İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/137 E. 2026/777 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/137
Karar No
2026/777
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/137 Esas KARAR NO : 2026/777

DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) DAVA TARİHİ : 16/02/2026 KARAR TARİHİ : 20/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkili ... Şirketi'nin otomotiv yedek parça sektöründe faaliyet gösterdiğini, ...Şirketi'ne ödeme amacıyla keşide edilen 31/12/2025 keşide tarihli, 240.000,00TL bedelli ve ... seri numaralı ... çekinin lehtar şirket çalışanı ...'ya teslim edildiğini, ancak söz konusu çekin kargo taşıması sırasında çalındığını, çekin lehtar şirket imza yetkilisinin eline hiç ulaşmadığını ve ciro edilmediğini, çek üzerindeki imza ve kaşenin sahte olduğunu, davalı ... Şirketi'nin çeki ağır kusurlu ve kötü niyetli olarak iktisap ettiğini, faktoring şirketinin Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman Ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/2. maddesi ile ilgili yönetmeliğin 5. maddesine aykırı şekilde gerekli istihbarat araştırmasını yapmadığını, çekin ciro zincirinin kopuk olduğunu, davalı şirketin yetkili hamil sıfatını taşımadığını, müvekkil şirketin telafisi imkansız zararlarla karşılaşmaması adına İİK 72/2 uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, dava konusu çekten dolayı müvekkil şirketin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile davacı tarafından ... Şirketi keşidecisi, ...Şirketi lehtarı olan, ... keşide yerli, 31/12/2025 keşide tarihli, 240.000,00TL bedelli ve ... seri numaralı ... çeki hakkında açılan menfi tespit davasının süresinde açılmadığını ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu belirttiğini, çekin 6361 sayılı kanun uyarınca gerekli koşullar sağlanarak temlik alındığını ve müvekkili şirketin çekin yasal hamili olduğunu ifade ettiğini, faktoring işlemlerinin kanuni mevzuata uygun şekilde faturalandırılmış alacaklar üzerinden gerçekleştirildiğini ve ciro silsilesinin muntazam olduğunu vurguladığını, dava konusu çekin ... ile müvekkili şirket arasında akdedilen faktoring sözleşmesi uyarınca devralındığını ve faturaların Finansal Kurumlar Birliği Merkezi Fatura Kayıt Sistemi üzerinden teyit edildiğini açıkladığını, davacının kötü niyetli hamil iddiasının gerçeği yansıtmadığını ve müvekkilinin 6361 sayılı kanunun 9/3 maddesi uyarınca iyi niyetli yasal hamil olduğunu savunduğunu, davacının çekin kargoda çalındığı ve lehtar imzasının sahte olduğu yönündeki iddialarının reddi gerektiğini belirttiğini, basiretli bir tacir olan davacının kıymetli evrakı güvensiz yollarla göndermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürdüğünü, Sürat Kargo'ya müzekkere yazılarak çekin akıbetinin sorulmasını talep ettiğini, davacının lehtar imzasına itiraz etme hakkının bulunmadığını ve bu iddianın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ettiğini, 18.09.2025 tarihinde davacı keşideci ile yapılan görüşmede çekin mal alım satımı karşılığında keşide edildiğinin teyit edildiğini ve bu görüşmeye ilişkin ses kaydının dosyaya sunulacağını bildirdiğini, müvekkilinin tüm yasal yükümlülüklerini yerine getirdiğini belirterek davanın esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini ve davacının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... 30. İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı dosyası, ....8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas, ... 7. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı, ... 29. İcra Müdürlüğünün ... Esas, ... 12. İcra Müdürlüğünün ...Esas, ... 37. İcra Müdürlüğünün ... Esas, ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile ...A.Ş. ... Ticaret Sicili Müdürlüğü, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, İİK'nın 72. maddesine dayalı, çekten kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. Dava konusu çekin davacı tarafından lehtar .... Şti. adına keşide edildiği ve davacının keşideci imzasının kendisine ait olduğu taraflar arasında çekişmesizdir. Çekin arka yüzünde sırasıyla lehtar... Ticaret Ltd. Şti., ... Şti. ve ... A.Ş. kaşe ve imzaları ile davalı ...A.Ş.'nin kaşe ve imzası bulunmaktadır. Davalı, çeki faktoring müşterisi ...A.Ş.'nin .... Şti.'ye düzenlediği 15.09.2025 tarih ve ... numaralı faturadan doğan alacağın 240.000,00 TL'lik kısmına karşılık olarak, 18.09.2025 tarihli alacak bildirim formu ve ödeme araçları tevdi bordrosu ile temlik almış ve faktoring müşterisine 195.238,50 TL ön ödeme yapılması talimatı verilmiştir. Lehtar imzasının sahte olduğu iddiası yönünden; TTK'nın 790. maddesi uyarınca cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, hakkını birbirini izleyen ve kesintisiz bir ciro silsilesine dayandırırsa yetkili hamil sayılır. Ciro silsilesinin düzenliliği, cirolar arasındaki zincirleme bağlılığın dış görünüşüne göre denetlenir. Cirantalardan birinin imzasının sahte olması ciro silsilesinin düzenliliğini etkilemez. Kambiyo senetlerinde imzaların bağımsızlığı ilkesi gereğince, imzası taklit edilen kişinin ileri sürebileceği sahtelik defi o kişiye özgü olup senedi gerçek imzasıyla düzenleyen keşidecinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Davacı, keşideci imzasını inkâr etmemektedir. Bu nedenle lehtar imzasının sahte olup olmadığı uyuşmazlığın çözümüne etkili bir vakıa olmadığından, davacı vekilinin çek aslının celbi ile lehtar imzası üzerinde imza incelemesi yaptırılması talepleri yerinde görülmemiştir. Çekin rızası dışında elden çıktığı iddiası yönünden; TTK'nın 792. maddesi uyarınca herhangi bir suretle bir çek kendi elinden çıkmış olan kimse, çeki eline geçiren hamili, ancak hamil çeki kötüniyetle iktisap etmiş veya iktisapta ağır bir kusuru bulunmuş ise çeki geri vermeye zorlayabilir. Hamilin, TTK'nın 790. maddesi uyarınca ciro silsilesi ile hakkını ispat etmesi hâlinde iyiniyetli olduğu kabul edilir (TMK m. 3). Hamilin çeki kötüniyetle veya ağır kusurla iktisap ettiğini ispat yükü, bunu ileri süren davacıdadır (TMK m. 6). Faktoring şirketlerine yapılan devirler bakımından da 6361 sayılı Kanun'un 9/3. maddesi aynı esası benimsemiş, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişinin, faktoring şirketinin senedi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğini ispat etmedikçe kişisel defilerini faktoring şirketine karşı ileri süremeyeceğini düzenlemiştir. Somut olayda çekin lehtar şirkete gönderilmek üzere kargoya verildikten sonra çalındığı yönündeki iddianın doğru olduğu kabul edilse bile davalının çeki iktisap ettiği tarihte bu durumu bildiğinin veya en basit dikkat ve özeni göstermesi hâlinde bilebilecek durumda olduğunun ispat edilmesi gerekmekte olup dosya kapsamında bu hususun ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Faktoring mevzuatına aykırılık iddiası yönünden; 6361 sayılı Kanun'un 9/2. maddesi ve Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 5. maddesi, faktoring şirketlerinin fatura ile tevsik edilmeyen alacakları devralmamalarını ve müşterilerini tanıyacak şekilde istihbarat çalışması yapmalarını öngörmektedir. Bu yükümlülüklere aykırılık, idari yaptırım konusu olup kendiliğinden kambiyo senedini geçersiz kılmaz ve hamilin kötüniyetli olduğu sonucunu doğurmaz; ancak hamilin iktisapta ağır kusurlu olup olmadığının değerlendirilmesinde gözetilir. Davalı, dava konusu çeki faktoring sözleşmesine, alacak bildirim formuna ve ödeme araçları tevdi bordrosuna dayalı olarak, faturaya bağlı bir alacağın temliki karşılığında devralmıştır. Faturanın borçlusu, çek üzerinde yer alan ve çeki faktoring müşterisine ciro eden ciranta ... Şti. olup temlik edilen alacak ile ödeme aracı arasındaki bağlantı belgelerle gösterilmiştir. Faktoring şirketinin, çekin ciro silsilesinde yer alan önceki cirantalar arasındaki temel ilişkileri ve diğer imzaların aidiyetini araştırma yükümlülüğü bulunmamaktadır. Davacı vekili, lehtardan sonraki cirantaların lehtar ve keşideci ile aynı sektörde faaliyet göstermediğini, faturada ödeme koşulunun "Peşin-Nakit" olarak gösterildiğini ve çekin kısa süre içinde davalıya ulaştığını ileri sürmüştür. Ancak cirantaların faaliyet alanlarının lehtarınkinden farklı olması, ticari hayatta çeklerin ödeme aracı olarak farklı sektörlerden işletmeler arasında dolaşması karşısında tek başına şüphe uyandırıcı bir husus değildir. Faturadaki ödeme koşulu alanında yer alan ifade, faktoring müşterisinin alacak bildirim formunda temlik edilen alacağın vadesinin ödeme aracının vadesi olduğunu beyan etmesi ve faturanın tutarı, tarihi ve borçlusunun ödeme aracıyla uyumlu olması karşısında, davalının iktisapta en basit dikkat ve özeni göstermediği sonucunu doğuracak nitelikte görülmemiştir. Çekin kargoya verilme ve kaybolma tarihlerine ilişkin bilgilerin iktisap tarihinde davalının bilgisi dahilinde olduğu ileri sürülmüş olmakla davalının iktisap tarihinde çekin kaybolduğunu bildiğine veya bilmesi gerektiğine ilişkin herhangi bir delil sunulmamıştır. Dosya kapsamında bulunan belge ve deliller davalının ağır kusurunu ispata elverişli değildir. Uyuşmazlığın çözümü için gerekli deliller dosyada bulunduğundan ve taraflar arasındaki ihtilaf hukuki nitelendirmeye ilişkin olduğundan, ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davalının çeki düzenli bir ciro silsilesi ile iktisap ederek yetkili hamil sıfatını kazandığı, davacının davalının çeki kötüniyetle veya ağır kusurla iktisap ettiğini ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş yasal koşulları oluşmadığından davacı hakkında tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-DAVANIN REDDİNE, 2- Davacı hakkında tazminata hükmedilmesine yer olmadığına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harcın peşin alınan 4.098,60 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatan 3.366,60 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin Davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin Davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/10/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

"iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/137, K. 2026/777, T. 20.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-137-e-2026-777-k-e41e50439247