Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/890 E. 2026/1080 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/890
Karar No
2026/1080
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/890

KARAR NO : 2026/1080

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 19/11/2019

NUMARASI : 2014/1340 Esas - 2019/1061 Karar

DAVA: Alacak

DAVA TARİHİ: 22/10/2014

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/06/2026

Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin ...'nin davalı bankaya olan borcu nedeniyle, İstanbul, Ümraniye, ... Mah., ... ada, 25 parsel, 38 pafta, 76/53000 arsa paylı, A3/62 nolu bağımsız bölümdeki taşınmazını davalıya ipotek verdiğini; davalının taşınmazı paraya çevirmek için İstanbul 10. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasından icra takibine başlaması üzerine, müvekkilinin davalıya borç tutarı olan 118.735-TL ödeme yaptığını ve davalının ipoteği fek ederek, ... ... .... ... AŞ'den hiçbir alacağı kalmadığını, var olan alacaklarını müvekkiline temlik ettiğini, ... ... .... ... AŞ'nin ...Sigorta AŞ'den olan alacağı üzerine temlik koyduğundan müvekkilin ödemesinden sonra gelecek paranın da müvekkiline verileceğini beyan ettiğini ve temlik sözleşmesi imzalandığını; müvekkilinin alacağı nedeniyle ... ... .... ... AŞ'ye İstanbul 18. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla takip başlattığını ve temlik nedeniyle son borçları olan 17.857-USD karşılığı 34.749,72-TL'yi davalı ...'ın ... Şubesine yatırdığını beyan edince, İİK'nın 89/1. maddesine göre haciz ihbarnamesi gönderildiğini, fakat paranın icra dosyasına gönderilmediğini ve paranın davalının uhdesinde kaldığını ileri sürerek, 34.749,72- TL'nin 01/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili, müvekkili banka ile dava dışı ... ... .... ... AŞ'nin 28/08/2008 tarihinde şirketin dava dışı ...Sigorta AŞ'den olan 125.000-USD alacağının şirketin borçlarına karşılık müvekkiline temlik edilmesi hususunda anlaşma yapıldığını, müvekkilinin ...Sigorta'ya gönderdiği 27/01/2010 tarihli ihtarnameyle alacağın temlik alındığı ve ödemelerin müvekkiline yapılması gerektiğinin bildirildiğini, ...Sigorta'nın da olumlu cevap verdiğini; sonrasında şirketin kredisinin kefili davacı ile müvekkili arasındaki temlik sözleşmesindeki şartlarda kredi borcunu ödediğini, 22/02/2012 vade ve 06/02/2012 keşide tarihli, 240.000-TL bedelli bonoya ilişkin alacağın 01/04/2013 tarihinde davacıya temlik edildiğini; temliknamenin 1. maddesinde, davacının borçlulardan alacağını tahsil edememesi halinde müvekkili bankaya rücu hakkı bulunmadığını gayrikabili rücu olarak kabul ettiğini; ayrıca müvekkilinin ... Şubesindeki hesaba gelmiş 01/08/2013 tarih ve 17.857-USD temlik ödemesinin aynı tarihte hesap sahibi tarafından icra haciz yazısından önce TL'ye çevrilerek 34.517-TL olarak hesaptan çekildiğini, müvekkilinin haciz yazısına itiraz ettiğini, müvekkiline İİK'nın 89/1. maddesine göre ihbarname değil haciz yazısı tebliğ edildiğini; davacının müvekkili nezdinde hak ve alacağı olmadığını, ...Sigorta'dan gelen paranın müvekkili tarafından tasarruf edilmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, davacının dava dışı ... ... .... ... AŞ'nin kullandığı krediye istinaden taşınmazını ipotek verdiği, kredi ödenmeyince davacının borcu kapatıp ipoteği kaldırdığı ve davalıya kredi kapsamında teminat olarak verilmiş senedin davacıya 01/04/2013 tarihinde temlik edildiği, davacının senedi tahsil etmek için 08/04/2013 tarihinde takip başlattığı, ... şirketinin hesabına ...Sigorta tarafından 01/08/2013 tarihinde 17.857-USD yatırıldığı, şirket yetkilisi tarafından paranın aynı tarihte hesaptan çekildiği, davacının başlattığı icra takip dosyasından 22/08/2013 tarihinde haciz yazısı yazıldığı; taraflar arasındaki temlik sözleşmesinin IV-2. maddesi uyarınca temellük edenin temlik edenden hiçbir talepte bulunmayacağının düzenlendiği, ayrıca temliğin konusunun senet olduğu ve davacı tarafça icraya konulduğu ancak haciz yazısının geç yazdırıldığı; davacının alacağı temlik aldığını ...Sigorta'ya bildirmediği, talep olmadıkça davalının ... şirketinin hesabını kontrol yükümlülüğünün olmadığı, şirketin hesabından paranın çekildiği tarihte haciz yazısı bulunmadığı ve davalıya sorumluluk yüklenemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, müvekkilinin taşınmazını ... ... ... AŞ'nin borcu için davacıya ipotek verdiğini, davalı bankanın ipoteği paraya çevirmek üzere icra takibine başlaması üzerine müvekkilinin, davalı ile anlaşma yaparak ... şirketinin davalıya kalan borç tutarı 118.735-TL'yi ödediği, 01/04/2013 tarihli "Temlik Sözleşmesi" ile davalının alacağını müvekkiline temlik ettiğini, ...Sigorta'nın mahkemeye gönderdiği 26/02/2019 tarihli cevabi yazıdan anlaşıldığı üzere, davalının ...Sigorta'ya gönderdiği 21/01/2011 tarihli yazıyla ... şirketinin alacaklarına temlik koyduğunu ve bu bedellerin kendilerine ödenmesini talep ettiğini, söz konusu temlikin 01/04/2013 tarihli sözleşmeyle müvekkiline devredilmiş borcun güvencesini teşkil ettiğini; TBK'nın .... maddesi uyarınca alacağın devrile öncelik hakları ve bağlı hakların da devralana geçtiğinden, müvekkili ve davalı arasındaki temlik sözleşmesiyle davalının ... şirketine karşı alacağından dolayı sahip olduğu ve ...Sigorta'dan talep ettiği temlik haklarının da müvekkiline geçtiğini; müvekkilinin alacağı temlik aldığı 01/04/2013 tarihinden sonra ...Sigorta'nın 01/08/2013 tarihinde davalı bankaya ödediği 17.857-USD'yi müvekkiline ödemesi gerektiğini, 01/04/2013 tarihli sözleşmenin tarafı olan davalının alacağın devredildiğini bilmemesinin mümkün olmadığını; davalının haciz ihbarnamesinin 22/08/2013 tarihinde tebliğ edildiği ve o tarihten önce paranın hesap sahibi tarafından çekildiği savunmasına itibar edilemeyeceğini; davalının müvekkiline ödeme yapmaması üzerine 89/1 haciz ihbarnamesinin davalıya gönderildiğini, müvekkilin uhdesine geçmesi gereken parayı asıl borçlunun hesabına ödeyen davalının sorumlu olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE : Dava, davalı bankanın dava dışı şirketten olan alacaklarını davacıya temlik ettiğinden ve davacının dava dışı şirkete karşı başlattığı takip kapsamında şirketin bankadaki hesabına haciz konulmasına rağmen bankanın icra takip dosyasına göndermediğinden bahisle alacak istemine ilişkindir.

Davalı banka ile dava dışı ... ... ... AŞ arasında 04/07/2008 tarihinde davacı ... ve dava dışı ... ile ...'in müteselsil kefaletinin bulunduğu 130.000-TL limitli genel kredi sözleşmesinin imzalandığı; aynı zamanda davacının daire niteliğindeki taşınmazı üzerine, davalı lehine 28/08/2008 tarihinde 1. dereceden 220.000-TL bedelli ipotek tesis edildiği; davalı bankanın dava dışı şirkete nakit ve gayrinakit krediler verdiği sabittir.

Asıl borçlu şirketin kredi borçlarını ödememesi sebebiyle davalı banka, dava dışı şirket ile kefiller ..., ... ve davacıya 02/04/2010 tarihli kat ihtarını göndererek, tebliğden itibaren 3 gün içinde 23.969,04-TL kredili ticari mevduat hesabı ile 86.290,17-TL taksitli ticari krediden kaynaklanan borcun ve toplam 125.000-TL tazmin olmamış gayri nakdi kredi borcunun fiili ödeme tarihine kadar hesap edilecek faiziyle birlikte ödenmesini, 16 adet çekin iadesini veya 8.000-TL gayri nakdi riskin yatırılmasını istemiştir. Kat ihtarı üzerine borç ödenmediğinden davalı, dava dışı şirket ve davacı aleyhine, 28/02/2012 tarihinde İstanbul 10. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla tahsilde tekerrür etmemek kaydıyla, 133.578,77-TL asıl alacak ve ferileriyle beraber toplam 138.893,86-TL'nin tahsili için 220.000-TL tutarlı ipotekli taşınmazın satışının yapılarak alacağın tahsili talebiyle, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatmıştır.

Davalı ile dava dışı şirket arasında noterde imzalanan 18/08/2008 tarihli temlikname ile ... şirketinin, yine dava dışı ...Sigorta AŞ'ye sattığı bilgisayar donanım malzemesi bedeli 125.000-USD "... tarafından ... ... ... A.Ş.'ne açılmış ve açılacak her nevi kredilerden doğmuş ve doğacak borçları ile her ne suretle olursa olsun asaleten veya kefaleten doğmuş ve doğacak tüm kredi borçlarının teminatını teşkil etmek üzere", ... AŞ'ye gayrikabili rücu olmak üzere devir ve temlik edilmiştir.

... Aksaray Şubesi tarafından 27/01/2010 tarihinde ...Sigorta'ya noterden söz konusu temlikname gönderilerek, temlik tutarı 125.000-USD'nin 9610-76-656 nolu hesaba ödenmesi istenilmiştir. ...Sigorta tarafından davalı bankaya gönderilen yazıda, 01/08/2010'da 17.857-USD, 01/02/2011'de 17.857-USD, 01/08/2011'de 17.857-USD, 01/02/2012'de 17.857-USD, 01/08/2012'de 17.857-USD, 01/02/2013'te 17.857-USD ve 01/08/2013'te 17.857-USD'nin bankaya ödeneceği bildirilmiştir.

Temlikname gereğince, ...Sigorta tarafından, ... şirketinin ... AŞ ... Şubesi nezdindeki 4630-1870205-353-USD nolu hesabına 01/08/2010-01/02/2013 tarihleri arasında toplam (01/08/2010'da 18.858-USD, 01/02/2011'de 17.857-USD, 01/08/2011'de 17.857-USD, 01/02/2012'de 17.857-USD, 01/08/2012'de 17.857-USD ve 01/02/2013'te 17.857-USD=) 108.143-USD gönderilmiş ve bu tutar temlikname gereğince TL'ye çevrilerek şirketin kredi borçlarına mahsup edilmiştir.

Bilirkişi raporunda, takip tarihi itibariyle davalının alacağının ferileriyle beraber 138.893,86-TL nakdi ve gayri nakdi çek kredisinden kaynaklanan 10.235-TL riskinin bulunduğu hesaplanmıştır. Aleyhine ipotekli takip başlatılan davacı, dava dışı şirketin kredilerine kefaleti sebebiyle, 01/04/2013 tarihinde davalıya 118.735-TL ödemiş ve şirketin kalan kredi borçları kapatılarak ipotek fek edilmiştir. 01/04/2013 tarihinde davacı ile davalı banka arasında kefalet borcunun ödeme tutarı 118.735-TL için temlik sözleşmesi imzalanmış, temlik sözleşmesine göre 06/02/2012 tanzim, 22/02/2012 vade tarihli 240.000-TL bedelli lehdarı dava dışı şirket, borçlusu ..., müteselsil kefili ... olan, şirket tarafından davalıya ciro edilmiş bono, davacıya devir ve temlik edilmiştir. Davalı ile dava dışı şirket arasında imzalanan 18/08/2008 tarihli temlikname uyarınca, ...Sigorta tarafından şirketin ...353 nolu hesabına 01/08/2013 tarihinde 17.857-USD gönderilmiş, bu tutar aynı tarihte 1,933-TL kurdan çevrilerek karşılığı 34.517-TL'nin şirketin ...351 nolu hesabına yatırılmış ve yine aynı tarihte asıl borçlu şirketin yetkilisi ... tarafından hesaptan nakit olarak çekilmiştir.

Davacının 08/04/2013 tarihinde, İstanbul 18. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip dosyasıyla, dava dışı şirket, ... ve ... aleyhine 22/02/2012 vadeli 240.000-TL bedelli senetten bakiye 118.735-TL asıl alacağın tahsili talebiyle takip başlattığı, dava dışı şirkete gönderilen ödeme emrinin 15/04/2013 tarihinde (aynı şekilde diğer borçlulara) bila tebliğ iade edildiği, alacaklı vekilinin 24/07/2013 tarihinde şirketin adresinin ticaret sicilinden sorulmasını talep ettiği, bu talep üzerine şirketin tespit edilen Ataşehir/İstanbul adresinde Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre ödeme emrinin 29/07/2013 tarihinde tebliğ edildiği; alacaklı vekilinin talebi üzerine 22/08/2013 tarihinde icra dairesi tarafından borçlu şirketin davalı ... ... Şubesine gelecek paranın 89/1 haciz talimatının gönderilmesine karar verildiği; aynı tarihte davalı ... ... Şubesi'ne yazılan elden takipli yazıyla şirketin bankada adına kayıtlı bulunan hesapları ile bankadaki hak ve alacakları üzerine dosyaya olan borç nedeniyle haciz konulmasına karar verildiğinin bildirildiği; alacaklı vekilinin 23/08/2013 tarihinde borçlu şirkete ...Sigorta'nın borçlu olduğunu öğrendiklerinden ...Sigorta'ya haciz talimatı yazılmasını istediği, talep aynı tarihte kabul edilerek haciz yazısının yazıldığı; alacaklı vekilinin 26/08/2013 tarihinde ...Sigorta'dan gönderilen paraya haciz konulduğundan ... ... Şubesinden hacizli paranın gönderilmesinin istenildiği, aynı tarihte talep kabul edilerek paranın icra dairesi hesabına gönderilmesine ilişkin yazının yazıldığı; 22/08/2013 tarihli yazıya karşı ... tarafından 27/08/2019 tarihinde gönderilmiş cevabi yazıda, şirketin ...... nolu hesabına rastlanıldığı, hesapta bankaya rehinli alacak dışında bir hak-alacak bulunmadığından hacze itiraz edildiği, cevap verildiği andan itibaren ileriye yönelik takip yükümlülüğü olmadığının bildirildiği; icra dairesinin 26/08/2013 tarihli yazısına da aynı mahiyette 28/08/2013 tarihli yazıyla ... tarafından cevap verildiği; sonrasında 24/10/2013 tarihinde icra dairesince tekrar hacizli paranın gönderilmesi için ...'a yazı yazıldığı ve 04/11/2013 tarihli yazıyla hacze itiraz edildiği; mali müşavir ve bankacı bilirkişi heyetinin raporunda belirtilmiştir

Taraflar arasındaki 01/04/2013 tarihli "Temlik Sözleşmesi" başlıklı sözleşmede temlik edenin davalı banka, temellük edenin davacı olduğu; "Konu" başlıklı 2. maddesi "İşbu temlik sözleşmesinin konusu Temlik Eden'e borçlularca tanzim, keşide ve ciro edilerek devredilen 22.02.2012 vadeli, 06.02.2012 keşide tarihli 240.000-TL bedelli bir adet bonoya ilişkin alacağın Temellük Eden'e devredilmesine ilişkin koşulların düzenlenmesidir."; "Temlike Konu Alacak" başlıklı 3. maddesi "1- Temlik tutarımız 118.735-TL olup; temlike konu alacaklar aşağıda maddeler halinde sıralanmıştır. 2- Temlik Eden'in, hamili bulunduğu 22.02.2012 vadeli, 06.02.2012 keşide tarihli 240.000-TL bedelli bir adet bonodan doğan asıl alacak ile ferileri ; (doğacak olan harçlar temlik tutarına dahil değildir.)"; "Temlik Eden'in Yükümlülükleri" başlıklı 4. maddesi 1- Temlik Eden, III. Maddede belirtilen alacağını Temellük Edene kesin ve gayrikabili rücü olarak devir ve temlik etmiştir. İşbu devir ve temlik konusu alacağı Temellük Eden Borçlular'dan tahsil etme ve istifade hakkına sahiptir. 2- Temlik Eden'in temlik işlemi ile birlikte tüm alacak ve hakları sona ermektedir. Temlik Eden'in Genel Kredi Sözleşmesi ile ilgili bir talebi olmayacak, Temellük Eden tarafından da kendisinden hiçbir talepte bulunulmayacaktır." ve "Müşterek Hükümler" başlıklı 5. maddesi "1- Temellük Eden'in Borçlular hakkında herhangi bir yasal işlem yapıp yapmamakta serbest olduğu taraflarca kabul edilmiştir. Temellük Eden'in Borçlular'dan alacağını tahsil edememesi halinde Temlik Edene rücü hakkı bulunmadığı taraflarca gayrikabili rücü olarak kabul edilmiştir. Temellük Eden, işbu temlik gereğince Temlik Eden'den hiçbir hak ve alacak talebi olmadığını ve şimdiden gayrikabili rücü olarak Temlik Eden'i ibra eylediğini beyan eder. ..." hükümlerini içermektedir.

Temlik sözleşmesine konu 06/02/2012 tanzim, 22/02/2012 vade tarihli 240.000-TL bedelli lehdarı dava dışı şirket, borçlusu ..., müteselsil kefili ... olan bonodaki, ilk cironun şirkete, ikinci cironun davalıya ve son cironun da davacıya ait olduğu; davalının 22/02/2012 tarihli bono için protestoyu Hakan ve Murat'a gönderdiği ve ayrıca davacının 01/04/2013 tarihli aslını teslim aldığına dair bono üzerinde beyanının bulunduğu görülmüştür.

Somut olayda davacı, dava dilekçesinde davalının dava dışı şirketten olan alacaklarını müvekkiline temlik ettiği ve davalı şirkete karşı başlatılmış icra takip dosyasından şirketin ...Sigorta'dan olan alacağına haciz talimatı yazıldığını, ...Sigorta'nın 17.857-USD'yi davalıya yatırdığı beyan edilince, davalının ... Şubesi'ne İİK'nın 89/1. maddesine göre haciz ihbarnamesi gönderildiğini, davalının tahsil ettiği parayı icra dosyasına göndermediğini ve paranın davalı uhdesinde olduğunu belirterek, söz konusu paranın tahsili talebinde bulunmuştur.

Yukarıda belirtildiği gibi davacı, davalı bankanın dava dışı şirketle arasındaki 04/07/2008 tarihli genel kredi sözleşmesine hem müteselsilen kefil olmuş hem de kredi alacağının teminatı olarak taşınmazını ipotek etmiştir. Yani davacının davalı kredi alacaklısına karşı aynı zamanda müteselsil kefil sıfatı bulunmaktadır. Buna göre davalı banka ile dava dışı kredi borçlusu şirket ... ... AŞ arasında noterde akdedilen 18/08/2008 tarihli temliknamede, ... ... AŞ dava dışı ...Sigorta'dan olan alacağını davalıya temlik etmiştir. Temliknamede "İş bu sözleşme (temlikname), kullanılan nakdi ve gayrı nakdi kredilerin teminatına ilişkin olarak düzenlenmiş olup, Temlik Eden'e kullandırılan kredilerden doğmuş ve doğacak alacaklar dışındaki banka alacaklarını kapsamamaktadır." beyanı bulunmaktadır.

6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. maddesine göre, taraflar arasındaki kefalet sözleşmesi 04/07/2008 tarihli olduğundan, somut olayda 818 sayılı BK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.

Mülga 818 sayılı BK'nın kefalet sözleşmesinde kefilin alacaklıya kaşı haklarının düzenlendiği "Esbabı subutiyenin teslimi" başlıklı 499. (6098 s. TBK 592/3) maddesi "(1. fıkra) Alacaklı mekfulünbihi tediye eden kefilin borçluya rücu hakkını kullanmağa ve elinde bulunan rehinleri nakde tahvile medar olabilecek senetleri ona teslime mecburdur. (2. fıkra) Borç bir gayrimenkul rehin ile temin olunmuş ise alacaklı rehin hakkının kefile devri için ifası lazım gelen merasimi icra ile mükelleftir." ve "Borçlarını ifa etmiyen alacaklının mesuliyeti" başlıklı 500/1. (6098 s. TBK 592/1) maddesi "Alacaklı kefaletten dolayı tahakkuk eden borcun temini için kefelatin akdi esnasında tesis yahut sonradan istihsal olunan teminatı kefilin zararına olarak tenkıs eder veya elinde bulunan delaili elden çıkarırsa kefile karşı mes'ul olur." şeklinde düzenlenmiştir.

Somut olayda, davalı banka asıl borçludan temlik aldığı, uyuşmazlıktan çok önce bankaya bedellerini taksitler halinde ödeyeceği 125.000-USD'nin büyük bölümünü ...Sigorta'dan tahsil ettiği ve tahsil kabiliyeti bulunan temlik bedeli mevcut olduğu halde, müteselsil kefil-ipotek borçlusu davacıya yönelerek alacağını davacı müteselsil kefilden tahsil etmiştir. Bu nedenle kendi alacağı kalmadığında, aslında bankanın tasarrufunda olması gereken ve borcu ödeyen davacı müteselsil kefil yerine, mütemerrit asıl borçluya iade ederek davacının zararına sebebiyet vermiş, davacı da asıl borçluya ve diğer müteselsil kefillere karşı rücu talebinden bir sonuç alamamıştır. Davada dayanılan maddi vakıaların açıklanması taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak ise Hakime aittir. Davalı alacaklı banka, ...Sigorta'nın belirli vadelerde hesabına para gönderileceği açıkça belirtilen, yani belirli bir vadede tahsil edeceği miktarı cebri icra yoluna başvurarak, davacı ipotek borçlusundan tahsili yoluna gitmiş, alacağını müteselsil kefilden tahsil ettikten sonra da, asıl borçlunun kendisine devir ve temlik ettiği parayı asıl borçlunun hesabına ödeyerek elinden çıkarmak suretiyle, davacı müteselsil kefilin zararına sebebiyet vermiştir.

Buna göre davalı kredi alacaklısı, davacıyla arasındaki kefalet sözleşmesinin akdinden sonra, dava dışı borçluyla aralarındaki 12/08/2008 tarihli temliknameyle kefil olunan borç için borçludan -nakit alacak temliki- suretiyle teminat almıştır. O kapsamda, temliknameye konu ...Sigorta'nın borçluya olan borç ödemelerini belirtilen tarihlerde tahsil etmiştir. Ancak temlikname kapsamında olan ve borçlu şirketin ...353 nolu hesabına 01/08/2013 tarihinde gönderilen (17.857-USD'nin aynı tarihte 1,933-TL kurdan çevrilerek karşılığı) 34.517-TL ise şirketin ...351 nolu hesabına yatırılarak şirket yetkilisi ... tarafından aynı gün çekilmiştir. Davalı hem temlikname hem de davacının ipotekli taşınmazının tahsili için başlattığı takip kapsamında yaptığı tahsilatlar sebebiyle, alacağını almış olduğundan belirtilen ödemeyi kredi borçlusunun hesabında serbest bırakmıştır. Ancak 818 sayılı BK'nın 500. maddesi anlamında, davalı kefaletten sonra borçludan aldığı söz konusu teminat sebebiyle davacı kefile karşı sorumludur. Bu sorumluluk kapsamında da, kredi borçlusu şirkete ve diğer kefillere karşı başlattığı kambiyo takibinde alacağını tahsil edemeyerek zarara uğradığı açık olan davacının, davalıdan uğradığı zarar kapsamında davaya konu ettiği tutarı talebinde haklıdır. Davacı, davalıyı talep ettiği alacak bakımından davadan önce temerrüde düşürmediğinden alacağa dava tarihinden itibaren taleple bağlı kalınarak yasal faiz işletilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi yerinde olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından yeniden aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1340 Esas - 2019/1061 Karar sayılı 19/11/2019 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;

"Davanın kabulü ile 34.749,72-TL'nin 22/10/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,"

İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;

"Alınması gereken 2.373,75-TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 593,45-TL nin mahsubu ile kalan 1.780,30-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine,

Davacı tarafça yatırılan 618,65-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacı tarafından yapılan 1.200-TL bilirkişi ücreti, 195,70-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 1.395,70-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

Davacı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 34.749,72-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,"

Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,

Davacı tarafından sarf edilen 87,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yasa yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 10/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/890, K. 2026/1080, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-890-e-2026-1080-k-9ec1123b7fc4