İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/692 E. 2026/791 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/692
- Karar No
- 2026/791
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/692 Esas KARAR NO : 2026/791
DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/11/2025 KARAR TARİHİ : 25/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilin davalıya inşaat malzemeleri satışı yaptığını, yapılan satışlara karşılık davalıdan tahsilat yapılamadığını, davalı tarafından teslim edilen senetlere ilişkin .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/.... numaralı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/.... numaralı dosyası ile imza itirazında bulunması üzerine takibin durdurulduğunu, imza itirazının kabul edilmesi sebebiyle genel mahkemelerde dava açma zorunluluğunun doğduğunu, dava öncesinde gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığının tutanakla sabit olduğunu, müvekkilin ticari defterlerinin bilirkişi marifetiyle incelenerek davalıdan olan alacağın tespit edilmesini, tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla alacağın işlemiş ve işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davaya cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, Davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari satımlar nedeniyle alacağın tespiti ile davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Dava konusu .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra dosyası UYAP üzerinden dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir. Bilirkişi ZEYNEP YURT tarafından düzenlenen 29/03/2026 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı ...'nin 2024 yılı yasal defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı ve usulüne uygun tutulduğu, davalı ...'nin de 2024 yılı yasal defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı ve usulüne uygun tutulduğu, davalı şirket kayıtlarında davacıya ait cari hesap hareketlerinin 320-Satıcılar hesabı altında takip edildiği, 13.09.2024 ile 05.11.2024 tarihleri arasında 25 adet fatura karşılığı toplam 555.905,92 TL tutarında alış kaydı bulunduğu, ödeme kaydına rastlanmadığı, 05.11.2024 tarihi itibarıyla bakiyenin 555.905,92 TL alacak bakiyesi olduğu, davacı ve davalı kayıtlarının fatura ve tutar yönünden uyumlu olduğu, T.C. Gelir İdaresi Başkanlığı İstanbul Defterdarlığı İkitelli Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 11.12.2025 tarihli yazısı ile yapılan satış-alış karşılaştırmasında davalı firmanın 2024 yılında 25 adet belge karşılığı kdv hariç 463.254,91 TL alış kaydı yaptığı ve verilerin karşı tarafla uyumlu olduğu, davacı tarafın sunduğu cari hesap ekstresinde 05.11.2024 tarihli bakiyenin 555.905,92 TL olduğu, 31.01.2025 tarihinde 100.000,00 TL tutarında nakit tahsilat kaydı yapıldığı, kalan bakiyenin 455.905,92 TL olarak belirlendiği, .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/.... numaralı dosyasında şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığı kabul edilen iki adet senedin vade tarihlerinin cari hesap vadeleri olarak kabul edilmesiyle 31.01.2025 tarihli bakiyenin 14.265,92 TL, 28.02.2025 tarihli bakiyenin 220.820,00 TL ve 30.03.2025 tarihli bakiyenin 220.820,00 TL olduğu, toplam cari hesap bakiyesinin 455.905,92 TL olarak hesaplandığı, davacının davalıdan alacaklı olduğu, 31.01.2025 tarihli alacak bakiyesi için 17.04.2025 tarihine kadar işlemiş avans faizinin 1.384,77 TL olduğu, 28.02.2025 vadeli alacak için 17.04.2025 tarihine kadar işlemiş avans faizinin 13.091,90 TL olduğu, 30.03.2025 vadeli alacak için 17.04.2025 tarihine kadar işlemiş avans faizinin 4.818,72 TL olduğu, hesaplanan toplam alacağın 455.905,92 TL, talep edilen alacağın 441.640,00 TL, hesaplanan faizin 19.295,39 TL ve talep edilen faizin 17.375,21 TL olduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. Davalı tarafça, verilen kesin süre içerisinde uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları Mahkememize sunulmamış, defter ve kayıtların nerede olduklarına dair beyanda bulunulmamıştır. Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekilleri tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçeler sunulmuştur. Davacı vekili tarafından 16/06/2026 tarihinde ıslah dilekçesi sunduğu, eksik bakiye harcının yatırıldığı anlaşıldı. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.Davacı taraf bedeli ödenmeyen faturalardan kaynaklanan açık hesap ilişkisine dayalı alacak talebinde bulunmaktadır.Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür.6102 sayılı TTK'nın 21/2.maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu,süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine,adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir.Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır.Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle,adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması,faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir.Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Her iki ticari defterlerde yer alan kayıtlar birbiri ile uyuşması halinde ticari defterler, içeriğine göre delil vasfına sahip olabilecektir. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, 29/03/2026 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda; davacının 2024 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliği bulunduğu, taraflar arasında 13/09/2024 -05/11/2024 tarihleri arasında davacı ve davalı arasında gerçekleşen ticari ilişki kapsamında 25 adet faturaya dayalı toplam 555.905,92 TL tutarında mal alış-satış kaydının bulunduğu , söz konusu faturaların davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, vergi daireleri müzekkere cevapları neticesinde alacağa dayanak faturalarının davalı analiz raporları ile uyum olduğu hususlarının tespit edildiği, dava konusu olan faturaların vergi dairesine bildirmiş olduğu nazara alındığında davalının artık fatura konusu malları teslim almış olduğunun kabulü gerektiği, fatura konusu malların davalıya tesliminin kanıtlandığı, faturadaki bedelin ödendiği hususunda ispat yükü üzerinde olan davalının fatura bedelinin ödendiğini ileri sürmediği gibi bu yönde delil de sunmadığı ve bu nedenle borcu ödediğini ispatlayamadığı, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, davalının ticari defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturduğu, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının ticari defter kayıtları ve vergi kayıtları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, faturadan kaynaklı borcun ödenmediği, davacının davalıdan 455.905,92 TL bakiye alacağının bulunduğu, davacı vekilinin 16/06/2026 tarihli talep artırım dilekçesi ile dava değerini 10.000,00 Tl 'den 441.640,00 TL ye yükseltiği HMK.26 maddesi gereğince taleple bağlılık ilkesi uyarınca talep fazlasına karar verilemeyeceğinde 441.640,00 Tl asıl alacağın ; 10.000 Tl si yönünden dava tarihi olan 10/11/2025 tarihinden itibaren 431.640,00 TL yönünden 16/06/2026 ıslah tarihinden itibaren değişen oranlarda avansı faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenler ile 1-Davanın KABULÜ ile, 441.640,00 Tl asıl alacağın ; 10.000 Tl si yönünden dava tarihi olan 10/11/2025 tarihinden itibaren 431.640,00 TL yönünden 16/06/2026 ıslah tarihinden itibaren değişen oranlarda avansı faizi uygulanmak suretiyle davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, ....İcra Müdürlüğü 2025/... E. Sayılı takip dosyası yönünden tahsilde tekerrür olmamak KAYDIYLA, 2- Alınması gereken 29.485,32- TL harçtan peşin+ıslah harcı olarak alınan toplam 7.986,73 TL harcın mahsubu ile bakiye 21.498,59-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 17.530,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Arabuluculuk Kanunu m.18/A-(13) uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürülükte bulunan A.A.Ü.T.'nin 13/2 maddesi gereğince takdir olunan 69.062,40 -TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç, 7.371,33 ıslah harcı ile 615,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 8.602,13-TL 'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7- Karar kesinleştiğinde, arta kalan gider avansı bulunması halinde ayrı bir karar yazmaya gerek olmaksızın, HMK.'nın 333. maddesi ve gider avansı tarifesine göre, ilgililerine re'sen iadesine Dair, davacı vekilinin yüzüne, davalının yokluğunda verilen verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/09/2026
Katip ... E-İMZA
Hakim ... E-İMZA