılık olduğu belirtilmemiş olduğundan faturalar sırasıyla ödenmiş addedilir ve kalan bakiye son fatura bakiyesi içerisinde kalmış ise kalan bakiye son fatura bakiyesidir, bu durumda son fatura 30.10.2024 tarih ve ... numaralı olan tutarı 56875,00 TL cari hesap bakiyesinden bir parça düşük olsa da davacı talebi bu fatura tutarından düşük olup 457.992,18 TL. olarak talep edildiğinden ve doğal olarak son fatura tutarı içerisinde kalmaktadır yoksa davalı vekilinin belirttiği gibi yapılan ödemeler son fatura ödemesine yapılmış sayılmayacağı, davacı ve davalı şirketlerin ticari defter ve belgeleri incelemesi sonucunda; her iki taraf kayıtlarının, her ne kadar davalı tarafın bazı havale işlemlerini 2025 yılı başında kayıtlara alsa da birbirleri ile örtüştüğü görülmüş olduğundan ve ayrıca Sayın Mahkemeniz tarafından dosyaya kazandırılan ... 27.05.2025 tarihli yazıları ekindeki 2024 yılı karşılaştırmalı alış-satış analizinde de ekstrelerde görüldüğü gibi davacı tarafından davalı tarafa 3 adet belge karşılığında KDV hariç 1.039.058,00 TL. mal satışı yapıldığının belirlendiği, tüm bu uyumlulukları dikkate alındığında davacının davalıdan 570.272,18 TL. alacaklı olduğu tespit edilmiş ancak davacının davalı aleyhine Gölbaşı İcra Dairesi 2025/893 E. Sayılı dosyası üzerinden yürütülen icra takibinin 457.992,18 TL. olduğu için icra takibinin de bu tutar üzerinden devamının uygun olacağı şeklinde görüş bildirilmiştir. V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE Dava; ticari satımdan kaynaklanan faturalardan kaynaklanan alacağının tahsili için girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ile inkar tazminatı istemine ilişkindir. Davacı, eldeki dava ile; taraflar arasında düzenlenen faturdan kaynaklanan kısmi alacağının ödenmediğini, tahsili için icra takibine giriştiğini, davalının takibe itirazlarının haksız olduğunu, itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı yan ise tebliğ aldığı ödeme emrine karşı, süresi içinde, müvekkili şirketin herhangi bir borcu bulmadığını, bu nedenle alacaklı tarafından başlatılan icra takibine, takip konusu alacağa, faiz oranına ve işlemiş faize ve diğer tüm ferilerine itiraz ettiklerini bildirmiş, davaya cevaplarında ise davanın reddini istemiştir. 6100 sayılı Kanun'un 222. maddesinin birinci fıkrası gereğince mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. Aynı Kanun'un 222. maddesinin üçüncü fıkrası gereğince, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir. Diğer tarafın belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, incelenen taraf ticari defterleri, takip dosyası ile hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; taraf ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve kendileri lehine delil teşkil edeceği, taraf ticari defterlerine göre, davacı tarafından davalı tarafa 3 adet fatura düzenlendiği, KDV hariç toplam 1.039.058,00 TL tutarında satış yapıldığı, tarafların ticari tdefter ve kayıtlarında göre , davacı şirketin davalı şirketten 570.272,18 TL alacaklı olduğu, belirlenmiştir. Bununla birlikte; taraf defter ve kayıtlarının birbirini teyit ettiği, tarafların dosyaya kazandırılan BA-BS formları ile tamamen uyuştuğu, taraf ticari kayıtları arasındaki fark bakiyesinin 570.272,18-TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Böylece; davacı, davalı yana fatura konusu hizmeti verdiğini ispatlamış, buna karşın; davalı yan takip konusu fatura bedellerini ödediğini usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığından davacı yanın davalı taraftan takip tarihi itibariyle 570.272,18-TL alacaklı olduğu ancak davacı yanın davalı yandan takip talebinde asıl alacak olarak 457.992,18 TL talep ettiği anlaşılmıştır. Ancak, davalının takipten önce temerrüte düşürüldüğü iddia ve ispat edilemediğinden, takip öncesi işlemiş faize yönelik itirazın iptali istemi yerinde görülmemiştir. Yukarıda açıklanan gerekçelerle, taleple bağlılık ilkesi gereğine, Davanın kısmen kabulü ile... Esas sayılı icra takibine itirazın kısmen iptali ile, takibin 457.992,18 TL asıl alacak üzerinden aynı şartlarla devamına, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirmediği başka bir ifadeyle alacağın likit olduğu ve davalının itirazında haksız olduğu anlaşıldığından davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. V-HÜKÜM 1-Davanın kısmen kabulü ile .... Esas sayılı icra takibine itirazın kısmen iptali ile, takibin 457.992,18 TL asıl alacak üzerinden aynı şartlarla devamına, 2- İİK.nun 67 maddesi uyarınca 91.598,43 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar ve İlam Harcı 3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 31.285,45 TL harçtan peşin alınan 7.976,15- TL harcın mahsubu ile bakiye 23.309,31-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, Yargılama Giderleri ve Gider Avansı 4. Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve posta gideri olarak 2.900,00-TL, bilirkişi ücreti olarak 6.000,00-TL olmak üzere toplam 8.900,00- TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 6.655,24-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5. Davalı tarafından yapılan bilirkişi ücreti olarak yapılan 3.000,00 TL yargılama giderinden red ve kabul oranına göre hesaplanan 756,66-TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, 6. Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan başvurma harcı, peşin harç, vekalet harcı toplam 8.679,50-TL yargılama harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 7. Arabuluculuk Kanunu 18A/13 maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asagari Ücret Tarifesi uyarınca 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin red ve kabul oranına göre hesaplanan 1.160,22-TL'sinin davacıdan, 3.439,78-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6. Taraflarca depo edilen varsa gider avansı ile delil avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde HMK m. 333 ve Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmelik m. 207 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE, Vekalet Ücreti 7. Davacı taraf kendini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 3, 13 maddeleri gereğince hesaplanan takdiren 73.278,75-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine, 8. Reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 45.000,00- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine, Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren .... ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ..... yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/07/2026
....