Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/853 E. 2026/1117 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/853
Karar No
2026/1117
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/853

KARAR NO : 2026/1117

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 20/04/2026

NUMARASI : 2024/375 Esas - 2026/323 Karar

DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 14/06/2024

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/06/2026

Konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA: Davacı vekili; müvekkilinin ... Bankası Yakuplu/Beylikdüzü Şubesi’nin ... seri numaralı, 01.06.2024 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul olan 565.000-TL (Beşyüz altmış beşbin) bedelli çekin hamili olduğunu çekin rızası dışında elinden çıktığını, İstanbul 2. ATM'nin 2024/269 E. sayılı dosyasında çek zayi davası açtıklarını ve çeke tedbir konulduğunu, dava devam ederken davalının çeki elinde bulunduran sıfatı ile ortaya çıktığını, mahkemece kendilerine çek istirdatı davası açmak üzere süre verildiğini, dava konusu çekin hak sahibi ve hamilinin müvekkili olduğunu, davalının elinde bulunduran sıfatı ile taraf olarak bulunmakta olup dava konusu çekteki müvekkilinden sonraki ciroların davalı şirket yetkili ve akrabalarına ait olduğunu, davalı ve davalının şirket ortakları arasında müvekkilinin hiç bir ticari alışverişi olmadığını, davalının kötü niyetli hamil olduğunu belirterek dava konusu çekin istirdatını istemiştir.

CEVAP: Davalı vekili; dava konusu çekin yetkili hamilinin müvekkili olduğunu, çekin (dava dışı) ... (Eski ...) ...'den kendisine verilen bir borca istinaden teslim alındığını, ekte sundukları cari hesaptan da görüleceği üzere müvekkili şirket bünyesinde ... ...'e verilen borç tutarlarının görüldüğünü, borcun (dava konusu) çek ile ödendiğini, tahsili amacıyla çekin icra takibine konu edildiğini, ... ...'in kendisinden önceki ciranta ile olan ilişkisini bilmediklerini, davacı tarafın iddialarının kötü niyetli olup süreci uzatarak müvekkilinin mağduriyetini sağlamak amacı taşıdığını belirterek davanın reddine karar verilmeni istemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; dava konusu çekin 10/06/2024 tarihinde ... Bankası Ünye Şubesine ... Ltd Şti tarafından ibraz edildiğini, üzerinde mahkemenin ödeme yasağı kararı bulunduğunu, ... Bankası Yakuplu Beylikdüzü Şubesi'nin 11.06.2024 tarih, ... nolu, 2024/269 Esas hakkında konulu yazılarından anlaşıldığını, davacı tarafın kaybolduğu belirtilen ve istirdata konu çek nedeniyle suç duyurusunda bulunup bulunmadığı, bulunmuş ise dosya numarasını bildirmesi için 26.06.2024 tarihli tensibin (2) nolu ara kararı ve 23.12.2024 tarihli ön inceleme duruşmasının (7) nolu ara kararı ile iki kez süre verilmiş, davacı vekili bu konuda beyanda bulunmadığı, alınan bilirkişi raporunda ... ve ... ile, ticari ilişki bulunmadığını, ...'in isminin birkaç hesap içerisinde geçtiğini, 101 alınan çekler, 102 bankalar, 335 ödenecek ücretler ve 340 alınan sipariş avansları hesaplarında muhtelif tarihlerde işlemler gerçekleştiğini, davaya konu çeke ilişkin kaydın 05.01.2024 ve 01.06.2024 tarihlerinde gerçekleşen işleme konu olduğunu, ancak ...'e ilişkin hesapların hiç birisinde alış ve satış işlemi bulunmadığını, yine ...'in isminin birkaç hesap içerisinde geçtiğini, ...'in şirket ortağı olup, söz konusu hesapların da bu çerçevede gerçekleştirildiğinin belirlendiği, dava konusu çek aslı, icra dosya borcu dava dışı keşideci ... tarafından ödenerek 03.07.2024 tarihinde kendisine teslim edildiğini, dava menfi tespit istemine ilişkin olmadığından İİKnın 72/6.maddesi gereğince bedel istirdatına dönüşmesi mümkün olmadığını, davanın başında davalı çeki elinde bulunduran konumundayken yargılama sırasında çek aslı fiziken elinden çıkmış, dava dışı keşideci ...'ya geçtiğini, davalının elinde dava konusu çek bulunmadığından dava konusuz kaldığını, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı taraf, davalının dava konusu çeki iktisabında ağır kusurlu veya kötü niyetli olduğunu ispat edemediğinden, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; dava konusu yapılan çek istirdatı davasında dava sırasında çek bedeli ödenmiş olmakla davanın bedele dönüşmüş olmakla davalının haksız olarak aldığı bedel yönünden davanın değerlendirilmesi lazımken mahkemece usulden davanın reddi kararı doğru olmadığını, ekte emsal kararlar sunduklarını, dava sırasında çekin ödenmesi durumunda davaya bedel yönünden devam edilmesi gerektiğini, mahkemenin davalının çeki elde etmekte kusurunun ispatlanamadığı tespiti yerinde olmadığını, davalı yan kötüniyetli hamil olup müvekkilinden sonraki ciro davalı şirketin sahibinin cirosu olup davalı ile müvekkili arasındaki çek alışverişini bilebilecek konumda olan veya bilmesi gereken konumda olduğunu, ciro göstermelik ciro olup davalı yan müvekkilinden sonraki hamil olarak kabul edilmesi gerektiğini, defter incelemesinden de davanın haklı olduğu anlaşılacak olup yerel mahkemenin davalının kötüniyetinin ispat edilememiş olduğu tespiti yerinde olmadığını, şirket sahibi ile davalı şirketin cirolarının ayrı ciro imiş gibi kabulü hukuka uygun olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE : Dava, 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesine dayalı olarak çek( bedelinin) istirdatı istemine ilişkindir.

Dava konusu çekin keşidecisinin ..., keşide tarihinin 01.06.2024, bedelinin: 565.000-TL, lehdar ve 1.cirantanın davacı ..., 2.cirantanın: ... ("..." olarak düzeltilmiştir), 3.Cirantanın: ...,çeki ibraz eden son hamil; Davalı ... Ltd Şti dir.

TTK’nın 792. maddesine göre, "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' TTK'nın 790. maddesinde ise, "cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır" hükmü düzenlenmiştir.

Çek istirdatı davalarında davacı çekin yetkili hamili olduğunu, çekin rızası hilafına elinden çıktığını ve davalının çeki kötüniyetle iktisap etmiş veya çeki iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekir. Çeki elinde bulunduran davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır.

Somut olayda, davaya konu çekin lehdarının davacı olduğu, lehdar davacı cirosunu takip dene iki gerçek kişinin cirosundan sonra davalı şirkete geçtiği davalı tarafından başlatılan icra takibinde keşideciden tahsil edildiği anlaşılmaktadır. Dava dilekçesinde; davacı çekin gerçek hamili olduğunu ileri sürerek çekin istirdadını istediği, buna göre çek istirdadı davasının görülebilmesinin mümkün olduğu sonucuna varılmasının hatalı bulunduğu ,istirdat talebinde bulunabilmek için çekin ödenmemiş olması gerekmediği; davacının çek üzerinde hak iddia ettiği anlaşılmakla sonucu itibariyle çek ister muhatap bankaya hamil tarafından tarafından ibrazında, gerekse icra takibine konu edilerek çek borçlularının herhangi biri tarafından ödenmesi halinde çekin hamili olduğunu ileri süren kişi bedelini tahsil eden hamilden talep edebilecektir. Eldeki davanın bir menfi tespit davası olmadığı, bu nedenle İİK'nın 72 maddesi kapsamında açılan bir istirdat davası da olmadığı gözetilerek tedavülü sona eren çekin keşideciden de geri alınması sözkonusu olmadığından çek bedelini keşidecinin ödemesi nedeniyle dava konusuz kalmamaktadır. Davanın esası bakımından karar verilmesi gerekirken konusu kalmayan dava nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yerinde bulunmamıştır.

Öte yandan karar gerekçesinde; "Davacı taraf, davalının dava konusu çeki iktisabında ağır kusurlu veya kötü niyetli olduğunu ispat edememiştir. Bu konuda bir ceza davası da yoktur. Dosyaya sunulan deliller davalının ağır kusurunu veya kötü niyetli olduğunu ispata yeterli bulunmamıştır. Bu nedenle davacı tarafı yargılama giderlerinden sorumlu tutmak gerekmiştir " denilmiş ise de tüm yargı gideri ve vekalet ücreti davalıya yükletilmiş olup; karar gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluştuğundan bu kısım HMK nın 297. maddesine aykırılık teşkil ettiğinden resen incelenerek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.

Açıklanan nedenlerle ; Davacı vekilinin esasa ilişkin istinaf nedenleri incelenmeden istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/375 Esas - 2026/323 Karar sayılı 20/04/2026 tarihli kararının, HMK'nın 353(1)a-4-6 gereği KALDIRILMASINA;

"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"

Yatırılan 732-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/853, K. 2026/1117, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-853-e-2026-1117-k-bfc632b3cf11