Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1014 E. 2026/1033 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1014
Karar No
2026/1033
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/1014

KARAR NO : 2026/1033

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 08/02/2023

NUMARASI : 2018/1220 Esas - 2023/146 Karar

DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 30/12/2018

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/06/2026

Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; taraflar arasındaki kitap bayiliği ve iadeli kitap satış sözleşmesi mukabilinde keşidecisi ..., lehtarı davalı şirket olan 31/10/2017 vadeli 5.000-TL bedelli, 30/11/2017 vadeli 5.000-TL bedelli, 31/12/2017 vadeli 5.000-TL bedelli, 31/01/2018 vadeli 5.000-TL bedelli, 28/02/2018 vadeli 3.000-TL bedelli, 31/03/2018 vadeli 4.000-TL bedelli ve 30/04/2018 vadeli 3.000-TL bedelli bono olmak üzere 7 adet ve 30.000-TL'lik bonoların ileride mal teslim edilmesi karşılığında davalıya verildiğini, sözleşme kapsamında bir kısım teslim edilen kitaplar karşılığında 15.000-TL karşılığı olan 3 adet bononun ödendiğini, iade alınması gereken 6.074-TL tutarlı kitapların iade alınacağı bildirilmesine rağmen iade alınmadığı gibi, yeni sipariş kitapların da davacıya teslim edilmediğini, davalı tarafça davacıya sözleşme kapsamında fatura karşılığı toplam 17.732-TL iadeli kitap teslim edilmiş olup, bu kitapların ise 6.074-TL'lik kısmının iade alınması gerekirken iade alınmadığını, davacının internet üzerinden bayiliğini kaldıran davalının, kötü niyetli olarak bedelsiz kalan 31/01/2018 vadeli ve 5.000-TL bedelli bonoya dayalı olarak İstanbul 36. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip sayılı dosyasından icra takibi başlattığını belirterek, 6.074-TL tutarlı iadeli kitapların tespiti ile davalıya iadesine, davacının davalıya sözleşme kapsamında 18.342-TL borcu olmadığının tespitine, (İstanbul 36 İcra Dairesinin ... esas sayılı takip sayılı dosyasına konu 31/01/2018 vadeli 5.000-TL bedelli bono ile icraya konmamış olan 28/02/2018 vadeli 3.000-TL bedelli, 31/03/2018 vadeli 4.000-TL bedelli ve 30/04/2018 vadeli 3.000-TL bonoların bedelsiz olduğunun ve bu bonolar nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti ve takibin iptali ile bonoların iadesine), fazla ödenen 3.342-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya iadesine, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

ISLAH: Davacı vekili 12.01.2023 tarihli dilekçesinde; icra takibinde müvekkilince davalıya toplam 21.056,20-TL ödeme yapıldığını, bu suretle icra takibinde fazla ödenen tutar 15.906,20-TL olup bunun 3.342-TL'sinin dava dilekçesi ile talep edildiğini belirterek, 28/02/2018 vadeli 3.000-TL bedelli, 31/03/2018 vadeli 4.000-TL bedelli ve 30/04/2018 vadeli 3.000-TL tutarlı bonolar nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibine konu bononun 2.758,16-TL'lik kısmı nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, icra takibinde icra baskısı ile ödenen 15.906,20-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili; davacı tarafın müvekkiline borçlu olduğunun kambiyo senetlerinden anlaşıldığını, müvekkilinin 6.074-TL kitap iadesi alınacağına ilişkin bir taahhüdünün bulunmadığını, müvekkilinin sözleşme kapsamında 17.732-TL iadeli kitap teslim edeceği ve bu kitaplardan 6.074-TL'lik kısmının iade edileceği iddiasının gerçek dışı olduğunu, takibe konu senet incelendiğinde, bedelin malen alındığının davacı tarafın kabulünde olduğunu, senedin bedelsiz olduğunu davacı tarafın ispatlamak zorunda olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davacı ile davalı arasında bayilik ilişkisi bulunduğu, bayilik sözleşmesi kapsamında davacıya teslim edilen bir kısım kitapların müfredat değişikliği nedeniyle satılamadığı, davacının bu kitapların davalıya iadesi ile davalıya verilen bonolardan dolayı ve icra takibinden dolayı menfi tespit ve istirdat isteminde bulunduğu, davacı ve davalının ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, her iki taraf defterine göre davalının davacıdan 31.01.2018 vade tarihli 5.000-TL'lik bono dolayısıyla icra takip tarihi olan 13.12.2018 tarihi itibariyle toplam 5.144,49-TL, takipten sonra işleyen faiziyle birlikte dava tarihi itibariyle 5.191,18-TL alacaklı olduğu, davacının takip bedelini ödemesi gerektiği ve bu senede ait icra takibine karşılık, davacı tarafından dava tarihinden sonra 26.06.2020 tarihinde 7.610,98-TL, 09.07.2020 tarihinde 13.445,22-TL olmak üzere toplam 21.056,20-TL ödeme yapıldığı, davacı vekilinin ıslah dilekçesinde istirdat ve usule aykırı menfi tespit talebinde bulunduğu, davacının dava tarihi itibariyle 5.191,18-TL (davacının elinde kalan 2.902,62-TL bedelli kitapları iade faturası ile yayınevine göndermediği, bu nedenle üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmeyen davacının borcundan kitap bedelinin düşülmediği) davalıya borçlu olduğu, takip dosyası dolayısıyla 21.056,20-TL ödeme yaptığı, 21.056,20-5.191,18= 15.906,20-TL fazla ödemenin davacıya iade edilmesi gerektiği anlaşıldığından, davacının istirdat isteminin kabulüne karar vermek gerektiği, davalının takibe konu edilmeyen bonolar için icra takibini yapmasını gerektirecek bir cari hesap alacağının bulunmadığının alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği ve bu bonoların bedelsiz kaldığı anlaşıldığından, takibe konu edilmeyen 28.02.2018 vadeli 3.000-TL bedelli, 31.03.2018 vadeli 4.000-TL bedelli ve 30.04.2018 vadeli 3.000-TL bedelli bonolardan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, bonoların davacıya iadesine karar vermek gerektiği, kitapların davalıya iadesi talebi yönünden ise; yayın sektöründe sezon sonu hesap kapatmalarda belirli bir oranda iade kabul edilmesinin normal olduğu, kırtasiyeci ya da kitapçının iade etmek istediği kitapları bir iade faturası ile aldığı yayınevine göndermesinin sektörde bir teamül olduğu, davacının sezon başında aldığı ve program değişikliği nedeni ile iade etmesi gerekirken bunu yapmadığı, bu yönüyle kusurlu olduğu, davalının da mahkemeden bu yönde talebinin olmadığı, davacının iade etmesini engelleyen/mahkemeyi aracı kılacak bir durumun bulunmadığı, kaldı ki davacının istirdat talep ettiği 15.906,20-TL ve takip dosyası nedeniyle ödediği 21.056,20-TL dikkate alındığında, kitap bedelinin icra dosyası borcundan düşülmesinin sonuca etkili olmadığı, bu nedenle davacının iade yönünde hukuki yararının da bulunmadığı, koşulları oluşmadığından tazminat talebinin de reddinin gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, takibe konu edilmeyen 28.02.2018 vadeli 3.000-TL bedelli, 31.03.2018 vadeli 4.000-TL bedelli ve 30.04.2018 vadeli 3.000-TL bedelli bonolardan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, bonoların davacıya iadesine, davacının istirdat istemi yönünden İstanbul 36. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında ödenen 3.342-TL'nin 26.06.2020 ödeme tarihinden itibaren, 12.564,20-TL'nin 08.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tazminat talebinin reddine, kitapların davalıya iadesi talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili; İstanbul 36. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takip 5.000-TL üzerinden başlatılmış olup, takip masraflarıyla birlikte yaklaşık 21.000-TL-22.000-TL civarında bir rakama ulaştığını, icra dosyasında davalının borcu olan miktar dışında bir miktar bulunmadığını, nitekim 25.05.2021 tarihli kök raporda tarafların defterlerine göre müvekkilinin 5.144,49-TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, alınan ek raporda davacının 2.902,62-TL tutarında kitabı satamadığı ve bu miktarda kitabın iade edilmesi gerektiğini belirtildikten sonra, iade edilmeyen kitap bedellerinin müvekkilinin alacağından düşüldüğünü, dava dilekçesinde herhangi bir ayıplı ürün iddiası olmayıp, davacının iddiasının iade edilmesi gereken kitapların iade alınmaması olduğunu, mahkemece müvekkilinin dava tarihi itibari ile 5.191,18-TL alacaklı olduğu belirtmişken, bu dosya için yapılan masrafları, gecikme faizini, vekâlet ücretini, icra tahsil harçlarını dikkate almaksızın icra dosyasına ödenen 21.056,20-TL'den bu masrafları düşmeyip sadece ana para olan 5.181,18-TL’yi düşerek 15.906,20-TL fazla tahsilat yapıldığına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacının 3.342-TL’nin iadesine yönelik talebinin dayanağının bulunmadığını, zira dava tarihi olan 30.12.2018 tarihinde davacının müvekkiline bu tutarda bir ödemesinin söz konusu olmadığını, icra dosyasına yapılan ödemelerin 26.06.2020 ve 08.07.2020 tarihli olduğunu, bu nedenle mahkemece bu tutarda ödemeye hükmedilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin icra takibinde alacaklı olduğu tespit edilmesine rağmen istirdat kararı verilmesinin hatalı olduğunu, davacının icraya konulmayan senetler yönünden müvekkilinden senetlerin iadesini talep etmediğini, müvekkilinin 5.000-TL’lik senedi takibe koyduğunu, 10.000-TL tutarlı senetlerin ise icra takibine konulmadığını, bu nedenle mahkemece bu senetler yönünden müvekkili aleyhine hüküm kurulmasının doğru olmadığını, davacının dayanak gösterdiği sözleşmelerinde müvekkili firmanın imzasının bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin sözleşmeyle bağlı kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesinde dava değerinin 18.342-TL olarak belirlendiğini, ancak mahkemece dava değerinin neye göre belirlendiğinin anlaşılmadığını, mahkemece dava dilekçesinde yer almayan delillerin dikkate alındığını, davacının 6.074 TL’lik kitap iadesine ilişkin talebinin reddine rağmen mahkemece bu konuda hüküm kurulmadığını ve müvekkili lehine vekalet ücreti takdir edilmediğini, ayrıca davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, mahkemece harç kontrolü yapılmadan davanın yürütüldüğünü belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE: Dava, bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ile icra takibinde ödenen tutarın istirdatı istemine ilişkindir.

Kural olarak kambiyo senetleri soyut borç ikrarını içeren senetlerdir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. Diğer yandan senette borcun nedeni “mal” ya da “nakit” olarak belirtilmişse, senette yazılı borç sebebine dayanılacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır. Bu kapsamda bonoda malen kaydı bulunduğunda, bu bono karşılığında mal teslim alındığı yolunda karine vardır. Bu durumda bonodaki kaydın aksini iddia eden tarafın, malı teslim almadığı yolundaki iddiasını yazılı delille veya yemin delili ile kanıtlaması gerekir.

Somut olayda; davacı tarafından davalıya kitap alımına ilişkin avans olarak, keşidecisi davacı olan 11.09.2017 keşide tarihli, 31.10.2017 vadeli 5.000-TL bedelli, 30.11.2017 vadeli 5.000-TL bedelli, 31.12.2017 vadeli 5.000-TL bedelli, 31.01.2018 vadeli 5.000-TL bedelli, 28.02.2018 vadeli 3.000-TL bedelli, 31.03.2018 vadeli 4.000-TL bedelli ve 30.04.2018 vadeli 3.000-TL bedelli olmak üzere toplam 30.000-TL bedelli 7 adet bono verildiği, bonolardan 31.01.2018 vade tarihli 5.000-TL bedelli bononun davalı tarafça İstanbul 36. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında icra takibine konulduğu ve takibin kesinleştiği, davacı tarafından icra dosyasına 26.06.2020 tarihinde 7.610,98-TL ve 08.07.2020 tarihinde 13.445,22-TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.

Öncelikle yargılama sırasında ileri sürülmeyen zamanaşımı definin istinaf aşamasında ileri sürülmesi mümkün olmadığından, davalı vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.

Mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde yaptırılan inceleme sonucu düzenlenen 25.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacının ticari defterlerine göre davalıdan 2017 ve 2018 yılında toplam 11.091,98-TL tutarlı mal alımı yaptığı, ayrıca ...'in davalıya olan 6.859,48-TL borcunun da davacı tarafından devralındığı, böylece davacı borcunun 17.951,46-TL olduğu, kendi defterlerine göre davacının davalıya takip tarihi itibariyle 5.144,46-TL borçlu olduğu, davalının ticari defterlerine göre de takip tarihi itibariyle davacıdan 5.144,49-TL alacaklı olduğu, davacı tarafça davalıya verilen bonolardan 31.10.2017 ve 30.11.2017 tarihli her biri 5.000-TL bedelli bonoların ödenmiş olduğu, ayrıca davacı tarafından davalıya bankamatik ile 04.01.2018 tarihinde 2.002-TL ve 21.02.2018 tarihinde 989-TL olmak üzere toplam 2.991-TL ödeme yapıldığı, böylece davalıya yapılan ödeme toplamının 12.991-TL olduğu, ayrıca icra takibinde davacı tarafça senede karşılık toplam 21.056,20-TL ödeme yapıldığı, davalının davacıdan aldığı 7 adet senedi davacı cari hesabına alacak kaydettiği, tahsil edilemeyenlerin ise borç kaydedildiği, davalının diğer senetler için icra takibi yapmasını gerektirecek bir cari hesap alacağının bulunmadığı bildirilmiş; 21.06.2022 tarihli ek bilirkişi raporunda ise; yayın sektöründe sezon sonu hesap kapatmalarda belirli bir oranda iade kabul edilmesinin normal olduğu, davacının sezon başında aldığı ve program değişikliği nedeni ile iade etmesi gereken kitapları iade faturası ile iade etmesi gerekirken bunu yapmadığı, davacının program değişikliği nedeniyle elinde kalan kitapların bedelinin 2.902,62-TL olduğu, davacının 5.144,46-TL bakiye borcundan hesaplanan 2.902.62-TL iade tutarı düşüldüğünde davacının davalıya 2.241,84-TL borcunun kaldığı, davacıya ait 31.01.2018 vadeli 5.000-TL bedelli, 28/02/2018 vadeli 3.000-TL bedelli, 31.03.2018 vadeli 4.000-TL bedelli ve 30.04.2018 vadeli 3.000-TL bedelli bonoların yukarıda belirtilen miktar dışında bedelsiz kaldığı görüşü bildirilmiştir.

Bu tespitlere göre davacı tarafından davalıdan fatura karşılığı alınan mal bedeli ile dava dışı ...'in davalıya borcunun devralınması sonucunda, davacının davalıdan toplam 17.951,46-TL mal alımı yaptığı anlaşılmaktadır. Bunun karşılığından davacı tarafından davalıya 31.10.2017 ve 30.11.2017 vadeli senetler toplamı 10.000-TL ve bankamatik yoluyla 2.991-TL ödeme yapıldığı tespit edilmiş olmakla, davalının noter ve protesto masrafı olan 184-TL ile birlikte bakiye 5.144,46-TL alacağı kalmıştır. Davalı tarafça da bakiye alacak için 31.01.2018 vadeli 5.000-TL bedelli bono takibe konulmuş ve kesinleşen icra takibinde davacıdan toplam 21.056,20-TL tahsilat yapılmıştır. Dolayısıyla takibe konu bono bedelsiz olmayıp, bono bedelini aşar tutarda davacı borcu bulunduğundan bonoya dayalı takipte davacıdan tahsil edilen tutarın istirdatı koşulları oluşmamıştır. Bu kapsamda mahkemece, icra takibinde yapılan tahsilattan işlemiş faiz ve ferileri dikkate alınmaksızın davacının bakiye cari hesap ana para borcu mahsup edilerek kalan tutar yönünden istirdata karar verilmesi hatalıdır. İcra takibine konu edilmeyen 11.09.2017 keşide tarihli 28.02.2018 vadeli 3.000-TL bedelli, 31.03.2018 vadeli 4.000-TL bedelli ve 30.04.2018 vadeli 3.000-TL bedelli bonoların ise karşılığında mal verilmemesi nedeniyle bedelsiz kaldığı tespit edilmiş olmakla, bu bonolar yönünden menfi tespit isteminin kabulü yerindedir.

Davacı tarafça dava dilekçesinde 6.074-TL tutarlı kitapların davalıya iadesi talep edilmişse ise de, mahkemece kitapların davacı tarafça iadesi mümkün olup mahkemeyi aracı kılmasını gerektirecek bir durum bulunmadığı gerekçesiyle bu talep reddedilmiştir. Ancak dava dilekçesinde yer alan bu talep davacı tarafça da dava değeri arasında gösterilmediği gibi, bu talebe ilişkin bir harç yatırılmamıştır. Bu nedenle bu konuda usulüne uygun olarak açılmış bir davanın varlığından söz edilemeyeceğinden, mahkemece reddedilen bu istem yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi yerindedir.

Açıklanan nedenlerle; davacının istirdat isteminin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak "davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir.

HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/02/2023 Tarih 2018/1220 Esas 2023/146 Karar sayılı kararın HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;

"Davanın kısmen kabulüne, keşidecisi davacı ve lehtarı davalı olan 11.09.2017 keşide tarihli 28.02.2018 vadeli 3.000-TL bedelli, 31.03.2018 vadeli 4.000-TL bedelli ve 30.04.2018 vadeli 3.000-TL bedelli bonolar nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının İstanbul 36. İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine konu 31.01.2018 vade tarihli 5.000-TL bedelli bonoya dayalı menfi tespit ve istirdat isteminin reddine, 6.074-TL tutarlı kitap iadesi talebi bakımından harcı yatırılmak suretiyle usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından, bu istem hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, davacının kötü niyet tazminatı isteminin reddine"

İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;

"Alınması gereken 732-TL nispi karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 313,24-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 418,76-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

Davacı tarafından yatırılan 349,14-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacı tarafından yapılan 2.500-TL bilirkişi ücreti ve 234,55-TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.734,55-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 1.490,60-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,

Davacı lehine taktir olunan 10.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davalı lehine taktir olunan 8.342-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Yatırılan 442,45-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine,

Davacı tarafça yapılan 40-TL istinaf yargı giderinin davanın kabul oranına göre hesaplanan 22-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,

Davalı tarafça yapılan 91-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranına göre hesaplanan 41-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/1014, K. 2026/1033, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1014-e-2026-1033-k-abddacc2ee59